Gazze İçin Stratejik ve Teknik Plan / Strateji Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Şener Mengene

Bu sorunu acil ve en etkili şekilde çözebilmek ve katliamı durdurmak için stratejik ve teknik bir çalışma yapılmalıdır. Müslüman halklar üzerine düşeni yaptı… 106 yıldır devam eden Filistin sorunu için şimdi sıra, Müslüman ülke hükümetlerinde ve devletlerinde…
Bir asırlık kanayan bir yara var. Bunun için köklü bir çözüm gerekir. Bu sorun, ümmet birleşirse çözülür. D-8 ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleri toplanmalı, diğer ülkelerle diplomatik görüşmeler başlamalı ve ekonomik kararlar alınmalıdır.
Gazze’de ve bütün Filistin’de sivil halka yapılan bir soykırım var. Uluslararası toplumun ve kamuoyunun desteğini almalıyız…
Müslüman hükümet ve devletler birlikte hareket ederek elini taşın altına koyarlarsa Filistin meselesine müdahil olan Batılı devletler pılını pırtısını alıp bu bölgeden gider…
Bunun için D-8 ve İİT olanca gücü ile harekete geçip dünyayı da harekete geçirmeli…
Suudi Arabistan, Kuveyt, BAE ve diğerleri petrol üretimini, Katar doğalgazı kısmalı…
Mısır Süveyş Kanalı’nı hem İsrail’e hem de İsrail destekçisi ülkelere kapatmalı…
Ürdün de İsrail’in o yöndeki kara ve hava bağlantısını derhal kapatmalı…
Bir de dünyayı sömürdükleri faizli karşılıksız para devre dışı bırakılırsa, siyonistler ve destekçileri mecburen geri adım atar, sorun bu şekilde silaha gerek kalmadan çözülür…
Ümmetin diğer sorunları olan Suriye, Irak, Lübnan, Filistin, Yemen, Libya, Sudan, Somali, Karabağ, Kırım, Kosova, Keşmir, Doğu Türkistan ve benzeri sorunlar da kolayca çözülebilir.
Bütün Müslümanlar birleşirse iki milyarı geçiyoruz ve büyük bir güç oluyoruz. Birlikte hareket edilirse benzeri diğer bütün sorunlar da bu şekilde çözülebilir…
Ayrıca;
Sivil Toplum Kuruluşları olarak birlikte hareket etmeliyiz. Medya ve sosyal medyayı etkili kullanmalıyız. İslam ülkeleri olarak bilim, teknik ve teknoloji havuzu oluşturalım.
Bilim ve teknolojiyi en üst seviyede kullanalım. STK’lar sivil inisiyatif olarak adım atılmalı ve diplomatik çalışmalar yapılmalıdır.
Her alanda olan imkânları en üst seviyede değerlendirmeye başlayalım…
Bunları gerçekleştirmek için artık bir an bile gecikmeden çalışmaya başlayalım…
“Müminler kardeştir.” ayetini artık ümmet olarak gerektiği şekilde uygulayıp birleşelim…
D-8 ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleri olarak gerçek anlamda bir araya gelelim, bir komisyon kuralım ve ırki, mezhebi, siyasi vs. sorunları bir kenara bırakalım.
Ümmet bilinciyle adil ve tarafsız bir şekilde Müslümanlar arasındaki bütün sorunları aciliyetine göre yeniden ele alıp süratle çözüme kavuşturalım…
Gazze’de Kalıcı Barış İçin Plebisit Yapılmalıdır!..
Gazze’de yaşanan soykırım ve katliamların durdurulması, yeniden inşa ve imar yapılandırılması ve kalıcı bir barış için, Gazze’de acil bir plebisit yapılarak Türkiye’nin himayesine ve yönetimine bırakılmalıdır. Gazze halkı, Devletler Hukuku açısından en doğal hakkı olan hangi devlete bağlanmak istediği hususunda bir oylama (PLEBİSİT) yaparak Türkiye’ye bağlanmalıdır.
Tarihi sürece baktığımızda bir Türk toprağı olan Gazze’de Memlükler ve Osmanlı’dan itibaren 150 binden fazla Türkmen yaşamakta, bu durum sorumluluğumuzu artırmaktadır.
Soydaşlarımızın can güvenliğini sağlamak ve kalıcı barış için bu plan üzerinde aciliyetle durulmalıdır. Bu nedenle, Türkiye sorumluluğu üstlenerek, insani değerleri esas alarak, zulme mani olmak için Gazze halkına sahip çıkmak mecburiyetindedir. İslam ümmetinin şerefini ve haysiyetini kurtarmak boynumuzun borcudur.
Gazze’de göz göre göre masum bebeklerin, çocukların, kadınların, genç erkeklerin parçalanarak öldürülmesine razı olamayız, bunu film seyreder gibi seyredemeyiz, Cenab-ı Allah bizden bunun hesabını soracaktır.
Bu nedenle; Gazze halkına bir oylama yaptırılarak Türkiye’yi Garantör Devlet seçme isteklerinin olup olmadığı dünyanın gözü önünde açıkça ortaya konmalıdır. Gazze halkını temsil eden grupların ve Gazze halkının bu konuda aydınlatma ve bilinçlendirme süreci açık ve şeffaf bir biçimde süratle oluşturulmalıdır. Öncelikli olarak bu ortamın sağlanması gerekir.
Uluslararası hukuka göre, bir halk dış yardımı isterse ilgili devlet teşebbüste bulunabilir. Ayrıca Türkiye’nin eline çok haklı bir gerekçe de geçmiş olur. Daha önce Mavi Marmara’da sivil vatandaşlarımıza silahlı saldırı oldu. İsrail askeri Gazze’deki Türk Kızılay merkezine saldırarak düşmanca bir tutum sergilemiş; ayrıca hastane, okul, dinî tesisler, sığınma kampları vs. bombalayarak sayısız savaş suçu işlemiştir. Bu durum Türkiye’nin karar alıp müdahale etmesine tam bir meşruiyet sağlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.