Ana sayfa - Manşet - Metin Özülkü İle Söyleşi

Metin Özülkü İle Söyleşi

Şu sıralar neler yapıyorsunuz, yeni çalışmalarınız var mı?

Her zamanki gibi çalışmaya devam ediyoruz. Şarkı söylüyoruz, Eda’yla sahne programlarımız devam ediyor; bir de Çılgınlar Kulübü diye, Yeşim Salkım, Ferda Anıl Yarkın, Eda-Metin Özülkü’nün olduğu bir sahne şovumuz var, onu yapıyoruz. Bir yandan da TRT Müzik’te pazartesi günleri Engelsiz Sahne diye bir program yapıyorum; ben sunuyorum, hazırlıyorum. Böyle yoğun bir şekilde geçiyor zamanım. Bir de meslek birlikleriyle ilgili çalışmalarımız devam ediyor.

Bizi bekleyen bir albüm var mı?

Albüm değil de, single var; iki parçalık bir single hazırlıyoruz. Ondan sonra da ben kendime bir solo albüm düşünüyorum. Çok farklı formatta bir şey düşünüyorum.

Müziğimizde çok isimler geldi geçti. Metin Özülkü kalıcılığı sağladı. Bunu nasıl başardınız?

Bunun için özel bir şey yapmadım, yani özel bir şey yapmaya çalışmayarak. Çünkü ben zaten müziğin içine doğdum ve müziğin içinde yaşıyorum. Öyle kalıcı olsun veya gidici olsun gibi herhangi bir gayretim olmadan, kendi hâlimde hayatımı hep devam ettirdim müzikle beraber.

Peki, hazırlarken sevilecek, beğenilecek, tutacak şarkıları hissediyor musunuz?

O konuda çok başarılı olduğumu düşünmüyorum. Çünkü en azından isimlerle ilgili, çok yanıldığım isimler oldu piyasada. Yani benim tutmaz dediğim tutar, tutar dediğim tutmaz. Ama şarkı konusunda, tabii, biraz daha tecrübem var, deneyimim var o konuda, onu biraz hissedebiliyorum.

90’lardan günümüze nasıl görüyorsunuz müziğimizin gidişatını?

Hayat nasıl gidiyorsa müzik de öyle gidiyor. O eski sıcaklık, romantizm yok şimdi, daha teknolojik bir hayat var. Dolayısıyla, müzik ve bunun tüketimi de aynı şekilde, o doğrultuda gidiyor.

Dünyayla kıyasladığımız zaman nasıl bir yerde duruyor müziğimiz? Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Aslında bizim kendimize has, bize özgü, duygularımızı yansıtan çok güzel eserlerimiz var, klasikleşmiş eserler var, halk türkülerimiz var. Biz bunları el üstünde tutmalıyız. Popüler müzik, dünyanın kopyası zaten. Ama tabii, şöyle bir farkı var: Kendi makamsal melodilerimizi de o popüler sound’larla birleştirdiğimiz zaman bence çok daha farklı bir şey çıkıyor ortaya. Sonuç olarak şunu demek lazım: Bizim müziğimizin dünya içerisinde özel bir yeri var, anlam olarak özel bir yeri var. Peki, bunu yeteri kadar insanlara, dünyaya aktarabiliyor muyuz? Hayır. Ama aktarabilirsek, o imkâna sahip olursak, bütün dünya halklarına da çok farklı geleceğini düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.