Kupa terapisinin geleneksel uygulamasından, özellikle insan üzerindeki tesirlerinden, faydasından bahseder misiniz?
Kupa terapisinde birkaç usul var. Biz onları da toparlamaya ve takip etmeye çalışıyoruz. “Kupa terapisi” bizim koyduğumuz bir isim. Türkiye’de kupa terapisi denilmiyordu. Biz istedik ki hem önceki bilgileri hem de tartışmaları kapsayan bir başlık olsun. Öncelikle belirtmeliyim ki iki tür kupa var. Birincisi, kuru kupa-küçük kupa. Herkesin soğuk algınlıkları veya ağrılarda kullandığı, hızlı bir şekilde çıkartılıp takılan kupa. Dünyada da halen kullanılmaya devam edilen usul bu. Çünkü çok pratik ve hijyen gibi engelleri de yok. Vakum nedeniyle etkisi söz konusu. Bizim bildiğimiz klasik hacamatta vakum etkisi genelde pek önemsenmez. Ama birçok durumun, hastalık belirtisinin geçmesinde çok önemli bir etkisi var. Bütün dünyada kullanılıyor. İkincisi, ıslak kupa dediğimiz uygulama.
Biz ıslak kupayı ‘hacamat’ diye biliyoruz. Geleneksel usulde ıslak kupa nasıl kullanılıyor?
Türkiye’de bazı ocaklar var. Orada işin manevi boyutunun dışında formel yani geleneksel mantık, günümüzdeki gibi usta-çırak ilişkisi şeklinde bir eğitim var. Ancak onların şu anda rengi kaçmış gibi. Çünkü yeniler, eskilerin geleneklerini sürdürürken biraz kopukluk oluyor. Ocaklarda da öyle oluyor, insanlar gerekli tecrübeyi elde etmeden hemen olmak istiyor. Onun için de ocağın eski geleneği biraz körelmiş durumda. Ocak olduğunu söyleyen istismarcıları ise hiç söylemeye gerek yok. Ama ben geleneksel olarak ehil ocaklara inanıyorum ve tabi ki biz bu bilgiyi çok önemsiyoruz. Kupa noktalarının “hikmetinin ne olduğu ve neden o noktalar seçildi” diye sormak gerekiyor. Günümüze taşıma noktasında sorunlar yaşıyoruz. Aslında sorun genel. İnsanlar, bizim eğitimlerimizde de çok hızlı sonuç bekliyor. Eğitim zaman isteyen ve tecrübe isteyen bir iş. Bu sabit bir bilgi değil ve gelişmeye müsait. Ben geleneksel usulü hisseden, korumaya çalışan biri olarak söylüyorum, bu usulde sakatlıklar var. Eski okulların devamı için hocaların da öğrencilerin de bazı vasıflara ihtiyacı olması gerekiyor. Biz bu çağdaş ve modern zamanda onu biraz “oryantalist” olarak değerlendiriyoruz, “Onlar yapmışlar, değerli bir şey gibi gözüküyor. O zaman biz bunu tekrar edelim.” şeklinde. Hâlbuki hacamatın sünnet olmasının sebebi, hacamatın sünnet olarak yapılan noktaları değil, hacamatın bir tedavi olarak tercih edilmesidir. Bu çok önemli bir ayrıntı. Biz onun ismine “tedavi” diyoruz.
Hem Sağlığı Korumak Hem de Hastalıktan Kurtulmak İçin
Şimdi kaç tane hacamat var ve faydası nelerdir?
İlk önce ben hacamatı tam ortaya koymaya çalışıyorum. Ama burada da ne yazık ki İslam usulünün içine akupunktur bilgisi karıştı. Şimdi Çin tıbbında kişiye müdahale edebilmek için yıldızların konumunu bilmeniz gerekiyor. Yıldızdan bir enerjiyi almayı ve onu size aktarmayı hedefleyen bir uygulama. İslam hekimleri de diyor ki: “Biz bunu sebep dairesinde görmüyoruz.” O nedenle bu konuda Çin tıbbının biraz uzağında kalıyoruz. Ama usule bakınca temelleri aynı. Yaradılışı neredeyse aynı şekilde tarif ediyorlar. Onlar “ilk önce bir enerji var” diyorlar. Biz onu “nur” diye isimlendiriyoruz, Allahu Teâlâ’nın kendi nur’undan ayırdığı Nur-u Muhammedi. Her şey onun ikiye ayrılmasından nakşediliyor. Bunlar birbirine benziyor. Zaten onun için geleneksel tıbbın usulleri aynı. Uygulamada farklar olsa da temel prensiplerde çok fazla ayrılmıyoruz. Tabi ki Çin bilgisine yanlış demiyorum. Enerji kanalları, latifelerle ilgili bilgiler İslami’dir.
