Ana sayfa - Manşet - Sosyal Medya Fenomenlerinin Etki Gücü ve Güvenirlikleri / Dr. Mehmet Sinan Tam

Sosyal Medya Fenomenlerinin Etki Gücü ve Güvenirlikleri / Dr. Mehmet Sinan Tam

Sosyal medya fenomeni kime denir? Hangi karakteristik özellikleri vardır? Onları öne çıkaran özellikler nelerdir?
Sıradan bireylerden farklı olarak yüzbinlerce veya milyonlarca takipçi sayısına sahip olan sosyal medya hesaplarına, sosyal medya fenomeni denilmektedir.
Bu kitleyi ünlülerden veya kanaat önderlerinden ayıran şey sanal ortamda kendilerini ispatlamaları ve daha profesyonel düzeyde sosyal medyayı deneyimleyerek kendilerini sıradan kullanıcılardan farklılaştırmasıdır.
Sadece kendi uzmanlık alanlarında değil, aynı zamanda mecra anlamında da kendilerini konumlandırmaları, periyodik aralıklarla sık sık içerik paylaşmaları ve takipçi kitlesiyle samimi bir dil kullanmaları, fenomenleri öne çıkartan özelliklerdir. Aslında bunu tetikleyen güç; takipçileridir. Yani takipçilerin verdiği tepkiler fenomenlerin ne paylaşacağını da bir nevi belirliyor.
Sosyal medya fenomenlerinin kanaat önderliği rolü var mı? Yaptığınız araştırmalara göre takipçilerinde nasıl etkiler bırakıyorlar?
Fenomenler hem diğer fenomenlerin içeriklerinden ilham alıyor hem de kendilerine has; söz, tavır ve içerikleriyle, takipçileri üzerinde bir kanaat önderi rolü oynuyorlar. Fenomenleri takip eden kitle üzerinde gerçekleştirdiğimiz bir araştırmamızda; sosyo-demografik değişkenler, sosyal medyada geçirilen süre ve fenomen takip etme sıklığıyla paralel olarak, bireylerin bu kitleden etkilendiklerini bulguladık. Takip edicilerin fenomenlerle iletişime geçerek bilgiler edindiği, bu bilgiyi söz ve davranışlarıyla taklit ettiği ve bu yolla da eğlendiklerini saptadık. Aynı zamanda fenomenlerin paylaşımlarını tükettikçe fenomen olma isteğinin arttığını, özellikle çocuk ve genç kuşak üzerinde olumsuz eylemlere yol açabilecek davranışların da çok sık teşvik edildiğini gözlemledik.
Sosyal medya platformlarında en çok takipçileri olan kişileri incelediğinizde hangi yönleriyle yüksek takipçi sayılarına ulaşıyorlar?
Fenomenler genellikle trolleme, zorbalık, hakaret etme, bilgiçlik taslama, insanların merak duygularını izale etme, ilginç ve absürt denemeler, duygusallık ve rasyonelleştirme gibi söz ve fiiller sergileyerek takipçi kazanıyorlar.
Fenomenler güvenilir mi? Yoksa takipçi kazanmak için her yola başvuruyorlar mı?
Kanaat önderliği rolüyle fenomenler arasında ince bir perde bulunuyor. Söz gelimi; kanaat önderi diye ifade ettiğiniz kişi zaten birlikte yaşadığınız veya hakkında ne iş yaptığıyla ilgili bilgi sahibi olduğumuzdan onun; ailesi, yaşayışı ve değerleri hakkında çok rahat bir biçimde bilgi edinebiliriz (köydeki muhtar, öğretmen ve imam gibi), fakat fenomenlerde, sahte ve sanal bir yaşam kurgusu ön plandadır. Haliyle bu durum fenomenler hakkında kuşkuyu artırıyor. Fenomenler; takipçi kazanmak, bilinir olmak veya ülke gündeminde yer bulmak için bazen her yolu mübah kabul edebiliyorlar. Hatta toplumumuz tarafından kabul edilen birçok değerin birtakım fenomenler tarafından alaşağı edildiğine de maalesef şahitlik etmekteyiz. “Tek gayem fenomen olmak” düşüncesi dışında, her ne kadar azda olsa gerçekten insanlığa fayda sağlamaya çalışan hesaplar da var.
Sosyal medya, reklam için de kullanılan bir mecra. Fenomenlerin, reklam almak için bir kitle yakalamaya çalıştığını söyleyebilir misiniz?
Genellikle fenomen olma ideasını gerçekleştiren hesapların bir sonraki hedefi; “sanal alemleri” üzerinden para kazanmak oluyor. Örneğin; takip ettiğimiz bir Instagram fenomeni, aniden bize bir markayı övebiliyor ya da yaptığı paylaşımda kurum ismini vermeden markaya ait ürün ve hizmetleri kullanabiliyor. Burada markaların genel ikna yöntemi “sizden birinin deneyimi” şeklindedir. Tüm bu süreç olurken, reklam hissi ve algısı da haliyle oluşturulmamaya gayret edilir. Yani fenomenler; daha fazla izlenmek, para kazanmak ve takipçi sayısını artırmak; markalar, bilinir olmak ve kâr elde etme gayesiyle kazan-kazan ilişkisinde bulunuyorlar.
İnsanlar danışacak büyükleri dostları olmadığı için sosyal medyada bir şey danışma ihtiyacına mı giriyor? Çevresinde yönlendireceği kimsesi mi yok?
İnsanlık doğası gereği tarih boyunca; danışma, fikir alma, onaylanma ve yönlendirmeye ihtiyaç duymuştur. Şu anda da aslında bu durum sanal bir ortamla sürdürülüyor. Fakat bu ortamdaki birey, sureten bilinmekte sireten yok görünümündedir. Bunu ilk kez deneyimliyoruz. Çevremizdeki güvenilir insanlara her an erişemememiz veya kendimizi rahat hissetmeyişimiz, fenomenlere danışmaya bizleri itiyor. Öte yandan sosyal medya araçlarına olan düşkünlüğümüz de beraberinde sosyal medya kişiliklerini bir rol model ve kanaat önderi olarak görmemize neden oluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.