Ana sayfa - Son Sayı - Kronik Yorgunluk Nedir? / Prof. Dr. Sefa Saygılı

Kronik Yorgunluk Nedir? / Prof. Dr. Sefa Saygılı

Gerçekten yorgunluktan yakınmayan kişi yok gibi. “Kollarım kalkmıyor.” “Yürümeye hâlim kalmadı.” “Yatağa yapışıp kaldım.” gibi ifadelerle belirttiğimiz bu durum bir hastalık mı? Yoksa yoğun hızlı yaşamanın bir neticesi mi?
Son on yıldır artan araştırmaların bir kısmı, geçirilmekte olan bir viral enfeksiyonu sorumlu tutarken, diğer kısmı psikojenik (ruhi) yüklenmelere bağlıyor.
Kronik Yorgunluğun Belirtileri
1- Ateş: Vücut ısısının 3-4 günde bir 37.5 dereceye yükselmesi (normali 36.8 derece) veya titreme.
2- Boğaz ağrıları: Boğaz çevresinin acıması ve ağrıması şeklinde kendini gösterir.
3- Boyun ağrıları: Boyundaki adalelerde ağrı olabilir.
4- Genel kas güçsüzlüğü.
5- Adale ağrıları.
6- Zorlanma sonrası uzamış yorgunluk.
7- Baş ağrıları, uykudan uyanınca başlar.
8- Uyku bozukluğu: Bazen çok, bazen az uyku.
9- Konsantrasyon bozukluğu, düşünce bulanıklığı, sinirlerin hırçınlaşması, unutkanlık gibi belirtiler.
10- Görme bozukluğu: Görüntülerin dalgalanması ve ışıktan rahatsız olma.
Hangi Hastalar Kronik Yorgundur?
En az 6 aydır devam eden, devamlı veya tekrarlayıcı, kuvvetten düşürücü yorgunluk veya kolay yorulabilirlik durumunda. Bu yorgunluk dinlenmekle geçmez ve ortalama günlük aktivite normal zamanlara nazaran yarı yarıya düşmüştür. Laboratuvar incelemelerinde bir anormallik bulunmaz.
Maalesef insanlarımız bu hastalığın stresten, psikolojik faktörlerden kaynaklandığını kabul etmeyerek doktor doktor dolaşmakta, gereksiz masraflara girmektedirler. Manevi tahribatın da rahatsızlıkta rolü büyüktür.
Hastalığın Seyri
Hastalık zaman zaman hafif alevlerle seyreder. Düzelme; günler, haftalar değil aylar, yıllar içinde beklenmelidir. Kişiyi yatağa bağlamaz, hayati tehlike oluşturmaz. Bazen düzelme dönemi olabilir. Daha çok sosyoekonomik ve kültür seviyesi yüksek kesimlerde görüldüğünü de son olarak belirtelim.
Tedavisi Nasıl Olur?
Çeşitli ilaçlar denendiyse de belirgin tesirli olanı yoktur. Yalnız antidepresan ilaçlar, depresyonu tedavi edici etkilerin yanı sıra uykuyu düzenlemeleri ve ağrı eşiğini yükseltmeleri sebebiyle tercih edilmektedir.
Tedavi iyi bir hekim-hasta ilişkisi gerektirir. Karşılıklı güven ile kurulabilecek bu bağlantı ile tedavi başarısı oranları yükselmektedir.
Fiziki aktivitenin kısıtlanmasının tedavide yeri olmadığı gibi hatta böyle bir durum tabloyu ağırlaştırabilir.
Yine akupunktur, TENS gibi alternatif tedavi metotlarının da faydalı sonuçlar verdiği bildirilmektedir.
Yorgunluk Hissinde Ne Yapmalı?
Yorgunluk, uykusuzluk gibi yakınmalarla yenilen gıdalar arasında yakın ilgi vardır.
Yorgunluk duygusu ortaya çıkınca, birçok insan hemen bir bardak kahve ve çaya uzanır veya kola, çikolata, bir dilim pasta gibi gıdalardan yardım ister.