Dolayısıyla ben hacamattan bahsederken yine İslam medeniyetinde ve kültüründeki hacamattan bahsetmek isterim. Çünkü bizim medeniyetimizde hıltlar, mizaçlar var ve biz onlara göre hareket ederdik. “Anasır-ı Erbaa” olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su, toprak, ateş ve havadır. İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir. Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir. Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan, insanların mizaçları da farklı farklıdır. Bu usulle bakıldığı zaman geleneksel İslam tıbbı içinde hacamat, kaidesi, kuralları ve eğitimi olan bir uygulama. Hem sağlığı korumak, hem de hastalıktan kurtulmak için yapılıyor. Hastalıktan kurtulmak için kullanıldığında ise temel olarak fazlalıkları azaltmak, az olanları da çoğaltmak amaçlanıyor. Çünkü bu yönüyle her hastalıkta bir şekilde ve bir zamanda kullanılabilecek bir tedavi şekli. Eğer bir kişinin kansızlığı varsa, bu düşük değeri arttırmak için de hacamatı kullanabiliyorsunuz. Aslında normalde kansızlık varsa, kanın vücutta kalması tahmin edilir. Ama öyle değil. Tam aksine, vücudun başka bir tepkisini arttırmak için kan alınabiliyor veya kanın daha çok olduğu hastalıklarda (yüksek tansiyon gibi) düşürmek için yapılabiliyor.
Kupa Terapisi Yüksek Tansiyonda Çok Etkili
Yüksek tansiyonda hızlı etkiye sahip. Karaciğerle ilgili hastalıklarda. Çünkü kan üretiminde karaciğer önemli bir organ. Kanın sürekli temizlemesi yerine, siz lokal olarak da temizleyebiliyorsunuz. Ağrılarda çok çok önemli bir uygulama… Bu yönüyle de çok amaçlı bir uygulama. Özellikle biz sempozyumda anlatırken bunun çok güdük ve kısır bir yönünden, yani modern tıbbın anlayabileceği kadarından bahsediyoruz. Tabi ki modern tıbbın bunu anlaması çok vakit alacak. Çünkü içinde metabolizmayı ve vücudun genel bağışıklık sistemini temelden ilgilendiren, etkileyen şeyler var. Ama bağışıklık, hala modern tıp için bile çok muallak bir alan. Daha yeni yeni çalışılmaya başlandı… Bir insan nasıl hasta olmaz, nelere dikkat etmesi gerekir konuları ile çok ilgilenilmiyor.
Eski hekimler nabzın atışıyla, ten rengiyle, saç rengiyle vs. kanı test edebiliyorlar. Hala da dünyada bununla ilgili çalışan okullar var. Hacamatın faydası, temelde metabolizmanın sağlıklı çalışması ve zararlı olanlardan uzaklaştırmadır.
Kupa Terapisinin Karaciğere Faydaları
Kupa Terapisinin insan üzerindeki olumlu etkilerini nasıl sıralayabiliriz?
Kupa terapisi uygulamasından sonraki iki hafta karaciğeri rahatlatmış oluyorsunuz. Bunu sık sık yaparsanız karaciğeri önceki yüklerinden kurtarmış oluyorsunuz. Mesela T-gliserit, karaciğer temizliğinden veya hacamat uygulamasından sonra Allah’ın izniyle değişebiliyor. Tabi yine geleneksel tıp usulüyle değil, modern tıp usulüyle T-gliserit diye bir şeye bakıyoruz, azalıyorsa başarı. Ama geleneksel tıpta bir denge vardır. Bir şeyi aniden çıkartmak ya da yükseltmek istenmez. Kademeli olarak azaltmak beklenir.
