İştahsız Çocuklara Ne Yapmalı? / Prof. Dr. Benal Büyükgebİz

39-cocuk-istahsizlikİştahsızlık nedir?
Tıbbi sorunlar varlığında hekimler hastalarını damar yoluyla veya sondayla besleyebilseler de normal koşullarda insanlar ağız yoluyla beslenirler. Çocuğun ağız yoluyla beslenmesinde karşılaşılan/yaşanan isteksizlik, iştahsızlık olarak tanımlanabilir. Biliyoruz ki çocukluk yaş grubunda görülen hemen hemen bütün hastalıkların seyrinde, iştahsızlık hastalığa eşlik edebilir. Bu nedenle iştahsızlık şikayetiyle gelen bir hastada hekim olarak birincil derecedeki sorumluluğumuz, bu şikayetin nedeni olabilecek hastalıkların araştırılması ve atlanmamasıdır.
Zaman zaman anne-babalar, çocukları için uygun gördükleri yiyecekleri yemediği zaman da çocuklarının iştahsız olduğunu düşünmekteler. Ama burada çocuğun tercihi söz konusudur. Çocukların da bazı yiyecekleri tercih etmeme hakları vardır. Pırasayı veya kerevizi yemiyor diye çocuğa iştahsız dememek gerek. Yine anne-babalar zaman zaman uygun gördükleri kadar besin tüketmeyen çocukları için iştahsız diye düşünebiliyorlar. Bugüne kadar pek çok anne, her öğünde bebeğin son lokmayı yedikten sonra kustuğunu ifade etmiştir. Şikâyetleri budur. Oysaki son lokma, daha önceden yenmiş ama anne bunu anlamamış veya kabullenmemiştir. Kendisinin belirlediği miktarı tüketmesini beklemiş ve bunu başarmak için de ısrarcı davranmıştır. Çocuk çoktan doymuştur ama anne için çocuk iştahsızdır, çünkü tabaktaki yemek bitmemiştir. Ama çocuk tabaktaki yemek miktarını kendi belirlememiştir. Bu inceliklere özen göstermek gerekiyor. O halde çocuklara ne ve ne kadar yiyeceklerine karar verme özgürlüğü tanırsak sanırım sorunlar oluşmadan önlenir veya daha kolay çözümlenir. Biz buna “responsive feeding” diyoruz. Burada önemli olan çocuktan gelen tepkileri iyi değerlendirmektir.
İştahsızlık çoğu zaman, gerçek bir şikâyet değildir! Anne-babalar özellikle de anneler, kendilerinin uygun gördüğü miktarda yiyecek tüketmeyen çocukları için “iştahsız” kararını verebilmektedir. Önemli olan anne-babalar tarafından dile getirilen bu şikayetin, göreceli mi yoksa gerçek mi olduğunun ortaya konmasıdır. Bu amaçla kullanılabilecek en iyi yöntem, çocuğun sağlıklı sınırlarda büyümesini sürdürüp sürdürmediğinin kontrol edilmesidir. Eğer iştahsız çocukta büyüme geriliği gelişmiş ise sorun önemlidir; mutlaka nedenlerinin araştırılması ve tedavi edilmesi gerekir.

İştahsızlık neden önemlidir?
Söz konusu isteksizlik nedeniyle çocuğun yeterli ve dengeli beslenmesi zorlaşır. Bu nedenle de iştahsızlık, beslenmeyle ilişkili pek çok durum için risk doğurur. Çocuğun ağız yoluyla yeterli/dengeli beslenememesi sonucunda beslenme yetersizlikleri ve büyüme geriliği ortaya çıkar.

