Ana sayfa - Arşiv - Geleceğin Akıllı Şehirlerine Genel Bakış / Dr. Hicran Hamza Çelikyay

Geleceğin Akıllı Şehirlerine Genel Bakış / Dr. Hicran Hamza Çelikyay

Hicran Hanım kendinizden bahseder misiniz?

İstanbul’da doğdum. Nişantaşı Kız Lisesi (Ortaokul) ve Kadıköy Anadolu Meslek Lisesi mezunuyum. 1996 yılında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden mezun oldum. 3 yıl bilgisayar öğretmenliği ve 2000-2009 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde Coğrafi Bilgi Sistemi Uzmanı olarak görev yaptım.

2010 yılında Bahçeşehir Üniversitesi Kentsel Sistemler ve Ulaştırma Yönetimi yüksek lisans programını yüksek onur derecesi ve bölüm 3.lük derecesi ile, 2017 yılında Marmara Üniversitesi Yerel Yönetimler Ana Bilim Dalı Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim Bilim Dalı doktora programını yüksek onur derecesi ile tamamladım.

İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde Pedagojik Formasyon Sertifika Programı ve Bahçeşehir Üniversitesi Hükümet Liderlik Okulu’nda Yerel Yönetimler Akademisi Sertifika Programlarına katıldım. Sivil Toplum Kuruluşları ve Kent Konseylerinde çeşitli projelerde görev aldım. Çalışma alanlarım arasında Metropoliten Yönetim, Kentsel Sistemler, Akıllı Şehirler, Avrupa Birliği, Yerel Dış Politika, Yerel Yönetimler ve Kent Konseyleri bulunmaktadır.

2014 yerel seçimlerinde AK Parti Sarıyer ve İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliğine seçildim. Sarıyer Belediye Meclisi Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik ve Ulaşım Komisyonunda görev yapmaktayım. Aynı zamanda Türkiye Belediyeler Birliği Meclis Üyesi olarak Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (The Council of European Municipalities and Regions CEMR) ve Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Konseyi Türkiye Delegasyonunda görev yapmaktayım.

Nisan 2015-Aralık 2015 tarihleri arasında İstanbul’un Akıllı Şehir vizyonunun ve stratejilerinin çalışıldığı komisyon çalışmalarında bulundum. UCLG-MEWA Birleşmiş Kentler Yerel Yönetimler Ortadoğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı’nda Akıllı Şehirler Komitesi İstanbul kenti temsilcisiyim.

Bir şehrin akıllı olması ne anlama geliyor?

Akıllı Şehirlerde temel fikir, gelişen ve yenilenen bilgi ve iletişim teknolojilerinin kentsel hizmetlerde merkeze alınmasıdır. Şehirde yaşayanlara sunulan hizmetlerin bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak yerine getirilmesi ile kaynakların etkin ve daha akıllıca kullanılması, maliyet ve enerji tasarrufu, hizmet sunumu ve yaşam kalitesinin geliştirilmesi, çevre kirliliğinin azaltılması mümkün olacaktır.

Akıllı şehirler esas itibarıyla altı bileşen ile değerlendirilmektedir:

a) Akıllı ekonomi

b) Akıllı ulaşım

c) Akıllı çevre

d) Akıllı insanlar

e) Akıllı yaşam

f) Akıllı yönetişim

Bileşenlerin her biri kendi içinde özel kentsel uygulamalar içermektedir. Bir şehir bu altı bileşen etrafında dengeli bir şekilde uygulamalar geliştirdiğinde ancak “akıllı” olarak tanımlanabilir.

Akıllı Şehirler hayatımıza ne gibi yenilikler getirecek? Akıllı kentlerle ne amaçlanmakta?

