Ana sayfa - Arşiv - JKD Tarihi ve Dövüş Sporlarının Felsefesi / Siju Yüksel YILMAZ

JKD Tarihi ve Dövüş Sporlarının Felsefesi / Siju Yüksel YILMAZ

56-jkd-felsefesiJeet Kune Do çalışmalarınıza ne zaman başladınız?

Ben çok küçük yaşlarda kendimi bu sporun içinde buldum. Babam çok yönlü bir kişiydi, birçok yabancı dil bilirdi. Hatta bazı filmlerde de küçük rollerde oynadı. Babamın vesilesiyle de birçok çevreyle tanıştım. İlk hocalarımı da babam sayesinde tanıdım. Aslında ben Tekvando yapıyordum. Bir gün hocam, “Ben sana Jeet Kune Do öğreteyim.” dedi. O zamanlar kimsenin duymadığı bir sistemdi ve ben çalışmalara başladım. Her sistemin önemli özellikleri vardır, hiçbir sistem boş değildir. Sadece nerede ve nasıl kullanacağını, nerelerde işe yarayacağını bilmek önemlidir. O zamanın şartlarında bilgiye ulaşmak zordu. Gerek Karate hocaları gerekse Kung Fu hocaları kabiliyet ve şahsi özellikleriyle bu sistemleri öğrendiler. Bu hocalarımız seksenli doksanlı yıllarda yurt dışına çıktıklarında kendilerindeki eksikliği hatta yanlışları görerek düzelttiler. Şimdiki nesil çok şanslı, bilgiye ve bilginin kaynağına kolayca ulaşabiliyorlar. Ama onlarda da maalesef sebat ve azim eksik. Biz de seksenli yıllarda kapalı spor salonlarında gösteriler yapardık. Her fırsatta gençleri hayra teşvik etmek için mücadele ettik. Biz amatör ruhla bu işi sevdiğimiz için yapıyorduk.

Türkiye’de JKD, Wushu Federasyonunun çatısı altında legal zeminde faaliyetlerine başladı. Bu güzel gelişmede kimlerin emeği var?

Burada Abdurrahman Akyüz Hocamız’ın büyük emeği var. Bizim onunla çok güzel hatıralarımız var. Erbakan Hocamız’a etten duvar olduğundan ben onu hep sevdim, saydım. Kendisi sadece hocamız değildir, onun ötesinde manevi değeri olan kıymetli bir dava adamıdır. Ben de Cenab-ı Hakk’a dua ettim, belki de bu dua da vesile oldu. Çünkü biz yıllarca gençliğin sporu sevmesi ve milli manevi duygulara önem vermesi için hizmet ettik ve etmeye de devam ediyoruz. Jeet Kune Do camiası olarak güvendiğimiz ve sevdiğimiz bir kişiyi yanımızda görmek bizi ayrıca mutlu ediyor. Wushu Federasyonu çatısı altında faaliyet göstermemiz için hayırlı bir çalışmaya vesile oldu. Şimdi, biz de Türkiye’de teşkilatlandık ve faaliyetlerimize başladık. Burada özellikle şunu söylemek istiyorum: Her kim JKD’ye gönül vermiş ise onların yolunu açmak için gayret edeceğiz. Biz spor yapmak isteyen kim varsa onlara hizmet vermeyi kendimize bir borç biliyoruz.

Bruce Lee’nin altı öğrencisinden ders alan Sifu Tom Kepler Türkiye’ye geldi. Bu konuyu anlatır mısınız?

Avustralya’da ikamet etmekte olan asistanım Soner Günday, Bruce Lee’nin orijinal öğrencilerinden Jesse Glover’ın öğrencisi Sifu Tom Kepler ile birlikte Jeet Kune Do çalışıyor. Sifu Tom Kepler, öğrencim Günday vesilesiyle Türkiye’ye geldi, bize seminer verdi. Sifu Tom Kepler, Bruce Lee’nin orijinal altı öğrencisinden ders almış birisi, bu herkese nasip olmaz. Kendisi çok mütevazı bir kişi. Ben kendisine “Bruce Lee’nin öğrencilerinden sizi en fazla etkileyen hangisi?” dedim, o da ilk öğrencilerinden Jesse Glover olduğunu söyledi. Herkesin sevdiği bir ustası ve antrenman metodu vardır. Jesse Glover tabi ilk öğrencilerinden olduğu için Wing Chun ağırlıklı çalışıyor.

Soner Günday, vefakâr bir öğrencim. Guro Dan İnosanto’nun seminerine katılarak kendisinden belge aldı. Bu benim için gurur verici. Bizim attığımız tohumların neticesinde önemli bir JKD hocası oldu. Bizim yaptığımız imtihanlara Soner de katılıyor. Tabi Avustralya çok uzak olduğu için her zaman gelmesi mümkün olmuyor. ABD ve Avrupa’da bir çok JKD ustalarıyla görüşüyoruz. Bundan sonra seminerlerimiz İstanbul başta olmak üzere devam edecek. Bu konuyu sosyal medya üzerinden duyuracağız.

İnosanto, JKD’den ziyade Filipin Kali sistemi üzerinde duruyor ve “İnosanto Akademi” adı altında bir okulunda eğitim veriyor. JKD yapan ustalar mutlaka kendilerinden bir şeyler de katıyorlar değil mi?

