İnternet Medyacılığı / Erhan Erken

39-internet-medyaciligiErhan Erken kimdir?
İstanbul doğumluyum. Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Daha sonra Marmara Üniversitesi Yakınçağ Bölümünde Yüksek Lisans yaptım. İş hayatında uzun bir süre reklamcılık, matbaacılık ve yayıncılık sektörlerinde faaliyet gösterdim. Son dönemlerde daha çok internet yayıncılığı ve TV prodüksiyonu alanlarında faaliyet gösteriyorum.
Ayrıca eğitim alanında anaokulu ve bilgi evi işletmeciliği yapıyorum. Bir dönem İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı yaptım. Çeşitli gönüllü kuruluşlarda çalışmalarım oldu. Hali hazırda bu çalışmalar belli seviyelerde devam ediyor.

İnsan ilişkilerinde neleri önemsersiniz? Bunun iş hayatına yansımaları nasıl oldu?
İnsanın; yaratıcımız olan Allah (cc) ile, O’nun yarattığı kullarla, insanın emrine verilmiş olan tüm diğer yaratılmışlarla ve tabi kendisiyle dost ve barışık olmasının önemli olduğuna inanırım. İlişkilerimi bu dört ana eksen üzerinde emrolunduğumuza uygun olarak devam ettirmeye gayret ediyorum. Ömrümüzün son anına kadar bu tarz bir yaklaşımın devam etmesi çok önemli. İnşallah bu görevimizi en iyi şekilde yapabiliriz. Hayatın her safhasında ve bunun bir yönü olan iş hayatımızda da bu prensipler çok önemli. Bunları iyi yapabildiğimiz oranda ‘iyi’ bir insan olabiliriz diye düşünüyorum.

Küresel İletişim Merkezindeki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?
Küresel İletişim Merkezi 2007 yılında faaliyete başladı. İlk olarak Akif Emre ile birlikte “Dünya Bülteni” adlı bir siteyi devir alıp çalışmaya başladık. Bu site ile doğru haberi doğru bir yorumla insanlara sunabilmeyi amaçladık. Haberleri özellikle analizlerle zenginleştirmeye önem veriyoruz. Bu sitemiz özellikle kendi medeniyet dünyamızın hemen her köşesinden haber vermeye çalışıyor. Çeşitli ülkelerdeki temsilcilerimizle buralardan direkt haber ve yorumlara yer veriyoruz. Sadece bizim için yazan seçkin kalemlerimiz var. Dünya Bülteni’nin şu an gayet güzel bir izleyici kitlesine sahip “World Bulletin” adlı İngilizce ve “Ahberal Alem” adlı Arapça siteleri de var.
Yine “Dünya Bizim” adlı kültür ve sanat haberleri veren bir sitemiz var. Bu site her gün yenileniyor ve genelde Müslümanların çalışmalarını yansıtıyor; rol modelleri, rol faaliyetleri nakletmeye çalışıyor.
Aynı bünyede tamamen haber ağırlıklı ve tüm ailenin sitesi olmayı önemseyen “Son Devir” adlı bir sitemiz de bulunuyor.
Son olarak “Püfterem” adlı sanal âlemde yine her gün yenilenen bir mizah ve gençlik sitemiz daha var.
Tüm bu sitelerimiz sosyal medyada da çok aktif ve canlı. Bu sayede çok geniş kitlelere hitap edebiliyorlar.

Habercilik, ahlakî açıdan standartları korunan bir uğraş alanı mıdır? İnternet medyacılığının sınırları belirleyiciliği hakkında neler söylenebilir?
Habercilik, ciddi sorumluluk isteyen bir alan. Burada sizi izleyen kitlelere doğru haberi doğru yorumlarla vermeniz, manipülasyon yapmamanız, haber kaynaklarınızı iyi seçmeniz çok önemli. Ayrıca kişisel hukuklara da dikkat etmeniz ve kul hakkına riayet etmeniz gerekiyor. Ahlakî kuralların en önemlisi bunlar.
Bunlara dikkat etmeyen maalesef çok sayıda yayın organı var. Bunların varlığı bizi üzüyor. Ama biz önemsediğimiz bu ana prensiplere ısrarla uyarak, hem inandığımız değerlere hem de kendimize saygı göstererek bizce doğru olanı yapmalı ve güzel örneklerin sayısını artırmalıyız.
İnternet medyacılığı çok yaygın bir alan. Basılı yayıncılığa göre de çok daha hızlı. Son dönemlerde ortaya çıkan sosyal medya ise bundan da hızlı bir alan. Yayıncılığın gelişimi sürekli nitelik değiştiriyor. Bu alanda çalışma yapanlar tüm bu değişikliklere adapte oldukları oranda ayakta kalacaklar zannediyorum. Tabi bu hızlı gelişmelerin yanı sıra bunların hukukunun da aynı derecede hızlı bir şekilde oluşması gerekiyor. Bazen hukuki düzenlemeler ve teamüller maalesef bu hıza ayak uyduramıyorlar. Ama dünyanın ilk kuruluşundan beri var olan ve kıyamete kadar da var olacak olan insanların karşılıklı hak ve hudutlarına riayet etmesi prensibinden ayrılmazsak sapmaları ve yanlışlıkları önleyebiliriz

Haber kaynakları konusunda neler söyleyebilirsiniz?
Uluslararası haber kaynakları maalesef birçok yanlış yönlendirmeleri bünyelerinde barındırıyor. Yerli kaynaklarda da bazen bu tip arızaları gözlemliyoruz. Bu haber kaynaklarını ellerinde bulunduran kesimlerin genel yaklaşımlarını çok iyi takip etmeniz gerekiyor ki oralardan alacağınız haberlerde siz de hataya düşmeyesiniz. Onun için Müslümanların kendi haber kaynaklarını hızlı bir şekilde uluslararası düzeyde kurabilmeleri çok önemli. Biz bu yönde karınca kararınca bir çaba gösteriyoruz.