Ayrıca bütün ağrılarda etkilidir. Az önce söylediğim vakum etkisi nedeniyle ağrıları hemen hafifletir. Eğer sizin dizinizde, sırtınızda belirlenmeyen bir ağrı varsa, (kırıktan falan kaynaklanmayan) onlar için kuru kupa yapmak yeterli. Çünkü vücut öyle bir tepki veriyor ki ağrı kesici almış gibi kendi alarmını hissetme seviyemizi düşürüyor. Çünkü ağrı geleneksel tıbba göre bir alarmdır, bir arıza değildir. Arızanın alarmıdır sadece. Yangın alarmı gibi. Yangın alarmına kızmanın bir anlamı yok. Fakat ağrı tamamen kesilmez. Zaten geleneksel usullerin en belirgin farkı odur. Çünkü ağrının bir görevi vardır. Onu tamamen kesmezler ama ağrı, hayatımızı etkileyecek kadar şiddetli olmaz. Psikosomatik hastalıklar denilen bir grup var. Bu insanlarda bir sebebe bağlı olmayan psikosomatik tansiyon ya da psikosomatik şeker de olabiliyor. Şekeri hazırlayacak herhangi bir ortam yok ama kişi şeker hastası. Onlarda da çok etkili.
Şeker hastalarına da kupa terapisi yapılabiliyor mu?
Yapılabiliyor… Usta bir terapist kime yapıp kime yapmayacağını iyi bilir. Bütün hastalıklarda bir zaman ve bir şekilde hacamatı uygulayabiliyor. Hacamatın dışında kalan çok az bir grup var. Mesela organı alıp atılmış insanlar. Şimdi o organdan dolayı (fantom ağırlığı deniyor) bir arıza varsa, hacamatı yaptığınız zaman o organı iyileştiremeyeceğiniz için bir anlamı yok. Ama genel denge için yine yapılabilir. Mesela organ nakli olan insanlar. Veya uzun süre vücut dengesini bozup başka yapay bir dengeyi oturtmuş olan insanlar. Diyelim ki uzun süre bağışıklık sistemi tepkilerini dindirecek (mesela kortizon almış) tedavi almış insanlarda (kontra-endike diyorlar) ilk seçenek değil. Onlara yapmadan önce durup düşünmek lazım. Orada da temel amaç, hacamatın vücuda eski dengesini kazandırmaya çalışması.
Modern tıpta da fıtık tedavisiyle alakalı çok ciddi tartışmalar var. Hekimler bel fıtığı ameliyatlarının % 90 olmaması gerektiğini söylüyorlar. Kupa terapisi bel fıtığı hastalarına uygulanabiliyor mu?
Türkiye’de şimdilik fıtığın tek çaresi ameliyat diye bakılıyor. Ama yurt dışında, özellikle insanın biraz daha kıymetli olduğu ya da yanlış müdahaleye daha fazla tazminat ödendiği ülkelerde fıtık ameliyatı en son seçenektir. Çünkü siz aslında her ameliyatla bir sakatlık oluşturursunuz. Hiçbir ameliyat yok ki kendi yaptığı müdahaleye bağlı olarak bir sakatlık kalmasın. Mesela biz ufak bir cerrahi müdahale olarak düşünelim. (minör cerrahi değil, çünkü minör cerrahide neler neler yapıyorlar) Hacamat uygulamasından sonra vücutta herhangi bir eksiklik olmaz. Ama fıtık ameliyatından sonra artık vücut önceki gibi değildir, eski haline gelmesi hayli vakit alır. Fıtığın üzerine değil, çevresine yapılabilir. Ama fıtığın geriye oturması için sadece kupa terapisi yeterli değildir. Hirudoterapi de uygulamak faydalıdır.
Fakat her şey için de tek çözüm hacamat değil. Hacamat çok iyi, mükemmel bir yardımcı tedavi. Ne kadar yardım edebiliyorsa o kadar ediyor. Fıtık için de hacamat yakın bölgelere kullanılsa da ve çok iyi sonuçlar verse de esas iyileşme daha sonrasında yapılmayacaklarda. İnsanların beslenme ya da kullandıkları şeyi ya da hareketlerini düzelterek elde edebilecekleri bir şey. İşte dokuların, omurgaları tutan kasların esnekliğini kaybetmesi, dolaşımın yani kanlanmanın, besinin oraya daha az gidiyor olması. Bunların hepsi bir hazırlayıcı. Sonunda da ufak bir hareketle bile fıtık ortaya çıkabilir. Aslında ne ufak bir hareket sebeptir, ne de fıtık tek başına bir hastalıktır.
Kupa Terapisi Mevcut Sağlığınızı Korur
Peki, hasta olmamış bir insana da hacamat tedavisi uygulanabilir mi? Ona ne gibi faydaları var? Özellikle kalp çarpıntısını, kalp krizini, beyin kanamasını önlediğine dair duyumlarımız var. Bu konularda ne söylemek istersiniz?
