Çocuğunuzu Sağlıklı Beslenme Yolculuğuna Çıkarın / Gıda Yüksek Mühendisi Pelin Baykara

Çocukların sağlıklı beslenmesinde nelere dikkat etmeliyiz?
Çocuklarımızın, bizlerden öğrendikleri bilgiler onların ilk tercihlerini oluşturuyor. Çocukluk dönemi itibari ile beslenmede edinmiş oldukları alışkanlıklar, bu alanda geleceklerini inşa ediyor. Bu sebeple onlara temiz ve sağlıklı beslenmeyi öğretmemiz, mutfak ortamlarımızın birer şifahane olduğunu benimsetmemiz ve aşılamamız oldukça önemli. Her şeyi zamanında, mevsiminde yemek, her çeşitten az ve ölçülü olarak çeşit sayısı fazla olarak yemek, temel besin gruplarınca (tahıl ürünleri, sebze ve meyveler, et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller, süt ürünleri) zengin olan farklı yemek çeşitlerini içeren beslenme alışkanlığı kazandırmak, su tüketimini desteklemek, hareketli bir hayata yönlendirmek oldukça önemli.
Öncelikle siz bir annesiniz ve mesleğiniz gıda mühendisliği. Mesleğinizin anneliğinize ve çocuğunuzun beslenmesine ne gibi etkileri oldu?
Ben bölümümü çok severek okudum. Sonrasında da aynı üniversitede yüksek lisansımı tamamladım. Gıda mühendisliği hayatın içinde olan bir mühendislik. Daha okul yıllarında derslerde edindiğim bilgileri (besin gruplarına dikkat etme, ürünlerin muhafazası vb.) kullanmaya başlamıştım. Tükettiğim ürünlere karşı veya tercih ettiğim, satın aldığım ürünlere karşı daha dikkatli olma, pişirme yönteminden saklama yöntemine kadar bilinçli hareket etme donamımı artırdı. Edindiğim bilgiler, hayata geçirdiğim uygulamalar ve kazandığım tecrübeler bana çok yol gösterdi. Bu edindiklerimi de kızım Ilgaz Ela’nın beslenme alışkanlıklarının oluşmasında da kendisi ile yaşına uygun olarak sık sık paylaştım ve paylaşmaya devam ediyorum. Zamanında beslenme, hangi besin gruplarının daha önemli olduğu, nasıl beslenilmesi gerektiği başta olmak üzere, kızımın gelişim dönemindeki dönemsel tercihlerine alternatif doğal ürünler ile dışarıda satılan ambalajlı ürünlerden uzak tutabildim. Örneğin, belirli bir dönemde kızımın tercihleri tatlı ürünlere doğru kaymıştı. O dönemde evimizde mutfak masamızın üzerinde hurma, kuru kayısı, yemişler, mevsimlik meyveler her daim vardı. Yanında da toz tarçın ve toz kakao mevcuttu. Ela tatlı yemek istediğinde masadan hem istediği seçme özgürlüğü hissini tadıyor hem de tatlı ihtiyacını gideriyordu. Gene evimizde ev yapımı kurabiyeler ve kekler olurdu. Ve böylece kızım ile pastane, market, tatlı, çikolata reyonları gibi cazibesi yüksek noktalarda iken ben hiçbir zaman zorlanmadım. Kızım bu ortamlarda iken hiçbir zaman çikolata istiyorum diye bana söylememiştir. Bu reyonlardan geçerken ben çok rahat etmişimdir. Çünkü hem yasaklamadım hem de evimizde alternatif lezzetler vardı. Elbette ki bizim evimizde de çikolata vs. yeniyor ama onu da almam gerekiyor ise en iyi markaları tercih etmekteyim. Keyfi bir ihtiyaç için kızım yanıma geldiğinde örneğin çikolata gibi, kendisine şunu soruyorum: “Sence vücudun onu istiyor mu? Yoksa sadece canın mı istiyor? Cevabın eğer canın istiyor ise yemesen olabilir belki, ama vücudunun ihtiyacı var ise hiç düşünme al.” diyorum. Genelde cevabı keyfi istek çıkıyor ve onu yerine meyve yemeyi tercih ediyor. Saklamıyorum, yasaklamıyorum, çok fazla belirli bir ürün grubu tüketimi artmış ise kendisine gözlemlediğimi aktarıyorum ve daha ölçülü yemesi gerektiğini belirtiyorum. Doğal olanı, sağlıklı olana, aşırıya kaçmadan organlarımızı yormadan beslenmesini yönlendirmeye çalışıyorum. Bu durum dışarıdan da fark edilmiş olmalı ki kızım bir oyun oynarken bir arkadaşının çok fazla paketli ürün yemesi üzerine arkadaşını uyarmış. Arkadaşına yediği yiyeceğin zararlı olduğu söylemiş. Arkadaşının annesi de beni arayarak kızım Ilgaz Ela’nın yaptığı davranışa çok şaşırdığını ve yaşına göre ne kadar yüksek bilinçle hareket ettiğini belirtti. Ve kendi kızının da bu abur cuburlara olan düşkünlüğünün önüne geçemediği ve annesi olarak onu dinlemediğini ve kızım Ilgaz Ela’nın kendi kızını bu konuda uyarmak suretiyle sağlıklı beslenmeye teşvik etmesini benden talep etti.