İnternet medyasında birlik arayışları hangi safhada?
İnternet Medyacılığı alanında mesleki ilkeleri en iyi şekilde takip edecek birlikteliklerin kurulmasını başlangıçtan bu yana önemsiyoruz. Bunun için de her platformda birlik çağrısı yapıyoruz. İnşallah ilerleyen günlerde bunların meyvesini alabileceğimize de inanıyoruz. Bunları sağlayamazsak bu herkes için zararlı sonuçları da beraberinde getirir. Başlangıçta bahsettiğim temel ilkeler çerçevesinde bu birliktelikleri hayata geçirmek gerek. Hakkın hâkim olabilmesi için yapılacak birlik çalışmalarının muhakkak ki güzel sonuçları olur. Aksi takdirde başka yanlış hedefler etrafında buluşan kesimler bu alanlarda hâkim olur ve hakkın sesi cılız kalır. Bunu sağlamak bizlerin görevi olduğu için, sağlayamazsak görevimizi yapamamış insanlar durumuna düşeriz.

Farklı dillerdeki internet haberciliği hususunda neler söyleyebilirsiniz?
Sadece kendi dilimizi anlayan insanlara hitap etmek elbet önemli. Fakat başka dilleri konuşan insanlara da hitap etmek istiyorsak farklı dillerde de yayın yapmak zorundayız. Dünya gittikçe daha da küçülüyor. Onun için bizler de doğru bildiğimiz hususları, doğru haberleri, doğru yorumları olabildiğince fazla sayıda insana ulaştırabilmek amacıyla yabancı dillerde de yayın yapmalıyız.
Yabancı dilde yayın yapmak bir hayli zor bir iş takdir edersiniz. Bunun için ana dili bu olan arkadaşlarla çalışmak zorundasınız ki daha fazla verim alabilesiniz. Farklı ana dillerden sizin hassasiyetlerinize sahip arkadaşları bulabilmek, onları kendi yayın ilkeleriniz ve çalışma prensipleriniz çerçevesinde organize etmek ve yönlendirmek kolay değil. Biz Küresel İletişim Merkezi dışında Kuzey Haber Ajansı adlı kardeş firmamızla TRT Arapça’ya da program yapıyoruz. Orada da bu zorluğu yaşıyoruz. Ama elhamdülillah bayağı mesafe kat ettik. İnşallah her gün yeni şeyler öğreniyoruz ve kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.

İnternet haberciliği hususunda kısa, orta ve uzun vadede alınacak mesafeler neler olabilir veya olmalıdır?
İnternet Medyacılığı alanında inanılmayacak sayıda yayın yapan kişi ve kurum var. Bu kervana her gün yenileri katılıyor. Bunlar arasından sıyrılmak, fark edilmek ve izlenmek hakikaten zor. Burada çizginizi muhafaza ederek, ihtisasınız olan belli alanlara odaklanarak ve insanlara sizin farklı olan yönlerinizi iyi anlatarak, hem yurt içinde hem de yurt dışında arzu edilen teveccühü sağlayabilirsiniz.
Bu arada dünyada bu alandaki gelişmeleri çok iyi takip etmek, hızla değişen trendleri izleyip öğrenmek ve uygulamak da çok önemli. Burada çalışacağınız kaliteli ekipleri bulmak ve/veya yetiştirmek hayati öneme sahip.
Türkiye’de büyük bir genç nüfus var. Yaklaşık 20 milyon çocuğumuz ve gencimiz tahsil hayatının çeşitli kademelerinde bulunuyor. Bu nüfusun eğitim seviyesi de sürekli artıyor. Gençlerimiz artık uluslararası gelişmelere çok açık ve kendilerini bu alanlarda yetiştirmeye çalışıyorlar.
Yabancı dil bilme oranımız hâla istenen düzeyin altında ama bu alanda ümit verici bir gelişme de görülüyor. Bizler de bu süreci hızlandırmaya gayret etmeliyiz. Bu alanlarda çalışan insanlar olarak gençlere yatırım yapmalı, ülkemizde sayısı 180’e varan üniversitelerimizle verimli ilişkiler kurabilmeliyiz. Buralarda eğitim gören gençlerimizin tahsil sürecinden başlamak üzere verimli stajlarla yetişmelerine katkı sağlamalıyız. Bu üniversitelerdeki hocalarımızla yoğun bir kontak içinde olmalıyız.
Rahmetli Sabahattin Zaim Hoca’nın bir prensibi ile sözlerime son vermek istiyorum. Kendisi talebelerine, eleman tercih ederken onların hem mesleki hem de ahlâki gelişmişlik düzeylerine önem verin dermiş. Bu çok önemli bir nokta. Bizler gençlerimizin hem mesleki hem de ahlaki olarak iyi yetişmelerine önem vermeliyiz. Her sahada olduğu gibi konumuz olan yayıncılık alanında da faaliyet gösteren bizler de bu iki noktayı adeta bayraklaştırmalı ve bizden sonrakilere bu alanda örnek olmalıyız. Ancak bu sayede yarınlarımız daha güzel olur inşallah.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir