Ana sayfa - Son Sayı - Geçmişten Günümüze Baba İmajı / Pedagog Ali Çankırılı

Geçmişten Günümüze Baba İmajı / Pedagog Ali Çankırılı

Günümüzde, geçmiştekinden daha fazla kadın çalışma hayatına atılmaktadır. Bu da birçok babanın, istemeseler de, çocuğun eğitimine ve bakımına katılmalarını zorunlu kılmaktadır. Toplum ve aile yapısındaki değişimler, kadın ve erkeğin ebeveynlik rollerinde de değişikliklere neden olmuştur. Zaman içinde farklı aşamalardan geçen babalık rolünün ilk zamanlardaki belirgin özelliği ahlak öğretendi.

İyi babalar çocuklarını dinine ve ahlak kurallarına bağlı büyütmekle sorumlu idi. Nitekim günümüzde yapılan birçok araştırma çocukların ahlaki ve vicdan gelişimleri, dindar olmaları ve daha az davranış problemleri göstermelerinin, erken yaşlarda babalarıyla kurdukları olumlu ilişkiye bağlı olduğunu göstermektedir.

Babalar, aynı zamanda kocalık görevini yürütmektedir. Yani çocuğun annesinin eşi olup onu desteklemekle çocuğun gelişiminde dolaylı da olsa bir görev üstlenmiş olmaktadır. Burada baba, annenin yaptıklarını takdir etmesi, ona destek olması, çocuğa uyaran sağlaması, yol göstermesi ve işini kolaylaştırması halinde çocuğun gelişimi üzerinde dolaylı olarak etkide bulunmaktadır. Ailenin geçimini sağlayacağı bir gelirinin olması ve bunu babanın sağlaması yönüyle de çocuk gelişimi üzerinde etkili olmaktadır.

Günümüzde ahlak öğreten, ekmek parası kazanan ve cinsiyet örneği rolü üstlenen baba imajına ek olarak bakıcı ve eğitici rolünü de üstlenen, anneye ev işlerinde yardımcı olan baba imajı yerleşmiş bulunmaktadır. Baba, eşine ve çocuklarına duygusal yönden destek olan, çocuklarıyla ilgili işlerde yardım eden, sorumluluklarını paylaşan ve çocuklarıyla doğrudan etkileşime giren kişi olarak tanımlanmaktadır. Baba, çocukla oyunlar oynama, ona bir şeyler öğretme, okul ödevlerine yardım etme, tüm gelişim alanlarıyla birlikte ahlak ve kişilik gelişimini destekleme, sınırları gösterme, sevdiği ya da üzüldüğü bir konuda çocukla konuşma, duygularını paylaşma gibi yollarla çocuğun gelişimi ve eğitimi üzerinde doğrudan rol oynamaktadır.

Anneye düşen rolün babanınkinden ayrıldığı durumlarda, anne ile baba birbirlerinin yerini tutamazlar. Büyümekte olan bir çocuğun örnek alabileceği bir kadın, bir de erkek modeline ihtiyacı vardır. Anne ya da baba bu rollerin ikisini birden oynayamaz. Çocuk yetiştirirken, sadece babanın yapabileceği birtakım şeyler vardır ki, baba bunu yerine getirmediği takdirde, anne ne kadar iyi olursa olsun, bu görevi üstüne alamaz. Erkek çocuğun kendi cinsiyetine uygun kimliği, babanın davranışlarından ve ailede yerine getirdiği görevlerden, babasıyla özdeşim kurarak, gözlemde bulunarak ve taklit edip örnekleyerek gelişmektedir. Kız çocuğu da babasını gözleyerek ve onunla etkileşime girerek, karşı cinsin davranışlarını ve karşı cinse nasıl bir tavır geliştireceğini ve nasıl bir erkeği seçeceğini babasından öğrenir.

Çocuk Kimliğinde Baba Modeli

Çocuğun cinsel kimliği anne-babayı taklitle ortaya çıkar. Kişinin kendi cinsiyetine uygun kimliğe sahip olması, kimlik kavramı ve ruh sağlığı için çok önemlidir. Erkek çocuklarının bebeklik çağında anneleriyle özdeşleşme çabaları olağan kabul edilir. Erkek çocuk da kız çocuğu gibi günün büyük bir bölümünü annesiyle birlikte geçirir; onu gözlemler ve davranışlarını taklit eder. Üç yaşına kadar bu normaldir. Ancak üç yaşından sonra çocuklar cinsiyetlerinin farkına varmaya başladığı için kız çocuğu anneyi, erkek çocuğu babayı örnek almaya ve ona benzemeye çalışır.

Anneler çocuklarıyla daha uzun süre beraber oldukları için kız çocukları cinsiyetlerine uygun cinsel kimlik kazanmada erkek çocuklarına göre daha şanslıdır. Erkek çocuklarının cinsiyetlerine uygun sağlıklı cinsel kimlik kazanmaları için babalarıyla birlikte zaman geçirmeleri ve duygusal iletişimde bulunmaları gerekir. Okula başlayan çocuğun günün büyük bir bölümünü okulda ve arkadaş çevresinde geçirdiği için artık babaya ihtiyaç olmayacağı düşüncesi doğru değildir. Çocuk yeni bir dünyayı tanımaya başladığı, yeni ilişkilere girdiği bu yaşta, babanın hep yanında olduğunu, elini uzattığında erişebileceği yerde bulunduğunu bilmesi ona cesaret ve güven verecektir.

Babanın erkek çocuğuyla, annenin de kız çocuğuyla ilgilenmesi gerektiği inancı da doğru değildir. Kız çocukları babayı, erkek çocukları da anneyi gözlemleyerek ve onunla iletişimde bulunarak karşı cinsin psikolojisi ve davranışları konusunda bilgi sahibi olmaktadır. Yani erkekler kadar kızlar da duygusal gelişimleri açısından babaya ihtiyaç duyarlar. Çocuğun babaya olan ihtiyacı ergenlik döneminde de devam eder. Babanın yakın ilgisi, ergenin sert hareketlerini yumuşatacak; kalbini sevgi ile doldurarak, karşılaştığı zorlukları yenmede babanın gücünü arkasında hissedecektir.

Baba sevgisinin yerini anne sevgisi dolduramaz. Terapi için gelen bir genç: “Babamın beni sevdiğini biliyordum, ama bundan emin olmak istiyordum.” diyor ve ekliyordu: Bir gün olsun babamın bana sarıldığını ve beni sevdiğini söylediğini hatırlamıyorum.” Çocuğun ruhsal gelişimi için babanın verebileceği iki önemli hediye vardır: Sevgi ve zaman. Fakat babalar nedense sevgilerini ifade etme konusunda çok cimri davranıyorlar. Çocuk büyüdüğünde çocukluğuna ait en tatlı hatıralar, babasıyla geçirdiği hoş vakitlerdir.

Çoğu babalar çocuklarının kendilerine olan ihtiyacın önemini bilmez. Ancak çocuklar bunu hep bekler. Sözgelimi hasta olduğunda babasını yanında görmek ister. Babasının ilgi ve desteği bazen çocuğa tıbbi tedaviden daha çok yardımcı olur. Çocuk elbette annesini sever, ama babasını da yanında ister. Çünkü onun yanında kendisini emniyette ve korunmuş hisseder. Babanın varlığı ve ilgisi anne-çocuk arasındaki ilişkinin daha sağlıklı olmasına yardım eder. Karı koca arasındaki ilişki sağlıklı değilse anne bu boşluğu doldurmak için bütün ilgisini ve sevgisini çocuğuna aktarmakta, bu da çocuğun bağımsız bir kişilik kazanmasını engellemektedir.