Akıllı Şehirler, şehirde yaşayanların kent hizmetlerinden daha hızlı, kolay, erişilebilir bir şekilde faydalanmalarına imkân tanır. Şehirde yaşayanların enerji, su, sağlık, barınma, ulaşım, haberleşme, güvenlik gibi yaşamsal ihtiyaçları eşit bir şekilde hızlı ve tam olarak karşılanırken tüm şehirde yaşayanlar sosyal aktiviteler, sanat-kültür gibi etkinliklerden de aynı oranda faydalanırlar.

Örneğin, Akıllı Şehirlerde trafikte zaman kaybı en aza indirilir. Bu bağlamda Akıllı Ulaşım sistemleri uygulamaları kent genelinde yaygınlaştırılır. Diğer yandan yaşam kalitesinin arttırılması için çözümler geliştirilir. Güvenli, dayanıklı konutlar, sosyal donatı alanları, yoğun şehir planlaması teknolojik altyapı ile vatandaşlara sunulur.

Akıllı Şehirlerin önündeki en önemli engeller nelerdir, akıllı şehirlere hazır mıyız? Altyapımız hazır mı?

Öncelikle kavramları doğru ve yerinde tanımlamamız gerekmekte. Akıllı Şehir nedir, Bileşenleri nelerdir? Bu bileşenler altında hangi uygulamalar geliştirilmelidir gibi sorulara tam ve yetkin yanıtlar sunulmalıdır. Yukarıda saydığım Akıllı Şehirlerin 6 temel bileşeni olan akıllı ekonomi, akıllı ulaşım, akıllı çevre, akıllı insanlar, akıllı yaşam, akıllı yönetişim etrafında dengeli bir şekilde tanımlanması ve anlatılması gerekiyor. Bu bileşenler etrafında da uygulamaların kent genelinde dengeli dağıtılması gerek.

Örneğin; Bir şehirde sadece Akıllı Ulaşım Sistemleri uygulamaları geliştirilip Akıllı Yaşam bileşeni için herhangi bir uygulama yapılmadığında yani şehirde yaşayanların hayat standartlarını geliştiren uygulamalar yapılmazsa veya akıllı insanlar dediğimiz bileşen altında şehirde yaşayanların eğitim, kültür, sağlık gibi ihtiyaçlarına yanıt sağlanamadığında tam olarak akıllı bir şehir olunmuyor.

Bu nedenle, öncelikle şehri iyi tanıyıp analiz yapılması sonrasında da geliştirilecek uygulamaların belirlenmesi gerekir. Akıllı Şehir uygulamaları için İstanbul açısından yorumlayacak olursak evet yeterli bilgi, birikim, uzman personel ve teknik donanım mevcut. Uygulamalar da zaman içerisinde şehrin genelinde vatandaşlara sunulacaktır. Özellikle Akıllı Ulaşım Sistemleri konusunda birçok uygulamanın hayata geçtiğini görmekteyiz.

Akıllı Şehirlerin ekonomiye olan katkısını değerlendirir misiniz?

Küreselleşmenin ve entegrasyon sürecinin neden olduğu ekonomik ve teknolojik değişimlerle birlikte şehirler hem diğer şehirlerle yarışmayı hem küresel düzeyde odak şehir ve çekim merkezi haline gelmeyi hedeflemeli hem de sürdürülebilir kentsel gelişmeyi eşzamanlı olarak yürütebilmelidir.

İşte bu zorluğu aşmada, Akıllı Şehir uygulamaları devreye girer. “Akıllı” olmak, şehre ekonomik canlılık getirir. Konut, yerel kalkınma, ekonomi, kültür, sanat, sosyal politikalar gibi alanlarda sunulan kentsel hizmetlerde kalite ve nitelik artar. Kamu kaynakları daha iyi kullanılır, hizmet maliyetleri düşürülür, yaşam kalitesi arttırılır.

Akıllı Şehirlerin sosyal hayatta neleri değiştirmesini öngörüyorsunuz?

