Ana sayfa - Son Sayı - Mucizevi Gıda Zeytinyağını Yeterince Tüketiyor Muyuz? / Öğretim Görevlisi Mücahit Kıvrak

Mucizevi Gıda Zeytinyağını Yeterince Tüketiyor Muyuz? / Öğretim Görevlisi Mücahit Kıvrak

Sizi tanıyabilir miyiz?

Balıkesir Üniversitesi Edremit Meslek Yüksekokulu Zeytincilik Bölümünde Öğretim Görevlisiyim. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümünden mezunum. Dedem köyün ilk zeytincilerinden olduğu için üzüm bağlarına ve zeytinliklerimize bakım yapmam ve mesleğini sürdürmem için, diplomalı çiftçi olmam için babam beni okuttu. 2005 yılından itibaren üniversitemizde yüksekokula gelen öğrencilere zeytin tarımı, zeytinyağı ve duyusal analiz derslerine giriyorum. Ülkemizde bulunan değişik STK’lara üyeliklerim bulunmaktadır. Bu sene içerisinde Edremit İlçesi İskele Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifini kurduk. Birlikte orada çalışıyoruz.

Zeytinyağı alırken nelere dikkat edilmeli, iyi bir zeytinyağını nasıl anlayabiliriz?

İyi bir zeytinyağı için mutlaka duyusal analiz belgesi olmalıdır. Ülkemizde halen daha istenilen seviyede yaygınlaşamamıştır. Alınan zeytinyağı meyve kokmalıdır. Ağzınıza aldığınızda dilinizin kenarlarında acılık bırakmalıdır. Sonrasında da gırtlakta yakma yapmalıdır.

Hileli bir zeytinyağı tüketici tarafından anlaşılabilir mi?

Tüketicilerimizin anlayabileceğinden daha iyi hileler yapılabilmektedir. Ülkemizdeki markalı ürünleri tercih ederlerse, yol boylarından almazlarsa, pazar yerlerinden almazlarsa doğru zeytinyağını almış olurlar. Burada dikkat etmeleri gereken en iyi yağlar sızma zeytinyağlarıdır. Natürel birinci zeytinyağı asitçe daha yüksek yağların tenekelenmesi ile satışa getirilir. Riviera zeytinyağı asitçe yüksek zeytinyağlarının rafine edilerek içerisine bir miktar natürel yağ konularak paketlenen zeytinyağlarıdır.

Piyasada hangi tip zeytinyağı revaçta, siz hangi tip zeytinyağını tavsiye ediyorsunuz?

Piyasada en çok riviera zeytinyağı tüketilmektedir. Biz yapılan çalışmalar sonucunda tüketicilerimizin evlerinde çiğ tüketimde sızma zeytinyağını tüketmelerini öneriyoruz. Bu tip güzel yağlar vücudumuzun da ihtiyacı olan esansiyel yağ asitlerini daha çok içinde barındırır. Bunları tüketenler daha sağlıklı ve daha güzel görünürler. Yemeklerde natürel birinci yağları tercih edebilirler. Daha ucuzdur. Yemekte ise tat, kokuda etki bırakmazlar. Eğer çok kızartma tüketimi yapıyorlarsa rafine zeytinyağı veya rafine pirina yağı tüketmeleri ekonomi ve sağlık açısından daha iyidir. Yanma derecesi en yüksek yağlardan biridir zeytinyağı ve pirina yağı. Bu yüzden da yanması daha az olduğu için kızartmada daha iyidir.

Zeytinyağı tüketiminde doğru bilenen yanlışlardan bahseder misiniz?

En büyük yanlışı alırken yapıyoruz. Ev yapımı, köylü sızması, natürel doğal diye pazar yerlerinden ve yol boylarından zeytinyağı alıyoruz. Bu tip yağları alanlara çok üzülüyorum. Bazılarının içerisinde belki de hiç zeytinyağı yok. Özellikle bir meşrubat firmasının tüm boş pet şişeleri yıkanıp yıkanmadığı belli olmadan dolduruluyor. Bu bir gıda ürünüdür. Bu ürün, bu kadar soru işaretli ürün alınmamalıdır.

Tenekede aldıklarında tenekeyi mutlaka beş adet bir litrelik koyu renkli cam şişelere boşaltmaları gerekiyor. Böylece tenekenin ilk bir litrelik kısmı ile son kısmı aynı şekilde korunur. Neden mi? Zeytinyağı oksijenle bozulmaktadır. Tenekeden her alımda zeytinyağının oksijenle muamelesi çoğalmaktadır. Oksijen yağı bozmaya başlar, en son kalan tabanda en bozuk yağ olur. Şişede ise oksijen miktarı az olduğu için bu bozulma az yaşanmaktadır. Şeffaf şişeler güneş ışığı geçirirler. Bu yüzden şeffaf şişe istenmez. Bekleme yeri olarak ocağın yanında yer vermemeliyiz. Çünkü ısı da zeytinyağını bozmaktadır.

