İletişim kavramı neleri kapsar?
İletişim olumlu ve sağlıklı olarak ilerlediğinde insanlar kendilerini iyi ve mutlu hissederler. İletişimde insanlar bilinçli veya örtük bir biçimde belirli gayeler için hareket ederler. Bu gayeler; keşifte bulunmak, ilişki kurabilmek, yardımda bulunmak, ikna edebilmek gibi durumlardır. Böylece kişiler başkalarıyla iletişim kurarak ve bilgi toplayarak, aslında kendilerine dair bilgiler de edinebilirler.
İnsan, hayatının büyük bir kısmını okumak, dinlemek, konuşmak, yazmak gibi etkinliklerle ortaya koyabilmektedir. Gerek sözel gerekse sözsüz biçimde ifade edilenlerle birlikte beden dili, jestler, ses tonu, duygu ve düşünceleri ifade etme biçimi, seçilen kıyafetler, bulunduğu ortamda kişinin kendi beğeni ve tercihlerini ifade edecek nesneler de birer iletişim aracı niteliği taşımaktadır. Kişinin iç dünyasını yansıtan duygu ve düşüncelerin uzantısı olarak meydana gelen ses tonu, izlenilen herhangi bir televizyon programı, dinlenilen müzik tarzı vb. kişinin geliştirmiş olduğu ya da geliştirmek isteyebileceği iletişim tarzına örnek teşkil edebilmektedir. İletişim hareket halinde olan, akışkan bir süreçtir. İletişim süreci diyalogda olduğumuz bireyleri beklenti, ihtiyaç ve değerlerimize yönelik ikna etme, bilgi verme, eğlendirme, farkındalık uyandırma gibi hedefleri terennüm etmektedir.
“Evlilik uyumu” nedir? Evlilik uyumunu pekiştiren ya da olumsuzlayan etkenler nelerdir?
Evlilik uyumu pek çok ögeden oluşmasıyla birlikte en temel haliyle; eşlerin birçok yönden dayanışma içerisinde olduğu, sağlıklı bir iletişim yapısını öncelik edindikleri ve çatışmaları çözme noktasında strateji geliştirebildikleri bir yapı taşımaktadır. Fakat her uyumlu ilişki evlilikten doyum sağlamayacağı gibi, her doyumlu ilişki de uyumlu bir evlilik sürdüremeyebilir. Evlilik uyumunu etkileyen pek çok etmen vardır. Bu etmenlerden başlıcaları; eşlerin bir konu üzerinde fikir uzlaşılarının olmaması ve bu durumu iyileştirmek için ortaya koyulan çözüm biçimleri, evli olmaya atfettikleri anlamlar, evli olmalarının kendilerinde yarattığı olumlu ya da olumsuz duygular, evliliği sürdürme ya da sürdürmek istememe, evlilik akdinin sona erme ihtimalini gözetme, eşe yönelik eleştirel bir tavır geliştirme, evlilikten elde edilen tatminin bireysel biçimde algılanmasıdır.
Bir çiftin arasında uyumu sağlayan faktörler incelendiğinde; bireylerin evlilikten elde ettiği doyum hissi ve mutluluk faktörü, bireylerin günlük deneyimlerinde birbirlerine ne kadar vakit ayırdıklarına yönelik oluşan etkileşim faktörü, deneyimlenen sözel ya da fiziksel çatışmanın sıklığı ve bunu belirleyen anlaşmazlık faktörü, kişilerin kişilik yapılarının yol açtığı problemler faktörü, sağlıksız olan evliliklerde evlilik akdini sona erdirme üzerinde düşünme ve bu konuyu sosyal çevresiyle paylaşmadan yola çıkan boşanma eğilimi faktörü öne çıkmaktadır.
Yaptığınız çalışmada iletişim becerilerinin duygusal, davranışsal ve zihinsel komponentlerini hangi sorgulamalarla tespit ettiniz?