Akıllı bir şehir, vatandaşların hem sosyal hem de bireysel yaşantılarının nitelikli bir şekilde sürmesinde önemli bir rol oynar. Akıllı Şehirlerin bileşenlerinden biri olan Akıllı Yaşam bileşeni bu amaca hizmet eder ve bu doğrultuda tanımlanmış alt başlıklar içerir.

Örneğin, Akıllı Yaşam ile kültürel aktivitelerin çeşitliliği öncelenir ve vatandaşların eşit şekilde dâhil olmaları sağlanır, sağlık koşulları iyileştirilir ve sağlık hizmetleri vatandaşa mümkün olduğunca en yakın merkezden sunulur, kişisel güvenlik konusunda çalışmalar yapılır, kent için aydınlatma, sensör, kameralar ile düzenli denetimler uygulanır. Diğer yandan konut kalitesi, barınma hakkı ve olanakları iyileştirilir. Güvenli, sağlam konutlarda yaşam öncelenir. Eğitim olanaklarının arttırılması ve her vatandaş için eşit şartlarda erişilebilir eğitim hizmeti sunulur.

Akıllı Şehirler güvenlik alanında neler vadediyor, kişisel hayatın gizliliğini nasıl etkileyecek?

Akıllı Şehirlerde; her şeyden önce insanı odağa alan uygulamalar geliştirilir. Kentlerde Güvenlik, sürdürülebilir nitelikli yaşamın temel dayanağıdır. Kentlerde artan nüfus, iç ve dış göçler, mülteci akınları gibi etkiler güvenlik çözümlerinin daha fazla önem kazanmasına yol açmıştır.

Örneğin, güvenlik kameraları, retina tanımı, parmak izi, biometrik parametreler, kartlı geçişler, akıllı sensörler, akıllı yazılımlar ile birlikte şüpheli davranış tespiti, trafik kazalarının önlenmesi, güvenlik ihlalleri gibi uygulamalar şehirlerin güvenliğini dolayısıyla vatandaşların bireysel güvenlik ve huzurlarını sağlamak için geliştirilen uygulamalardır.

Bilginin ve verinin anlık paylaşımı ve analizi şehirdeki suç unsurları, tehlike arz eden olaylar ve güvenliği tehdit eden durumlar henüz ortaya çıkmadan engellenebilecektir. Gerektiğinde kurumlar arasındaki bilgi paylaşımı gerçekleşecek ve durumdan vatandaşlar bilgilendirilecektir. Bu tür uygulamaların kamusal alanda, ortak yaşam alanlarında tedbir ve kontrol amaçlı kullanılması gündeme gelmektedir. Kişisel hayatın gizliliği ve mahremiyeti belirli kanunlar ile koruma altına alınmıştır.

Dünyadaki öne çıkan akıllı şehir uygulamalarından bahseder misiniz?

Gerek bağımsız araştırmacılar ve akademisyenler, gerekse üniversiteler bünyesinde kurulan Akıllı Şehir Araştırma Merkezleri, belirli aralıklarda dünyada Akıllı Şehir sıralamaları yapmaktadır. Bu sıralamalar şehirlerden gelen verilerin belirli bir formülasyonla hesaplanmasından elde edilen puanlarla yapılmaktadır. Her yıl/dönem bu sıralamalar değişmektedir. Şehrin o yılki verileri bir önceki yıldan farklı olabilmektedir. Dolayısıyla bir yıl sıralamada birinci olan bir şehir diğer yıl farklı bir sıralamada yer alabilmektedir. Bununla beraber, dünyada belli başlı akıllı şehir uygulamalarında öne çıkanlar bulunmaktadır.

Örneğin, Amsterdam’da “Sürdürülebilir Yaşam Projesi” ile şehirdeki 500 eve takılan enerji-geri bildirim cihazları ile kullanıcıların ev araç gereçlerini daha verimli kullanmalarını ön gören proje, %9’a varan güç ve %14‘e yaklaşan gaz tasarruf oranları ile başarıya ulaşmıştır. Tüketicilerin enerji kullanım alışkanlıklarını iyileştirebilmek için bu geri bildirim göstergeleri akıllı sayaçlara bağlanarak enerji kullanımları sınırlandırılmış ve enerji kullanımına dair uyarılar vatandaşa iletilmiştir.

