Ana sayfa - Arşiv - Karasu ve Acarlar Longozu / Dr. Mehmet Gülçubuk

Karasu ve Acarlar Longozu / Dr. Mehmet Gülçubuk


Gönül Dergisi okuyucuları için gezi yazıları yazmak, gördüğüm ve hayran kaldığım yerleri, edindiğim izlenimleri ve çektiğim kareleri okuyucularımla paylaşmak, benim için doyumsuz bir mutluluk olacak. Bu ayki sayımızda Türkiye’nin pek bilinmeyen bir kasabasından ve oranın göz alıcı doğal güzelliklerinden bahsedeceğim.Burası; özellikle hafta sonu geldiğinde, İstanbul’un hızlı akan, gürültülü, karmaşa dolu yaşamından uzaklaşmak istendiğinde gidilecek güzel bir yer olan Sakarya’nın Karasu ilçesidir. Yaz aylarında denize girmek isteyenler için 30 kilometreyi bulan sahili bunun için idealdir. Ailece gidip taşra yaşantısına günü birlik de olsa dahil olup sonra da iyi bir balık lokantasında taze balık yemek isterseniz Sakarya nehrinin Karadeniz’e döküldüğü bu bölge gerçekten çok iyi bir tercih olur. Tüm bunlarla ilgim yok, fotoğraf çekip doğa ile iç içe olacağım diyorsanız doğusu Karasu, batısı Kaynarca sınırları içinde bulunan ve büyüklüğü ile Türkiye’nin en büyük Longozu olduğu söylenen doğa harikası Acarlar Longozu (subasar ormanı) bunun için biçilmiş kaftandır.


Doğa ve fotoğraf sever bir arkadaşımla, gezme isteğimizin zirve yaptığı bir Mayıs ayında sabah saat 05.00’te İstanbul’dan araba ile yola çıktık. Hedefimiz Karasu ve özellikle de Acarlar Longozu idi. Karasu İstanbul’a 200 kilometre, Sakarya’ya 50 kilometre mesafededir. TEM otoyolu kullanılarak Adapazarı gişelerinden çıkıldığında, şehir içinden ve çevre yollar kullanılarak Karasuya ulaşılabilir. Biz de sabah saat 07.30 sıralarında Karasu’ya vardığımızda sokaklar hâlâ boştu. Araba ile kısa bir panaromik ilçe merkezi turundan sonra, görkemli büyüklüğü ve etkileyici görselliği olankumsala yöneldik. Uçsuz bucaksızmış gibi görünen uzun bir kumsalı var Karasu’nun. Karadeniz’in meşhurdalgalarının çıkardığı sesler, köpüren denizin mavi beyaz görüntüsü, doğanın gücünü ve görkemini ispatlar nitelikte idi. Birkaç kare fotoğraf çekip biraz yürüdükten sonra, meraklı ziyaretçiler olarak, köpeği ile yürüyüşe çıkmış orta yaşlı bir balıkçı ile Karasu üzerine sohbet ettik. Kumsalın bazı yerlerinde iç gıcıklayıcı ve hemen göze çarpan kirliliğin nedenini sorduk. Sakarya nehri ile gelen çevre kirliliğinin dalgalarla kumsala da ulaştığını öğrendik…


İkinci durağımız Sakarya nehrinin Karadeniz’e döküldüğü bölge oldu. Burası, Karasu’nun Yenimahalle denilen kısmı. İlçe merkezinden birkaç kilometre uzaklıktaki bu yerde, nehrin karşısına yolu bağlayan köprüyü geçmeden, arabamızı sağa kırıp az ilerde nehrin kıyısında durduk. Sakarya nehri, Kızılırmak ve Fırat nehirlerinden sonra Türkiye’nin üçüncü en uzun akarsuyu. Eskişehir’in Çifteler ilçesi yakınlarından doğan Sakarya ırmağının kolları ile birlikte toplam uzunluğu 824 kilometre. Akarsuyun denize döküldüğü bu bölgede su sakin ve genişçe akıyor. Nehrin iki yakasına karşılıklı inşa edilen evleri ile burası bana İstanbul boğazının küçük bir numunesi gibi göründü. Evler mimari olarak göze batmıyor ve hemen hepsinin önünde kayıklar ve balıkçı tekneleri var. Suyun sakin akışına, sabah saatlerinin sakinliği de eklenince keyifli bir yürüyüş ve bolca yansıma kareleri çekme fırsatımız oldu. Güne hazırlanan balıkçı lokantalarını geçtik ve bir çay bahçesinde sıcak çaylarımızı yudumlarken manzaranın doyumsuz keyfine kendimizi kaptırdık. Bir arkadaşım ve aynı zamanda meslektaşım olan Dr. Hanife Bozkurt, bakın Karasu’nun Yenimahallesi için neler söylüyor: “Benim çocukluğum burada geçti… Evlerin az ilerisindeki köprü bizim oyun mekanımızdı. Burada büyük bir çınar ağacı vardı, daha evvelki yıllarda nehirden karşıya geçmek için bot kullanılırmış ve iplerini o ağaca bağlarlarmış… Ağacın gövdesinde derin izler vardı, o izlerden ağaca tırmanmak kolay olurdu. Sakarya nehrinin denize döküldüğü yer ise özgürlük alanımız! Akşama kadar ne korku, ne çekince; özgürce oynardık. Günbatımlarının en eşsiz görüntülerinin tam zamanıdır şimdi orada…

Artık asıl hedefimiz olan Acarlar Longozuna doğru yola koyulma vakti gelmişti. Arkamızda bu güzelim bölgeyi bırakıp yola devam ettik. Longoz, Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü yerin yaklaşık 6 kilometre batısında yer alıyor. Oraya vardığımızda, gölün etrafında tesisler inşa edilmiş ve arabalar için otopark alanı oluşturulmuş olduğunu gördük.. Tesisin işletmecilerinden Yılmaz Sütçü ile tanıştık. Bize hem kayık kiralama olanağı sundu, hem de Acarlar Longozu hakkında bilgiler verdi.

Devamı Gönül Dergisi 2.Sayımızda

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.