İştahsız Çocuğu Bekleyen İlk Tehlike, Yetersiz Kilo Artışıdır
İştahsız çocuğu bekleyen tehlikeler nelerdir?
İştahsız çocuğu bekleyen ilk tehlike, yetersiz kilo artışıdır. Çocuk yeterli kalori-protein-vitamin ve mineral alamadığı için vücut ağırlığı artışı az ve yetersiz olur. Az beslenen çocuk az kilo alır, az büyür. Oysaki büyüme, çocukluk yaş grubunu simgeleyen en önemli biyolojik fonksiyondur. Bilindiği gibi anne karnında başlayan büyüme ergenlik dönemi sonunda durur. Bu durumda çocuk, erişkin özelliği kazanmış olur. Büyüme başlıca iki yönde gerçekleşir. Bunlardan biri vücut ağırlığı artışıdır. Çocuğun kilo alması takip edilir. Diğeri ise boy uzunluğunun artışıdır ki bu da boyu ölçülerek izlenir.
İştahsızlık nedeniyle yeterli beslenemeyen çocukta kısa süre içinde ilk ortaya çıkan sorun kilo almada yetersizliktir. Bu durum uzun sürecek olursa boy uzunluğu artışı da yetersiz olur. Boyu akranlarına göre daha geriden gider.
İştahsızlık bazen daha da ağır ve uzun süreli olup çocuğun kilo almasına engel olduğu gibi kilo kaybetmesine de yol açabilir. Bu durumda konu daha da önem kazanır. İştahsız çocuk doktora müracaat ettiğinde mutlaka vücut ağırlığı ve boy uzunluğu değerlendirilmeli, beslenme yetersizliği gelişip gelişmediği belirlenmelidir.
Bazı durumlarda da yine beslenmenin yetersizliğine bağlı olmak üzere, çocukta bazı vitamin ve minerallerin eksikliğine bağlı özel belirtiler de gelişebilir. Bu nedenle iştahsızlığın derecesi, süresi çok önemlidir. İlk dönemde vitamin ve minerallerin vücut depoları kullanılarak belirtilerin ortaya çıkması önlenir ama uzun süreli olursa depolar tükenir ve ihtiyacını karşılayamayan çocukta, söz konusu vitamin veya mineralin eksikliğine bağlı belirtiler ortaya çıkar.
Yine beslenme ve hastalıklara karşı dirençli olma ile yakın ilişki vardır. Yetersiz beslenmiş çocuklarda immün sistemi zayıf düşer ve bu çocuklar başta mikrobik hastalıklar olmak üzere hastalıklara daha yatkındırlar. Daha sık ateşli enfeksiyon hastalığı geçirirler. Yine yapılan çalışmalar, iştahsızlık nedeniyle yeterli ve dengeli beslenemeyen çocuklarda algılama, duygulanım sorunlarının daha sık görüldüğünü göstermiştir. Bu çocukların akademik başarıları da daha düşük olur.
“Yemek Yemeyi Reddetme”Mi “Yiyecek Reddi” Mi?
“Yemek yemeyi reddetme” veya “yiyecek reddi” nedir?
Gerçek iştahsızlık ile “yemek yemeyi reddetme” veya “yiyecek reddi” dediğimiz durumu birbirinden ayırt etmek gerekir. İştahsızlıkta çoğunlukla altta yatan organik bir neden vardır. Çocukluk yaş grubunda görülen pek çok hastalık iştahsızlığa neden olur. Çocuk daha önceden daha iyi yediği halde daha sonra yiyeceklere karşı isteksizleşir. Genellikle hastalık öncesinde normal yemek yeme dönemi vardır. Yiyecek reddinde ise çocukta organik bir hastalık yoktur, hasta değildir. Çocuk kendisi için stres kaynağı olan bir şeye, bir şeylere tepki göstermekte ve bunu değişik psikolojik neden ve mekanizmalarla yemek yemeyi reddetme şeklinde ortaya koymaktadır. Burada sorun psikolojik kaynaklıdır. Sorunun çözümünde, sorunun belirlenmesi çok önemlidir. Ancak, sonuç olarak bu çocuğu bekleyen tehlikeler de yine yetersiz beslenme ile ilgilidir. Alınacak tedbirler ve uygulanacak beslenme tedavisi ile olumsuzlukların önüne geçilmeli, oluşmasına engel olunmalıdır.

Beslenme güçlüğü çeken çocuklar fiziksel ve psikolojik olarak ileride ne tür sorunlar yaşar?
Beslenme güçlüğü tanısı alan çocukları bekleyen ilk tehlike büyüme geriliğidir. Büyüme, çocukluk yaş grubundaki en önemli biyolojik süreçtir. Erken çocukluk yaş gruplarında gelişen büyüme geriliği uzun süreli olacak olursa -özellikle boyu- geri dönüşümsüz olarak olumsuz etkilenebilir.
Genellikle beslenme güçlüğü vakalarında ebeveynler, çocukları zorlayarak yedirmeye çalışırlar. Ancak çocukta bu baskı olarak yaşanır ve doğal olarak çocukta da bu baskıya karşı tepki gelişir. Bu tepki, önceleri davranışsal bir sorun olarak yaşanırsa da ağır vakalarda psikolojik sorunlara dönüşebilir. Ayrıca bazı psikolojik sorunlarda da beslenme güçlüğü yaşanabileceği unutulmamalıdır.

