Dünyaya Bayram Gelecek / Psikolojik Danışman Safinaz Çetin

İslam’ın şartları arasında yer alan oruç ibadetini eda ettiğimiz bir Ramazan ayını daha geride bırakmış olmanın hüznünü yaşıyoruz. Sevinçle hüznün birbirine karıştığı bir zaman dilimi… Sevinç, Ramazan Bayramı’na ulaştığımız için; hüzün ise hem on bir ayın sultanından ayrıldığımız hem de Müslüman kardeşlerimizin gözyaşları bu bayram da dinmediği için…
Ramazan ayı Müslümanlar için çok ehemmiyetli bir zamandır. Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayı içinde bulunan Kadir gecesinde inmeye başlamıştır. Bu ayda Allah’ın rahmeti, bereketi sağanak sağanak yağmaktadır. Oruçla birlikte sabır, merhamet, yardımseverlik, birlik ve beraberlik, iradenin güçlenmesi, kötülükten uzak durmak gibi hususlar insanı çepeçevre sarmaktadır. İnsan nefsi için zor görünen ancak manevi kazancı yüksek olan bu davranışlara bir ay boyunca devam eden, bunları içselleştiren ve sürekli tövbe halinde olan Müslümanların ruhunu iyileştiren bir huzur vardır bu ayda. Ramazan ayının sona ermesi hem hüzne sebep olmaktadır hem de Ramazan Bayramı’na kavuşmuş olmanın sevincine vesile olmaktadır. Allah (c.c.), kulunun sadece rıza-i ilahiyi gözeterek oruç tutmasından hoşnut olur.
“Büyük günahlardan kaçınılması halinde, beş vakit namaz, iki cuma ve iki Ramazan, aralarında (işlenecek küçük) günahlara kefârettir.” (Müslim, Tahâret 16)
“Eğer kullar, Ramazan’ın faziletlerini bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını temenni ederlerdi…” (Heysemî, c. III, sf. 141)
“Allah rızası için bir gün oruç tutan kimseyi Allah Teâlâ, bu bir günlük oruç sebebiyle cehennem ateşinden yetmiş yıl uzak tutar.” (Buhârî, Cihâd 36; Müslim, Sıyâm 167-168.)
“Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî, Îmân 28, Savm 6)
Yukarıda bahsi geçen hadis-i şeriflere muhatap olan Müslümanlar, bu müjdelere ulaşmış olma ümidi içinde Ramazan Bayramı’na kavuşmanın sevincini yaşarlar. Bir ay boyunca gösterilen sabrın sonunda, neşe ve coşku ile bayrama kavuşulur. Bayram, bir nevi ödüldür. Bayramda sıla-i rahim yapılır. Misafire ikram edilir. Çocuklar sevindirilir. Büyüklerin elleri öpülüp hayır duaları alınır. Küs olanlar barıştırılır, insanlar birbirleriyle helalleşir. Kabir ziyaretleri yapılır. Muhtaç olanlar gözetilir. Ramazan Bayramı’nda günlük koşuşturmacalara ara verilip birlik ve beraberliği artırıcı, akrabalık bağlarını kuvvetlendirici ziyaretler, ikramlar ve sohbetler yapılır. Bayram, Müslümanların birlik, beraberlik ve dayanışmasının bir simgesidir.
Bu sözleri söylerken bir taraftan dünyadaki Müslümanların çektikleri zulümler, yaşanan katliamlar, çocukların öldürülmesi, açlıkla ve hastalıkla mücadele etmeleri gözlerimizin önüne geliyor. Biz rahat evlerimizde, birkaç çeşit yemekle dolu sofralarımızda iftar yaparken Gazze’deki kardeşlerimiz evsiz, gıdasız bir şekilde oruçlarını eda ettiler. Biz Ramazan’da sevdiklerimizi ziyaret ederken onlar şehit olan yakınlarının acısı yüreklerinde, keder dolu bir Ramazan geçirdiler. Buna rağmen şükrü dillerinden düşürmediler. Her şeye rağmen Ramazan’ı sevinçle karşılayıp çadırları, enkaz dolu sokakları süslediler. Çocuklara Ramazan’ın ruhunu yaşatmak, onların yüzlerini güldürmek için tüm imkânlarını kullandılar. Ramazan ayında Müslümanların birlik ve beraberlik duygularının şahlanması gerekirdi. Ancak bu zamana kadar susanlar, yine susmaya devam ettiler. Katliama gözünü kapatanlar, körlük taklidi yapmaya devam ettiler.