Barselona’da “Yeraltı Galerileri” bulunmaktadır: Modern enerji, telekomünikasyon, ısınma, hava basıncı ile işleyen atık toplama sistemlerini içeren, yeraltında 37 km uzunluğa ulaşan bir hizmet ağıdır. Bu hizmet ağı, altyapı çalışmalarının kazı yapılmadan, mahalli sakinleri rahatsız etmeden yapılmasına olanak tanırken, zaman ve maddi anlamda tasarruf sağlamaktadır.

Kopenhag’da “Limanların Mavileşmesi Projesi” ile limanlara atık suları taşıyan kanallar, deniz suyunu kirletmesi nedeniyle kanalizasyon sistemlerinin modernizasyonu, suların temizliği ile ilgili yapılan planların uygulanması, bölgesel yağmur sularının limanlar dışına yönlendirilmesi, rekreasyonel alanlar oluşturmak için kent tasarımı hazırlanması çalışmaları yapılmıştır.

Londra’da “Akıllı Enerji Yönetimi Projesi” geliştirilmiştir. Proje, Londra’nın Akıllı Şehir olma yolunda en büyük adımlarından biridir. 2011 yılında yürütülmeye başlanılan proje, ekonomik ve çevre dostu altyapı planlamalarıyla şehirlerin enerji dönüşümüne katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Proje kapsamında düşük karbon salınımı ve kaynakları etkili şekilde kullanma yolunda yapılan uygulamalar ve çalışma bulguları diğer AB şehirleriyle paylaşılarak enerji dönüşümlerine yönelik planlamalara katkı sağlaması da hedeflenmektedir.

Singapur’da “Akıllı ve Yeşil Binalar Projesi”: Binalarda enerji verimliliği planına göre, Singapur’da yeşil ve akıllı binalarla ilgili kapsamlı projeler yürütülmektedir. Bu plan, birçok programı bünyesinde barındırmaktadır. Binalarda enerji verimliliği planına göre ilk adım, enerji verimliliği standartlarının belirlenmesi ve bu binaların inşası esnasında bu kriterlerin sağlandığından emin olunması olarak belirlenmiştir.

Tokyo’da “Hidrojen Enerjili Olimpiyat Köyü”: Proje kapsamında hidrojen gücü, olimpiyatlar sırasında ev sahipliği yapılacak 17.000 sporcu ve diğer misafirlerin faaliyetlerini desteklemek üzere kullanılacaktır. Konutlar, tesisler, eğitim merkezleri ve otobüslerde hidrojen gücünden yararlanılacak. Köy, 2020 yılından sonra da bir üst sınıf yerleşim alanına dönüştürülecektir.

Viyana’da “Sosyal Konutlandırma Projesi”: Belediye ve kâr amacı gütmeyen kurumların iş birliği ile şehirde 400 binden fazla yüksek-kaliteli konut inşa edilmiştir. Bu çalışma ile gerek sosyal anlamda gerekse finansal anlamda elverişli konutlar amaçlanmıştır.

İstanbul’da bu alanda ne gibi çalışmalar yapılıyor ve neler planlıyorsunuz? İstanbul için nasıl bir strateji ve yol izlenmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Öncelikle İstanbul kenti dinamiklerinin iyi bilinmesi gerektiğine inanıyorum. İstanbul’u herhangi bir orta ölçekli Avrupa şehri ile karşılaştıramayız. Bunu yapmak İstanbul’a haksızlık olacaktır. İstanbul, birçok Avrupa ülkesinden büyük bir metropoliten kent.

