Bestelerinizi nasıl bir ruh haliyle yapıyorsunuz, bu güzel besteler nasıl ortaya çıkıyor?
Benim beste yapma stilim biraz değişik. Normalde, insanlar nasıl bir ruh halinde yapıyorlar bilmiyorum ama ben, şarkıları, yolda yürürken insanların suratına bakarak yapıyorum. Ben gerçekten şarkıları böyle yapıyorum. Bunun haricinde bir de arabada, gece uzun yolda yapıyorum şarkıları. Hit olmuş şarkılarımın hepsini bu iki formülle yaptım. Ya araba kullanırken gece, ya da yürürken insanların suratına bakarak. Çünkü o ortamdaki havayı o kadar iyi kokluyorsun ki. Vücuttaki tek yalan söylemeyen yer insanların gözleridir. Bakarak yaptığın zaman, o an nasıl bir modda bir şey istediğini sana hemen anlatır. İnsanların yüzleri düşükse ona göre bir şarkı yapacaksın. Neşeli bakıyorlarsa daha hareketli bir şarkı yapacaksın. Şarkı yaparken benim stilim bu şekilde.
Başarınızı neye borçlu olduğunuzu düşünüyorsunuz?
Sadece samimiyet ve sıcaklık. Ben neysem oyum. Yani kimseye oynamıyorum, içimden geldiği gibi davranıyorum, hayatı olduğum gibi yaşıyorum. Normal hayatımda da sahnedeki gibi yaşıyorum. Şu anda beni nasıl tanıyorsan şu anda beni nasıl görüyorsan ben normal hayatta da böyleyim. Bunun tek formülü bu. Oynadığın zaman, bir saatten sonra insanlar bunu fark ediyorlar. Onun için nasılsam öyleyim. Başarı bence sadece samimiyetten geçiyor, o kadar. Bunun başka bir anlatımı mümkün değil, olamaz.
Müziğe nasıl başladınız? Bu birinin vesilesiyle mi oldu; yoksa aldığınız eğitimle mi alakalı?
Ben 3 yaşındayken dayım eve bir cura getirmiş. Ben onun tellerini kopartmışım, kırmışım; yaptırmışlar, bir daha kopartmışım, kırmışım. Benim hayatımda bu zaten vardı, ben bunun içinde doğdum. Zaten müzisyen olabilmek, şarkıcı olabilmek, sonradan olan bir şey değil bence. İlk defa bir albüme 3 tane şarkı verdiğimde 15 yaşındaydım, , aynı zamanda o albümün müzik yönetmeniydim. Profesyonel anlamda zaten 14-15’li yaşlarda sahneye çıkmaya başlamıştım. Yani hayatımda hep müzik vardı.
Yarına yönelik planlarınız neler? Gelecekten neler bekliyorsunuz?
Daha da büyümeye çalışıyorum. Daha da büyüyebilmek için, kendimi maneviyat anlamında daha da iyi yetiştirmeye çalışıyorum. Bunun haricinde, her geçen gün, her yaptığım şarkının peşinden, daha güçlü, daha samimi, daha sıcak şarkılar yapabilmek için, oturuyorum, çalışıyorum. Tek hedefim, yaptığım işte en iyisi olmak.
Bu aralar neler yapıyorsunuz? Bir çalışmanız var mı, yeni albüm çalışması gibi?
Yeni albüm bitmek üzere. Zaten “Yap-Boz” yeni albümün içinde olan bir şarkıydı. Bir tane çektim ve sevenlerime albümden önce bir şarkı gelsin diye “Yap-Boz”u verdi. Umut ediyorum ki sevmişlerdir. Bunun haricinde 8 aydır oyunculuk eğitimi alıyorum.
Sinema filminde oynamayı düşünüyor musunuz?
Evet, bir sinema filmi var gündemde, orada oynayacağım, onun için oyunculuk eğitimi alıyorum. Bir de ayrıyeten bir televizyon programı var. Bu şekilde yolumuza devam ediyoruz.
Müzik piyasasında yeni orijinal eserler üretiliyor mu? Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
İnsanlar hep yeni şeyler üretmeye çalışıyorlar. Fakat şöyle bir durum var: Bence şu an Türk popu bir yenilik arayışı içerisinde. Çünkü artık eskilerin yavaş yavaş yerlerine oturup gençlere yerlerini bıraktıkları bir dönemdeyiz. Onun için, gençlik de yeni arayışlar içinde, yeni bir şeyler yapmaya çalışıyor ve ben çok başarılı gittiğini düşünüyorum.
Müzikal anlamda en büyük hayaliniz nedir?
En büyük hayalim, en çok yapmak istediğim şey, dünya çapında bir albüm çıkartabilmek. Bir gün inşallah bunu da gerçekleştireceğim.
Bir gününüzü nasıl geçirirsiniz?
Sabah kahvaltımı yaparım rutin bir şekilde. Sporumu kesin yaparım. Haftanın üç günü şan hocamla şan çalışıyorum. Ondan sonra stüdyoya giderim, yeni şarkılara bakarım, albüm şarkılarıma bakarım. En azından şu an için öyle. Akşam… Röportajlarımı hep akşama almaya çalışırım. Televizyon programımız varsa onun için hazırlanılır; konserimiz varsa o gün onun için hazırlanılır.
Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi Gönül Dergisi