İsrail askerleri havadan ve denizden gönderilen yardım malzemelerini almaya giden insanlara ateş açmaktan çekinmedi. Bembeyaz unlara insanların kırmızı kanları bulaştı. Vahşet durmadan devam ediyor. Daha nereye kadar sürecek, daha ne kadar masum ölecek? Çaresizlik içinde izlemek, merhamet sahibi herkesin yüreğini acıtıyor. Gazzeliler yardımın başkalarından gelmeyeceğini çok iyi biliyorlardı. Zira en büyük ve tek yardım Allah katındaydı. Şimdi herkes gözlerini göğe çevirdi ve Allah’ın yardımını bekliyor. Bu kadar büyük bir felaketin ardından çok büyük bir bayramın gelmesini bekleniyor. Gazze katliamı çok büyük uyanışlara ve İslam’ın yayılmasına vesile oldu. İnsanlar Gazzelilerin imanına şahit olup İslam’ı araştırmaya, Kur’an okumaya başladılar. Bunlar, bizim görebildiğimiz güzellikler. Daha bilmediğimiz nice güzelliklere vesile olacak yaşanan bu acılar…
Gazze’de savaşın bittiğini, İsrail’in yıkıldığını göreceğimiz güzel günlerin hayalini kuruyoruz. Gazze’de savaşın acıları sarılacak, yıkılan evlerin enkazları temizlenip yeni evler yapılacak. Her bir evden duyulan çocuk sesleri, neşe ile yankılanacak. Çocuk sesleri geleceğe dair ümidi hep diri tutacak. Hep birlikte Filistin için hayal kuralım: Yeni hastaneler kurulacak. Dünyanın dört bir tarafından gelen sağlık uzmanları, Gazzelilerin elinden şefkatle tutacak. Okullar, üniversiteler yeniden inşa edilip en köklü eğitimleri verecek. Dünyanın eğitim merkezi haline gelecek.
Acı, kan ve gözyaşına doyan toprak, acısını içine gömüp bağrına emanet edilen tohuma yeniden yuva olacak. Verimli topraklarda yapılan tarımdan, bire bin kazanç elde edilecek. Sanayi ve ticaret alanında önemli adımlar atılacak, herkes ülkesinin kalkınması için canla başla çalışacak. Ekonomisi düzelen Filistin kimseye muhtaç olmayacak, her alanda kendini geliştirip çocuklara güzel bir gelecek inşa edecek. Gazze halkının cesareti, gücü, direnişi herkese örnek olacak.
Filistin’e yeniden güneş doğacak, bahar gelecek. Müslümanların birlik ve beraberliği yeryüzünü titretecek. Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, mazlumlar acı çekmeyecek. Kâfir, Müslümanın yiğitliğinden korkacak, zulmüne devam edemeyecek.
“Gerçekten, güçlükle beraber bir kolaylık vardır.” (İnşirâh, 94/6) ayetinde Yüce Allah’ın belirttiği gibi, bunca zorluğun ardından kolaylık ve güzellik gelecek. Müslümanlar gerçek bayramlarını o zaman yaşayacak.
“Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefat ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.” (Mü’min, 40/77)
Şu an hepimiz el açıp Gazze’nin bu zulümden kurtulması için, İsrail’in perişan olması için dualar ediyoruz. Allah’ın vaadine inanıyoruz. Zalimler er geç cezalarını çekecekler. Mazlumlar, onlara vaad edilen güzelliklere kavuşacaklar. Dünyada İslamiyet hüküm sürecek. Müslümanların hâkimiyeti ile yeryüzüne adalet, merhamet, bereket ve iyilik gelecek. İşte o zaman dünyaya bayram gelecek!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.