Ana sayfa - Arşiv - Osmanlı’dan Günümüze Fotoğrafçılık / Gülderen Bölük

Osmanlı’dan Günümüze Fotoğrafçılık / Gülderen Bölük

38-osmanlidan-gunumuze-fotografcilik“Fotoğrafın Serüveni” kitabınızdan bahseder misiniz?
Kitap yaklaşık 10 yıllık bir araştırmanın sonucu. 2000 yılından bu yana topladığım fotoğrafa dair efemeraların, stüdyo fotoğraflarının, Osmanlıca olarak yayımlanmış kitap ve dergilerin incelenmesiyle ortaya çıkmış bir çalışma.

Osmanlı’dan günümüze fotoğrafçılığın katettiği aşamaları anlatır mısınız?
Başlangıcından günümüze fotoğraf alanındaki hiç durmayan gelişmeleri; kimyasal, teknik ve sanatsal olmak üzere üç koldan ele alabiliriz. Fotoğrafın sahneye çıkmasından çok kısa süre sonra yani 1850’li yıllarda Avrupa’da başlayıp yayılan sanat akımları bizde 1950’lerden sonra görülür. Teknik ve kimyasal gelişmeler; başta Fransa olmak üzere dışarıdaki gelişmelere bağlı olarak bizde de takip edilebilir. Ayrıca fotoğrafın sosyolojiyle çok sıkı bağları vardır. Fotoğraflara bakarak pek çok çıkarımda bulunmak mümkün.

Fotoğrafın tarihine baktığımızda neler yıllar içinde aynı, neler değişmiş?
Bazı temel bilgiler aynı kalsa da teknikler değişiyor. Bilindiği gibi günümüzde dijital bir devrim yaşanmakta. Fotoğraf da bu gelişmelerden etkilenmektedir. Toplumlar da bu gelişmelerden etkileniyor. Tüm bunlar fotoğraftan beklentileri de değiştiriyor. Örneğin fotoğrafın en çok güvenilen ve en önemsenen özelliklerinden biri olan belge değeri bugün tartışılmakta.

Osmanlı zamanında kullanılan makineler ve şimdiki makineler neleri değiştiriyor?
İlk zamanların kocaman makineleri zamanla küçüldü ve kolaylaştı. Dolayısıyla yaygınlaştı. Makineleri değiştiren ve dönüştüren gelişmeler aslında insanları da değiştiriyor. Günümüzde yaşanan dijital teknolojiler de bizleri etkiliyor. Çünkü hiçbir şey tek başına durup dururken değişmiyor ya da dönüşmüyor. İnsan ihtiyaç hissediyorsa ya da gerekli görüyorsa kullandığı cihaza etki ediyor.

Bir fotoğraf bize neler anlatır?
Kitabın konusu olan stüdyo fotoğrafları üzerinden anlatacak olursak; ilk fotoğrafların yapıştığı kartonlar pek çok bilgiye sahiptir. Stüdyoya ve fotoğrafçılara ait pek çok bilgiyi barındırır. Bunların dışında dönemin insanlarını, moda anlayışlarını, mobilyalarını, oyuncaklarını, sosyal ilişkileri salt fotoğraflara bakarak değerlendirebiliriz.

Fotoğraf sosyolojik yönüyle toplumu nasıl etkileniyor?
Fotoğrafın keşfiyle; bilinmeyen bazı şeyler bilinir, görünmeyen şeyler ya da yerler de görünür oldu. Sahneye çıktığı 1839 yılı için çok büyük ve ses getiren bir icattı. Daha önceden anlatılan ve çizilenler fotoğrafla birlikte ete kemiğe büründü. Sıradan insanların portreleri de tıpkı kral ve aristokrat portreleri gibi sonsuza kalacak değer ve öneme yükseldi. Basında fotoğrafın gücü keşfedildi. Kitlelerin algıları değiştirildi, manipüle edildi. Bazı düşünceler dikte edildi, kandırıldı ya da kamuoyu oluşturuldu. Fotoğraf hala en güçlü silahlardan biri. Siyasetten sanata, eğlenceden reklama, kullanılmayan alan yok gibi.

Şimdilerde çok moda olan sosyal medyada fotoğraf kullanımı konusunda neler söylemek istersiniz?
Sosyal medyada fotoğraf sınırsız bir şekilde dolaşıyor. Az yazı, bol fotoğraf. Pek çoğu da kaydedildikten kısa süre sonra silinip gidiyor. Güncel ve siyasi fotoğraflar kadar, insanlar kendi yaşam tarz ve anlayışlarını da ortaya koymak için kullanıyorlar. Selfie ya da özçekim fotoğraflar, yukarıda söz ettiğimiz gibi “Ben oradaydım, yaptım, gezdim, gördüm…” gibi saklı ifadelerle, kral portrelerine öykünmüş bir ifade aracı. İnsanın temel ihtiyaçları pek değişmiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.