Bir Filistinli Gözüyle Gazze’de Yaşananlar / Doç. Dr. Munir Elfarra

Kudüs’te yaşanan olayları bir Filistinli olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
Olaylar Şeyh Cerrah Mahallesi’nde başladı. Şeyh Cerrah’ta yaşayan Müslümanları evlerden çıkartıyorlar. Tabii, bu olunca, masum insanlar direndiler İsrail’e karşı. Bu direniş Mescid-i Aksa’ya kadar yayıldı. Sadece Şeyh Cerrah’taki Müslümanları çıkartmak değil, Mescid-i Aksa’yı basmaya çalışıyorlar. İsrail’de fanatik Yahudi gruplar var. Mescid-i Aksa’ya girmeye çalışıyor. Zaten yıllardır yıkmaya çalışıyorlar Mescid-i Aksa’yı.
Oradaki Müslümanlar yaralandı. Mescid-i Aksa’yı birkaç gün korumaya çalıştılar, İsrail askerleri onları Mescid-i Aksa’dan içeri sokmadılar. Ellerinde silahları yok. Orada yaşayan Müslümanların zaten silah alma şansları yok, fakat sivil Yahudilerin elinde silah var. İsrail böyle diyor: “Yahudi’ysen silah alabilirsin.” Bir günde alırsın, hiç sorun değil. Müslüman’san alamazsın o silahı. Böyle olunca tabii -yönetim Hamas- bunlar razı olmadılar, tehdit ettiler. “Siz Mescid-i Aksa’yı terk etmezseniz, biz intifada başlatacağız.” dediler ve tehditleri gerçekleştirdiler. Tabii, ondan sonra İsrail Gazze’ye saldırmaya başladı karadan tanklarla, havadan, denizden… Epey şehit verdik Gazze’de. Bir de ölenlerin yüzde 30’a yakını çocuk, yüzde 50’ye yakını kadın. Böyle olunca Gazze kendini savunmak zorunda kaldı. Ellerindeki basit imkânlarla İsrail’e karşı mücadele veriyorlar, fakat bu basit imkânlar dahi İsrail’e epey zarar verdi. Bu savaş gerçekten eski savaşlardan farklı, çok farklı. Elhamdülillah, en azından şu anda Tel Aviv’e kadar vurabiliyorlar. İsrail’in elindeki silahı taşla karşılaştıramayız, ama en azından korkutuyorlar. O da büyük bir şey bizim için…
Batı dünyası, Avrupa ve dünyanın pek çok yeri aslında hiç ses çıkarmıyor. Her şeye ses çıkartan, kendince en ufacık bir problem gördüğünde yaygara kopartan insanlar sus pus durumdalar; sanki görmüyorlar, duymuyorlar, hiç tepki vermiyorlar. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Hem Avrupa bazında hem de Müslüman dünyası bazında ayrı ayrı değerlendirir misiniz?
Önce şöyle başlamak istiyorum: 2008 yılında Hamas, İsrail’den bir tane esir alıyor. Aslında esir dememiz de doğru değil, çünkü iki ülke arasında savaş olduğu zaman esir alınır. Fakat o işgalci bir güç. Ülke olarak inanmıyorum, öyle bir ülke yok. Onlar bir terör örgütü, Filistin’i gasp ettiler. Ben böyle görüyorum. Esir aldılar diyelim tabiri caizse. Bu esir yüzünden Avrupa, Amerika ayaklandı, sürekli baskı kurdular Filistin ve Hamas üzerinde, her taraftan ambargo uyguladılar. Maalesef, bazı Arap ülkeleri de ambargoya dâhil oldu. Tek istedikleri bu esirin serbest bırakılmasıydı. Ama aynı zamanda İsrail hapishanelerinde 10 bin esirimiz var. 10 bin esir sanki yok gibi, sanki sıfır gibi, kimse hiçbir şey yapmıyor. Batı dünyasında bazı hakkaniyetli insanlar vardır; ama sesleri çıkmıyor, sesleri çok yüksek değil.
Zaten İsrail’i Batılılar kurdular. İsrail’i desteklemek için ellerindeki her şeyi veriyorlar. İsrail ve Amerika yeni bir anlaşma yaptı, 800 küsur milyon dolarlık askerî yardım alacaklar Amerika’dan. Ama bir tane Arap ülkesi Hamas’a bir füze gönderirse, belki savaş ilan edecekler bu ülkeye karşı. Bu kadar nifak bir Batı dünyasında yaşıyoruz. Demokrasiden bahsediyorlar, ama demokrat değiller.
