Ana sayfa - Son Sayı - Sporun Uluslararası İlişkilere Etkisi / Dr. Yusuf Barsbuğa

Sporun Uluslararası İlişkilere Etkisi / Dr. Yusuf Barsbuğa

Sporun, toplum içindeki yeri, önemi ve toplumsal boyutu ile ilgili düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Spor günümüzde, neredeyse 7’den 70’e her insanın hayatına farklı boyutta tezahür eden bir yapı halini almıştır. Sporun genel anlamda, fiziksel, sosyal, duygusal ve zihinsel etkilerini bireysel perspektifte açıklayan oldukça fazla bilimsel çalışmaya rastlamak mümkündür. Ancak sporun sağladığı bireysel kazanımların yanında, bu etkinin büyüyen halkalar halinde önce topluluklara akabinde ise toplumsal sınırları aşarak uluslararası boyutta etki alanına sahip olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Aslında bu durum biraz da sporun doğası ile ilgili diyebiliriz. Spor; toplumlarla beraber, onların kültürel ve tarihsel gelişmelerinden etkilenerek, kendi yapısını ve işlevini geliştiren bir olgudur. Bu olguyu irdelemek gerekirse, antik çağ Mısırlıların, Yukarı Mısır’daki Akhmem’de düzenli olarak uluslararası sportif oyunlar yaptığına dair bir teori bulunmaktadır. Sportif sürecin; oldukça eski tarihlerden itibaren, savaş hazırlığı, sportif faaliyet, kutlama, yarışma gibi amacı ne olursa olsun toplumları derinden etkileyen bir düzeyde gerçekleştiği aşikârdır. Günümüzde ise spor, gelişen teknoloji ve iletişim yetilerinin etkileri ile beraber kitleleri etkileyen ve hatta yönlendiren, toplumsal hayatın yadsınamaz bir parçası olmuştur.
Sporun uluslararası ilişkilerde ne tarz etkileri olmaktadır?
Uluslararası ilişkiler kavramının spor ile ilişkisine değinmeden önce, sporun gücüne ve önemine atıf yapan Nelson Mandela’nın şu sözlerini hatırlamak yerinde olacaktır: “Spor dünyayı değiştirme gücüne sahiptir. İlham verme gücüne sahiptir. İnsanları birleştirme gücüne sahiptir. Ve spor, umutsuzluğun olduğu yerde umut yaratabilir.”
Uluslararası ilişkilerin; dar anlamda, devletlerarası ilişkiler ve diplomatik faaliyetler olarak görülmesine karşın genel anlamda sosyal ve kültürel ilişkilerin bu kavram için önemli bir yer tuttuğunu söyleyebiliriz. Özellikle dünya savaşlarından sonra; disiplinde, yüksek politika araçları olarak görülen askerî, ekonomik vb. sert güç unsurların önemini korumakla beraber, ülkeler ya da diğer uluslararası aktörlerin ilişkilerinde daha fazla pragmatik fayda sağlayan kültürel ve sosyal yumuşak güç unsurlarının etkisinin arttığını söylemek yanlış olmayacaktır. ABD dış politikasının belirlenmesinde önemli etkileri olan ve ABD Ulusal İstihbarat Konseyi’nin başkanlığını yapmış, ayrıca Clinton döneminde ABD Savunma Bakanlığı’nda görev yapmış Joseph S. Nye Jr’ın ilk kez kullandığı yumuşak güç kavramı, sporu da içinde barındıran birtakım sosyal ve kültürel olgularla ilişkilerin daha da pekiştirileceğine vurgu yapmıştır. Yumuşak güç unsurlarının en önemlilerinden biri olan spor da son yüzyılda oldukça önemini artırmış, uluslararası diyalog ve kültürler arası iş birliğini destekleme boyutuyla uluslararası aktörler tarafından sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır. Spor; yarışma, kazanma, oyun gibi kollarının yanında; uluslararası çatışmaların çözümü, diplomasi, ötekileştirme çabalarına karşı direniş, ulusal kimlik, ayrımcılık gibi konularda da kullanılmaya başlanmıştır. 1920 Anvers, 1936 Berlin, 1972 Münih gibi ülkelerin birbirini boykot ettiği, siyasi propagandaların yapıldığı hatta terör faaliyetlerinin gerçekleştirildiği birçok Olimpiyat Oyunu vardır. Hatta bir savaşa sebep veren, Honduras ve El Salvador arasında gerçekleşen futbol maçı, birçok birikmiş etkene bağlı olsa da tarihte futbol savaşı olarak kara bir leke bırakmıştır. Tabi bu negatif örneklerin yanında pozitif örnek olacak birçok spor temelli olay vardır. 1971 yılında Japonya’nın Nagoya şehrinde gerçekleşen Dünya Masa Tenisi Şampiyonası sırasında sporcular arasında oluşan dostça diyalog sonrası, Çin Halk Cumhuriyeti ve ABD arasında gerçekleşen ping pong diplomasisi iki ülke arasında buzları eritmiştir. Yine ülkemizin 2008 yılında Ermenistan milli takımı ile yapmış olduğu futbol karşılaşması sonucu, birtakım olumlu diplomatik faaliyetler gerçekleştirilmiştir. Öz olarak aslına bakarsanız spor, uluslararası ilişkileri etkileyen önemli bir güç unsurudur. Bu unsurun nasıl kullanılacağı ise uluslararası aktörlerin seçimlerine bağlıdır.