Günümüz çocuklarının beslenmesinde karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri katkı maddeleri içeren gıdaları istemeleri, reklam yolu ile tercihlerinin bu tür gıdalara yönlendirilmesi oluyor. Katkı maddesi içeren abur cubur olarak nitelendirdiğimiz gıdalar hakkında neler düşünüyorsunuz? Çocuklarımıza bu tür besinleri yedirirken en çok nelere dikkat etmeliyiz?
Bu çok önemli bir konu benim için de. Popüler kültürün etkisi, sosyal medya, TV programları, aralarda izlenen reklamlar, onun dışında arkadaş ortamında gördükleri çocukları tüketim toplumun bir parçası haline getiriyor bence. Çocuklarımızı daha talepkâr hale getiriyor bu faktörler. Ben bunu kendi kızımda deneyimledim. İzlemiş olduğu bir çocuk kanalından farklı bir çocuk kanalını izlemeye başlamıştı. Ve her çizgi film arasında hem gıda hem oyuncak reklamı veriliyordu. Ve her seferinde kızım yanıma gelerek biraz önce izlediği reklamda gördüğü oyuncağı almak istediğini bana söylüyordu. Bu durumda aslında TV’nin, reklamların, sosyal medyanın vb. insanlar üzerindeki tesirini gösteren çok önemli bir kanıt benim için.
Katkı maddesi içeren abur cubur olarak nitelendirdiğimiz gıdalar benim için çok yüksek tehlike taşıyan ürünler. Aşırı tüketimleri bence şimdi ve sonrası için kalıcı rahatsızlıklara, hastalıklara sebebiyet veriyor. Ben olabildiğinde kızımı uzak tutmaya çalışıyorum.
Ben geleneksel beslenmeyi, evde beslenme alışkanlığını çok sağlıklı buluyorum. Dışarıda satılan ürünler eğer ki evde de yapılabiliyor ise neden evde yenmesin! Katkı maddeli ürünleri, ambalajlı ürünleri olabildiğince uzak tutmakta fayda var.
Bahsi geçen ürünler cazibesi yüksek, insanı tat olarak da etkileyen ürünler. Katkılar insanı o ürüne bile bağımlı hale getirebiliyor. O ürünleri şu zamanda tüketmemek veya hayır demek çok da mümkün olamayabilir. Çocuğu bu anlamda zorlamak ise çocuklarda gizli gizli yeme alışkanlığına itebilir. O sebeple çocuklara ürünlerin zararları güzelce anlatılıp minimum düzeyde yemenin isteğini körelteceği, fazlasının ise vücuduna zarar vereceği iyice anlatılıp olabildiğinde temiz sağlıklı beslenme yolu çocuklarımıza aşılanmalıdır.
Çocuklarımızın sağlıklı olarak, hayatlarında daha aktif olabilmeleri, hayatlarını keyifle yaşayabilmeleri ve tüm besin gruplarınca zengin bir beslenme tercihi yapmaları teşvik edilmelidir. Bu beslenme şeklinin yemekhanelerde, okul kantinlerinde, okul beslenme saatlerinde de desteklenmesi gerektiği kanaatindeyim.
Dengesiz ve sağlıksız beslenmeyi alışkanlık haline getiren ve bu konuda ısrarcı olan çocuklarla sizce nasıl başa çıkabilir ve onları sağlıklı beslenme ile ilgili nasıl eğitebiliriz?
