Ana sayfa - Manşet - Osmanlı Hekimlerine Göre Sağlıklı Yaşamda Önemli Bir Etken Spor / Prof. Dr. Ayten Altıntaş

Osmanlı Hekimlerine Göre Sağlıklı Yaşamda Önemli Bir Etken Spor / Prof. Dr. Ayten Altıntaş

Osmanlı tıbbının sağlıklı yaşam konusundaki olmazsa olmazlarından birisi de spordur. Osmanlı tıp kitaplarında bu bölüm “Hareket ve Sükûn” başlığı altında işlenir. Hareket etmek, hem bedenin hem organların hem de nefsin hareketi olarak tarif edilir. Sükûn ise hareketsizlik tam bir istirahat halidir.

Hareket etmeyi de ikiye ayırırlar; cüzi yani ufak bir bölgenin hareketi ve külli yani bütünün hareketi. Cüzi hareketler herhangi bir organın hareketidir ki bir organ hareket eder, diğerleri etmez. Dilin hareketi gibi. Sadece konuşulduğu zaman dil hareket eder diğer organlar hareket etmez. Bu hareketin o organlara faydası vardır. Elin hareketinde elin sinirleri, damarları, kemikleri hareket eder, böylece elde zararlı, lüzumsuz madde kalmaz. Dilin hareketinde de böyledir ve oradaki zararlı maddeler uzaklaşır ve o organ bundan fayda görür. Bir şartla ki bu hareket uzun süreli ve yorucu hale gelmesin. Yorucu hareket etmek vücut ısısını arttırır, mizacı soğutur ve kurutur. Bir organın veya vücudun uzun süre ve sert hareketi faydalı olmaktan çıkar ve zararlı olmaya başlar. Bir örnek olarak göz’ün hareketi verilir. Bir kişinin kısa bir müddet gayet ufak, ince nesnelere bakması gözü netleştirir, kuvvetini arttırır, sinirlerini kuvvetlendirir. Eğer uzun zaman ve ısrarla bu ufak nesnelere bakmağa devam edilirse ve özellikle tok karnına böyle bakılırsa gözün kuvvetini zayıflatır, tıkanıklıklar yapar, baş ağrısı yapar. Aç karnına bakmaya devam edilirse göz sinirlerini zayıflatır, gözde kararma hissedilir ve göz yaşarması olur.

SPORUN FAYDASI

Osmanlı hekimleri spor konusuna girmeden önce spor yapmanın sağlık bakımından faydasını uzun uzun anlatırlar. Bedenin hareketi olan spor yapmak (beden riyazeti) vücutta oluşan zararlı fazlalıkların atılması, uzaklaştırılması, sağlığın korunmasında gerekli tedbirlerdendir. “Bilinmelidir ki insan yemeği hazmettikten sonra geri kalan fazlalıkları atmak için ve sağlığı korumak için harekete muhtaçtır.” diye başlanan bu bölümde anlatılan sporun sağlığa etkisi şöyle özetlenir: İnsanlar her gün çeşitli, birbirinden farklı, türlü türlü yiyecekler yerler. Bunların bir kısmı mizaca uygun düşmeyebilir veya ihtiyaçtan fazla yiyecek yenmiş olabilir. Bunların sindirilmesinden sonra harcanmamış olan “fazlalar” damarlarda kalır. Bu fazlalıkların vücuttan atılması gerekir. Böyle durumlarda spor, hem yenen yemeğin sindirilmesine yardımcı olacak hem de daha önce yenmiş yemeklerden yakılamayan, damarlarda kalmış olan fazlalığın, ilaca gerek kalmadan harcanması ve atılmasını sağlayacaktır. Bu bilgilere göre spor vücuttaki harareti arttırarak vücutta yakılmamış fazlalıkları uzaklaştırıyor ve atılmasını sağlıyor. Burada çok açık olarak sporun sağlık açısından en önemli faydasının “fazlalıkların atılması” konusunda yardımcı olduğu belirtilmektedir. “Vücuttaki zararlı fazlaların tahlîl ve ihracı, sağlığın muhafazasında gerekli tedbirlerden birisidir.” diye bu bilgi tekrarlanır. Sporla vücutta oluşan “harâret-i aslî” atılması gerekip atılamayan maddelerin yanarak atılmasını sağlar.

