Evlilerin temel psikolojik ihtiyaçları nelerdir? Bu ihtiyaçların doğru ve anlamlı karşılanması zemini nasıl oluşturulmalıdır?
Temel psikolojik ihtiyaçlar teorisine göre, sağlıklı kişisel gelişim ve iyi olma için özerklik, yeterlik ve ilişkisellik olmak üzere üç temel psikolojik ihtiyacın karşılanması kritiktir. Özerklik, yeterlik ve ilişkisellik temel psikolojik ihtiyaçları, bir bireyin psikolojik büyümesi, bütünlüğü ve iyi olması için gerekli olan doğuştan gelen psikolojik besinler olarak görülebilir. Özerklik, kontrol deneyimini ve kişinin kendi yaşamını kendisinin düzenlediğine yönelik hissini ifade eder; yeterlilik kişinin çevresine hâkim olma ve içinde bulunduğu çevrede değerli olduğunu hissetme arzusunu ifade eder; ilişkisellik ihtiyacı ise, başkalarıyla bağlantıda olma ve destek ve aidiyet duygularını ifade eder (Deci ve Ryan, 2000). İnsanlar özerklik, yeterlik ve ilişkisellik temel psikolojik ihtiyaçlarını karşılayan çevresel koşullar altında hayatta fonksiyonel olmaya doğru bir eğilime sahip olurlar. Temel psikolojik ihtiyaçların doyurulması bireyin yaşamda etkili ve işlevsel olmasını sağlarken ihtiyaçların doyumunun engellenmesi veya ihmali olumsuz sonuçlara neden olur.
Evlilik bireylerin temel psikolojik ihtiyaçlarının doyurulduğu birincil alanlardandır. Eşler birbirlerinin özerklik, yeterlik ve ilişkisellik temel psikolojik ihtiyaçlarının doyurulmasını sağlamak üzere uygun zemin oluşturabilirler. Evlilikte özerklik ihtiyacı doyumu için çiftlerin hayatlarındaki kişisel ve/veya evlilik ile ilgili karar ve eylemlerinde birbirleri üzerinde kontrol ve baskı kurmak yerine birbirlerine saygı ve anlayış ile yaklaşmaları gerekir; yeterlik ihtiyacı doyumu için çiftler birbirlerinin olumlu yanlarını ve başarılarını görmeye ve ifade etmeye özen göstermelidirler; ilişkisellik ihtiyacının doyumu için çiftler ilişkilerindeki samimiyeti ve yakınlığı sağlamaya ve sürdürmeye özen göstermelidirler. Evlilikte temel psikolojik ihtiyaçların karşılıklı olarak doyurulması evlilik kalitesini ve evlilik doyumunu arttırmaktadır (Deci ve Ryan, 2014). Yapılan araştırmalar, temel psikolojik ihtiyaçlarının doyumunun evlilik uyumu, evlilik doyumu ve evlilik kalitesini pozitif yönde; eş tükenmişliği, eş şiddeti ile negatif yönde ilişkili olduğunu göstermektedir (Anderson, 2020; Candemir Karaburç, 2017; Hadden, 2013; Knee vd., 2005; Petit vd., 2017).
Evlilikte Psikolojik iyi oluş hali nasıl açıklanabilir? Buradaki insani ve doğal çerçeveye dair neler söylenebilir? En önemli kriter yada kriterler nedir?
Bireylerin iyi oluş hali, mutluluk ve yaşam doyumu düzeylerine ve kendini gerçekleştirme ve yaşamda fonksiyonel birey olma düzeylerine göre değerlendirilmektedir. Evliliğin bireylerin psikolojik refahı ile ilişkisi araştırmalara konu olmuştur. Evlenmek, insanların yaşamlarına daha büyük bir anlam duygusu katması ve çoklu sosyal rolleri doldurmalarını sağlaması yoluyla psikolojik sağlığı korumaktadır (Burton, 1998). Evli olmak, tutarlı bir sosyal ve duygusal destek kaynağı olabilecek bir eş sağladığında psikolojik sorunlardan korumaktadır (Waite ve Gallagher 2000). Evli bireylerin bekâr, ayrılmış veya boşanmış bireylere göre daha yüksek psikolojik iyi oluş düzeylerine sahip olduğu, bireylerin psikolojik iyilik hallerinin evlendiklerinde önemli ölçüde arttığı bildirilmiştir (Marks ve Lambert, 1998; Horowitz vd., 1997; Waite 1995). Evliliğinden memnun olmayan bireylerin ise boşananlara kıyasla genel mutluluk, yaşam doyumu, benlik saygısı ve genel sağlık düzeylerinin daha düşük olduğu, psikolojik stres seviyelerinin daha yüksek olduğu bildirilmiştir (Hawkins ve Booth, 2005; Glenn ve Weaver 1981). Buna göre evliliğin bireylerin psikolojik iyilikleri üzerine etkilerinin evlilik ilişkisinin bazı niteliklerine bağlı olarak değiştiği söylenebilir. Bu niteliklerin neler olduğunu inceleyen araştırmalarda evlilik uyumu ve doyumu, eş desteği ve evlilikte problem çözme becerileri yüksek olan çiftlerin psikolojik iyi oluş düzeylerinin de yüksek olduğu görülmüştür (Arıdağ vd., 2019, Daş, 2019; Kumcağız vd., 2020; Pehlivan, 2014). Peki bu sonuçları nasıl yorumlayabiliriz? Evli çiftlerin güçlü karı-kocalık sistemi oluşturmaları evlilik uyum ve doyumlarına ve böylece psikolojik iyi olmalarını sağlar. Güçlü bir karı-kocalık sistemi oluşturmak için çiftlerin ortaya çıkan problemleri etkili bir şekilde ele alarak çözüme ulaştırmaları, çatışmalı durumları her iki taraf için kabul edilebilir bir şekilde çözüme kavuşturmaları, günlük hayatın stresi bunalttığında veya kriz durumları ortaya çıktığında birbirlerine destek olmaları gerekmektedir.
Çatışma çözüm stilleri önemli bir konu. Çalışmalarınızda aileler bu konuyu nasıl aştıklarını ifade ediyorlar?
Evlilik çatışması sırasında çiftlerin süreci yönetmek için “çatışma çözüm stilleri” olarak ifade edilen, tekrar eden belirli davranış örüntüleri bulunmaktadır (Hocker ve Wilmot, 2017). Çiftler evlendikten sonra ortaya çıkan çatışmaları ele alırken çatışma çözüm davranışları geliştirip zamanla devam ettirmektedir (Schneewind ve Gerhard, 2002). Çatışma esnasında olumlu problem çözme ve itaat etme pozitif çatışma etkileşimleri; savunmaya geçme, eleştiri, inatlaşma ve etkileşimden geri çekilme negatif çatışma etkileşimleridir. Bu sınıflandırmadan yola çıkarak eşlerin çatışmalarda tekrarlayıcı şekilde kullandıkları dört çatışma çözüm stili belirlenmiştir (Özen, 2006). Bunlar;
• Olumlu çatışma çözme: çiftlerin olumlu bir tutum sergileyerek iki taraf için de en uygun çözümü bulması
• Olumsuz çatışma çözme: olumsuz bir tutum, sözel ve/veya fiziksel saldırganca, yıkıcı davranışların hâkim olması
• İtaat etme: bireyin kendi düşünce ve isteklerini ortaya koymadan karşıdakinin isteklerini kabul etmesi ve uyum sağlaması
• Geri çekilme: konuşmayı kabul etmeme, konuyu erteleme ve eşten uzaklaşma davranışları
Evlilik çatışmalarında olumlu çatışma çözme ve itaat etme stilleri evlilik uyum ve doyumunu olumlu yönde etkilerken; negatif çatışma çözme ve geri çekilme stilleri negatif yönde etkilemektedir. Çift terapisine başvuran çiftler çoğunlukla evliliklerindeki çatışmaları olumsuz davranışlarla ele aldıklarını ve bu nedenle çatışma sırasında negatif duyguların yükseldiğini, birbirlerine saldırganca yaklaştıklarını ve problemlerini çözüme kavuşturamadıklarını ifade ederler. Böyle durumlarda çiftlerle sakinleşme becerileri ile çatışmaları yapıcı ve işlevsel yollarla ele alma becerileri geliştirmelerini sağlamak üzere çalışmalar yapılması faydalı olmaktadır.
Psikiyatrik rahatsızlıkların evlilikleri etkileme boyutuna dair neler söylenebilir?
Evlilikte çiftlerden birisinin veya her ikisinin de psikiyatrik rahatsızlığa sahip olması evlilikte zorluklara ve yüksek strese sebep olabilir. Yaşanabilecek zorluklar ve stres düzeyi psikolojik rahatsızlığın ne olduğuna ve semptomların şiddetine göre değişir. Örneğin, eşlerden birisinin temizlik, düzen vb. alanda obsesif kompulsif bozukluğuna sahip olması diğer eşin evde rahatça hareket edememesine ve kendisini sıkışmış hissetmesine sebep olabilir. Eşlerinin bir psikiyatrik rahatsızlıktan mustarip olduğunu fark eden bireylerin eşlerini sosyal ve duygusal yönden desteklemesi, psikiyatrik ve/veya psikolojik yardım almaları için yüreklendirmesi gerekmektedir. Psikiyatrik bir rahatsızlığı olan eş gerekli tedavi sürecine katılım sağlamalıdır. Eğer tedavi sürecine katılmaya gönüllü olmazsa bu konu eşler arasında devam eden bir çatışma konusu haline gelebilir, evlilikten ve yaşamdan alınan doyum düşebilir.
Referanslar:
1. Deci, E. L., ve Ryan, R. M. (2000). The “What” and “Why” of Goal Pursuits: Human Needs and the Self-Determination of Behavior. Psychological Inquiry, 11(4), 227–268.
2. Deci, E. L., ve Ryan, R. M. (2014). Autonomy and Need Satisfaction in Close Relationships: Relationships Motivation Theory. Human Motivation and Interpersonal Relationships, 53–73.
3. Anderson, J. R. (2020). Inviting autonomy back to the table: The importance of autonomy for healthy relationship functioning. Journal of marital and family therapy, 46(1), 3-14.
4. Candemir Karaburç, G. (2017). Evli Bireylerin Problemli İnternet Kullanımı, Evlilik Uyumu, Eş Tükenmişliği ve Temel Psikolojik İhtiyaçların Karşılanma Düzeylerinin İncelenmesi. Yüksek Lisans Tezi, Gaziantep Üniversitesi, Gaziantep.
5. Hadden, B. W., Smith, C. V., ve Knee, C. R. (2014). The way I make you feel: How relatedness and compassionate goals promote partner”s relationship satisfaction. The Journal of Positive Psychology, 9(2), 155-162.
6. Knee, C. R., Lonsbary, C., Canevello, A. and Patrick, H. (2005). Self-determination and conflict in romantic relationships. Journal of Personality and SocialPsychology, 89(6), 997-1009.
7. Petit, W. E., Knee, C. R., ve Rodriguez, L. M. (2017). Self-determination theory and intimate partner violence: An APIM model of need fulfillment and IPV. Motivation Science, 3(2), 119-132.
8. Burton, R. P. (1998). Global integrative meaning as a mediating factor in the relationship between social roles and psychological distress. Journal of health and social behavior, 201-215.
9. Waite, L. J., and Maggie Gallagher. 2000. The Case for Marriage: Why Married People Are Happier, Healthier, and Better Off Financially. Crown Publishing Group, NY.
10. Horowitz, Allan V, Julie McLaughlin and Helene Raskin White. 1997. “How the Negative and Positive Aspects of Partner Relationships Affect the Mental Health of Young Married People.” Journal of Health and Social Behavior 39: 124-36.
11. Waite, L. J. (1995). Does marriage matter?. Demography, 32(4), 483-507.
12. Marks, N. F., ve Lambert, J. D. (1998). Marital status continuity and change among young and midlife adults: Longitudinal effects on psychological well-being. Journal of family issues, 19(6), 652-686.
13. Hawkins, D. N., ve Booth, A. (2005). Unhappily ever after: Effects of long-term, low-quality marriages on well-being. Social Forces, 84(1), 451-471.
14. Glenn, N. D., ve C. N. Weaver. 1981. The Contribution of Marital Happiness to Global Happiness. Journal of Marriage and the Family 43(1), 161-68.
15. Çiftçi Arıdağ, N., Erus, S. M., ve Ünsal Seydooğulları, S. (2019). Eş Desteğinin Evlilik Doyumu Ve Psikolojik İyi Oluş İle İlişkisi. Electronic Journal Of Social Sciences, 18(71).
16. Daş, M. (2019). Evli Bireylerin Evlilikte Uyum Ve Eş Destek Düzeyleri İle Psikolojik İyi Oluşları Arasındaki İlişki. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul.
17. Kumcağız, H., Demir, Y., ve Yılmaz, M. (2020). Relationship between Marital Adjustment and Wellbeing of Married Individuals. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Dergisi, 52(52), 371-383.
18. Pehlivan, H. (2014). Bilişsel davranışçı yaklaşım temelli psiko-eğitim programının anneler üzerindeki etkililiğinin incelenmesi. Ege Eğitim Dergisi, 15(1), 338-357.
19. Hocker, J. L., ve Wilmot, W. W. (2017). Interpersonal conflict. New York, NY : McGraw-Hill Education.
20. Schneewind, K. A., ve Gerhard, A. K. (2002). Relationship personality, conflict resolution, and marital satisfaction in the first 5 years of marriage. Family Relations, 51(1), 63-71.
21. Gottman, J. M., ve Krokoff, L. J. (1989). Marital interaction and satisfaction: A longitudinal view. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 57(1), 47–52.
22. Özen, A. (2006). Value similarities of wives and husbands and conflict resolution styles of spouses as predictors of marital adjustment. Master’s thesis, Middle East Technical University, Ankara.
Gönül Dergisi | Kültür ve Medeniyet Dergisi Gönül Dergisi
