Mizaca Göre Beslenme / Dr. Rıdvan Kır

Mizaç deyince neyi kastediyoruz?
Öncelikle “mizaç” kavramını açıklayalım, ardından bu kavramı yaratılıştan yola çıkarak ele alalım. Mizacın ne olduğunu, temelinin nerelere dayandığını kavrayabilirsek, bu disiplinin aslında sadece gıdalarla alakalı değil, yaşam tarzımızın tamamıyla alakadar olduğunu net bir şekilde görebiliriz.
Mizaç dilimizde “karakter ve huy” olarak bilinse de ilmî anlamda mizaç kelimesi; tüm varlıklar için yaratılıştan gelen fıtrat ve özelliklerdir. Kökeninde ise 4 temel unsur (erkan), bunlara bağlı ahlat olarak adlandırılan salgılar ve bunların mizacı (keyfiyet) bulunur. Rahman Suresi 14. ayette: “Allah, insanı pişmiş (ateş ve hava) çamur (toprak ve su) gibi bir balçıktan yarattı.” buyrulmuştur. Allah’ın yarattığı canlı veya cansız tüm varlıklar 4 temel unsur olarak adlandırılan ve bizlerin element olarak da bildiği toprak, su, hava ve ateşten meydana gelmiştir. Toprak elementinin keyfiyeti (mizacı) kuru ve soğuk, ateş elementinin kuru ve sıcak, hava elementinin nemli/yaş ve sıcak, su elementinin ise nemli/yaş ve soğuktur. Toprak elementinin hıltı/salgısı sevda, ateş elementinin safra, hava elementinin dem(kan) ve su elementinin balgamdır. Eğer bu elementlerden toprak bir insanda baskın olursa sovdavî mizaçlı, su elementi baskın olursa balgamî mizaçlı, hava elementi baskın olursa demevî mizaçlı ve ateş elementi baskın olursa safravî mizaçlı olarak adlandırılır. Bu 4 unsurun ve bunlara bağlı sıvıların dengesinin bozulması, hıltlardan birisinin baskın hale gelmesi ise hastalık olarak nitelendirilir. Bu unsurlardan birisi ortadan kaybolur ya da aşırı baskın olursa ölüm gerçekleşir.
4 elementin etkisini canlı ve cansız tüm varlıklarda görebiliriz.
Mizaca göre beslenme nedir? Mizaçla beslenme arasında nasıl bir bağlantı vardır?
Mizaca göre beslenmede dengesi bozulmuş 4 unsurun mizaç tayinine göre tekrar dengeye geçirilmesi esastır. Günümüzde gıda anlayışımız tükettiğimiz gıdalardan ibarettir. Oysaki gıda 6 çeşittir. Bunlar; görsel gıda, işitsel gıda, kokusal gıda, ağız yoluyla alınan gıda, tensel gıda ve ruhsal gıdadır. Bunlar arasında vücuda en geç tesir eden ağız yoluyla alınan gıdadır. Ruhsal gıda ise en hızlı ve kuvvetli tesir eden gıdadır. Kötü koku, korku filmi izlemek, dedikodu işitmek, nazara gelmek bunların hepsi insanı olumsuz etkileyen gıdalardır. Mizaç ilmi, bunların hepsini göz önünde bulundurur. Mizaca göre beslenmeyi ağız yoluyla alınan gıdalarda özetle anlatmak gerekirse; sizde hangi keyfiyet ya da unsur baskın ise (galebe halinde ise) o unsurun zıddıyla denge altına alınmasıdır. Yani kuru ve sıcak olan safravî mizaç sizde galebe halinde ise soğuk ve nemli gıdalarla bunu dengeye almaya çalışmaktır. Tüm beslenme disiplinleri arasında insana bütün olarak bakmayı başarabilen yegâne beslenme türüdür.
İnsanlar kendilerinin hangi mizaç grubunda olduğunu nasıl anlayabilirler? Mizaç gruplarının özelliklerinden bahseder misiniz?