Yürüttüğümüz çalışmada katılımcıların iletişim becerilerinin duygusal, davranışsal ve zihinsel komponentlerini eğitim düzeyi, iş durumu, gelir düzeyi, kaçıncı evliliği olduğu, evlenme yaşı, eşler arasındaki yaş farkı, evlilik süresi, evlilik biçimi ve çocuk sayısına göre tespit ettik.
Evlilik uyumunda iletişim becerilerinin rolü nedir? İletişim becerilerini geliştiren ya da etkileyen unsurlara dair neler söylenebilir?
Evlilik yaşamının bozulmasında en önemli etkenlerden biri eşler arasındaki iletişimsizliktir. Evlilikte eşler arasındaki iletişim engellerinden biri de eşlerin kendini ifade edememesi ve pasif tutum sergilemesidir. Kişinin iç dünyasını ifade etmesine aracılık edecek olan duygu ve düşüncelerini paylaşması, iletişim kapılarının açılmasını sağlayacak yegâne unsurlardan biridir. Evlilikte eşler birliktelik duygusuyla ortak bir düşünce dünyası kurmalı ve aralarındaki sorunları güçlü bir iletişimle çözebilmelidir. Bazı durumlarda ortak bir düşünce geliştiremeseler de farklı düşünce yapılarının iletişim kurmalarına engel teşkil etmeyeceğini bilmeleri, ortak bir yaklaşım geliştirmelerini sağlamaktadır. Bu bağlamda kişilerin sansürsüz bir iletişim biçimi benimseyerek, iç dünyasında yaşadığı duygu ve düşüncelerini öncelikle kendisinden yola çıkarak ‘sen’ demeden önce ‘ben’ diyerek ifade edebilmeleri önemlidir. ‘Sen’ ile başlayan cümleler karşı tarafta genel olarak saldırı şeklinde yankı uyandırması sebebiyle iki kişi arasında güç mücadelesinin kapılarını aralamaktadır. ‘Ben’ ile başlayan cümleler ise öncelikle kişinin duygu ve düşüncelerine sahip çıktığının göstergesi olarak kişileri daha empatik ve diyaloğa açık bir zeminde buluşturabilmektedir.
Temel konu iletişim becerileri ise, evli kadınların iletişim becerilerini geliştirmek için neleri tavsiye edersiniz?
Bu bağlamda ‘varsayım’ kavramına açıklık getirmek önemli olacaktır. Kadın ya da erkek cinsiyetinden bağımsız olarak varsayımlarımızı paranteze almak, bir ilişkinin iletişim ayağını sağlam bir noktadan deneyimlemek adına önemli bir unsur teşkil ediyor. Kişiler bir ilişkinin içinde karşı tarafın kişiliğini, bakış açısını, olaylara yüklediği anlamı, insan ilişkilerinin biçimini iyi bir yerden okuduğunu/öğrendiğini düşünerek, zaman içerisinde bir deneyimin içinde iken o kişiyi fark etmeksizin nesneleştirebiliyor. Nesneleştirmekten kastım; kişiyi bir bütün olarak görmekten uzaklaşıyor olması. Özellikle uzlaşamadıkları bir deneyimin içindeyken ‘böyle düşünüyor, şimdi bunu yapacak’ gibi zihin okuma biliş hatalarına düşebiliyorlar. Bu durum, kişilerin gerçekliklerini görmelerini, duymalarını ve hissetmelerini engelleyebiliyor. Bu tabloya özellikle uzun soluklu ilişkilerde daha sık rastlıyoruz. Bu noktada kişilerin de hayatta pek çok gerçeklik gibi gün be gün değişen, dönüşen bir yönünün olduklarını, uzlaşamadıkları bir deneyimin içinde olduklarında o ana kadar kendilerine dair öğrendiklerini, varsayımlarını paranteze alarak birbirlerini görme ve duyma çabasında olmalarının önemini, o gün nasıl bir ruh halinde olduklarını anlama gayesi taşımalarının iletişim hatalarının engelleyici bir unsur oluşturduğunun altı çizilebilir.
Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi Gönül Dergisi
