Ana sayfa - Arşiv - Obezite ve Doğal Beslenme / Fitoterapist Ecz. Mustafa Aydıner

Obezite ve Doğal Beslenme / Fitoterapist Ecz. Mustafa Aydıner

gonul-23-obeziteHer gün eczaneme gelen onlarca kişinin; nasıl zayıflarım, iştahımı kesmek için neler yapmalıyım, hangi besinleri kullanmam beni zayıflatır, oğlum kızım çok kilo aldı acaba obez mi oldu, nasıl kilo almasını durdurabilirim, gibi bir sürü sualine muhatap oluyorum. Memleketimiz, acaba Avrupa ve Amerika gibi obezler ülkesi mi oluyor diye zaman zaman kendime soruyorum. Bunlardan bir kısmı moda ve görüntü için zayıflamak istiyor, bir kısmı çabuk yorulduğu ve eğilip kalkamadığı için, bir kısmı yakalandığı şeker hastalığı veya kalp hastalıkları için, bir kısmı lipit ve kolestrol problemleri için vb. sağlık problemleri için zayıflamak istiyor. Şişman kişilerde en fazla görülen bu gibi sağlık problemleri, insanların kilo vermelerinin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. İnsanlar da kilonun sağlık problemi oluşturduğunu geç de olsa anladılar.
Meseleye nasıl kilo verebilirim şeklinde bakmamalıyız. Obez nasıl oluyoruz, bence ona bakmalıyız; Müslümanın yeme kültürünü kaybedişimize bakmalıyız. Ayakta yemek, ayakta su içmek, bol tuzlu yemekler, bol yağlı yemekler, gazlı ve şekerli meşrubatlar, en önemlisi hazır yiyecekler, hazır çorbalar, fast food restaurantları, aparatif hazır yiyecekler ve hazır yiyeceklerde raf ömrünün yükseltilmesi için bir sürü katkı maddesinin ilave edilmesi, sağlık ve obezite açısından hep negatif etki eden etmenleri oluşturmaktadır. Tabii gübre yerine sentetik gübreler, tarla ekimi yerine sera ekimi ve tohumuna kadar bu misalleri maalesef çoğaltabiliriz. Eskilerle sohbetlerimizde; yediğimiz sebzelerin rayihalarının yok olduğunu, Çengelköy salatalığı dendiğinde 100 metre öteden kokusunun geldiğini, Adapazarı patetesini pişirirken kokusunun evin dışına taştığını, domates, patlıcan, soğan, turp gibi sebzelerin artık görmeden tanınmadığını, pazarlarda sanki bir çeşit esans dükkanına girmişçesine sebze ve meyvelerden kokular yayılırken şimdi ise bunun olmadığını mütala etmekteyiz. Hulasa eskiden sofralarda meyve suları ve kaynak sularımız varken şimdi gazozlu içecekler bunların yerini aldı. Bu da böbrek hastalıklarından tutun da obezitenin getirdiği bir sürü sağlık sıkıntısına sebep olmaya başlamıştır.
Amerika ve Avrupa bu şekilde yiyeceklerini hazır hale getirmesinin faturasını bir sürü hastalıkla mücadele ederek ödemektedir. Biz ne çabuk bunlara uyduk! Vatandaşın sağlığı ile oynayan her türlü oyunlara karşı durmamız gerekiyor.
Sağlıklı, obezite problemi olmayan bir yaşam, insanlar için Allah tarafından verilen doğal bir haktır. Bunu hep beraber korumaya özen göstermeliyiz.