Mizaç tayini bir uzman tarafından yapılmalıdır. Günümüzde ülkemiz içerisinde ne yazık ki mizaca uygun yaşam ve beslenme tavsiyesi verebilecek kişi sayısı azdır. Mizaç tayini uygulamalı bir alandır, kendim naçizane teorik bilgisi hakkında sizlere bilgi vermekteyim. Şunu net bir şekilde belirtebiliriz ki mizaç tayini birkaç soruyla ya da kişinin resmine bakarak sağlıklı bir şekilde yapılamaz. Uzman kişi nabızdan, görsel analizle, zihinsel eğilimleri öğrenerek, uyku metabolizması ile ilgili bilgi alarak, saçların kalınlığına rengine bakarak, genel gıda meyli hakkında bilgi alarak ve dahi birçok veriyi analiz ederek mizaç teşhisinde bulunabilir. Sadece bir mizacın 16 çeşidi bulunmaktadır. Burada sadece mizaç gruplarının temel bilgilerinden kısaca bahsedebiliriz. Keyfiyet açısından ateş ve hava elementi sıcak, toprak ve su elementi soğuktur. Bunlardan yine ateş ve toprak kuru, hava ve su ise nemli/yaştır. Sadece buradan yola çıkarak genelde nemin baskın olduğu su ve hava elementinde kilo sorunu ve uykuya düşkünlük sık görülür. Su elementinde vücutta yağlanma fazla iken hava elementinde yağlanma ile beraber yüksek kas yüzdesi ve irilik mevcuttur. Ateş ve toprak elementi ise genelde zor kilo alan ve az uyuyan mizaç türleridir. Erkek ve kadınlar kıyaslandığında kadınların mizacı erkeklere göre soğuktur. Su elementi baskın olanlarda aklî ilim ve matematiğe eğilim vardır, genelde geçmişe takılırlar, risk almayı sevmezler, unutkandırlar ve geç kavrarlar. Ateş elementi baskın olanlar; genelde hazır cevap ve zekidirler, duygu durumları hızlı değişir ve girişimcidirler. Hava elementi baskın olanlar; edebiyata, tabiata meyillidirler, özgüvenleri yüksektir, çeşitliliği severler ve bazen yüksekten uçabilirler. Toprak elementi baskın olanlar ise konuyu her açıdan ele almayı severler, genelde akademisyenler bu mizaçtandır, daima düşüncelidirler ve zaman zaman kötümser olabilirler.
Asitlik ve bazlık derecelerine göre nasıl beslenilmelidir?
Tüm hastalıkların kökenine baktığınızda iki şey görürsünüz. Bunlardan birincisi hipoksi diye adlandırdığımız oksijen yetersizliği, ikincisi de asidoz diye adlandırdığımız vücutta asidin hâkim hale gelmesi yani asit-baz dengesinin bozulmasıdır. Aldığımız gıdaların sindirim sürecinde tüm gıdalar atık madde oluşturur. Vücut bu atık maddeleri; fiziksel egzersiz, alkalin formda su-gıda alımı ve kasıtlı açlık (oruç) gibi yollarla uzaklaştırabilir. Bu toksik maddeler ise lenf nodülleri, karaciğer, kalın bağırsaklar, böbrekler, akciğerler ve deri yoluyla uzaklaştırılır. En azından karışık yemek yememek, diri su tüketmek, GDO’lu ve işlenmiş gıdalardan uzak durmak ve mevsimine göre yetişen sebze ve meyveleri tüketmek vücuda bu konuda yardımcı olacaktır.
Mevsim ve hava koşullarına göre beslenmede nelere dikkat edilmeli?
Gıdaların olduğu gibi günün saatlerinin ve mevsimlerin de mizacı vardır. İlkbahar sıcak ve nemli olan hava elementini, yaz mevsimi sıcak ve kuru olan ateş elementini, sonbahar soğuk ve kuru olan toprak elementini, kış soğuk ve nemli olan su elementini temsil eder. Benzer şekilde sabah vakti hava, öğle vakti ateş, ikindi vakti toprak ve akşam vakti de su elementini temsil eder. Kış mevsimi soğuk ve nemli mizaca sahiptir; bizim bu mevsimde süt ürünleri gibi soğuk mizaçlı gıdalar tüketmemiz dengemizi bozacak, vücuttaki balgamı artıracaktır. Doğal olarak mevsiminde yetişen sebze ve meyvelere dikkat edersek Allah, sıcak ve kuru olan yaz ayında salatalık ve yeşillik gibi soğuk ve nemli gıdalarla bizleri nimetlendirmektedir. O halde en azından gıdaları mevsiminde ve zamanında tüketmemiz faydamıza olacaktır. Tabiatın doğal akışı zaten bu döngü içerisindedir, velev ki biz düzeni bozmayalım.
Mizaca göre beslenmede et ve süt ürünlerinin tüketimi nasıl olmalı?
Peynir, yoğurt, ayran, kaymak dereceleri farklı olsa da soğuk ve nemli mizaca sahiptir. Bu gıdaları tüketirken soğukluk derecelerini mutedile yaklaştıran ve hazımlarını kolaylaştıran gıdalarla tüketilmelidir. Örneğin özellikle soğuk ve nemli mizaca sahip kış aylarında yine soğuk mizaçlı olan peynir tüketirken yanında ceviz; yoğurt tüketirken yanında nane ya da çörek otu; kaymak tüketirken yanında hurma ya da bal eklenerek gıdalar mutedil hale getirilebilir. Et ürünlerinde ise hazmı zor olan inek ve dana eti yerine kuzu eti tüketilmesi evladır ve her et cinsinin mizacı farklıdır. Örneğin; inek eti soğuk kuru iken balık çeşitleri genelde soğuk ve nemlidir. Bıldırcın ve kaz eti sıcak kuru iken koyun eti, kuzu eti ve karaciğer sıcak ve nemlidir. Kendi mizacınız, yaşadığınız coğrafya, içinde bulunduğunuz mevsim hatta günün saatlerine göre hareket etmek önemlidir.
