Berlin de bir Türk Şehitliği bulunuyor. Bu çok bilinmeyen şehitlikten bahseder misiniz?
Aslında buranın önemli bir yer olduğu Berlin’in başkent olmasından sonra daha iyi anlaşıldı. Her geçen gün böyle bir şehitliğin olduğu daha çok duyuluyor. Şehitlik hakkında tarihi bilgileri buradaki Türklere anlatıyoruz. Şehitlik içinde mezarlık, cami ve bir de anıt mevcuttur. Yeni yapılan camide günümüzde beş bin kişi ibadet edebilmektedir. Berlin Türk şehitliği, esasında Prusya Krallığı`nın Osmanlı Devleti`ne bir armağanıdır. Yüzyıllar boyu dost ve müttefik olarak yaşayan Osmanlı`nın ve Prusya`nın olduğu gibi, günümüzde de Türkiye ve Almanya`nın bir dostluk simgesidir Berlin Türk Şehitliği. Şehitliğin yapılmasına 1711 yılında karar verilmiştir.
Üç yüz yıl önce kurulmuş ‘Berlin Şehitliği’. Peki neden yapılmasına gerek duyulmuş?
Öncelikle şunu söylemek isterim ki Almanya’da böyle bir şehitliğin varlığı bizim için çok önemli. Kaynaklara baktığımızda 3 Haziran 1797`de Berlin`e gelen devlet adamı ve elçi olan şair ve tasavvuf ehli Giritli Aziz Efendi burada 29 Ekim 1798`de vefat eder. Bunun üzerine devlet adamı olan elçinin cenazesinin ne olacağı gündeme gelir. Tabi o zaman cenazenin Türkiye’ye gelmesi zordur. Bunun üzerine Prusya kralı 3. Friedrich Wilhelm şimdiki şehitliğin birkaç kilometre uzağında bulunan Urban caddesinde, elçinin cenazesi için bir mezarlık yeri ayırır. Kaynaklarda geçtiğine göre Aziz Efendi`nin cenaze törenine binlerce kişi katılır. Birkaç yıl sonra, yine Türk olan ve 28 Nisan 1804 yılında vefat eden Osmanlı maslahatgüzarı Mehmet Esat Efendi de Berlin`de Aziz Efendi`nin yanına defnedilir. Bu iki devlet adamının mezarları zamanla unutulur hatta mezarların üzerinde otlar biter. Bu küçük Türk mezarlığı 1836 yılında bir Alman çiftçi tarafından rastlantı sonucu tekrar bulunur. 1839 yılında vefat eden elçilik katibi Rahmi Efendi, 1853 yılında vefat eden Rasim Efendi adlı bir harbiye öğrencisi ve 1854 yılında da Aziz Ağa adlı bir Müslüman buraya defnedilmiştir. Böylece bu mezarlık vatanından uzakta görev için gelmiş kişilerin oluşturduğu bir şehitlik haline gelmiştir.
Şehitlik ismi ilk defnedilen Giritli Aziz Efendi Hz.’den mi geliyor?
Giritli Aziz Efendi Hz. de şehittir. Çünkü Osmanlı tarafından görevli olarak geldiği bir yerde vefat etmiştir. Ancak asıl isim şuradan gelir: Birinci Dünya Savaşı`nda yaralanarak tedavi için getirildikleri Berlin`de vefat eden Osmanlı subayları da bu mezarlığa defnedilmiş ve mezarlığa `Şehitlik` denmeye başlanmıştır. Bu şehitlik daha sonra resmen T.C. Milli Savunma Bakanlığı Berlin Türk Şehitliği unvanını da almıştır.
Şehitliğin son durumu nedir biraz bahseder misiniz?
Şehitlik şu anda bakımlı durumda. 1866 yılında bu mezarlık, zamanın Osmanlı padişahından izin alınarak bugünkü yerine, Columbia Caddesine taşınmıştır. Prusya kralı yeni Türk mezarlığı için geniş bir arazi hibe etmiş ve bu mezarlık bir sıra yapılarla donatılarak güzel bir duruma gelmiştir. Fakat ne acıdır ki gelen Türkler buranın önemini yeteri kadar bilmemekteler. Burada yatan tasavvuf ehli şehit bir zât var. Müslümanların ziyaret etmeleri ve Fatiha okuyup dua etmeleri noktasında eksiklikler var. Burası sadece turistlik bir yer değil. Almanya’da buranın öneminin yeterince anlaşılmadığı kanaatindeyim.