İnosanto, Kali hocası ve Bruce Lee ile arkadaş, hatta mınçıkayı ona İnosanto öğretti. Ama İnosanto her zaman Bruce Lee’nin talebesi olduğunu söyler. Yıllarca kendisini Kalici diye eleştirdiler, bu bir gerçek ama şimdi kendini ispatlamış büyük bir ustadır. İnosanto, ilerlemiş yaşına rağmen birçok sistemi merak eden çalışan özel bir hocadır. Hiçbir zaman “Benim eğitimim bitti.” demedi ve kendini geliştirdi. Sporda önemli olan da dostluk ve kardeşlik, isteyen istediği hoca ile ve istediği sistemi çalışsın. Şu anda İnosanto’nun yanında eğitim almış çok önemli birçok talebesi kendi sistemlerini oluşturdular. Herkes, spor yaptığı dalın hocasından etkilenir ve bilgi birikimi ona göre şekillenir. İnosanto da Kali ustası olduğundan tabi ki Kali ağırlıklı çalışabilir.

Bruce Lee, Ip Man’ın öğrencisi. Neden Wing Chun ile yoluna devam etmedi ve Wing Chun gibi daha uzun süren bir eğitim sistemi yerine sonuç odaklı ve daha pragmatik bir sistem olan JKD’yi geliştirdi?

Bruce Lee sadece Ip Man’dan ders almamıştır, birçok talebesinden de ders almıştır. Wing Chun deyince akla Ip Man geliyor; belki de o olmasa Wing Chun bu kadar tanınmayacaktı. Ip Man dikkat çekici, iyi bir ustadır. Etkili ve orijinal bir sistemi var.

Bruce Lee her zaman sonuç odaklı çalışmıştır. Ama şunu da belirtmek gerekiyor ki JKD, Wing Chun sisteminin prensiplerinden doğmuştur. Wing Chun’da diğer ekollerdeki gibi fazla form yoktur. Sadece üç tane formu vardır. Bruce Lee yeni ve etkili bir sistem arayışındadır. Bruce Lee; Grappling, Judo, Jiu Jitsu, Muay Thai Karate gibi stilleri inceler. Tekvandodan edindiği bilgiler de var. Faydalı olduğuna inandığı tüm teknikleri bir araya topladı. Statik değil, devamlı yeniliklere açık bir sistem kurdu. Benim elimde şu an tüm öğrencilerinin antrenman metotları var. JKD kendine has bir antrenman metodu olmakla birlikte en önemli yanı dövüşü belirli kalıplardan kurtarıp özgürleştirmesidir. Bruce Lee şunu söyler: Birincisi; kendi dövüş tecrübelerinden yararlan. İkincisi; senin için yararlı faydalı teknikleri kullan, faydasız teknikleri at. Üçüncüsü; kendi geliştirdiğin teknikleri sisteme ekle. Bu nedenle Bruce Lee’nin yaptığı, Wing Chun’a Non Classical Kung Fu, yani klasik olmayan Kung Fu, yani JKD denmektedir.

Bruce Lee´nin 1958 yılından 1973´e kadar çalıştığı ve öğrencilerine gösterdiği farklı programlar var. Ama Bruce Lee o kadar yenilikçidir ki cumartesi yaptırdığı bir antrenmanı pazartesi değiştirerek “Ben öyle gösterdim ama bak bu daha pratik.” diyebilen dinamik bir ustadır. Jun Fan Gung Fu temel eğitiminden sonra, insanın kendi çalışma programına diğer savaş sanatlarından katma imkânı vardır. Yani JKD zengin bir programa sahip olmakla birlikte, temel ilkeler bozulmadan yeniliklere açık bir sistem olarak devam edebilir.

JEET KUNE DO VE FELSEFESİ

Bruce Lee’nin vefatından sonra öğrencilerinin çoğunun JKD yanında Wing Chun çalıştıkları bilinir. Dan Inosanto, Filipino Martial Arts Kali Escrima çalışır. Bazı JKD hocaları Silat, bazıları Filipin kirli boksu diye bilinen Panantukan çalışır, bazıları da self defansa ağırlık verir. Burada önemli olan hız ve sürpriz tekniklerin olmasıdır. Şimdi Avrupa’da boks tarzı ağırlıklı çalışan JKD hocaları var. Kimse yeniliğin önünde duramaz. Burada önemli olan JKD prensipleridir. JKD bir teknikten ziyade dövüş felsefesidir. Vücudunun rakibe en yakın noktasını silahı gibi kullanarak rakibin en zayıf yerine sert vurmaktır.

Grandmaster Şenel İlhan Hocamız’ın tüm bilgi birikimi ile oluşturduğu Hankando isminde bir dövüş sistemi var, bu konuda neler söylemek istersiniz?

Dünya çapında kanaat önderi, gönül ehli Müslüman liderlerin savaş sistemlerini bilmeleri gerekir. Böyle insanların sayısı çok az. Bugün Hz. Ali ile övünüyoruz; övünelim, onlar büyük kahramanlar ama günümüzde sayıca çok azlar. Son yıllarda kaç tane cengâver, mücahit denilebilecek kişi çıkmış? Dolayısıyla gönül ehli kişilerin savaş sanatlarından anlamaları dünya Müslümanları için çok önemlidir. Hankando’nun kesinlikle çok güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Şiddet kullanarak hak yiyen insanlar karşısında, Müslümanlar onların anladığı dilden konuşabilmeli. Grandmaster Şenel İlhan Hocamız gibi ilim ve maneviyat ehli insanların dövüş sanatlarından anlaması ve bu özellikleriyle ortaya çıkmaları başlı başına büyük bir olay. Bunu İslam âlemi için önemli bir kazanım olarak görüyorum.

Kendilerine selamlarımı iletiyor, dualarını istirham ediyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.