Spor yapmak, o dönem için yürümek, cirit oynamak, ok atmak ve bunların benzeri hareketler yapmaktır. Bu sporlarda öylesine hareket etmelidir ki beden kızmalı ve terleme mertebesine gelmelidir. Bu şekildeki spordan sonra insana bir sevinç, neşe gelir, iştah artar. Spor; organları, eklemleri ve bedeni kuvvetlendirir. Zor işleri yapmak ona kolay gelir, bedensel hastalıklara yakalanmaz. Çünkü o hareket sebebiyle madde esas unsurlarına ayrılır ve hastalığın ortaya çıkmasına ortam olmaz. Bazı mizaç hastalıkları dahi düzelir, hasta sıhhat bulur. Spor bedeni düzeltir, ciltteki gözenekleri genişletir ve terle birçok madde oradan dışarı atılır.

SPOR NE ZAMAN YAPILMALI

Osmanlı hekimlerine göre sporun vakti ve nasıl yapılacağı çok önemlidir ve belli kurallara bağlıdır. Spordan fayda sağlanmak isteniyorsa ki bu amaçla yapılmalıdır, o zaman vaktinde yapılmalı ve “orta dereceli spor” uygulanmalıdır.

Spor her istendiği zaman yapılamaz. Sporun yapılması gereken vakit konusunda bütün hekimlerin ortak kararı; yiyeceğin hazmedilmiş olduğu, bağırsaklardan besinlerin fazlasının boşaltılmış olduğu vakittir. Yenen gıdalar mideden geçmiş, karaciğerden geçmiş ve damarlara ulaşmış olmalıdır. Bu zaman tam hazmın bittiği zamandır. Kana geçen gıda gereken yerlere ulaşmış, hatta şahıs tekrar acıkmış olduğu zamanın başlangıcı en iyi spor zamanıdır. Böylece spordan gereken fayda görülür ve atılamayan artıklar sporla vücuttan uzaklaştırılır. Bu bilgi “Riyazet ve hareket eylemek içün vakitlerin yeğreği taam yemekten öndür.” diye de özetlenir. Bu zamanda yapılan sporda beden hafifler, gerektiği derecede ısınır, organlar kuvvetlenir, yumuşar, yüze bir renk gelir ve iştah açılır. Böylece o şahıs başka hiçbir ilaca gerek kalmadan sağlığını korumuş olur.

ÖLÇÜLÜ SPOR

Sağlıklı yaşam için yapılan sporun faydalı olabilmesi için ölçülü olması, ifrat derecesinde yapılmaması lazımdır. Orta derecede sporda ten kızarır, deri dolu dolu olur ve ter belirir. Spor ifrat derecesine dönüştüğünde ise vücut çok terlemeye başlar. Bu zararlıdır çünkü bu ter önce bedeni kızdırır daha sonra soğutur, vücudun hıltlarını tahrik edip çürümesine sebep olur, organlar zayıflar. Bu hiç istenmeyen durumdur.

Spora başlama hazırlığından sonra hareket etmeye veya spora başlarken yavaş yavaş başlamalı sonra tempo tedricen arttırılmalıdır. İstenen düzeye geldikten sonra gene yavaş yavaş hareketi azaltmalıdır, ta ki hareket bitip sükûna haline gelinceye kadar. Spor yapmakta istenen düzey şudur; beden ısınmalı, özellikle sırt ısınıp kızmalı, ter gelmeye başlamalıdır. Ter derinin kıllarının dibinde fark edilmeli fakat bu ter gözeneklerden dışarı çıkıp damlamamalıdır. Elle yoklayınca tendeki nem hissedilmeli bu ter ele bulaşmamalı ve asla akacak düzeye gelmemelidir. Bu düzeye gelince sporu bırakmak gerekir. Fakat bırakmanın da kuralları vardır. Spor bırakılırken tekrar masaj yapılır. Masaj veya ovma başlangıçta sert ve katı olmalı, zamanla hafif ve yavaş hale gelmelidir. Yavaş yavaş ovarken beden soğumalı, nefes alıp verme yavaşlamalıdır. Bu hale gelince el ve yüzler yıkanır ve spor bitirilmiş olur. Bundan sonra yemek yenebilir.