Araştırmalar, babalarından ilgi ve sevgi gören çocukların daha sosyal olduklarını, arkadaşlarıyla sağlıklı ilişkiler kurabildiklerini, liderlik özellikleri taşıdıklarını ve uyumlu olduklarını göstermektedir. Burada bahsettiğimiz baba; çocukları arasında kız-erkek ayrımı yapmayan, disiplin sağlamak için dayağa başvurmayan, kişiliği ve davranışlarıyla rol model alınacak ideal bir babadır.

Çocuğun Ruhsal Gelişiminde Babanın Önemi

Çocukların doğumla birlikte kendilerini güvende ve huzurlu hissetmeleri çok önemlidir. En yakındaki kişiler olan anne-baba bu güveni sağlamada birincil derecede rol oynar. Erken çocukluk yılları kişiliğin temelinin atıldığı yıllardır. Son yıllarda yapılan araştırmalar sadece annenin değil babanın da birincil derecede çocuğun bakımında etkin rol almanın çocukların sosyal ve duygusal gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir. Anneler çocuklarıyla birlikte iken, koruma içgüdüsüyle çevrelerini keşfetme davranışlarına pek izin vermezler. Buna karşılık babalar çocuklarıyla birlikteyken onların çevreyle ilgili keşifler yapmalarına annelere göre daha çok izin verirler.

Çocuklar babalarıyla birlikte vakit geçirdiklerinde duyguları tanımlama, diğer insanların duygularını anlama gibi sözlü iletişim becerilerinde farklı deneyimler yaşamaktadır. Etkin babalık yapan babaların çocukları, arkadaş ilişkilerinde daha az sorun yaşamakta, kolay arkadaş edinmekte, sosyal becerileri daha çabuk öğrenmekte ve kullanmaktadır.

Babalar, çocukların hayatında önemli bir yere sahiptir. Kendi babanızı hatırladığınızda birçok açıdan babanızın hayatınızda önemli bir yere sahip olduğunu anlayabilirsiniz. Çocuklar özellikle erken çocukluk döneminde babalarının kendilerini izlemelerinden, fikir vermelerinden, yeni şeyler öğretmelerinden, onlarla oynamaktan, kısacası babalarıyla birlikte olmaktan son derece keyif alırlar. Ayrıca bu dönemde babalarıyla birlikte olan çocuklar gelişimleri için gerekli olan birçok bilgiyi, beceriyi ve duygusal desteği elde ederler.

Babalarıyla yakın ilişkisi olan çocukların zihinsel becerilerinde artışlar görülmektedir. Araştırmalar babalarıyla yakın ilişki içinde olan, onlarla zihinsel beceri isteyen oyunlar oynayan çocukların; dil gelişimi ve problem çözme testlerinde, babalarıyla ilişkileri olmayan, oyunlar oynamayan çocuklara göre daha yüksek puanlar aldığını göstermektedir. Erken çocukluk döneminde babaların çocuklarıyla etkin şekilde ilgilenmesi çocukların okula uyumunu ve okul başarısını olumlu etkilemektedir. Çocukların babalarıyla kurdukları ilişki şekli anneleriyle kurdukları ilişkiden farklıdır. Babalarıyla birlikte iken farklı uyaranlar almaları, zihinsel becerilerine ve duygu dünyalarına katkı sunmaktadır.

Babalarıyla erken dönemde yakın ve iyi ilişkiler geliştiren çocukların kendilerine güvenli, etraflarında olan bitenleri araştıran, sorgulayan ve büyüdükçe daha iyi sosyal ilişkiler kuran çocuklar olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, erken çocukluk döneminde babasıyla yakın ve sağlıklı ilişkileri olan çocukların yalan söyleme, onaylanmayan davranışlarda bulunma ve depresyon yaşama ihtimalinin diğer çocuklara göre daha az olduğu belirtilmektedir. Çocuklar oyun oynarken babalarının onları izlemelerinden ve oyunlarıyla ilgili babalarıyla konuşmaktan büyük keyif alırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.