Fransa’da yaşayan Müslümanlar protesto etmeye çalıştılar; ama maalesef izin vermiyorlar, protestocuların peşine düşüyorlar. Bunu Almanya’da gördük, Fransa’da gördük. İsrail’i destekleyen gruplar da var orada. Onlar protesto yaptıkları zaman hiçbir şey yokmuş gibi davranıyorlar. O yüzden, benim şahsi kanaatim, Batı’dan bir şey beklemiyorum, yani beklentim sıfır.
Müslüman dünyasının yapabileceği çok şey var, ama onu da yapmıyorlar. Savaşa girmek kolay bir şey değil. O yüzden, şu anda bir Müslüman ülkesinin İsrail’e karşı savaş açacağını düşünmüyorum. Çünkü İsrail’e karşı savaş açmak ne demek; Avrupa’ya, Amerika’ya, hatta Rusya’ya da savaş açmak demek. Şu anda böyle bir şeye girmeye biz belki çok hazır değiliz; ama elimizde başka şeyler de var, başka şeyler de kullanabiliriz. Bunlardan bir tanesi, İsrail’in birçok Müslüman ülkeyle anlaşmaları var, ticarî anlaşmalar. En azından bunlar kesilebilir, ticarî anlaşmalar iptal edilebilir. İsrail’den gelen ürünleri kesinlikle boykot etmemiz gerekir. Müslümanlar olarak İsrail’e ekonomik olarak zarar verebiliriz. Bazı ülkeler yapıyor, ama birçoğu yapmıyor maalesef, dikkat etmiyorlar. Müslüman ülkelerin bunu yapması gerekir. Türkiye de Filistin’in yanında. Türkiye’deki durum Pakistan’da da aynı, Mısır’da da aynı, Suudi Arabistan’da da aynı. Oradaki halk kesinlikle Filistin’i destekliyor. Ama birçok Arap ülkesinde yöneticilerden korktukları için seslerini çıkartmıyorlar, bir şey yapamıyorlar. Benim Müslüman dünyadan beklentim, en azından ilişkileri kesmeleri…
Amerika istediği kadar silah gönderiyor İsrail’e ve bu silah çocuklara karşı kullanılıyor, kadınlara karşı kullanılıyor, sivil insanlara karşı kullanılıyor. Bu silahlarla evleri yıkıyorlar. Bir tane Müslüman ülkesi yardım olarak bir füze gönderebilir mi Hamas’a? Bunu yapamıyoruz. Gizli olarak bir şeyler oluyor mu, olmuyor mu, bilmiyorum; ama alenen yapabilir miyiz şu anda? Yapamıyoruz. Peki, Amerika yapıyor da biz neden yapamıyoruz? Bu soruyu da sormamız gerekir. Bu konuda biraz destek vermemiz gerekir Gazze’deki direniş hareketlerine. Hammadde olarak destek verilmesi gerekir, gerekirse askerî olarak. Neden olmasın! Amerika açık bir şekilde veriyorsa biz neden vermiyoruz, neden utanıyoruz, neden çekiniyoruz bu işlerden? Ortadoğu’dan ve Müslüman ülkelerden, büyük ülkeler var: Türkiye, Pakistan, Mısır, Suudi Arabistan. Bunlar olmazsa, birlik olabilmesi çok zor. Müslüman ülkeler tek dille konuşabilirse Amerika’ya karşı, kesinlikle İsrail’e çok büyük zarar verebilirler. Maalesef birlik olamadığımız için sözümüzü dinletemiyoruz ve İsrail’e karşı istenen baskı seviyesine gelemiyoruz.
Vatandaşlar neler yapabilir?
Birincisi, Müslüman ülkeler İsrail’den gelen ürünleri almamaları gerekir. İkincisi, sosyal medya kullanımının daha da aktifleştirilmesi gerekir. Bir de dua önemli, kesinlikle çok önemli. Dua kaderi bile değiştirebilir. Buna Müslümanlar olarak inanıyoruz. Destek vermeleri gerekir. Destek maddî olarak da olabilir. Çok ev yıkıldı şu anda; bunların tekrar yapılması gerekir. Askerî yardım verilmesi gerekebilir. Gazze’deki eylemde büyük bir roket veya İHA’lar, SİHA’lar da olsaydı İsrail bu kadar cesaret edemezdi. Çok korkak bir ülke. Bizim elimizde biraz güç olsaydı savaşa girmezlerdi.
Müslüman ülkeler olarak daha güçlü olmamız lazım. Tabii, 2002’den bugüne kadar Türkiye bu konuda epey adımlar attı Elhamdülillah. Şu anda inşallah uçağımızı da üreteceğiz. Tankımızı üretiyoruz da, daha yapmamız gerekir. Çok daha fazla çalışmamız gerekir, daha güçlü olmamız gerekir. Biliyorsunuz, bu dünya güçlünün sesini duyar sadece, onun dışında çok bir şey yapmaz. Türkiye şu anda güçlü, daha da güçlü olması gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.