Ana sayfa - Son Sayı - Stratejik Güç Sistem 2023 / Siyaset Bilimci Mahmut Sami Mallı

Stratejik Güç Sistem 2023 / Siyaset Bilimci Mahmut Sami Mallı

İlk olarak kendiniz hakkında bizi biraz bilgilendirir misiniz?

Mahmut Sami Mallı aslen Gümüşhaneli olup Ankara’da doğup büyümüş bir inşaat mühendisidir. 2009 genç MÜSİAD Ankara şubesi, 2009 TOBB Ankara genç girişimciler kurulu, Ankara genç MÜSİAD sektörlerden sorumlu başkan yardımcısı, TOBB Ankara genç girişimciler kurulu yönetim kurulu üyesi, Ankara MÜSİAD üyesi olarak iş dünyasında ve sivil toplum kuruluşlarında üst düzey görev almış bir kişidir. En önemlisi üstlendiği görevleri başarılı bir şekilde yerine getirmiştir, kimlik ve liyakat ilkelerine bağlı bir vatandaştır. 2012-2014 AK Parti Genel Merkez Gençlik Kolları MKYK Üyesi, Gençlik Kolları Yerel Yönetimler Başkan Yardımcılığı, Teşkilat Başkan Yardımcılığı Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölge Koordinatörü ve Ekonomi ve Mali İşler Başkanı olarak görev yapmıştır. 25. Dönem Ankara Milletvekili, 2016-2017 AK Parti Genel Merkez Ar-Ge Birimi Başkan Yardımcısı ve Siyaset Akademisi Koordinatörlüğü, AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcılığı Gaziantep ve Kilis İl Koordinatörü olarak siyasi hayatındaki çalışmaları ilke ve prensiplerine bağlı olarak sürdürmeye devam etmektedir. Bunun yanı sıra Türk Hava Kurumu Üniversitesi/işletme anabilim dalında akademik çalışmalar sürdürmüştür. Halen Polis Akademisi/Güvenlik Bilimleri Enstitüsünde güvenlik stratejileri ve yönetimi anabilim dalı alanında akademik çalışmalara da devam eden Mahmut Sami Mallı “Stratejik Güç Sistem 2023- Yükseliş” adlı eserin yazarıdır.

Böyle önem arz eden bir kitap çalışması nasıl aklınıza geldi?

Büyüklerimizden her zaman bizlere aşılanan ahlak kültürünün temelinde vatana ve millete bağlılık temel esas olarak aşılandı. Bizler de bu ilkeyi yaşamın merkezine yerleştirip hayat politikası olarak ele aldık. İş dünyası ve siyaset bilimi hususunda her zaman ülkemizin kalkınmasını hedefleyen bir vatandaş oldum. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı örnek alarak onun izinden ilerlemeye ve daima faydalı olmaya çalıştım. AK Parti Genel Merkezde Ar-Ge Başkanlığı başkan yardımcısı olarak görev yaptığım dönemde verimliliği temel esas alarak her alana yönelik araştırmalar yapıyordum. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi üzerine çalışma yapan stratejist ve yazar olan değerli arkadaşım Serdar Bozdoğan’ın teşviki üzerine “Yeni Devlet ve Teşkilat Sistemi Modeli” üzerine bir çalışma yapmaya başladık. Uzun süren araştırmalar, kaynakların incelenmesi, sistemlerin gözlemlenmesi vb. çalışmalar sonucunda devletimize, milletimize ve vatanımıza güzel bir eser hazırlamak nasip oldu.

Kitap çalışmasının içeriği hakkında bilgi verir misiniz?

Bir stratejist ile ortak çalışma yapmak öyle çok kolay olan bir süreç değil. En ince ayrıntısına kadar odaklanmak gerekiyor. Dünü, bugünü, yarını ve yarından sonrasını gözetmek gerekiyor. Tarihi değerler, tarihi bağlar, tarihi değerler ve tarihin bizzat kendisi her zaman ön planda olmak zorunda. Kitap çalışması üç ana başlıktan ve on altı konudan oluşmaktadır. Amaç, kapsam ve yöntem olarak ayrı ayrı incelenen ve sağlaması yapılan bir çalışmadır. On altı konuda tarihte büyük izler bırakan Türk devletlerini simgelemektedir.

Amaç, kapsam ve yöntem açısından çalışmayı nasıl ele almalıyız?