İstanbul kenti Akıllı Şehir çalışmaları 2015 öncesinde başladı. Avrupa genelinde 22 ortaklı geniş bir konsorsiyumla Servis Geliştiriciler için Araç Kiti ve Akıllı Şehir Uygulama ve Planlama Ara Yüzü Geliştirilmesi Projesi’nde yer aldık. Smart City İstanbul Living Lab’in kuruldu, Avrupa Yaşayan Laboratuarlar Ağı (ENoLL – European Network of Living Labs)’e üye olundu. UCLG ve diğer uluslararası kuruluşlarının Akıllı Şehir Komisyonlarına destek verilmekte.

Bununla beraber 2015 sonrası Akıllı Şehir çalışmaları ciddi bir ivme kazandı. İBB Meclisi’nin 17 Aralık 2015 tarihli birleşiminde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bünyesinde “Akıllı Şehirler Müdürlüğü”nün kurulması kararı alınmıştır. Bu tarihten sonra Akıllı Şehir çalışmaları belirli bir program ve ajandaya bağlı olarak gerçekleşmektedir. İBB iştiraklerinden biri olan İSBAK AŞ, İstanbul’un akıllı bir kent olma hedefinde yapılacak uygulamaları üstlenmiştir. Bu çalışmalarda ağırlıklı olarak akıllı şehir bileşenlerinden “Akıllı Çevre”, “Akıllı Ulaşım”, “Akıllı Yönetişim” ve “Akıllı Ekonomi” alanlarında iç ve dış paydaşlar ile çalıştaylar gerçekleşmiştir. Hâlihazırda gerek İSBAK ve gerekse İETT, İSKİ gibi İstanbul’a hizmet eden kurumlarımız kendi alanları ile ilgili akıllı uygulamalar geliştirmektedirler.

İSBAK tarafından İstanbul için Akıllı Şehir çalışma alanları Su Yönetimi, Güvenlik, Ekonomi, Toplumsal Entegrasyon, Yönetim, Afet ve Acil Durum, Sağlık, Enerji, Çevre, Barınma, Mobilite ve Turizm olarak belirlenmiştir. İ-Taksi uygulaması, Araç Takip Sistemi, Akıllı Konteynır, Akıllı Aydınlatma, Tünel Otomasyon Sistemleri, Tam Adaptif Trafik Yönetim Sistemi (ATAK), Yeşil Enerji, Elektronik Denetleme Sistemi (EDS), İBB Yol Gösteren (İBB Navi), Erişilebilir Yaya Butonu ve daha birçok uygulama sıralanabilir.

Diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin diğer birçok iştirakinde de kendi görev ve sorumluluk alanlarıyla ilgili uygulamalar geliştirilmektedir. Örneğin; İETT tarafından Akıllı Ulaşım Sistemi olarak Karakutu ve AKYOLBİL projeleri geliştirilmiştir. İETT tarafından toplu taşıma araçlarında kullanılan Kara Kutular ile yol ve sürüş güvenliğinin arttırılması, kaza sayılarının ve bakım giderlerinin düşürülmesi, yolcu konforunun artırılması ve yakıt tasarrufunun sağlanması hedeflenmiştir. AKYOLBİL (Akıllı Kart Ulaşım Yönetim ve Yolcu Bilgilendirme) projesinin ilk modülleri ise 2006 yılında geliştirilmiştir. Proje, Akıllı Kart, yolcu bilgilendirme, şoför denetimi, acil durum yönetimi, medya yönetimi, durak izleme ve yönetimi, filo izleme ve yönetimini içeren çok kapsamlı bir Akıllı Ulaşım Planlama ve Yönetim Sistemidir ve halen ek modüller geliştirilmektedir. Tabi ki bu uygulamalar İstanbul Kenti Akıllı Şehir stratejisi doğrultusunda geliştirilmektedir. Ayrıca akıllı duraklar, otomatik ödeme makineleri, kart tanıma gibi buraya sığdıramayacağımız birçok uygulama mevcuttur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.