Almanya Osmanlı ilişkilerinin geçmişten gelen bir yanı var. Bu durum çok bilinmiyor. Almanya-Türkiye arasındaki ilişki sadece 1970’ler de işçi olarak kara trenlerle Almanya’ya gelen insanımız sanılıyor, hem Almanlar hem de Türkler tarafından. Öyle değil mi?
Son derece yanlış bir anlayış var… Almanya’da yaşayan gençler olarak bizler, Osmanlının devamı olarak gelen Türkiye’nin vatandaşıyız, inançlı gençleriz ve kültür zenginliğimizin de farkındayız. Her ortamda bunları anlatmaktan gurur duyuyoruz. Çok ilginç bir şey söyleyeyim size: 1711 yılında tahta çıkan Prusya Kralı I. Friedrich Wilhelm, içinde Müslüman Türk atlı birliklerinin de bulunduğu düzenli bir ordu oluşturmuştur. Ben bunu duyduğumda çok şaşırmıştım. Çünkü ben, işçi olarak buraya gelen bir ailenin burada dünyaya gelmiş bir ferdiyim. Okul hayatımda ve sosyal yaşantımda kişiliğini ve kimliğini bulamamış bir genç idim. Ta ki Feyz Dergisi ile tanışıncaya kadar. Almanya’da Türk olmanın sıkıntıları ile büyümüş bir gencim. Türkiye’de Almancı, Almanya’da Türk azınlık olarak bilindik.
Friedrich Wilhelm’in oğlu, meşhur Prusya Kralı II. Friedrich Wilhelm (Büyük Frederik)’in hükümeti zamanında bu dostluğa daha da önem verilerek ilk Osmanlı-Prusya Dostluk ve Ticaret Anlaşması imzalanmıştır. Ayrıca Büyük Frederik’in şu sözü, bugünkü Türk ve Alman toplumlarının karşılıklı ilişkileri bakımından özel bir anlam içermektedir: “Eğer Türkler gelip ülkemde yerleşselerdi onlara camiler yapardım.” Şimdi ise cami yapma noktasında birçok sorunlar çıkıyor. Yok minare olmasın yok ezan okunmasın gibi. Evden bozma camiler çok ama bildiğimiz anlamda kültür ve mimari özellikte cami yapmak biraz sıkıntılı. Yinede önemli camilerimiz var ama yeterli değil. Çünkü camiler birleşme yerleri. Bizler Almanya’da her türlü etkinliğimizi camilerde yapıyoruz.
Mezarlıkta kaç şehit kabri var sayıları biliniyor mu?
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra şehitlikte 220 kadar kabir bulunmakta. Bu rakam 220’ye çıktığında mezarlığın dolduğu saptandı. Cenazeler, 1963’te Almanya Hazine Ofisi tarafından Alman askeri mezarlığının ortasında bulunan araziye defnedilmeye başlanmıştır. Diyanet İşleri Türk-İslam Birliğinin girişimleri sonucunda 1988 yılında Spandau Yerel Belediyesi, Gatow Landschaft Mezarlığı arazisinde Müslümanlar için ayrı bir mezarlık tahsis etmiş.
1985 yıllarında ise şehitlikteki küçük yapı genişletilerek minareli bir cami haline getirilmiş. Böylece şehitlik, Berlin’de yaşayan Türk ve diğer milletlere mensup Müslümanların manevi merkezi niteliği kazanmış. 220 şehidin bulunduğu bir kabristan ki bu önemli bir sayı. Dinimizce şehitlik makamı çok kıymetli dolayısıyla buradaki şehitliğimiz de çok kıymetli. Özellikle genç neslin bu mekana gelip ziyarette bulunmaları çok önemli.
Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi Gönül Dergisi

Allah sehitlerimize rahmet kilsin