Ancak, çeşitli araştırmalar bunların önemli bir yorgunluk kaynağı olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Esasında, bu gıdalar hızlı bir enerji vermektedir. Bu hızlı enerji kazanılması, vücudun fazla uyarılmasına ve hızlı yorulmasına yol açmaktadır. Bu nedenle, günlük kafein alımı azaltılmalıdır.
• Her iki şekerli gıdadan birini elinizle itin. Şekerli gıdalar çok hızlı enerji verirler. Psikolojik olarak insanları rahatlatırlar. Ancak, bunların aşırı olarak alınmamasına dikkat edin. Şekerli gıdalardan söz ederken, suni şekerli gıdalar ve kuru meyveler de aynı potada bulunmaktadır. Bu nedenle, şekerli gıdaları alırken taze meyveleri, hakiki bal gibi gıdalardan alınmasına özen gösterilmeli.
• Uykunuzu kaçırmayın! Yapılan araştırmalar, kişilerin birkaç saat uykuyla ayakta kalabilme konusunda kendilerini eğitmesine inanıyorlar. Çünkü uykusuzluk önemli bir yorgunluk faktörü olmaktadır. Eğer, deliksiz bir uykudan sora hâlen yorgun hissediyorsanız, bu uykuyu etkileyen başka faktörlerin bulunduğunu düşünmelisiniz. Son yıllarda yapılan çalışmalar, iyi uyku uyuma tekniğinin artık öğrenilebileceğini göstermiştir.
• Vücudunuzun kimyasal artıklardan temizlenmesini öğrenin. Yaşadığımız çevrede bizi ve vücudumuzu etkileyen en az 60 bin kimyasal madde bulunmaktadır. İçilen sular, gıdalardan bizleri zehirlemektedir. Bu tür maddelerin etkileri çok yavaş da olsa, kişilerde çeşitli rahatsızlıklara neden olmaktadır. Bu nedenle, bireysel olarak bu maddelerden nasıl korunacağımızı bilmeliyiz. Ve vücudun bu artıklardan nasıl temizleneceği öğrenilmelidir.
• İçilen suyun kaynağının temiz olduğundan emin olun. Günde en az 8-10 bardak su içerek vücudu temizleyin.
• Enerjiyi jimnastikle sağlayın. Özellikle, bizim toplumumuzda hareket etmek pek sevilmemektedir. Bu nedenle, herkes gündelik hayatında en az 10 dakikayı harekete ayırmalıdır. Bu inanılmayacak derecede size günlük hayatınızda enerji, canlılık kazandıracaktır. Bu hareket, yürüyüş olabilir, merdiven çıkışı olabilir.
• Vitaminleri ihmal etmeyin. Düzgün beslenen insanların kendilerine yetecek olan vitaminleri aldıkları bilinmektedir. Ancak, günümüzde insanların büyük bir bölümünde diyet sorunu bulunmakta veya çeşitli nedenle beslenme eksikliği görülmektedir. Bu sebeple, vitamin eksikliği oldukça yaygındır. Yemeklerle alınamayan bu tamamlayıcılar, mutlaka dışardan hap olarak alınmalıdır. A, E, C, vitaminlerinin yanı sıra, B vitaminleri, magnezyum, demir ve kalsiyum eksikliği mutlaka tamamlanmalıdır.
• Gizli alerjilere karşı uyanık olun. Sürekli hapşırıklar, kaşıntılar gizli alerjilerin uyarıcıları olabilir.
• Yorgunluğun nedenlerini ciddiye alın. Bunun için ilk önce bir kâğıda yorgunluk ihtimallerini dökün. Hastalıkları da bunlar arasında katın.
Örneğin, kansızlık, farkında olmadığınız bir yorgunluk nedenidir. Aşırı kanamalar, mide rahatsızlıkları, kansızlıktan kaynaklanan yorgunluk faktörleridir.
• Bunların yanı sıra, bağışıklık sistemi rahatsızlıkları, enfeksiyonlar, hormonal faktörler çok hızlı kendisini gösteren yorgunluk nedenleridir. Adet dönemleri veya adetten önceki dönemlerde ortaya çıkan hormonal bozukluklar da, kadınların kendilerini çok yaygınlıkla kötü ve yorgun hissettikleri dönemlerdir.
• Kilo vermek oldukça faydalıdır.
• Özellikle sıcaklarda öğle uykusu tavsiye edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.