Sağlıklı kişilerin de mevcut sağlığı korumak için yapabilecekleri en iyi şey. Çünkü vücudun dengesi, herkeste kusursuz bir şekilde sağlanamaz ve % 100 sağlıklı bir insan mümkün değil. Çünkü hatasız insan yok az önce söylediğime göre. Mesela yakın zamanda oluşmuş bir birikim, hacamatla en kestirme noktalardan alınabilir. Dolayısıyla o birikmeler bir rahatsızlığa ya da bir düzensizliğe sebep olmadan vücuttan atılabilir. Bu da mevcut olan iyi halin devamını sağlayacak, vücudun kılcal damarlarda olan temiz bir kanın dolaşımının iyi olmasının önünü açacaktır. Aslında vücudun hem kas sinir sistemine, hem iskelet sistemine, hem de eski tıptaki bilgilere göre bazı noktaları var ve bunlar kesişiyorlar. Zaten hacamat, çok ince kılcal damarlarla ilgilenen bir usul. Özellikle boynun 7. omuru, yani C-7 – selvical 7’den veya kürek kemiklerinin altından veya uygun zamanlarda baştan hacamat olmak en kestirme yollardan vücudu temizlemek demek. Buralara atık noktaları ya da depozit noktaları deniyor. Şimdi vücudun bazı yerleri dolaşımda hız kaybediyor. O zaman da akım yavaşlıyor, yavaşladığı yerlerde de birikme çok oluyor. İşte Boğaz’ın akıntı hızıyla Haliç’in akıntı hızının farklı olması gibi. Bu söylediğim yerler vücudun periferik kan dolaşımının, kılcal kan dolaşımının en yavaşladığı yerler. Dolayısıyla birikmenin de en pratik olarak bulunabileceği yerler. Bu teknik bir açıklama. Bir Japon araştırma söylüyor bunu. Sırt bölgesinde birkaç nokta var ve biz oralardan kılcal damarlar seviyesindeki birikintileri hızlı şekilde alabiliyoruz. Bir de genel olarak boyun, bel, dizler, bilekler daha boşlukta oldukları için vücudun da en ekonomik olarak kullandığı yerler. Dolayısıyla atık birikintilerin burada toplanması çok mümkün. Çünkü oralarda virajlar, dönüşler var ve orada daha kolay birikme oluyor. Bu noktalara yakın yerlerden sağlık için yaptırmak en kestirme yöntem. Yaşa bağlı olarak bazen değişebiliyor.
Kimler yaptıramaz kupa terapisini?
Çok yaşlı olanlarda… Artık bu çok yaşlılık nüfus kâğıdına göre olmuyor biliyorsunuz. Ama eskiler demiş ki mesela “60 yaş”. Onlara göre 60 yaş bile dönemeç vücudun çalışma sistemine göre. Bu yaştan sonra sağlığı korumak için yapılacaksa eğer belden aşağı tavsiye edilir ilk önce. Belden yukarı değil. Onun da bazı sebepleri var. Ama yasak değildir.
Bir de bahar ayları, vücudun ortama uyarak değiştiği ve bazı hayati sıvıların hareketlenmesinin meydana geldiği dönemler. O zamanlarda da hacamat, sağlığı korumak için en etkili yöntem. Eskiler, sağlığı korumak için vücutta zararlı herhangi bir birikim toplanmasın diye belirli dönemlerde, özellikle baharda hacamatı uyguluyorlardı, öncelikle sünnette geçen noktalara.
Sağlık Bakanlığının kupa terapisini kabul etmesinden sonra, artık dünyada uygulanan bilimsel metotlar Türkiye’deki geleneksel olarak uygulanan metotlarla bir bütün haline gelmiş olacak. Bu durum sevindirici bir durum değil mi?
Şu anda geleneksel olarak uygulanan kupa terapisi yöntemini bundan sonra hekim kontrolünde uygulamalar yapılacak. Bu durumda hem hekimlerimiz hem de sağlık çalışanları bu konuya eğilmeye başladı ve biz NHI İSTANBUL Doğal Sağlık Enstitüsü olarak doğal sağlık yöntemleri ve vücudun öz iyileşme gücünü kullanan uygulamalar üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Bütün dünya literatürüne vakıfız. Bilimsel bütün gelişmeleri takip ediyor ve seminerler şeklinde hekimlere ve sağlıkçılara yönelik sunumlarımız ve seminerlerimiz devam ediyor.
Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi Gönül Dergisi