İştahsızlık ne sıklıkla görülür?
Tüm çocukların % 25-40, büyüme geriliği olanların ise % 80’inde iştahsızlık yakınması vardır.
İştahsızlık ve Mide İşlevleri Arasındaki İlişki

İştahsızlık ve mide işlevlerinde bozukluk arasında ne gibi ilişki vardır?
İştahsızlık şikâyetiyle müracaat eden çocuklarda yaptığımız çalışmada, bu çocuklarda % 86 oranında erken tokluk hissi, % 33,3 oranında yemek sırasında karın ağrısı, % 27,8 oranında yemek sonrası şişkinlik, % 19,4 oranında tekrarlayan geğirme ve % 13,9 oranında bulantı olduğunu belirledik. Ayrıca çalışmamızda bu çocukların midelerinin boşalma süresini inceledik. Ve sonuçta iştahsızlık şikâyetiyle başvuran çocuklarda mide boşalmasının yavaş olduğunu, büyüme geriliği olanlarda ise bunun daha belirgin olduğunu belirledik. Uygun tedavi ile; günlük enerji-protein alımlarında artma, vücut ağırlığı ve boy uzunluğunda artma, mide boşalmasında hızlanma ve düzelme sağladık. Midenin sindirim işlevinde bir sorun olduğunda; erken tokluk hissi, yiyecek reddi, iştahsızlık ve öğün saatlerinde huzursuzluk, bulantı, aşırı geğirme, hazımsızlık, kusma, karın şişliği, gaz, karın ağrısı ve kabızlık görülür. 0-18 klinik-İştahsız Çocuk Merkez’i Türkiye’de ilk ve tek merkezdir. Özel teknik donanımı ile midenin işlev bozuklukları ile ilgili çalışmalar yapılabilmekte ve sorunlu hastalar başarı ile tedavi edilebilmektedir.
İştahsız olmasın!.. Anne babalara öneriler
1. Her öğün için uygun/makul bir süre belirleyin.
2. Öğün kuralları oluşturun.
3. Daima az/makul miktarda porsiyonlar verin.
4. Sofrada sohbet edin ve buna çocuğunuzu da dâhil edin.
5. Masadaki davranışlarını sık sık övün.
6. Belirlenen kuralların üçüncü defa bozulması durumunda kuralları tekrar belirleyin.
7. Süre bitiminde yemeği sonlandırın.
8. Son yemeğini bitirmezse tatlı vermeyin. Bunu cezalandırmak amacıyla yapmayın. “Tatlı yemekten sonra yenir.” gibi bir açıklama en uygun olandır. Yemek yenmediğine göre tatlı da doğal olarak yenemiyordur. Mesaj verilmiş ama cezalandırılma söz konusu olmamıştır.
9. “Snack” alımını kurala bağlayın ve sınırlayın.
10. Daima, masada yemek yedirin.

Çocuk Evde Herkes Gibi Beslenmeli
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları nasıl kazandırılır?
Sağlıklı beslenme alışkanlıkları, dengeli ve yeterli beslenme alışkanlıkları olarak düşünülmelidir. Dengeli beslenmenin en önemli özelliği her besin grubundan tüketilmesidir. Burada önemli olan kişisel tercihlere saygı gösterilmesidir. Yoğurt tüketmek istemeyen bir çocuk ayran ve/veya peynir ve/veya süt ile de bu gruptan tercihini yapabilir. Meyveleri severek yiyen bir çocuğa ısrarla sevmediği, tercih etmediği sebze(ler)i yedirmeye çalışmak onun beslenme ile ilişkisini bozmaktır. Her çocuğun her grup içinde mutlaka severek tercih edeceği birkaç besin bulunur. Yeterli beslenme ise sağlıklı büyümeyi mümkün kılacak kadar besin tüketmektir. Eğer çocuk yeterli büyüyor ise kendisini yedikleri ile büyütebiliyorsa sorun yoktur. Sıklıkla anne-babalara çocuğun aylık veya yıllık boy ve kilo artışları az gelir ve çocuğu daha fazla yemeye zorlarlar. Bu tutum sağlıksız ve yanlıştır. Obezite gelişimi için de önemli bir risk faktörüdür.
Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasının bir tek yolu vardır: Anne-babalar da sağlıklı beslenmek ve örnek olmak zorundalar. Çocuk evde herkes gibi beslenmelidir. O halde anne-babaların da sağlıklı beslenmesi izlenecek tek yoldur. Çoğu zaman anne-babalar yeter ki yesin düşüncesiyle, yanlış uygulamalar yaparlar. Bu sadece kısa vadede çocuğun besin alımını mümkün kılar. Uzun vadede işe yaramadığı gibi çocuğun sağlıksız besin tüketimine de yol açar. Örnek olmak ve aile mutfağında sağlıklı tercihler yaparak ailenin beslenmesini sağlamak amaçlanmalıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir