Tacizcilerin Kullandıkları Taktikler ve Tacizlerden Korunmak / Serdar Üstündağ

Her konunun mağdurları olduğu gibi işyerlerinde tacize uğrayan mağdurlar da var. Yaptığınız değerli çalışmada bu konunun potansiyel yaygınlığına dair neler söylemek istersiniz?
Son 25 sene öncesine kadar bu kadar yaygın görülmeyen işyerinde taciz vakaları, hızla artan dünya nüfusu ile doğru orantılı olarak ticarî hayatta da giderek artmaktadır. Nüfus artıkça çalışma hayatı daha kalabalık ve hareketli hale geldi. Verimi, üretimi daha kaliteli hâle getirmek çabasında olan işletmelerin taciz olaylarıyla kirletilmesi, nitelikli iş ve işçi kaybına sebep olmakta ve ekonomik olarak işletmelere zarar vermektedir. Bir toplumda insanların dertlerini dinleyip çözüm noktalarına yönlendiren, psikoterapi seanslarıyla insanlara yardımcı olan yasal merciler psikolog ve psikiyatristlerdir. Onlara gelen “danışan”lar en yakınlarına bile anlatmaya çekindiği sıkıntıları anlatırlar. Psikologların bu konuda istatistikî veri niteliğindeki sözleri önemlidir. Bazı psikologlar kendilerine gelen 10 hastadan 5’i, bazıları ise 10 hastadan 7’sinin yaşadığı travmanın geçmişte yaşadığı taciz hadisesine dayandığını belirtmektedir. Sadece yargıya, basına ve kamuoyuna yansıyan haberler maalesef buz dağının sadece görünen küçük bir kısmı. Tacizin en küçük aşaması sayılan bakış ile taciz “ilginin iması” gayri resmi rakamlara göre bugün 10 işyerinden neredeyse 9’una yaklaşmış durumda. ABD ve AB ülkelerindeki istatistikleri saymıyoruz çünkü onlardaki tacize giren davranışlar ile bizdekilerin kapsamı çok farklı. Önemli olan, taciz vakalarının artış oranlarındaki hız… Bu bizi kaygılandırmalı. Eğer bu alandaki boşluk, denetim altına alınmazsa ve çalışanlarımız bilinçli hale getirilmezse ilerleyen zaman diliminde daha vahim tabloların ortaya çıkması kaçınılmaz hale gelecektir.
“Nitelikli taciz” tanımınızı nasıl anlamalıyız? Teknolojik araçlar bu konuda nasıl bir taciz alanı oluşturuyor?
Kitabımızın ismini “Nitelikli Taciz” olarak belirleyince buna tepki gösterenler oldu. Tacizin niteliklisi mi olur, şeklinde… Evet, her suçun niteliklisi olur. Maalesef bu konuda toplumumuz ilk defa duyduğu bir kelimeyi önce tuhaf bulabiliyor sonra da alışık olduğu kavramlar üzerinden değerlendirmelerde bulunabiliyor. Kim bilebilirdi ki kadim kelimemiz olan “ahlâk”ın yerine etik kelimesine, hele ki “ahlâksız” yerine “etiksiz” garabetine alıştırılacağımızı. Mesela dolandırıcılık suçtur ama nitelikli dolandırıcılık ayrı bir hukukî yaptırıma tabidir. Türk Ceza Kanunu’na göre işlenen dolandırıcılık suçunun cezası, 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır. Fakat nitelikli dolandırıcılık suçunu işleyen kişiler, 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası olarak, beş bin güne kadar da adli para cezası ile cezalandırılmaktadır. Dolandırıcılık suçu, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması, mağdurun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına yarar sağlamasıyla oluşur. Fakat nitelikli dolandırıcılık suçu ise suçun belli dinî, sosyal, meslekî, teknolojik araçların veya kamu kurumlarının araç olarak kullanılarak işlenmesidir. Nitelikli adam öldürme, nitelikli hırsızlık gibi nitelikli taciz kavramına ve terimine de insanlarımız alışacaktır. Fakat nitelikli taciz derken fizikî tacizden önce psikolojik şiddeti içeren taciz akla gelir. Maalesef teknolojinin ilerlemesiyle, iyi olduğu kadar kötü amaçla kullanılan yazılımlar da hayatımıza girmiş oldu. Bu yazılımlar tacizcilerin olmazsa olmaz destekçileri arasında yer almaya başladığından beri fizikî manada mekân ve zaman ayrımı gözetmeksizin 24 saatlik bir taciz ihtimalini karşımıza çıkardı. Artık tacizciler sadece fizikî olarak bulunmadığı zaman ve ortamlarda da gizli takip ve tacizlerle kurbanını rahatsız edebilmektedir. Üzücü olan ise yasal olarak savcılığa yapılan şikâyet başvurularının neticesiz kalabilmesi ve takipsizlikle sonuçlanabilmesi. Birçok casus yazılım savcılık şikâyetine rağmen tespit edilememekte ve bundan cesaret alan tacizciler sinsi hamlelerini sürdürebilmektedirler. Telefon, tablet ve bilgisayarlarımız çok işimizi gördüğü halde tedbir alınmazsa bizi ve mahremiyetimizi tehdit eden bir araç haline gelebilmektedir.
Taciz edilen insanların çaresizlik psikolojilerine dair araştırma sonuçlarında neler var? Bu durumdan kurtulmak için ne yapabilirler?
İşyerinde tacize maruz kalan insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda mağdurlar üzerinde çok yönlü, psikolojik ve fizikî manada olumsuz etkiler, sağlık sorunları, bulgular, travmalar tespit edilmiştir. Tacizin sebep olduğu bazı psikolojik, fizikî, sosyal, ailevî etkileri şöyle sıralayabiliriz: Ağır depresyon ve bunun tetiklediği ciddi sağlık sorunları… Konsantrasyonda zorlanma ve odaklanma sorunu… Ağır depresyon sebebiyle intihar eğilimi ve teşebbüsleri… Öz güven kaybı ve buna bağlı olarak başarısızlıkla sonuçlanan teşebbüslerin verdiği yıpranmışlık hissi… İşyerinde ne kadar başarılı olsa da değersiz hissedilme ve işten soğuma… İleriye dönük kariyer planlarından vazgeçme… Tacize sebep olma gerekçesiyle suçlanma korkusu… Toplumdan dışlanma, kınanma kaygısı… İşten çıkarılma, işsiz kalma korkusu… Çaresizlik sebebiyle tacizi kabullenme eğilimi… Evlenme hayalleri kurarken evlilik korkusu sebebiyle yalnız hayatı tercih etme… Psikolojik kirlenme hissi ve bu histen kurtulmakta zorlanma… İşini kaybetme korkusu ve çaresizlik sebebiyle içine girilen suskunluğun ağır baskısı… Tacize uğrayan çok sayıda kurbanda iştahsızlık veya aşırı kilo kaybı… Uyku düzensizliği sebebiyle verimli bir çalışma hayatına adapte olamama… Tacizciye karşı suç işleme, ceza kesme mahiyetinde harekete geçme ve zarar verme eğilimi… Tacizin sebep olduğu depresyon sebebiyle sergilenmeye başlanılan fevri, saldırgan, sert söz ve tavırlar… Düzenli ve mutlu bir ev hayatına sahip olsa bile taciz sonrası yaşanan mağduriyet ve ailelerin huzursuz olması… Aile içi dengelerin değişmesi sebebiyle boşanmayla neticelenen evlilik sayısındaki artışlar… Taciz sebebiyle baş gösteren cinsel soğukluk yüzünden eşlerin aldatmasına sebep olması… Tacize uğrayan evli kadınların taciz durumunu bildirmesi hâlinde eşinin tacizciye karşı suç işleyeceği korkusu… Birçok kadın çalışanın eve gittiği zaman çocuğuna karşı anne ve eş olarak vazifesinde liyakat eksikliği ve taşıdığı suçluluk duygusu… Farklı sebepler üzerinden bile olsa tacizin meydana getirdiği psikolojiyle aile fertleri arasındaki uyumun bozulması, kavgaların/tartışmaların artması ve iletişim sorunları yaşanması… Tacize maruz kalan insanlarda meydana gelen depresyon sebebiyle asosyal ve tecrit bir hayat biçiminin tercih edilmesi… İletişim bozukluğu sebebiyle çok başarılı olduğu bir alanda, arkadaşlık/dostluk ilişkileri veya grup çalışmaları içinde aktif yer alma korkusu… Herhangi bir alanda hizmet ve katkı sunmaktan, aktif sorumluluk almaktan kaçınma eğilimi… Şimdilik bu kadarıyla iktifa edelim çünkü bu maddeleri daha fazla uzatmak mümkün. Tacizin sebep olduğu olumsuz durumlardan kurtulma yolarını Nitelikli Taciz kitabımızda tek tek sıraladık. Her hadisenin kendi şartlarına özgü özel istisna durumları vardır; bir genelleme üzerinden değil farklı örnekler üzerinden çözüm yollarını kitabımızda okurlarımıza vermek istedik.
Tacizci potansiyeli taşıyan insanların kişilik kimlik sorunları, duygu durumlarına dair sosyal ve psikolojik zemin değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Tacizci dediğimiz kişiler, ülkemize yurt dışından gelmiş kişiler ya da mülteciler değil. Bilakis bizim topraklarımızda doğmuş, büyümüş, bu devletin ekmeğini yemiş, okullarında okumuş kişiler veya onların çocukları… Belki de en çok bu sebepten yani uzakta olmayan, bilakis güvendiğimiz kişi ve çevrelerden olması sebebiyle ağır darbeler almaktayız. Tacizcilik gibi insanı utandıran, toplumdan dışlayan türden bir suça yönelen insanların geçmişlerine baktığımızda tacizci durumuna düşmelerinin arka planında genelde şu sebeplerden biri ya da birkaçı karşımıza çıkacaktır: Küçük yaşlarda tacize maruz kalmak… Çocukluk evresinde anne-baba baskısı… Şiddet içeren ve destekleyen çevrede büyümek… Tacize meyilli veya bizzat taciz fiiliyatı içinde olan insanlarla beraber olması… Zengin bir ailenin tek çocuğu olarak şımarık yetiştirilmesi… Emek vererek insanların takdirini kazanacağı hiçbir başarısı ve eseri olmaması… Uzun zaman fakruzaruret içinde, yokluk ortamından sonra maddî feraha kavuşmuş olması… Müstehcen/pornografik hikâye dinlemek ve filmleri sıkça izlemek, sapkınlık içeren haberleri takip etmek… Her istediğini yerine getirerek büyütülen aile elinde yetişmesi… Kaliteli bir eğitim almamış olması ve başarılı bir tahsil hayatının olmaması… Manevî olarak ahlâkını geliştirmesine destek sağlayacak ve kendisine rol model olabilecek kimseye yakın olmaması… Sürekli eleştiren, aşağılayan ve kendisini hep ezik hissetmesine sebep olan bir çevrede yetişmek… Boşanmış anne babanın yanında veya düzeni dağılmış bir aile içerisinde yetişmiş olması… Bu ve bunun gibi sebepler, tacizcilerin geçmişlerinde derin izler ve bugünleri üzerinde derin tesirler bırakmaktadır.
Tacizcilerin davranış söylem ve eylemleri, hiç şüphesiz, uyarıcı sinyal ve işaretler… Tanımak, bilmek ve hissetmek bakımından biraz bahseder misiniz? Tacizcilerin diyaloglarında neler dikkati çekmeli ya da çekiyor?
Bütün tacizciler ilk adım olarak karşı tarafa güven telkin eder. Çünkü güven vermeden yaklaştığı kişiler, şüpheli gördüğü her yakınlık hamlesini sorgulayacaktır. Bu sebeple her tacizci, yüksek surları aşmak yerine ilk olarak güven vererek kale kapısını içerden açtırmayı dener. Yaşanan taciz olaylarında, kurban seçilen kişilerin genellikle hiç beklemediği daha doğrusu güvendiği veya itiraz etme gücüne sahip olamadığı kişiler sebebiyle mağduriyet yaşamasının sebebi budur. Tacizciler mağdur ettiği kişilerin suskunluğundan aldıkları cesaretle, suçüstü yakalanmamanın, deşifre olmamanın kendilerine sağladığı imkân ve fırsatlarla her geçen gün sayıları artan kurbanlarına yenilerini eklemeye ve onlara hayatlarını zindan etmeye devam ediyorlar. En önemlisi psikolojisi bozulmuş; hayatı, öz güveni ve ileriye dönük hayalleri alt üst olmuş mağdurların haricinde kimsenin bilmediği ve hâlâ devam etmekte olan sayısız tacizlerin varlığı… Çünkü aşılması zor duvarlar ve kapalı kapılar ardında işlenen bir taciz suçunu ispat etmek oldukça zordur.
Amatör ve profesyonel tacizci ayrımını da değerlendirir misiniz?
Tacizcileri amatör ve profesyonel tacizciler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Bu iki grup arasındaki farkı biraz olsun anlamaya yardımcı olmak gerekirse; amatör tacizci, siyah akrep gibidir, çabuk fark edilir. Görüntüsü ürkütücü ama zehrinin tesiri azdır. Profesyonel tacizci, çöldeki beyaz akrep gibidir. Fark edilmesi zor, zehri öldürücüdür. Amatör tacizciler kurt gibidir; bir tehlike anında avının peşini hemen bırakırlar. Profesyonel tacizciler sırtlan gibidirler; avlarını ağına düşürene kadar mücadelelerini sürdürmeye çalışırlar. Amatör tacizcilerin en önemli özellikleri: Tecrübesizliği yüzünden çok sık hata yapar. Çabuk dikkat çeker ve göze batar. Sabırsızdır ve hesabı kısa vadelidir. Sık hediye verir. Kendisini övmekten ve başarılarını sıkça anlatmaktan çekinmez. Seçtiği insanı kolay hedef olarak görür. Başarısız olursa hemen farklı bir hedefe yönelir. Oturuş biçimi, bakışları ve hareketleri serbesttir. Konuşmalarında dikkatsizdir. Mizah en etkili iletişim aracıdır. Gereksiz iltifat, yalan ve sık yemin etmek onun işidir… Özel bilgileri öğrenmek için sık sık soru yöneltir. Konuşurken bakışları hedefi üzerinde çivilenmiş gibi sabittir. Gerçek yüzünün deşifre olma tehlikesini fark ettiğinde çabuk vazgeçer. Hem fizikî hem de dijital takip yapar… Yakınlaşınca eşini şikâyet etmeye başlar. Dolaylı ifade veya imalı anlatım yerine doğrudan mesaj vermeyi seçer. Yanlarında üçüncü bir kişi bulunmasından son derece rahatsız olur. Duygusal bir kişiliğe sahip olduğu görüntüsünü vermeye çalışır. Kıskandırma taktiğini kullanmaktan çekinmez. Bu saydığımız özellikleri örnekler üzerinden detaylı olarak Nitelikli Taciz kitabımızda anlattık. Profesyonel tacizcilerin öne çıkan özellikleri ise şunlardır:
İlk adımı atarken güven verir, alçakgönüllü ve mütevazı görünmeye çalışır. Mesafeli iletişime dikkat ederek işyerindeki saygın konumunu korumaya dikkat eder. Onun gözünde basit ve kolay hedeflerin cazibesi azdır. Çok temkinli ve sinsi hareket eder. İşyeri onun için sadece pazar yeridir. Konuşmasına ve hareketlerine çok dikkat eder, sürekli mesaj verir. Duygusal konuşmalar yapmaya özen gösterir. İltifat etmeyi sever. İspat edilemeyeceğini düşündüğü her konuda yalan söylemekten asla çekinmez. Bakışlara dikkat eder. Hediye vermek onun vazgeçilmez taktiklerindendir. İtibarını korumak için her tedbiri alır. Eşini kötülemek, şikâyet etmek için acele etmez. Konuşurken algı operasyonları yapmakta ustadır. Kurbanıyla konuşurken araya giren üçüncü kişiden çok rahatsız olur. Sahte sosyal medya hesaplarıyla kurbanını takip eder.
Bu özellikleri ana hatlarıyla ifade ettik. Daha geniş açıklamalar ise kitabımızda yer almaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.