Ana sayfa - Manşet - Tolga Mendi İle Söyleşi

Tolga Mendi İle Söyleşi

Başarının sırrı ne sizce?

Bence başarının sırrı çok fazla çalışmak. Ben hayatta şansa ve tesadüfe inanmam. Başarının sırrı kesinlikle çok çalışmak.

Hem halkın takdirini kazanmak hem de kalıcı olmak nasıl olabilir sizce?

Bana göre, yani kendi mesleğim açısından söyleyecek olursam, halka layık olmak adına her geçen gün kendini daha da geliştirerek, her yaptığın projede ters köşe yaparak ve hiç beklemedikleri çıkışlar yaparak olur. Her yaptığın projede aynı yerde sayarsan çok olumlu sonuçlar alabileceğini düşünmüyorum. Her projede daha farklı adımlar atarak, daha yukarı, daha yukarı çıkarak kalıcılık sağlanabilir bence.

Şu sıralar neler yapıyorsunuz, nasıl bir temponuz var?

Normalde Adana’daydım, ailem de oradaydı, bir süre onların yanında kaldım, sonra İstanbul’a geldim. Bir oyuncu koçum var, onunla çalışıyorum. Bir şan hocam var, ondan şan eğitimi almaya başladım. Ayrıca tekrar spora hızlı bir şekilde ağırlık vermeye başladım. Bu ara donanımları artırıyorum. Görüştüğümüz birkaç proje de var; onlarla alakalı -bakalım nasıl olacak- doğru adım atmaya çalışıyoruz.

Birçok projeler teklif ediliyor; seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? Yani şu projede oynarım, şu özelliklerde oynarım dediğiniz bir çerçeve var mı?

Benim için mühim olan, kendimi gerçekten yüzde yüz içinde bulabileceğim ve ait hissedeceğim bir proje olması. Doğru, uzun soluklu olacak bir proje ve kendimi içinde bulabileceğim, ait hissedeceğim bir proje.

Hayalinizde oynamak istediğiniz tarihi bir karakter ya da bir dönem var mı?

Hiç öyle bir hedefim yok. Tarihte oynarım diyebileceğim bir karakter yok. Ama gönlümde yatan ve kendimi gerçekten ait hissedeceğim, böyle gerçekten bir erkek işinde, aksiyonlu bir projede oynamak istiyorum. Kendimi o zaman çok daha iyi ifade edebileceğimi düşünüyorum. Şey gibi düşünelim; hani herkesi patlatan bir proje vardır, gerçekten zirveye taşıyan bir proje vardır ya, benim için de bunun bir erkek işi olacağını düşünüyorum.

Bir diziye dâhil olmanın, bir sinema filmine dâhil olmanın zorlukları neler? Sektörün ne gibi zorlukları var, ne tür zorluklar yaşıyorsun?

Ben aslında inşaat mühendisiyim, Adana’da yaşıyorum, Adanalıyım. Adana’dan İstanbul’a geliyorum, İstanbul’da kimseyi tanımıyorum. İstanbul’a geldikten yaklaşık 8 ay sonra ilk projemde olan “Acı Aşk”ta, Haydar karakterini oynadım. O dizi bittikten sonra “Rüzgârın Kalbi”nde Cenk karakterini oynadım. Ondan sonra ilk başrolüm “Yeni Gelin”de Hazar karakterini oynadım. “Yeni Gelin” 63 bölümlük çok uzun soluklu bir dizi.

Bence başarının sırrı çalışmak, sadece çalışmak; şans diye bir şey yok. Ben cevval ve girişimci bir ruhum olduğunu düşünüyorum. Çok çalışmak, çok inanmak, çok uğraşmak gerekiyor. Okuduğum bir kitaptaki şu cümleyi unutmuyorum: “Yasa şunu söylüyor: Düşünebildiğin ve gerçekten inandığın, kaygı duymadığın şeyi mutlaka denemelisin.” Yani bir şeyi düşünürken gerçekten inanmak ve kaygı duymamak. Mesele bu bence.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.