Genler Sportif Başarıyı Nasıl Etkiliyor ? / Doç. Dr. Korkut Ulucan

Doç. Dr. Korkut Ulucan İstanbul doğumludur. İlköğrenimini Tuzla Merkez İlköğretim Okulunda, orta ve lise öğrenimini Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesinde tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği Bölümünden mezun olmuştur. Marmara üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik Bölümünden yüksek lisans ve doktora programlarını tamamladıktan sonra 2012 yılında Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümüne öğretim üyesi olarak atanmıştır. 2014 yılında Biyoloji-Moleküler Genetik doçenti unvanını alan Dr. Ulucan, halen aynı üniversitede DSÜ statüsünde ve Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Temel Tıp Bilimleri bölümünde öğretim üyesi olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Spor geni nedir, bu konudaki çalışmalar ne zaman başladı?

Spor geni olarak adlandırılan genler ve genetik bölgeler, direkt veya dolaylı yoldan sporcuların atletik performanslarına etki eden biyolojik süreçleri kontrol eden genlerin toplamıdır. Sadece bir gen olarak nitelendirme yapmak doğru olmaz. Örneğin kasların daha hızlı kasılması için hem kas hücrelerinin organizasyonlarının hızlı kasılmaya uygun olması gerek hem de kas hücrelerine gerekli besin maddelerini sağlayan kan dolaşımının buna uygun olması gerekmektedir. İşte hem kas hücrelerinin daha hızlı kasılmasını sağlayan hem de uygun kan dolaşım hızını kontrol eden tüm genler aslında birer spor genidir. Ancak genel anlamda atletik performans ile ilgili genleri herkes sadece bir veya iki gen olarak bilmektedir.

Kişinin ileride iyi bir sporcu olabileceğine dair genlerine bakıp bu konuda yorum yapılabiliyor mu? Spor genleri bize ne söylüyor, hangi bilgileri veriyor? Kişinin hangi spor dallarına daha yatkın olabildiğini tespit edebiliyor mu?

Hangi spor dallarını yaptığını söylemek zor, hatta oldukça iddialı bir kavram olur. Ancak bizlerin elde ettiği bilgiler, sporcuların fizyolojik yapılarının ne tip bir egzersiz programına yatkın olduklarının belirlenmesidir. Bizler artık belirli genetik parametreleri inceleyip sporcuların dayanıklı mı/seri mi (patlayıcı güç); fiziksel darbeye bağlı olmayan sakatlığa yatkın mı? Kardiyovasküler açıdan ağır egzersiz ve antrenman programlarını kaldırabilir mi, kaldıramaz mı, antrenman sonrası kas metabolizması kaslarını olması gerektiği gibi rejenerasyonunu sağlıyor mu, sağlayamıyor mu gibi bilgiler elde edebiliyoruz. Spor bilimci hocalar ise bu bilgiler ışığında bireylere ve sporculara daha iyi gelişim gösterebilecekleri egzersiz programı sağlayabiliyor. Bizler bu işin genetik kısmındayız, yani laboratuvar kısmında.

Sporcunun başarısı spor genine ne oranda bağlı?

Kesinlikle çok ilişkili. Elde edilen genetik bilgiler eğer usta ellerde değerlendirilirse, en azından kısa zaman sürecinde sporcuların gelişmesi çok daha hızlı ve programlanabilir oluyor. Böylece uygun antrenman ile gereksiz sakatlıkların da önüne geçilmiş, dopingsiz kalıcı ve sürdürebilir başarıların da temelleri atılmış oluyor. Örneğin bir sporcu diyelim sprinter odaklı, yani patlayıcı gücü daha yüksek, ve bunu daha da geliştirebilir. Bu sporcunun kısa mesafe koşu, yüzme veya patlayıcı güç odaklı sportif branşlarda daha başarılı olacağı daha olası, en azından daha hızlı bir başarı sağlanacağı kesin. Aynı sporcunun uzun mesafe koşu veya yüzme gibi dayanıklılık gerektiren branş içi yönlendirme yapılması yanlıştır; çünkü bu sporcunun metabolizması ve fizyolojisi, uzun süre bir sporu yapmasına olanak sağlamaz, gereksiz antrenmanlarda sporcu da istenmeyen sağlık problemleri meydana getirebilir.

Spor genleri sporcunun nasıl beslenmesi gerektiği konusunda bize ne gibi bilgiler veriyor?

Nutri-genetik, yani beslenme genetiği testleri de bizlere bireylerin genetik yapılarına hangi besin grupları uygun, hangileri uygun değil; hangi hastalıklara daha yatkın, hangilerine yatkın değil, sporcunun özellikle ağır antrenman sonrasında gerekli vitaminleri doğru metabolize edebiliyor mu, yoksa edemiyor mu gibi bilgilere ulaşmamızı sağlıyor. Örneğin bir bireyin laktoz intoleransı varsa bunu genetik testler ile anlayabiliyoruz. Bu sayede uygun diyet ile laktoza bağlı vücut stresinin oluşması engellenmiş oluyor, bu da sporcu performansına olumlu etki yapıyor. Aslında beslenme genetiği ile ilgili testler sadece sporculara değil, tüm bireylere yarar sağlayan testlerdendir. Bir birey uygun egzersiz ile kilo veremiyorsa bu sebebin altında genetik yapısına uygun beslenip beslenmediği araştırılabilir. Bir başka örnek de kafein metabolizması ile ilgili verilebilir. Kafein, dünya anti-doping merkezi tarafından doping listesinde bulunmakta ve kafeini metabolize eden gen üzerindeki bazı varyasyonlar, kafeinin daha hızlı veya daha yavaş metabolize edilmesine sebep oluyor. Bir birey diyelim ki kafeini yavaş metabolize eden gen varyantına sahip; bu bireyin veya sporcunun normal dozda kafein alması bile sorunlara yol açabilir. O yüzden bu testleri yapmasında fayda olacaktır, en azından istenmeyen sağlık problemlerinin görülmesini engellemek için.

