Zamanın hızla akışı hepimizin yaşamış olduğu bir gerçektir ve bu durumu kabul etmek, çoğu zaman stresle başa çıkmamızı zorlaştırmaktadır. Hızla geçen günler, aylar ve yıllar, bizleri bazen telaş içinde bırakarak keyif aldığımız anları bile gölgede bırakmaktadır. Ertelemek ise en büyük tuzaklardan biridir, çünkü yapılması gereken işler birikmekte ve son dakika paniği her şeyi daha da zorlaştırmaktadır.
Çocukken pazar gecesi ödev stresini hatırladığımızda, aslında erteleme alışkanlığının ne kadar erken yaşta başladığını görüyoruz. İş hayatında da benzer bir döngü söz konusu: Teslim tarihine kadar beklemek, yapılacak işin kalitesini olumsuz etkilemekte ve bu süreçte yaşanan stres, verimliliğimizi de düşürmektedir.
İki haftalık bir zaman diliminde yapılması gereken işi ertelemek, o iki haftayı sürekli bir kaygı içinde geçirmemize neden olmaktadır. Her ne kadar fiziksel olarak başka işlerle meşgul olsak da zihnimizde o bitmeyen işin ağırlığını hep taşıyoruz. Bu durum, zamanında motivasyon bulmayı da zorlaştırmaktadır. Yaptığımız işin son dakikaya kaldığında ise çoğu zaman, işin detaylarına gereken özeni gösteremeyip sadece bitirmek için tamamlıyoruz. Bu, hem kendimize hem de işimize haksızlık demektir.
İşleri erteleyip son güne bırakmak, birçok insanın ortak bir davranışıdır ve bu durumun çeşitli psikolojik ve sosyolojik sebepleri vardır. Bu sebeplerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
Kaygı ve Korku: Başarısızlık korkusu, hata yapma kaygısı veya beklentileri karşılayamama endişesi, işleri ertelemeye neden olabilir. Bu tür duygular, kişiyi ertelemeye ve görevden kaçınmaya iter.
Mükemmeliyetçilik: Mükemmeliyetçi kişiler, bir işi kusursuz yapamama endişesiyle başlayamazlar. Bu da işi sürekli ertelemelerine yol açar.
Motivasyon ve İlgi Eksikliği: İçsel veya dışsal motivasyon eksikliği, kişilerin işleri başlatmasını zorlaştırabilir. Motivasyon düşüklüğü, genellikle ilgisizlik veya sıkılma duygusundan kaynaklanır. İlgi duyulmayan veya sıkıcı bulunan işleri ertelemek, daha cazip gelen diğer aktivitelerle zaman geçirmeye neden olabilir.
Çevresel Etkiler: Aile, arkadaşlar veya iş ortamındaki kişiler, erteleme davranışını teşvik edebilir. Eğer çevrenizdeki insanlar da işlerini sürekli erteliyorsa, bu davranışı benimsemeniz daha olasıdır.
Toplumsal Beklentiler: Bazı kültürel veya toplumsal beklentiler, bireylerin üzerindeki baskıyı artırabilir. Yüksek performans beklentileri, erteleme davranışını tetikleyebilir.
Teknolojik Bağımlılıklar: Sosyal medya, video oyunları veya diğer dijital eğlenceler gibi dikkat dağıtıcı unsurlar, insanların dikkatini görevlerden uzaklaştırabilir. Bu da ertelemeyi artırır.
Alışkanlıklar ve Rutinler: Alışkanlıklar, davranışlarımızın büyük bir kısmını oluşturur. Erteleme alışkanlığı, rutin hale gelmiş olabilir. İnsanlar, bir işi hemen yapmanın gereksiz olduğunu düşündüklerinde ya da her zaman son dakikada işlerini tamamladıkları için bunu bir norm haline getirmiş olabilirler.
Çalışma Ortamı: Çalışma ortamının düzeni ve konforu, işleri zamanında yapmada büyük rol oynar. Düzensiz veya dikkat dağıtıcı bir ortam, verimli çalışmayı zorlaştırabilir. Aynı şekilde, uygun olmayan ışıklandırma veya oturma düzeni de üretkenliği düşürebilir.
Görevlerin Niteliği: Görevlerin karmaşıklığı, büyüklüğü veya belirsizliği de ertelemeye neden olabilir. Belirsiz ve karmaşık görevler, göz korkutucu görünebilir ve bu da başlamayı zorlaştırır. Görevlerin net ve yönetilebilir parçalara ayrılması, ertelemenin önüne geçebilir.
Zaman Yönetimi Becerileri: Zaman yönetimi becerilerinin eksikliği, işleri zamanında yapmayı zorlaştırabilir. Hangi işin ne kadar süreceğini tahmin edememek veya önceliklendirme sorunları, işlerin zamanında yapılamamasına neden olur.
Fiziksel ve Ruhsal Yorgunluk: Fiziksel yorgunluk veya ruhsal tükenmişlik, bir işi yapma isteğini ve enerjisini ciddi şekilde düşürebilir. Yeterli dinlenme ve iyi bir sağlık yoksa, bu durum kişide üretkenliğin azalmasına yol açabilir.
Belirsizlik ve Kararsızlık: Belirsizlik ve kararsızlık, karar vermeyi ve harekete geçmeyi zorlaştırabilir. Bir işin nasıl yapılacağına karar verememek, sürekli olarak başka işlere öncelik vermeye neden olabilir.
Ödül ve Ceza Sistemlerinin Eksikliği: İş yerindeki ödül ve ceza sistemleri, çalışanların motivasyonlarını büyük ölçüde etkiler. Adil ve motive edici bir ödül sistemi yoksa, çalışanlar kendilerini değersiz hissedebilir ve işleri üstün körü yapabilirler.
Bütün bu sebepleri bir anda ortadan kaldırmak elbette mümkün değildir. Ancak işimizi ertelememize neden olan en belirgin faktörleri tespit edip tek tek mücadele etmek daha yararlı olacaktır. İşleri zamanında yapmak ve stres yaşamamak için uygulanabilecek bazı stratejiler mevcuttur.
Görevleri Parçalara Ayırma: Büyük ve karmaşık görevler göz korkutucu olabilir. Bu nedenle, bu görevleri daha küçük, yönetilebilir parçalara ayırmak, işe başlamayı ve devam etmeyi kolaylaştırabilir.
Planlama ve Zaman Yönetimi: Haftalık veya günlük planlar yaparak işleri önceliklendirin. Zaman blokları oluşturmak ve belirli görevler için belli süreler ayırmak, verimliliği artırabilir.
Yapılacaklar Listesi: Günlük yapılacaklar listesi oluşturun ve tamamladığınız görevleri işaretleyin. Bu, hem motivasyonu artırır hem de neler başardığınızı görmenizi sağlar.
Pomodoro Tekniği: Bu teknik, 25 dakika boyunca çalışmayı ve ardından kısa bir mola vermeyi içerir. Bu şekilde, düzenli molalar vererek konsantrasyonunuzu sürdürebilir ve işleri daha kolay halledebilirsiniz.
Çevresel Dikkat Dağıtıcıları Azaltma: Çalışma ortamını düzenleyin ve dikkat dağıtıcı unsurları minimuma indirin. Telefon bildirimlerini kapatmak, sessiz bir çalışma alanı oluşturmak gibi önlemler alabilirsiniz.
Kendini Ödüllendirme: Tamamladığınız işler için kendinize küçük ödüller verin. Bu, motivasyonunuzu artırabilir ve işleri bitirmek için teşvik edici olabilir.
Mükemmeliyetçiliği Bırakma: Kusursuz olmayı beklemek yerine, işe başlamak ve ilerlemek önemlidir. Mükemmel olmasa bile, işi bitirmek ve sonrasında gerektiğinde düzeltmeler yapmak daha verimli olacaktır.
Rutin Oluşturma: Sabah ve akşam rutinleri oluşturmak, güne daha organize başlamanıza ve bitirmenize yardımcı olabilir. Düzenli bir uyku ve sabahları belirli bir hazırlık rutini, gününüzü yapılandırır.
Sağlıklı Yaşam Tarzı: Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve yeterli uyku, genel sağlığınızı ve enerji seviyenizi olumlu etkiler. Bu, işlerinizde daha verimli ve motive olmanızı sağlar.
Hedef Belirleme: Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlemek, hayatınızda ilerleme kaydetmenizi sağlar. Bu hedeflere yönelik adımlar atmak, kendinizi daha disiplinli hissettirir.
Bu stratejilerle, erteleme alışkanlığını azaltabilir ve daha düzenli, verimli bir hayat sürdürebilirsiniz. Değişim zaman alır ve küçük adımlarla başlamak, büyük farklar oluşturabilir. Ayrıca Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) de buyurduğu gibi “Allah işini güzel yapanı sever.” (Beyhakî, Şuabü’l-İman, 4/334)
Efendimiz (s.a.v) bir hadislerinde de şöyle buyurmuştur: “Sizden biriniz bir iş yaptığında onu en iyi şekilde yapsın.” (Taberani, El-Mu’cemu’l-Evsat, 6/120) (XXIV, 36))
Bu hadisler, sadece iş hayatında değil, günlük yaşamımızın her alanında bize rehberlik edebilir. İşimizi en iyi şekilde yapmaya gayret ettiğimizde, sadece işin kendisini daha iyi yapmakla kalmayız; bununla birlikte zaman yönetimimizi de daha etkili hale getiririz. Planlı ve disiplinli çalışmak, işleri zamanında ve hakkıyla tamamlamamıza olanak tanır. Bu da sonuçta daha az stres ve daha fazla tatmin demektir. Herkes işini en iyi şekilde yaptığında, toplumsal güven ve dayanışma artar. Hizmetlerin kalitesi yükselir ve toplumsal yaşam standartları iyileşmiş olur.
Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi Gönül Dergisi
