Ana sayfa - Arşiv - Güvenli Sürüş Hayat Kurtarır / Türk Sürüş Akademisi Genel Müdürü Selçuk Dedeoğlu

Güvenli Sürüş Hayat Kurtarır / Türk Sürüş Akademisi Genel Müdürü Selçuk Dedeoğlu

39-guvenli-surusTürkiye, trafik kazalarında dünya sıralamasında üst sıralarda. Trafik kazalarını önleme veya azaltma noktasında ne gibi tedbirler alınıyor veya alınmalı?
Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırma sonuçlarına göre ülkemiz trafik kazaları ve bu kazalardan kaynaklanan ölüm ve yaralanmalarda dünya genelinde ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Ülkemiz dışındaki bu ülkeler de maalesef gelişmemiş veya az gelişmiş ülkeler.
Trafik kazaları istatistiklerine bakıldığında resmi kaynaklarda her yıl trafik kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısı 3.500 – 5.000 kişi arasında gözükse de gerçek rakamlar bunun çok üzerindedir. Yaklaşık, yıllık 12.000 kişi kazalarda hayatını kaybetmekte 100.000 kişi de yaralanmaktadır. Bu farkın sebebi, resmî istatistiklerin kaza anında olay yerinde meydana gelen ölümleri baz almasıdır. Oysa kaza sonrası hastanelere kaldırılan yaralılardaki ölüm oranları da eklendiğinde ortaya bu hazin tablo çıkıyor.
Bizzat Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği talimatlar doğrultusunda, kamu kurum ve kuruluşlarından başlayarak sürücüleri bilinçlendirme ve sürüş eğitimlerinin yaygınlaştırılması için yapılan çalışmalar tüm hızı ile devam etmektedir. AB uyum yasaları çerçevesinde araç filosuna sahip kamu ve özel sektör kuruluşlarının da tüm araç kullanan personeline Güvenli ve Defansif sürüş teknikleri eğitimi aldırmaları gerekmektedir.
Her yıl Trafik Hizmetleri Daire Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığının önderliğinde birçok çalıştaylar düzenlenmekte ve konunun uzmanları bir araya getirilerek TRAFİK TERÖRÜNE son verecek çalışmalar yapılmaktadır.
Ancak Trafik Terörünü sona erdirebilmek için; sürücüleri bilinçlendirmek, sürücü kurslarının verdiği eğitimlerin kalitesini artırmak ve sürüş eğitimleri konusunda uzman kişi ve kuruluşlara da destek vermek gerekmektedir.
Sürücülere sadece teorik eğitim vermek sorunun çözümünü sağlamamaktadır. Araç kullanan tüm sürücülerin, teorik eğitimin yanı sıra “Güvenli ve Defansif Sürüş” teknikleri eğitimi alması gerekmektedir. Bu eğitimlerin yapılabileceği, trafiğe kapalı alanda kaza senaryoları yaşatılabileceği eğitim tesisleri kurulması gerekmektedir.
Bu eğitim tesislerinin kurulacağı arazi teminleri ve eğitim gereçlerinin maliyetlerinin yüksek olması, eğitimlerin yurt geneline yayılmasını da sekteye uğratmaktadır. İşte bu noktada devlet desteğine ihtiyaç duyulmaktadır.

Trafikle ilgili nasıl bir bilinçlenme gerekiyor? Bu konularda eğitim veriliyor mu?
Ben aynı zamanda Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği İstanbul temsilciliği görevini de yürütmekteyim. Derneğimiz okullarda ücretsiz eğitimler, seminerler ve bilgilendirme toplantıları yapmakta ve ilköğretim çağından itibaren bireylere “güvenli trafik” olgusunu aşılamaya çalışmaktadır.
Takdir edersiniz ki Güvenli Trafik Eğitiminin çok küçük yaşlardan başlayarak bireylere verilmesi, yarın ki yetişkinlerimizi de bilinçli birer sürücü yapacaktır.
Bu kapsamda özel bir kuruluş olarak kurulmuş olmasına rağmen TÜRK SÜRÜŞ AKADEMİSİ 2009-2014 yılları arasında 8000 Emniyet mensubuna sosyal sorumluk projesi kapsamında çok düşük fiyatlarla eğitim vermiş ve vermeye devam etmektedir.
Bu eğitimler sayesinde trafikte araç kullanan sürücüleri denetlemekle görevli emniyet mensupları da sürüş teknikleri konusunda becerilerini artırmaktadır.
Sonuç itibariyle trafik kazalarını azaltmamız için ister kamu kesimi olsun ister özel sektör çalışanı olsun, tüm sürücülerimizin bilinçli bir sürücü olması için eğitim alması gerekmektedir.

