Ana sayfa - Son Sayı - Sosyal Medyada Bilgileriniz Ne Kadar Güvenli? / Doç. Dr. Ali Murat Kırık

Sosyal Medyada Bilgileriniz Ne Kadar Güvenli? / Doç. Dr. Ali Murat Kırık

Facebook’un 50 milyon civarında kullanıcısının bilgilerinin usulsüz bir şekilde kullanıldığı ortaya çıktı. Bu muhtemelen buzdağının görünen yüzü. Kişisel bilgileri koruma adına neler yapılabilir?
Artık sosyal medya, hayatımızın merkezinde yer almaktadır. Özellikle Facebook gibi sosyal paylaşım ağları her yaştan, her çevreden kullanıcı tarafından yoğun ilgi görmektedir. Facebook kullanıcı bilgilerinin Cambridge Analytica şirketi tarafından usule aykırı bir biçimde kullanıldığının ortaya çıktığı skandaldan sonra Türkiye’den de yaklaşık 234 bin 584 kişinin etkilendiği açıklandı. Bu oldukça büyük bir rakam. Kullanıcılar ne kadar dikkatli olsalar da bu sızıntılar genelde sosyal ağların kendi bünyesinde meydana gelmektedir. Kişisel bilgi güvenliği için ücretsiz e-posta hizmetlerinin kullanılmaması son derece önemlidir. İki faktörlü kimlik doğrulaması kullanmak da en azından hesaplarımızın başkasının eline geçmesine engel olacaktır.
Uygulamaları kullanırken nelere dikkat edilmeli? Bu uygulamalar hangi bilgilerimize ulaşabiliyor, bu bilgileri nerelerde, nasıl kullanıyorlar?
Sosyal ağlardaki üçüncü parti uygulamalar veri hırsızlığına davetiye çıkarmaktadır. Bu uygulamalara erişim izni verilmemelidir. Bu uygulamalara erişim izni verilmesi demek kişisel bilgilerin program üreticilerinin eline geçmesi anlamına gelmektedir. Çünkü bu uygulamalara izin verilmesi halinde telefon rehberi, kimlik bilgileri, fotoğraflar gibi özel bilgilere uzaktan erişim sağlanabilmektedir. Bu elde edilen bilgiler veri hırsızlığına ve sanal dolandırıcılığa neden olmaktadır.
Sosyal medyadaki uygulamalara izin verip silsek bile tehlike devam ediyor mu?
Sosyal medyadaki uygulamalara izin verildikten sonra silinse bile zaten bilgiler karşı tarafın veri tabanında depolanmaktadır. Dolayısıyla kişisel veriler 3. şahısların eline geçtikten sonra bu işin dönüşü bulunmamaktadır. Dijital iz dediğimiz bir kavram mevcuttur. Dijital iz, kişisel mahremiyetin zedelenmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla uygulamaları yüklemeden yayıncılarının isimlerine mutlak suretle bakılmalıdır. Aksi takdirde büyük tehlikelerle karşı karşıya kalınabilmektedir.
Son dönemde kripto paralar çok gündemde güvenirliliği açısından ne söylenebilir?
Kısa yoldan para kazanma ya da eldeki mevcudu arttırma arzusu insanlar arasında oldukça revaçta. Bu nedenle birçok farklı kazanç kapısı araştırılıyor. Bunlardan bir tanesi de kripto paralar. Hatta gelecekte ticaretin tamamen kripto paralar üzerinden gerçekleştirileceği de söylentiler arasında yer alıyor. Kripto para birimi; para gibi değeri olan, hem sanal hem de hiçbir şekilde karşılığı olmayan bir para şekli. Her türlü alım satım yapabildiğiniz fakat somut olarak göstermediğiniz bu para birimiyle dünya üzerinde ticaret yapılıyor. Bir anda düşebilmekte, bir anda yükselebilmekte. Yatırdığınız parayı birkaç sene sonra bulamama riski de var. Bu açıdan bakıldığında ne kadar güvenilir olduğu tartışılır.