Mizaca göre beslenmede önerileriniz nelerdir?
Daha önce belirttiğim gibi bu alanda uygulamalı eğitim almış bir uzmandan mizaç analizi yaptırıp ona göre beslenme tavsiyesi almak gerekir. Ancak hepimizin uyması gereken bazı beslenme kaidelerini hatırlatmak faydalı olabilir. İlk kıstasımız bize emrolunan helal ve tayyip gıda tüketmektir. Helal, insan fıtratına uygunken haram ise fıtratı bozmaktadır. Üzerine Allah’ın adının anılmadığı gıdalar sadece birkaç kişi tarafından dile getirilse de genetiği değiştirilmiş organizmalara sahip gıdaların başı çektiği gıdalardır. GDO’lu gıdalar, hibrit tohumdan elde edilmiş besinler yine bu sınıfa girmektedir ve sağlığımızı elimizden almakla kalmayıp fıtratımızı değiştirmektedir. O halde ilk husus bu tür gıdalardan uzak durmaktır. İkinci husus ise karışık beslenmektir. Bir öğünde 5-6 çeşit pişmiş gıda tüketmek yine sindirimi zorlaştırmaktadır. Sünnete uygun, midenin 3’te 1’ini yemek ile kalanın yarısını su ve hava ile doldurmak gerekir. Bu şekilde beslenirseniz vücudunuz karışık beslenseniz dahi bununla baş edebilir. Bir diğer mevzu su bahsidir. Yemekte ve yemekten 2 saat sonrasına kadar su tüketiminize dikkat etmeniz gerekir. Öncesi ve 2 saat sonrasında dilediğiniz gibi su ve sıvı tüketebilirsiniz. Yemek esnasında midenin 1/3’ünden fazlasını yemek ile doldurursanız ve üzerine bir de su alırsanız mide PH seviyenizi olumsuz yönde değiştirirsiniz ve sindirimi zorlaştırırsınız. Gıda, sindirim sisteminizde tabiri caizse çürümeye bırakılır. Oysaki yaratılışı itibariyle mide eğik bir yapıya sahiptir ve 2 bölmeli gibi çalışır. Kısa olan kısmı direkt ince bağırsağa yakındır ve su tükettiğinizde direkt ince bağırsağa ulaşır. Katı gıdalar ise daha uzun olan kısma doğru hareket eder. Ancak midenizin büyük kısmını yemekle doldurursanız, az önce bahsettiğim gibi su direkt ince bağırsağa geçemez, tüketilen gıdalarla karışır ve mide PH seviyeniz olumsuz etkilenir.
Mizaca göre beslenme insana neler sağlar?
Hastalıkların % 70’inin beslenmeden kaynaklandığı modern tıbbın verilerindendir. O halde beslenme ile hastalıkların % 70’ini engellemeniz ve tedavi etmeniz gerekir. Ancak mevcut beslenme sistemleri, obeziteyi ve hastalıkları önleyememekte, bu sorunları iyileştirememektedir. Bir şeyin tedavisinden bahsedilecekse kullanılan ilacın dozu gittikçe düşmeli ve sonunda ilacı keserek iyileşme gerçekleşmelidir. Çoğu hastalıkta bunun tam aksini görmekteyiz. Mizaca göre beslenme özellikle önleyici ve koruyucu sağlık hizmetlerinde kesinlikle aslan payına sahip olmalıdır. Hakkında bilimsel çalışmalar yapmak için devlet tarafından bölüm, birimler kurulmalı ve desteklenmelidir. İnsana bütün olarak bakabilen bu sistem, günümüzde yaşadığımız çoğu hastalığı önleyebilecek ve bunlara çözüm olabilecek kapasitededir. Mizaca göre bir yaşam tarzı evlilikte eş seçiminden tutun, kişilik ve karakter analizi, yetenek seçimi ve eğitim öğretim alanının dizaynı, öğrenme yöntem ve stratejilerine kadar her alanda etkilidir ve başarıyı getirecek kapasitededir.
Unutmayın, İbn Haldun’un dediği gibi insanın karakterini 2 şey etkiler: İklim ve beslenme! Coğrafya kaderdir ancak beslenme kısmı müdahale edilebilirdir. Özellikle bir Müslüman’ın daha önce bahsettiğim 6 çeşit gıdanın helal ve tayyip olanını tercih etmesi, varoluş meselesi hatta eşref-i mahlûkat olabilmesinin ön şartıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.