Araç kullanımıyla ilgili doğru bilinen yanlışlar nelerdir?
O kadar çok var ki hangisinden bahsedelim! Mesela 100 km süratle giden 1 ton ağırlığında bir otomobilin kütlesel ağırlığının yaklaşık 42 tona çıktığını ve frene bastığımızda bizim aslında 42 tonluk bir kütleyi durdurmaya çalıştığımızı, emniyet kemeri bağlı olmayan sürücünün aynı aracın içerisinde vücudunun ağırlığının yaklaşık 1800 kg olduğunu ve kaza anında direksiyona çarparak kaburgalarının kırılıp ciğerlerinin parçalanacağını, yeni başlamış yağmurda fren yaptığınızda bunun aslında kar üzerinde fren yapmakla aynı oranda aracın kaymasına sebep olacağı, araçta cep telefonu ile konuşmanın kaza riskini % 400 oranında artıracağını, 50 km süratle giden bir otomobili kuru zeminde ortalama olarak 8-10 metrede durdurabilirken yağmurlu bir yolda 13-14 metrede, karlı bir yolda veya yeni başlamış yağmurda 30-35 metrede durdurabileceğini eğitim alarak öğrenmek yerine deneyerek öğrenmek, sürücülere can ve mal emniyeti hususunda oldukça pahalıya mâl olmaktadır.

Olumsuz hava koşullarında; sisli, yağmurlu ve karlı havalarda sürücülerin nelere dikkat etmesi gerekir?
Kışın kar yağdığı zaman pencereden seyretmek keyiflidir. Fakat karlı veya buzlu bir yolda aracımızın kontrolünü sağlamaya çalışırken birçoğumuz aynı keyfi alamayız; hatta böyle koşullarda araç kullanmak birçoğumuzun kâbusu olmaktadır. Oysa kaygan zeminlerde araç kullanmanın inceliklerini bilirseniz ve aracınızı kışa hazırlama konusunda bilgili iseniz kış şartlarında araç kullanmakta zorlanmayacaksınız.
Birçok sürücü gibi kar lastiği taktım, artık aracım kaymaz diye düşünürseniz yanılırsınız. Kar tipi lastikler, yumuşak karda kontrollü bir gidiş ve normal lastiğe göre daha iyi bir duruş sağlar. Fakat buzlu bir zeminde hiçbir işe yaramayacaktır. Buzlu zeminlerde vakumlu lastikler kar tipi lastiklere göre daha iyi tutunma sağlarlar. Yumuşak oluşları ve lastiğin içeriğindeki silika maddesi sayesinde yere temas ettikçe ısınırlar ve vakum etkisi yaparak aracınızın kaymasını engellerler. Tabi ki buna güvenip kaygan zeminlerde hızımızı artırmamamız gerekir. Aksi takdirde aracınız yine kayacak veya savrulacaktır.
Aracınızda vakumlu lastik veya kar tipi lastik olsa da yola çıkarken yanınızda yine de zincir, çekme halatı ve takoz bulundurmanızda fayda vardır. Çok yoğun kar veya buzlanma olan bölgelerde trafik ekipleri zinciriniz olmadan yola devam etmenize müsaade etmeyecektir. Şimdi kısaca kış koşullarında işimize yarayacak pratik bilgilere bir göz atalım.
-Karlı ve buzlu yollarda güvenli sürüş için, kalkışta ikinci vitesi kullanmak ve motor devrini fazla yükseltmeden vites değiştirmek gerekir.
-Kış lastiği veya zincir takmanız daha güvenli yol almanızı sağlayacaktır.
-Kaygan zeminlerde gaza, frene veya direksiyona ani ve sert müdahalelerde bulunmayın. Bu, aracınızın kayarak savrulmasına yol açacaktır.
-Yola çıkmadan önce aracınızın camındaki ve tavanındaki karları temizlemeniz gerekir. Aksi takdirde bu karlar, fren yaptığınızda ön cama kayarak sizin görüşünüzü veya rüzgârdan uçarak arkadaki araçların görüşünü engelleyerek kazaya sebep olabilir.
-Geceleri sileceklerinizin cama yapışmasını engellemek için sileceklerinizi kaldırın veya cam ile arasına gazete koyun.
-Isının eksi derecelere düştüğü gecelerde aracınızı park ederken el frenini çekmeyin. Sabah yola çıkmak istediğinizde balatalarınız disklere yapışarak hareket etmenizi engelleyebilir.
-Karlı zeminlerde önünüzdeki araçla aranızda bırakmanız gereken mesafe normalin 2 veya 3 katı olmalıdır.