Dengesiz ve sağlıksız beslenme ileride çok ciddi sorunlara neden oluyor. Obezite gibi mesela. Obeziteye yakalanmış çocukların sayısı nın son dönemlerde önemli derecede arttığını gözlemliyoruz. Maalesef toplumu çok etkileyen bir durum. Ben bu konuda yaşadığım bir örneği aktarmak isterim. Kızım daha küçük yaşta iken oyun oynaması için bahçeye indiğimizde yanımıza acıkma ihtimaline karşı su, süt, kefir, kuru yemiş, doğranmış meyvemizi almıştık. Oyun sırasında bazı oyun arkadaşları acıkınca bir şeyler yemek için oyunlarına ara verdiler. Biz yanımızdaki ürünleri yerken, kızımın oyun arkadaşı marketten aldığı kek, meyve suyu, marşmelovlu ürünleri, jöleli ürünleri ara öğün olarak yedi. Yaklaşık 6 pakete yakın ambalajlı ürünü yedikten sonra oyuna devam ettiler. Öncelikle aile ortamında başlayarak gerekli tedbirlerin alınması gerekmekte. Aile de bu konuda bilinçli olmalı. Bu beslenme tarzına alışmış bir bireyde bu ürünleri birden kesmek, bu düzende büyüyen çocuk için çok ciddi bir sıkıntı olur. O sebeple değişimi bütün olarak ele alıp parça parça yapmak lazım. Bu beslenmeyi değiştirmek için ailenin ve çevreninde hazır olması lazım. Ortak hareket edilmeli. Çocuklarımız ile sağlıklı ve sağlıksız yiyecekler arasındaki fark yaşına uygun olarak, gerekirse alanında bir uzman tarafından aktarılmalı, sağlıklı beslenme konusunda bilgilendirilmeli ve ikna edilmeli, sağlıksız yiyecekleri miktarı azaltılarak yerine o lezzetlere yakın ev yapımı lezzetler konulmalı. Zamanla bu sağlıksız yiyeceklerin tüketimi sıfır seviyesine getirilmeli ve yerine de sağlıklı, cazip alternatifler konmalı. Sosyal medya kanallarında ev yapımı çok güzel alternatif lezzet tarifleri mevcut. Buralardan damak lezzetine en uygun yeni reçeteler çıkartılabilir. Sağlıklı gıdaları tükettiğinde vücudumuzun verdiği tepkilerin nasıl da muntazam olduğu gözlemlenmeli, sağlıklı alana yönelim desteklenmelidir.
Evde sağlıklı olarak fast food, çikolata vb. ürünlerden hazırlanabilecek önerileriniz var mı?
Biz evde kumpiri fırında yapıyoruz, gerçekten de dışarıdaki lezzetleri aratmıyor, aynı zamanda patates kızartması için gene çok az yağ ve tuz baharat ile hazırladığım sos ile doğranmış patatesleri karıştırdıktan sonra fırına vererek pişirmeyi yapıyorum. Çikolata tercihleri için doğranmış meyvelerimizi üzerine toz kakao serpiyoruz. Veya evde erittiğimiz çikolataya kuruyemişler karıştırıp ev çikolatası yapabiliyoruz. Gene doğranmış meyveleri erimiş çikolataya batırıp çikolatalı meyveli ürünler yapabiliyoruz. Evde hamburger istendiğinde daha önceden hazırladığım ev köfteleri ile yuvarlak ekmekler içinde aynı dışarıdan alınmış gibi görüntüye sahip hamburger yapıyoruz kızımla. Daha önce hiç yemediği bir meyve veya sebze seçmesini söyleyip birlikte tadabilirsiniz. Sebze ve meyveleri tabağa eğlenceli ve renkli şekillerde yerleştirmek de bunu birlikte keyifle yapmak, yemekleri veya masayı birlikte hazırlamak, yemek sırasında bir arada sohbet ortamında yemek hem sağlıklı öğünlere tercihi arttırıyor hem de bir arada olmanın keyfi muhabbeti ile yiyecekler daha keyifli geliyor.
Çocukların sağlıklı beslenmesinde onları nasıl bilgilendirebiliriz? Bu konuda hayat boyu gerekli olacak bilinç ve şuuru nasıl verebiliriz?
Öncelikle kendisini sevmeyi, kendisine saygı duyması gerektiğini anlatmalıyız. Kendisinin değerli olduğunu ve kendisine iyi bakması gerektiği, bunun için de sağlıklı bir vücuda sahip olması gerektiğini bildirmemiz lazım evlatlarımıza. Çünkü insanın en yakın dostu kendisi. Aynaya baktığında ilk gördüğü kişi kendisi oluyor. O sebeple sağlık için önce içimizi sağlıklı tutmalıyız. İçimiz yani vücudumuz sağlıklı olduğunda dışımıza yansıyan da aynı olacaktır. Her şey kendini sevme ile başlıyor aslında. Kendisini sevip tanıdıkça bizlerden öğrendiği ve öğreneceği sağlıklı ve temiz beslenme ilkeleri ile metabolizması için yeterli enerji ihtiyacı oldukça vücudunun istediği zamanlarda yemek yiyebilmeyi öğrenecektir. Yaşamak için yemek yemek daha doğru tercih olacaktır. Evde sağlanan çeşitli alternatif lezzetler, çocukların dışarıda gördükleri cezbedici nitelikteki yiyeceklerin cazibesini kıracaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.