Spor bu şekilde yapılırsa hekimlerin istediği amaca ulaşılmış olur. Yani vücutta kalan ve atılması gereken maddeler vücuttan atılır, sağlık kazanılır. Spordan sonra yapılan masaj çok önemlidir, çünkü sporla uzaklaşamamış bazı maddeler son masaj ile vücuttan uzaklaşır. Spor bırakılıp vücut sükûna ulaştıktan sonra hemen kuvvetli, sert hareket etmek, sonra tekrar hiç hareketsiz duruma geçmek vücut için çok kötüdür. Buna çok dikkat etmelidir.

SPOR YORGUNLUĞU VE TEDAVİSİ

Spor yaparken yorgunluk sezildiği vakit ve terleme başlayınca sporu bırakmalıdır. Böyle olmazsa kısa süre sonra vücutta yorgunluk hissi başlayacak, devam edilirse büyük yorgunluk hissedilebilecektir. Bu durum hekimlerin istemediği bir durumdur. Fakat çeşitli sebeplerle yapılan spor bu amacı aşıp yorgunluk verebilir. Bu durumun düzeltilmesi ve tedavisi için hekimler yapılması gerekenleri kurallar haline getirmişlerdir.

Birinci derecedeki yorgunlukta; bütün vücutta ve organlarda hissedilen büyük acı ve ağrı vardır. Organlarda bazen öyle bir yorgunluk olur ki el değdirince veya hareket ettirince yaralarda olan acı gibi ağrı olur. Bunun sebebi vücutta oluşan istenmeyen maddelerdir. Vücut genelde çok ısınmıştır, organlar da fazla ısınmışlardır, sırt soğuktur ve üşür, hatta titreme bile başlar.

Böyle durumlarda sıcak su dolu banyoya (âbzen) girip içinde ağır ağır ovulup masaj yapılmalıdır. Biraz rahatlayınca vücuda sıcak nitelikteki yağlar sürülmelidir. Papatya yağı, dereotu tohumu yağı, hatmi tohumu yağı bu yağlardandır. Sonra sıcak hamama girilmelidir.

İkinci derecedeki yorgunlukta; spor yapan şahıs kol ve bacaklarının çekildiğini sanır, damarlarında ve eklemlerinde hararet ve dolgunluk hissedip zorlukla ve zahmetle hareket eder. Bunun sebebi de kaslarda birikmiş ve atılamamış olan fazlalıklar ve bunun sonucunda oluşan bir çeşit dolaşan havadır. Bu acı ve ağrılar uzun sürer ve günlerce geçmez.

Böyle durumlarda gene sıcak su banyosuna girip kendini yavaş yavaş ovdurmalı, sıcak nitelikteki yağları sürünmeli ve sık sık sıcak hamama girmelidir. Üçüncü derecedeki yorgunluğun belirtileri de şöyledir: İnsanın vücudu ısınır, teni sıcaktır, damarlar ve kaslar dolu dolu olur, kaslara el değdirildiği zaman şiş bir uzvun ağrısı gibi ağrı ve organı pişmiş gibi hisseder. Bunun sebebi vücutta acı veren maddelerin oluşmasıdır. Bu durumda yapılması gereken üç şey vardır; bağırsakların boşaltılması, kusma ve az yemek. Bunlar mutlaka uygulanmalı, tamamen geçene kadar az yemelidir.