Spor geni testlerini aktif olarak uygulayan spor kulüpleri var mı? Bu konuyla hangi ülkeler yakından ilgileniyor? Ne gibi çalışmalar yapıyorlar?

Yurtdışında özellikle alt yapılarda bu testleri çok kapsamlı olmasa da uygulayan spor kulüpleri var. Ancak bu güzel veri kaynağını kolay kolay paylaşmıyorlar; bizler kulüpleri ziyaret ettiğimizde bu tip uygulamaları görebiliyoruz. Ancak ülke bazında İspanya, Almanya, ABD, Ukrayna, Dağıstan ve Polonya ilk aklıma gelen ülkeler. Bu ülkelerde veya spor kulüplerinde atletik performansa etki eden genetik analizler ve sakatlık riskleri çıkartılıyor ve bu genetik profile uygun antrenman programları ile sporcuların fiziksel performansları optimal seviyeye getiriliyor. Ancak ülkemizde -en azından benim bildiğim kadarı ile- bu uygulamalar yapılmıyor. Biz ekibimiz olarak (MSc Canan Sercan, MSc Sezgin Kapıcı ve MSc Başak Eken) profesyonel atletleri bisikletçiler, futbolcular, genç atlet ve basketbolcular, monopalet yüzücüleri rüzgâr sörfçüleri ile ilgili geniş kapsamlı analizler tamamladık. Ayrıca büyük bir spor kulübü ile de oldukça geniş bir çalışma gerçekleştirdik, enteresan sonuçlar elde ettik.

Şampiyon olmuş sporcular üstünde spor geniyle ilgili yapılmış çalışmalar var mı, bu çalışmaların sonuçları neler?

Bu çalışmaların realize olması aslında 3-4 yıllık bir zaman dilimi içinde olmuştur ve bu zaman içinde de oldukça gerekli olduğunu düşündüğüm bu tip analizler başarılı sporcular üzerinde yeteri kadar gerçekleştirilememiştir. Gerçekten çok başarılı sporcularımız var ve böyle çalışmaların gerçekleştirilmesi, atletik performansın belirlenmesinde kullanılabilecek bir genetik haritamızın olması açısından da oldukça gereklidir diye düşünüyorum. Biz ekibimizle kendi branşlarında başarılı olmuş birçok sporcu ile görüşmeler gerçekleştirdik. Bu analizlerin anlamını, Türk sporu için önemini kendilerine belirttik, halen görüşüyoruz. Bugüne kadar geniş çaplı bir çalışma yapılmış mıdır benim çok fazla bir bilgim yok. Ancak biz milli bayan tenisçilerimiz ile bu tip bir çalışma gerçekleştirdik, sonuçlarını kendileri ile paylaştık ve bilimsel bir dergiye yayın halinde gönderdik. Gördüğümüz şu ki iki tenisçimiz de yaptıkları spora uygun genetik profil sergilediler, bazı tavsiyelerimiz oldu kendilerine, hem atletik performans olarak hem de beslenme olarak, umarım uyguluyorlardır.

Gen dopingi nedir, gen dopinginin önlenmesi adına “Gen Kartlar” projeniz var, bundan bahseder misiniz?

Gen dopingi, genetikte kullanılan gen terapisinin spor alanında uygulanmasıdır. Gen terapisi dediğimiz uygulamada, pratikte bireylerde bulunan ve herhangi bir nedenden dolayı uygun çalışmayan genin, uygun çalışan kopyası ile değiştirilmesidir. Sportif anlamda ise bireylerin atletik performansı artıran gen veya genetik moleküllerin sporculara aktarılmasıdır. Tabi bu uygulama çok ama çok risklidir ve yapıldığını pek sanmıyorum. Ancak bu işlemin modifiye hali yani genin kendisini değil de gen ürünü olan molekülün (RNA molekülü) sporculara aktarımı olası gözükmektedir ve uygulamaları günümüzde tespit eden herhangi bir teknoloji bulunmamaktadır. Bizler de böyle bir proje üzerinde çalışıyoruz; yani eğer bir sporcu gen dopingi gerçekleştirdi ise bunu tükürük, gözyaşı gibi vücut sıvılarından tespit eden bir sistem. İnşallah bir iki yıla kadar realize etmeyi başarabiliriz.

“Süper Sporcu” kavramı ortaya çıkabilir mi?

Pratikte gerçekleşebilir, ancak sportif anlamda bu kavramın uygulanması pek olası gelmemektedir. Bilim insanları bakterilerde yeni bir savunma sistemi buldu; bu sistemin adı CRISPR-Cas sistemi. Bu sistemi, bakterilerin kendilerini savunması olarak kısaca ifade edebiliriz. Ancak bu sistemi kullanarak bilim insanları bireylerde doğuştan gelen bazı mutasyonları tamir etmeyi başardılar, buna da DNA ameliyatı adını verdiler. Bu sistem aslında sporun önündeki tehlikeli bir yaklaşım, yani belki de 10 yıl sonra insanlar istedikleri atletik performansa kendilerini yönlendirebilecek genetik oynamalar yapabilecekler. Böylece süper olimpikler, süper insanlar veya askerler de meydana getirilmiş olacak. Tabi bu uygulama etik dışı bir uygulama, sporcu eşitliğine ve kültürüne tamamen aykırı bir yaklaşım.

Yorum bırakın