Korna hangi durumlarda kullanılmalıdır?
Medeni ülkelerde trafikte korna kullanımı, ancak diğer sürücüleri ya da yayaları uyarmak gerektiği durumlarda yapılmaktadır ve halk arasında havalı korna olarak bilinen yüksek ses çıkartan kornaların kullanılması yasaktır.
Ülkemizde de aynı yasaklar olmakla beraber denetimlerdeki eksiklikler sonucu korna kullanımı oldukça yaygındır. Ancak trafik kanununda yapılan değişiklikler ile; öndeki araçtan yol istemek için sürekli korna çalmak, diğer sürücüleri ve halkı rahatsız etmek taciz suçları kapsamına alınmış olup cezai müeyyidesi de artırılmıştır. Sürücülerimizin büyük bir çoğunluğunun ise kanundaki bu değişikliklerden maalesef haberi ve bilgisi bulunmamaktadır.

Yeni trafik kanunundan bahseder misiniz?
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişikliklerle; sürücü belgesiz araç kullanan sürücülere ve kullanılmasına izin veren araç sahipleri ile, sürücü belgesi sınıfına göre sürmekle yetkili oldukları araçlar dışındaki araçları kullanmak, kuralına aykırı davranan sürücü ve araç sahiplerine ve sürücü belgesi geri alındığı halde, geri alınma süresi içerisinde araç kullanmak kuralına aykırı hareket eden sürücülere 1407 Türk Lirası para cezası yazılması.
Alkollü olarak araç kullanan sürücülerle ilgili; hususi otomobil sürücüleri 0,50 promilin üzerinde, diğer tüm araç sürücüleri için ise 0,20 promilin üstünde araç kullandığında, alkollü araç kullanmaktan işlem yapılması. Ve yeni düzenleme ile; trafik görevlilerince alkol ölçümünde teknik cihazlar kullanılmasının sürücü tarafından kabul edilmemesi (alkol metreye üflememesi) halinde görevliler tarafından tutanak tanzim edilerek, 2000 Türk Lirası Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanağı düzenlenerek, sürücü belgesinin de iki yıl süreyle geri alınması ve araç sürücüsünün de araç kullanmaktan men edilmesi.
Alkol kontrollerinde 1,00 promilin üstünde alkollü olduğu tespit edilen araç sürücülerine ayrıca, Türk Ceza Kanununun 179. maddesinde yer alan “Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullandığı için iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” hükmüne göre işlem yapılarak adli mercilere sevk edilmesi.
Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç kullanan sürücülere de; Kanunun 48’inci maddesinin 8’inci fıkrasına göre trafik görevlilerince 3600 Türk Lirası Trafik İdari Para Cezası uygulanması ve sürücü belgesinin de 5 yıl süreyle geri alınması yönünde değişiklikler yapılmıştır. Kanunda yapılan bu değişiklikler sonucu, yapılan denetimlerde, bu kurallara riayet etmeyen sürücü sayısında önemli oranda azalma olduğu gözlemlenmektedir.

1 yorum

  1. Şahin GÜNEŞ

    Nevşehir’den selam ve saygılarımızla…

    Karayolu Trafik ve Yol Güvenliği Araştırma Derneği temsilciliği, Türkiye Yeşilay Cemiyeti il temsilcisi & T.S.S.D Kurucu Şube Başkanı .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.