Taş baskı üretimle, modern üretim zeytinyağını karşılaştırır mısınız?

Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı. Taş baskı, 8 kişi ile üzeri açık kesikli bir sistemle elde edilen zeytinlerden yapılır. Üzerinin açık olması nedeni ile polifenollerin uçmasına neden olur. Biz zeytinyağını polifenolleri için tüketiyoruz. Taş baskıda bunu bulamıyoruz. Yeni sistemler kesintisizdir, daha hijyendir.

Zeytinyağına son dönemde ilginin arttığı görülüyor.

Çünkü basın ve kamuda bu iş önemseniyor. İnsanlar sağlığını kaybettikçe zeytinyağının kıymeti artıyor. Zeytinyağı pahalı değil değerli bir yağdır.

Ülkemizde yeterince zeytinyağı tüketiliyor mu?

Ürettiğimizi tüketmiyoruz. Ürettiğimizin neredeyse yarısını tüketiyoruz. Bir kısmı devir olarak ertesi seneye kalıyor. Biraz yurtdışına satıyoruz. Ancak hem içerde satışımız hem de yurtdışı satışlarımız istenilen seviyede değildir. Edremit Ticaret Odası UR-GE projesi yaptı. Üniversite ve kooperatif olarak destekledik. Projemiz onaylandı. Sonrasında gittik dış ticaret eğitimi aldık. Bu işler ülkemizde yeni başladı ve daha yolun çok başındayız. Markalaşmada istenilen yerde değiliz.

Yeterince zeytinyağı tüketilmemesini neye bağlıyorsunuz?

Bilinç eksikliği en büyük etkendir. Zeytinyağı ağırdır önyargısı bizi en çok yoran önyargıdır, bu önyargıyı kıramıyoruz. Prof. Dr. Canan Karatay hocamız bu yargıyı kırmakta yardımcı oldu, “Zeytinyağı tüketin.” dedi ciddi bir artış gördük. İlgi çoğaldı. Yapılan yarışmalar ve alınan ödüller bizi daha iyi zeytinyağına sevk etti. Tüketici algısı oluştu. STK’lar tanıtıma ağırlık verdi. AVM’lerde tanıtım yaptılar. Bu da bizi bir yere getirdi.

Zeytinyağı tağşiş – hile yapılan ürünler arasında, bu konuda neler yapılabilir?

Bakanlık bu hususta çok ciddi tedbirler aldı. Bu tedbirler sayesinde markalı ürünlerde tağşiş neredeyse yok denecek kadar azaldı. Esas sorunu yol boylarında ve pazar yerlerinde yaşıyoruz. Beyaz teneke diye tabir edilen tenekelerde muhatabınız yok. Tüketici ucuz yağ almayacak. Şunu başka bir şeyle örneklendirerek anlatayım. Çeyrek altın diyelim ki 100 TL, ben pazar yerinde çeyrek altını 75 TL’ye satsam, “garantisi benim ablam” desem alırlar mı? Aynı şey benim şişe dahil 20 TL’ye zar zor kendime yevmiye yazmadan mâl ettiğim ürünü, siz 15 TL’ye alamazsınız. Bunun bir maliyeti var ve kimse size kâr etmeden ucuza ürün vermez. Bu yağ ticaretinin bir piyasası var, borsa gibi düşer çıkar.

Zeytinyağının sağlığa faydalarından bahseder misiniz? Günlük tüketim miktarı ne olmalı? Zeytinyağının kanseri önlediğiyle ilgili araştırma sonuçları var mı?

Zeytinyağı sağlıktır diye binlerce yıldır herkes bunu söyledi. Şimdi artık bu bilinen gerçeğin dışında cildimize sürüyoruz. Çiğden tüketiyoruz. İlaç sanayisinde sentetik ilaç yerine eskiye dönmemiz gerekiyor. Güne sabah aç karnına bir çorba kaşığı ile başlamalıyız. Bunu salataya döktüğümüz yağla devam etmeliyiz. Tükettiğiniz enerjinin bir kısmını yağlardan aldığımız enerji ile tüketmemiz gerektiği için enerji tüketebildiğimiz sürece yağ alabiliriz. Yani ne kadar yağ yedik o kadar yol yürüyeceğiz.

Zeytinyağı hakkında verdiğiniz doğru bilgilerle dolu bu röportaj için teşekkür ediyoruz.

Bize bu imkânı verdiğiniz için ben teşekkür ediyorum. Zeytincilik ve tarım ülkemizde çok önemlidir. İlgili vatandaşlarımızı mutlaka kurslarımıza ve öğrenci olarak okulumuza bekliyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.