Kenan Kurban
Gözlük, Saat, Altın 3
Berkay, bıkkın bir vücut diliyle yüzük tablalarını masanın üzerine çıkarıyordu. Karşısındaki deri koltukta oturan sarı saçlı, beyaz tenli, beyaz büsti...
Gözlük, Saat, Altın 2
Dorukhan babasının peşi sıra gitmek yerine, isyan dumanları başından tüttüğü halde kendi yoluna gidip kendi bulduğu, ayarladığı işte çalışmaya karar v...
Gözlük, Saat, Altın
Güneş bütün muhteşemliğiyle tam tepede parıl parıl parlayıp binlerce yıldır olduğu gibi her zerresiyle ademoğullarına hizmetini eksiksiz yerine getiri...
Ben"i" Bırak/Ma Fedakârlık...(4)
Güven, kendisini en çok seven ortanca kızı Alara’ya, “Bu iş tamam, annenle barışacağız!”anlamında zafer işareti yaparken Sanem, çiçekçi çocuğun, arkas...
Ben"i" Bırak/ma Fedakârlık...(3)
Yine mehtaplı bir gecede çoğu zaman olduğu gibi satranç müsabakası yapan Edip ve Elvan’a, Ege Denizi’nden ılgıt ılgıt esen tatlı rüzgâr eşlik ediyordu...
Ben"i" Bırak/ma Fedakârlık...(2)
Kocasının ev terk ettiği gecenin sabahında Harika, işe gitmek için hazırlanırken teknolojinin son şaheseri çamaşır ve kurutma makinesiyle göz göze gel...
Ben"i" Bırak/ma Fedakârlık...
Kızıla bürünmeye başlayan güneş, çarşaf gibi serilmiş denizin ufkunda batarken bir çift ela göz aşkla hafif de içi burkulsa da huzur veren bu muhteşem...
Asilzade 12
Coşkun, İstanbul’a gerçek ailesine kavuşma yolculuğundan eli boş dönse de yüreğindeki onlara kavuşacağına dair var olan sebepsiz ümit eskisinden daha...
Asilzade 11
Olcaytuğ’un koşarak daldığı ara sokaktan cankurtaran ve polis arabaları, sirenleri çalarak uzaklaştı. Olcaytuğ esnaftan birine, “Ne oldu?” diye sordu....
Asilzade 10
Alim Usta’nın Coşkun’a yaptığı “Arkadaşımla Sivas’a kadar beraber gidin, oradan Kars’a devam edersin.” tavsiyesi, ona en azından beş gün kazandıracakt...
Asilzade 9
Coşkun artık bu Yolcuzade Konağı’nın sırrı bir nebze olsun çözmüştü. Kapıdan girdiği an karşısına yine aynı genç ama bu kez elinde mis gibi kokan dili...
Asilzade 8
Küçük gördüğü insan tarafından kendinin bile unuttuğu sırrın ifşa edilmesi Sezgin’in kinini pekiştirmiş; düşmanlığı, aşağılama evresinden kan döküp ca...
