Ana sayfa - Son Sayı - Tarihi Yeniden Keşfetmek Ve Doğru Yorumlamak / Doç. Dr. Bekir Biçer

Tarihi Yeniden Keşfetmek Ve Doğru Yorumlamak / Doç. Dr. Bekir Biçer

Sizce “tarih” nedir? Tarih nasıl bilim olmuştur?
Öncelikle güzel sorularınız ve nezaketiniz için çok teşekkür ederim.
Sosyal bilimlerde bir kavramı herkesin kabul edebileceği şekilde tanımlamak ve açıklamak mümkün değildir. Ancak asgari müştereklerde birleşilecek şekilde tanımlamak mümkün olabilir. Dünyada en yaygın tarih tanımı: “İnsanların geçmişteki önemli faaliyetlerini, mekân ve zaman (kronoloji) belirterek, sebep ve sonuç ilişkisi içinde, kaynaklara dayanarak, objektif olarak araştıran sosyal bilimdir.” Bu tanım ders kitaplarına da girmiş ve yaygınlaşmıştır.
Bilgi edinme, bilgi öğrenme işi insanlığın tarihi kadar eskidir. İnsanların en çok ilgilendikleri alan ise çoğu zaman tarih olmuştur. Ancak tarihin bilim olarak kabul edilmesi 19. yüzyılda tarih metodolojisinin doğmasından sonradır. Tarih yöntemini belirleyince bağımsız bir bilim dalı olarak kabul edilmiştir. Bizde tarihi bilgi ile tarih bilimi genellikle karıştırılır.
Tarihi bilmek sizce ne kadar gerekli? Kitabınızda “Tarihsiz toplumlar talihsiz toplumlardır.” şeklinde bir tespitiniz var. Bu konuyu biraz açıklar mısınız?
Tarih yazmak sadece tarihçilerin eldeki belgeleri yorumlayarak aktarması değildir. Tarih ancak tarih yapan toplumlarda yazılır. Tarihi olmayan toplumlar yaşamamış sayılır. Dolayısıyla tarihleri yazılamaz. Bu sebeple insanlar önce tarihe geçecek, kayda değer şeyler yapar sonra tarih kitaplarına girerler.
Tarih öğrenmek insanlığın tecrübesi anlamında şüphesiz önemlidir. Üstelik milliyetçiliğin egemen olduğu bir çağda yaşadığımız için her devlet vatandaşlarına milli tarih öğretmektedir. Ancak bu herkesin tarih öğrendiği ve tarihten yararlandığı anlamına gelmez. Tarih daha çok aydınlar, akademisyenler, siyasiler ve bilim insanları için gereklidir ve onların işine yarar. Bu şekilde tarih bilgisi toplumların yolunu aydınlatabilir.

Geçmişteki tarih bilinciyle günümüzdeki tarih bilinci arasında ne gibi farklar var? Tarih bilinci günümüzdeki manada nasıl ortaya çıktı?

Geçmişte tarih daha çok sarayda devlet adamlarının ve ilim adamlarının gündemindeydi. Halk ancak menkıbeler şeklinde tarihi hikâyeleri okur ve kahramanlık duyguları veya dini inançları güçlenirdi. Dolayısıyla bir tarih bilincinden söz edilemez. Günümüzde ise devletler ve ideolojiler, tarihi, toplumları yönlendirmede ideolojik bir araç olarak kullanmaktadır. Özellikle tarih öğretimi milliyetçi düşünceleri beslemektedir.
Tarih bilimi nasıl istismar ediliyor? Tarih biliminin spekülasyonlara en çok imkân veren bilim olduğu söyleniyor, bu doğru bir ifade mi?
Tarihçiler tarih boyunca hep siyasilerle, sarayla iç içe olmuştur. Geçmişteki sultanlar daha çok kötülükleri gizleyip iyilikleri, yenilgileri gizleyip zaferleri yazdırmıştır. Yani tarihin nasıl anlaşılmasını istemişlerse öylece yazdırmışlardır. Günümüzde ise devletler daha güçlü, bilim ve medya daha etkin hale geldiği için tarih iktidarlar tarafından ders kitaplarından başlamak üzere istedikleri gibi yazdırılmakta ve öğretilmektedir.
Tarihi romanlar, popüler tarih kitaplarının büyük ilgi görmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Toplumun bütün kesimlerinin akademik tarih kitabı okuması beklenemez. Halk kendine yakın, kolay anlayabileceği hikâye ve masalları sever. Tarihi filimler, belgeseller ve tarihi romanlar daha çok okunur. Ancak bunlar ne kadar tarihtir, bu tür bilgiler tarihi bilgi sayılır mı tartışılır. Mesela tarihi romanlar tarih değil konusunu tarihten alan romandır. Yani tarihi eser değil edebi eserdir.
Popüler tarih bize ne kazandırıyor?
Popüler eserler ideolojik olarak yorumlanmadığı sürece toplumda milli ve ahlaki değerlerin gelişmesine, milli birliğin sağlanmasına ve insanlarda okuma zevkinin gelişmesine sebep olabilir. Ayrıca hoş vakit geçirilmesine, tarihi şahsiyetlerin rol model olmasına yardımcı olabilir. Özellikle modern sinemanın tahripkâr etkisine karşı daha iyi ve daha güzel filimlerin yapılmasını ve yaygınlaşmasını sağlayabilir.
Tarihsel yöntem konusunun bilimsel bir mantıkla tekrardan ele alma zorunluluğu var mı?
Tarihsel yöntem konusu bütün dünyada kabul edilmiş ve yerleşik değer haline gelmiştir. Yönteme sadece yeni kaynakların kullanımı eklenmelidir. Mesela pozitivist tarihçiler kutsal metinleri tarihi bilgi olarak kabul etmezler. Hâlbuki her türden bilgi tarihi bilgidir, bilgi ve belge olarak kullanılabilir. Belki yöntemle ilgili değişikliğe ihtiyaç olmayabilir ama tarih zaten her dönemde yeniden yorumlanır. Daha doğrusu tarih zaten tarihçinin yorumudur. Şartların değişmesi, yeni belge ve bilgilerin ortaya çıkması tarihi yeniden yorumlamayı zorunlu kılar.
İyi bir tarih okuyucusu tarih metodolojisinin hangi temel ilkelerini bilmeli?
Mecelle ilkesidir: “Usul esasa mukaddemdir”. Yani usul esastan önce gelir. Tarih nedir sorusuna cevap verecek türden bir kitap okumayan, tarihe giriş ve tarih metodolojisi hakkında bilgisi olmayanların tarihten bir şey alması ve yararlanması mümkün değildir. Şöyle örneklendireyim. Türkiye’de tarih denilince; resmî, ideolojik, politik tarih, popüler tarih ve akademik tarih anlayışları vardır. Ben tarih okumak istiyorum, tarihle ilgileniyorum diyenlerin okuması gereken tarih akademik tarihtir. Tarihçiler öbür türlü yorum ve yaklaşımları ciddiye almaz ve tasvip etmezler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.