Türkiye Cumhuriyeti; İ’lâ-yı Kelimetullah davası adına sulha hâkim olmak için birden fazla coğrafyada at koşturan, suhulet üzere üç kıtada vücut bulan, asırlardır dünya barışı ve adaletinin teminatı, İslam âleminin ve bütün mazlum milletlerin yegâne umudu olan, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçısı, çağdaş bir hukuk devletidir. Temel ana unsuru; Tek vatan, tek devlet, tek bayrak, tek millet felsefesi çerçevesinde kenetlenip, on altı başarılı devlet kurarak var olduğu her devirde adaleti ile beklenen olmuştur.

Tarihin yeniden yazıldığı günümüzde ülkenin ve milletin selameti adına devlet politikalarının istiklal ve istikbal vaad eden hedeflerle donatılarak kültür ve medeniyetimiz aslına sadık ve başarılı bir şekilde hayatını idame ettirecektir.

Metehan’dan miras kalan onluk sistem, adaletli bir şekilde kalkınmak için yerli ve millî ilkeler doğrultusunda devlet stratejisine dönüştürülecektir. Bu ilke ışığından feyz alarak; eğitim, sağlık, kültür, emniyet, güvenlik, diplomasi, halkla ilişkiler, sosyal politikalar, millî istihbarat ve millî güvenlik hususunda bütün stratejik planlar hassas bir şekilde hayata geçirilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti; müktesebatlarını ve hatıralarını canlandırarak asırlara dayanan yönetim ve devlet kurma tecrübesi ile teşkilât yapılanması ve idare etme sanatını yeni stratejik temeller üzerinde inşa ederek millet ve devlet bütünlüğünü güçlendirmektedir. Milletin arzuladığı Kızılelma mefkûresine devletin eliyle ulaşılması temin edilerek ülkemiz tam bağımsız ve hür bir şekilde dünya politikasında denge unsuru olacaktır. Türk milleti; demokrasi, insan hakları, özgürlük, dayanışma ve adil hukuk sistemine bağlı kalarak muasır medeniyetler seviyesinde öncü bir şekilde hayat sürecektir.

Asırlar önce yazılan ve kendilerinden sonraki nesillere ilke prensibi olarak miras bırakılan; Metehan’ın Onluk Sistem’i, Orhun Yazıtları, Kutadgu Bilig, Dîvânu Lugâti’t-Türk, Atabetü’l Hakayık, Divan-ı Hikmet, Mukaddime, Savaş Sanatı, Siyasetname gibi tarihî ve bilimsel değerlerden beslenerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yeni teşkilât ve strateji modeli hayata geçirilmektedir. Ülkemizde, devlet teşkilâtının ve yönetim felsefesinin yeniden yapılandırılmasına katkı sağlamak düşüncesiyle hazırlanan “STRATEJİK GÜÇ SİSTEM 2023 – YÜKSELİŞ” projesi; Ülkemize, Milletimize, Devletimize ve Aziz Şehitlerimize armağan edilmek üzere kaleme alınan bir eserdir.

Okurlarımıza vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Değerli arkadaşım Stratejist Serdar Bozdoğan’ın her zaman belirttiği güzel bir söz vardır. 21. yüzyılın yönetim şekli bilim, teknoloji, akıl ve insandır. Analitik düşünce içerisinde algılama ve adaptasyon yeteneğini temin ederek, bilim dallarından teknolojinin keşfini akıl ile yürüten insanın en büyük mahareti ufku ve ötesini görmeyi sağlamasıdır. Türk milleti olarak her zaman devletimize sahip çıkmak öncelikli vatandaşlık görevimizdir. Bu görevin başında, okuyarak araştırıp düşünerek akıl yürütme ile bilgi ve birikim sahibi olmak için çaba sarf etmeleridir. Üstat Mehmet Akif Ersoy’un “Zulmü alkışlayamam ve zalimi asla sevemem” nasihatine kulak vererek hayata kimlik ve ehliyet eksenli bir vizyon içerisinde yön vermeleri insanları her zaman mutlu sonlara ulaştıracaktır. Hayatta en hakiki mürşit ilimdir. Hakikat olan mürşide ulaşmak için ilim sevdalısı olmaya özen gösterilmelidir.

Son olarak ne söylemek istersiniz?

Her zaman beni suhulet ile yol almaya sevk eden kıymetli anne ve babama, her çalışmada beni engin fikirleri ile destekleyen kıymetli kardeşlerime, hayata anlam katan, huzur ve sükûneti yaşama enjekte eden ve beni her hususta destekleyen kıymetli eşime sabır, azim ve gayretlerinden dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.