Sporcu, antrenör, hakemlerimizin dahil olduğu bir araştırma yaptınız. Bu bağlamda sporun negatif ve pozitif yönlü etkilerine dair ne gibi sonuçlar ortaya çıktı?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, spor oldukça zengin etkilere sahip bir olgu olarak her insan hayatında farklı bir etki bırakabilir. Ancak araştırmam, bu alanda uluslararası platformda derecelere sahip, deneyim olarak oldukça yetkin spor elemanlarına yönelik gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar; negatif yönde, doping ve haksız rekabet, holiganizm ve şiddet, narsisizm ve spor kazaları ile yaralanma konularına değindiler. Tabi bu başlıkların alt boyutları, aslına bakarsanız oldukça zengin. Örneğin, katılımcıların doping ve haksız rekabet konusunda ifadelerini irdeleyecek olursak, diğer ülke katılımcılarından bazılarının bilinçli olarak bu tarz faaliyetlerde bulunduğunu ve hatta bir adım daha öteye giderek planlı ötekileştirme yöntemleri ile haksız rekabet unsurlarının desteklendiği ve bunun da sporu global anlamda olumsuz etkilediği yönünde ifadelerle karşılaştım. Yine şiddet unsurunu ele alacak olursak katılımcıların ifadeleri doğrultusunda, fiziksel olmasa da birçok uluslararası organizasyonda sporcuların ve diğer spor elemanlarının psikolojik şiddet unsurlarıyla başa çıkması gerektiği gerçeği ile karşılaştım. Bununla beraber katılımcıların spora yönelik oldukça fazla pozitif etki nitelendirdiğini söyleyebilirim. Katılımcılar sporun; bireysel anlamda, fiziksel, ruhsal ve duyusal gelişime olumlu etkisinin yanında kolektif olarak, sosyal etkileşim, toplumsal uyum ve fayda, akademik eğitim hayatına katkı, uluslararası platformda tanıtım ve reklam gibi birçok konuda sporun olumlu etkilerinden bahsettiler. Aslına bakarsanız bu araştırma ile amaçladığım katkı, elde ettiğimiz sonuçlar ile sporun zirvesi olarak nitelendirebileceğimiz, Olimpiyat Oyunları, Dünya, Avrupa Şampiyonaları gibi organizasyonlarda ülkemizi temsil eden spor elemanlarımızın nelerden etkilendiğini tespit etmek ve ister negatif ister pozitif anlamda hangi pekiştirmelerle, sporun uluslararası anlamda ülkemiz için yetkin kullanımına nasıl destek olunabilir sorusuna cevap aramak diyebilirim.
Spor uluslararası iş birliğine ne gibi katkılar sunmaktadır?
Büyük ve uluslararası düzeyde gerçekleşen spor organizasyonları, global düzenleyici spor kuruluşlarının etkinlikleri, endüstriyel faaliyetler ve özellikle dünya genelinde tanınmış sporcular ile spor; diplomatik faaliyetlere oldukça elverişli bir zemin hazırlamaktadır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, spor temalı eğitim faaliyetleri, ekonomik faaliyetler, sponsorluk anlaşmaları, uluslararası diyaloğun güçlenmesinde önemli etkileri olan spor karşılaşmaları ve uluslararası tanıtım ile reklam faaliyetleri; gerek ülkeler arasında gerekse uluslararası aktörler nezdinde sporun uluslararası iş birliğini pekiştirmesinde önemli unsurlar olarak karşımıza çıkmıştır. Ancak çalışmada sorgulanan ve bu önemli pozitif yönlü etkilerin önünde engel teşkil eden dış politika kaynaklı ve gelişmişlik seviyesi kaynaklı ön yargı, dinî inanç ve etnik köken kaynaklı ön yargı gibi olumsuz sonuç doğuran etkenlerin uluslararası iş birliğini engellediği tespit edilmiştir. Spor elemanlarının bu olumsuzluklardan kaynaklı iletişim ve iş birliği faaliyetlerinden uzaklaştığı görülmüştür.
Spor, bütün dünyayı etkileyen ortak bir dil olarak gün geçtikçe önemini artırmaktadır. Spor; fiziksel performans unsurlarının yanında, sosyal derinliği ile de oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Uluslararası arenada katılımcıların belirli düzenlemeler ve kurallarla eşit temsil yetisine sahip olduğu nadir alanlardan biri olan sporun, bu özellikleri ile etkin bir şekilde kullanımı bütün ülkeler için kayda değer kazanımlar sağlayabilir. Spor; özellikle uluslararası platformlarda görev alan veya temsil faaliyeti sürdüren spor elemanlarına, spor diplomasisi konusunda bilinç kazandırılarak, uluslararası alanda iş birliği, toplumların entegrasyonu ve kültürel etkileşim için etkili bir araç olarak kullanılabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.