Finans dünyasının bitcoin yorumları, bitcoinin balon olduğu yönünde, bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Bitcoin ve birçok türevi bugün belli bir ekonomik değere sahip. Sonuçta bunun ticari bir değeri mevcut. Bilgisayarlarda tutulan verilerle yani Bitcoin madenciliğiyle büyük kazanç elde edebiliyorsunuz. Ama ifade ettiğim gibi değeri bir anda sıfırlanabilir. Bitcoin çok ilgi gördükten sonra farklı kripto paralar da ortaya çıktı. Ancak sonucunun ne olacağı belli değil, yani çok karanlık. Buraya para yatırmak büyük bir risk işi. Geri dönüşü olmadığı takdirde var olan mevcut da bir anda uçabilir… Sistem kimin hâkimiyetinde, hangi elde toplanmış, neye hizmet ediyor… Bunlar hep muamma…
Kripto paralarda mağduriyetler yaşanabilir mi?
Kripto paraların büyük bir mağduriyet yaşatacağına inanıyorum. Çünkü yasal bir zemine oturtulamadı. Yani dünya ekonomisinin geniş bir kısmının kripto paralar üzerinden döndüğünü söyleyebilmek mümkün. Ama ne kadar sürer belli değil? Ne zamana kadar bu artış devam eder? O da belli değil. Yatırılan para, pul halini alınca mağduriyetlerin yaşanılması kaçınılmazdır. Yani hukuki olarak hakkınızı da arayamazsınız. Sanal bir para, gerçek değil… Hak iddia edemezsiniz… O nedenle uzak durmakta yarar var.
Son dönemde Çiftlikbank ve muadili dolandırıcılık olayları ortaya çıktı. Dolandırıcıların tuzağına düşmekten nasıl kurtulabiliriz?
Zincir ya da network adı verilen sistemler kısa yoldan kazanç sağlamaktadır. Sistem üyelik esasıyla hareket eder. Her gelen başkasını üye yapar, o diğerini derken bir zincir oluşuyor. Ancak belli bir noktadan sonra bu zincire halka eklenemiyor, çünkü eklenecek kimse kalmıyor. Dolayısıyla sistem çöküyor. Böylece mağduriyetler ardı ardına yaşanmaya başlıyor. Geçmişte Titan vardı, bugün Çiftlik Bank oldu, yarın da başka bir isimle bu tuzaklar ortaya çıkacak. En doğrusu alnımızın teriyle helalinden para kazanmaktır. Bu tarz zincirlere girmemek, üye olmamak gerekmektedir. Kimse bizleri zorla bu zincirlere dâhil etmiyor. Tuzağa düşmemek için girmemek gerekiyor. Açık ve net!
Sanal ortamdaki dolandırıcılar ne gibi teknikler kullanıyorlar?
Sanal ortamda dolandırıcılar özellikle sahte internet siteleri üzerinden vatandaşları kandırıyorlar. Açtıkları sahte siteler üzerinden dolandırıcılık faaliyetleri gerçekleştiriyorlar. Aynı zamanda yemleme diye tabir edilen e-postaları vatandaşlara göndererek kullanıcı adı ve şifrelerini ele geçirmeye çalışıyorlar. Korsan bahis ve alışveriş siteleri üzerinden de yasal olmayan yöntemlerle gelir elde etmeye çalışıyorlar. Sosyal medya hesaplarını hackleyerek kullanıcılardan para sızdırmaya çalışıyorlar. Daha yüksek kazanç elde edileceği vaadiyle yasal olmayan platformlara üye yaptırılıyor ve bu sayede dolandırılıyorlar. Banka şifrelerinin ele geçirilmesi de kullanıcıları bekleyen tehlikelerden… Kullanıcıların internet ortamında gezinirken çok dikkatli olmaları ve şifre bilgilerini ulu orta girmemeleri gerekiyor.
Sosyal medyada manipülatif ve sahte içerikler çok fazla. Bu içerikler nasıl tespit edilebilir?
Sosyal medyadaki sahte ve manipülatif içerikler kullanıcıları her anlamda tehdit ediyor. Özellikle montajlanmış fotoğraflar ve içerikler bu tehditlerin başlıcalarından… Montajlanmış görüntülerin gerçek olup olmadığını tespit etmek için Google Görsel Araması kullanılmalıdır. Google Görsel Araması, fotoğrafların ilk paylaşım yerini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla sosyal medyadaki sahte içeriklerin yayılmasının önüne böyle geçilebilmektedir. Yine haberlerin, görsellerin birden çok kaynaktan, devletin resmi kurum ve kuruluşlarının web sitelerinden teyit edilmesi de önerilen bir diğer yoldur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.