Dördüncü derecedeki yorgunluğun belirtileri; insan vücudunda ve bütün organlarında kuruluk hisseder. Sebebi, birkaç zor işin bir arada yapılması, aşırı terleme, yorulma, çok sıcakta kalma ve bu arada az yemektir. Kendinde yorgunluk ve kuruluk hissedenler; öncelikle sıcak su dolu banyoya (âbzen) girmelidirler.

SPOR OLARAK MASAJ

Masaj da bir çeşit spordur ve hekimlerin istedikleri amaca hizmet eder. Orta kuvvette yapılan masaj bedeni rahatlatır, kuvvetlendirir, yüzü ve cildi güzelleştirir. Orta kuvvette masaj demek, çok yumuşak ve sert olmayan masajdır. Çok uzun sürmemeli, kısa süreli de olmamalıdır. Hızlı hızlı yapılmamalı veya çok yavaş da uygulanmamalıdır. Bütün masaj türlerinde bu kurallar geçerlidir.

Osmanlı hekimleri sağlıklı yaşam kuralları içinde anlattıkları masajı önce üçe; sert, yumuşak ve orta dereceli masaj olarak ayırırlar. Bu üç çeşit masajı da uzun, orta ve kısa süreli olarak alt bölümlere ayırırlar. Böylece uygulanması gereken masaj dokuz çeşit olur. Bu dokuz çeşit masajın da yapılması gereken durumlar ve etkileri farklıdır. “Her biri bir tabiattadır, her biri bir hale muvafıktır.” diyerek amaca uygun masaj yapılması gerektiğini vurgularlar. Masaj, istenen amaca uygun olduğu takdirde faydalıdır, yoksa o yapılan bedene zarar verir. Buna çok dikkat etmelidir.

Birinci grupta; masaj sert, katı yapılır ve uzun süre uygulanır. Bununla amaç bedenin kızması, ısınması, terlemesi ve sonra kurumasıdır. Bu masaj bedeni soğutur ve zayıflatır.

İkinci grupta; masaj sert, katı yapılır, süre olarak az bir zaman uygulanır. Böylece beden tazelenir, yenilenir, amaç budur.

Üçüncü grupta; masaj sert, katı yapılır, süre olarak ortalama bir zaman uygulanır. Böylece beden ısınır, kuvvetlenir ve şişmanlar. Amaç budur.

Dördüncü grupta; masaj yumuşak yapılır ve uzun süre uygulanır. Bu masaj bedeni kızdırır, ısıtır, tazeler ve gevşetir. Bu amaçla yapılır.

Beşinci grupta; masaj yumuşak yapılır ve kısa süre uygulanır. Bu masaj bedeni tazeler, gevşetir ve rahatlatır.

Altıncı grupta; masaj yumuşak yapılır ve süre olarak ortalama bir zaman uygulanır. Bu masaj bedeni ısıtır, kızdırır ve tazeler.

Yedinci grupta; masaj orta kuvvette yapılır ve süre olarak uzun zaman uygulanır. Bu masaj bedeni ısıtır, kızdırır ve şişmanlatır.

Sekizinci grupta; masaj orta kuvvette yapılır ve kısa süre uygulanır. Bu masaj bedeni tazeler ve mutedil hale getirir.

Dokuzuncu grupta; masaj orta kuvvette yapılır ve ortalama bir süre uygulanır. Bu masaj bedene hiçbir zaman sıcaklık vermez ve zarar getirmez.

Vücudun keselenmesi ve ovdurulması da bir çeşit spordur. Eğer haşin el ile sert ovma veya kese yapılırsa ve bu uygulama çok uzatılmazsa; kan bedenin dışına doğru çekilir, ten ısınır, kızarır. Bu ovma bedeni şişmanlatır. Eğer belli organları kuvvetle ovarlarsa ve süre uzatılırsa o organ zayıflamaya başlar. Çünkü bu durum lüzumlu birçok maddenin ayrışması ve uzaklaşmasına sebep olur. Yumuşak bir şekilde kese yapmak bedeni gevşetir, rahatlatır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.