Sağlıklı Beslenme Prensipleri

Sizin gıdanız sizin ilacınız, sizin ilacınız sizin gıdanız olmalıdır.
1.Tabii gıdalar tüketiniz (tarım ilaçsız olmalı ve sentetik gübresiz olmalı).
2. Değeri yüksek gıda olan ürünler tüketilmelidir; kepekli ekmek, cilasız prinç gibi.
3. Meyvelerin ve sebzelerin genetiği ile oynanmamış, ve ilaçsız olanları yenmelidir.
4. Taze, yaş, fazla pişirilmemiş, kuru olanların renkleri bozulmamış olanlar yenmelidir.
5. Düzenli yemek yenmeli, midenin 1/3 su, 1/3 hava ve 1/3 yemek olacak şekilde ayarlanmalıdır.
6. Sabah ve ikindi yemeği ile iktifa edilmelidir.
7. Yemekten 15 dakika veya yarım saat önce meyve yenmelidir.
8. Yemeğe başlarken çok az bir tuz, bitirirken de çok az bir tuz ile yemek bitirilmelidir.
9. Yemekte kullanılan tuz rafine olmamalıdır.
10. Glikoz, mısır, ve jelatinden yapılmış şeker yenmemelidir. İlim adamları şeker için “Ölü bir besindir.” demektedir. Mesela Dr. Waerlan: “Şeker, halkın bir numaralı düşmanıdır.” Dr. A. Vogel: “Şeker kalsiyum hırsızıdır.” Dr. Legoff: “Fransa’da her yıl 1 yaşına varmadan ölen çocukların yarısından fazlasının, biberona konan şekerden öldüğünü” söylemektedir.
11. Şeker kamışı, şeker pancarı, bal ve pekmez gibi doğal gıdalar tüketilmelidir.
12. Zeytinin ilaç ile siyahlandırılmışı yenmemelidir.
13. Mümkün olduğu kadar tabii ve organik gıdalar tüketilmelidir.
14. Fındık yağı, zeytinyağı ve halis tereyağının dışında yağ tüketilmemelidir.
15. Her gün terliyecek kadar 2-3 km yürümeli, yapamayanlar evde mutlaka spor yapmalıdırlar.
16. Bol oksijen alarak gıdaların vücuda yararlı hale getirilmesi temin edilmelidir.
17. Sentetik ilaç tüketiminde dikkatli olunmalıdır. Gereğinden fazla ilaç kullanılmamalıdır. Bazı sentetik ilaçların hormonlara yaptığı etkiler sebebi ile çok kısa zamanda hormonal kilolar alınabiliyor. Bu yüzden doktorunuza mutlaka danışın.
Bence günümüzde insanlığa yapılabilecek en büyük soykırım besin maddelerinin rafine edilmesi, yiyeceklere kimyasal maddelerin ilave edilmesi, hormonlu et ve bitkilerin sunulmasıdır. Cenab-ı Hakk’ın bizim için gönderdiği besinleri bozmayalım ve vücut kimyası ile de oynamayalım. Obez olmamak ve hasta olmamak için şifalı bitkiler ve tabii, organik gıdalarla beslenelim. Vücudumuzun direncini artıralım. Arabalar, asansörler yerine ayaklarımızı kullanalım. Obeziteden kurtulmak ve belli miktarda kilo vermek için bilinen bazı formülleri hatırlatacağım. Öncelikle beyaz ekmek, yağlı etler, rafine ve unlu gıdalar, tatlılar, konserveler, hazır çorbalar, tuzlu gıdalara dikkat edilmelidir.

Kilo Vermek İçin Formüller

1. Bir kavanozun yarısına kadar biberiye konur. Üzeri elma sirkesi ile doldurulur. 3 hafta sık sık çalkalayarak ayazda bekletilir. Sabah-akşam yarım veya 1 fincan içilir. Gerekirse balla tatlandırılabilir.
2. 1 kaşık toz haline getirilmiş ayrık otu ve kırk kilit otu, 3 kaşık funda yaprağı karıştırılır. Kaynayan 3 bardak suya 1 çay kaşığı bu karışımdan konur. 5 dakika kısık alevde kaynatılır. Sabah, öğle ve akşam yemekten önce içilir.
3. Daha komplike hazır bitkisel karışımlar için ‘devasifa.com’ adresindeki mateli karışımlar değerlendirilebilir.
4. 3 çay kaşığı sanadaroz sakızı, 1 yemek kaşığı kitre, 1 çay bardağı elma sirkesine konur. 1 hafta bekletilir, 3 defa 1 çay kaşığı içilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.