Geçmeyen Öksürük: İstanbul Bronşiti / Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Çocuklarda sık tekrarlayan, uzun süre devam eden ve her türlü tedaviye direnç gösteren öksürüğe sebep olabilecek hastalıkların başında, “İstanbul Bronşiti” ismini verdiğim bir hastalık geliyor.

Bu ismi, birçok hastamdan duyduğum “Doktor bey, bizim çocuğun öksürüğü memleketimize gittiğimizde tamamen kesiliyor, İstanbul’a döndüğümüzün ertesi günü tekrar başlıyor…” benzeri sözlerden ilham alarak koydum.

İstanbul Bronşiti, en önemli belirtisi inatçı, kuru öksürük olan bir solunum yolları hastalığıdır. Bu hastalık İngilizce literatürde ‘cough variant asthma’ Türkçe literatürde ‘öksürükle seyreden astım’ isimleriyle biliniyor, ancak bu tanımlamalar hem yanlış hem yanıltıcıdır.

Çünkü bu hastalarda hırıltı, nefes darlığı, alerji gibi astımın karakteristik özelliklerinden hiçbiri yoktur.

Üstelik geçici bir hastalık olan İstanbul Bronşiti’ne ömür boyu kalıcı bir hastalık olan astım isminin verilmesi birçok hastanın gereksiz yere ve çok uzun süre astım ilaçları kullanmasına da yol açmaktadır.

İstanbul Bronşiti’ne sadece “bronşit” demek de doğru değildir. Çünkü ne akut bronşit gibi bir haftada geçen bir hastalıktır ve ne de kronik bronşitlilerde olduğu gibi ömür boyu devam eden öksürük ve balgam çıkarma şikâyetleri vardır.

İstanbul Bronşiti, bazen haftalarca, bazen aylarca sürebilen, zaman zaman tekrarlayabilen, klasik bronşit tedavisine ve standart antibiyotiklere cevap vermeyen, ama ‘uygun tedavi’ ile zaman içinde geçen bir özel bronşit türüdür.

İstanbul Bronşiti’nin astımdan ve bronşitten ne gibi farkları vardır?

İstanbul Bronşiti’nin esas belirtisi kuru öksürüktür. Bu, özellikle geceleri artan, ‘küçük çocuklarda öğürtü ve kusmaya’, hanımlarda ise ‘idrar kaçırmaya’ neden olabilen kuru bir öksürüktür.

Öksürük, nöbetler şeklinde ortaya çıkar ve genellikle geceleri daha fazladır. Birçok hasta gece ya da sabaha karşı öksürükle uykusundan uyanır.

Gülme, hatta konuşma, öksürük krizlerinin başlamasına neden olabilir. Telefonla konuşurken ortaya çıkan öksürük nöbetleri İstanbul Bronşiti’nin tipik bir özelliğidir.

Sigara dumanı, çeşitli boya, parfüm kokuları, hava kirliliği de öksürüğün başlamasına sebep olan faktörlerdir.

Şiddetli öksürük çocuklarda karın ağrılarına, erişkinlerde ise sırt ve göğüs ağrılarına yol açabilir.

Küçük çocuklardaki İstanbul Bronşiti’nin ilginç bulgularından biri de geceleri, saç dipleri ve boynun terlemesidir. Bunlarda geceleri diş gıcırdatmaya da sık rastlanır.

Hastaların çoğunda bu şiddetli öksürüğe karşılık hiç balgam yoktur, ama bazılarında, az miktarda zor çıkan, yapışkan nitelikte balgam olabilir. Bu hastalar, bu küçücük balgamı çıkarmakla çok rahatladıklarını söylerler.

İstanbul Bronşiti’nin astımdan en önemli farkı, hırıltı ve nefes darlığı şikâyetlerinin olmamasıdır. Bu hastaların akciğer röntgenleri, solunum fonksiyon testleri ve alerjik deri testlerinde de herhangi bir bulgu yoktur.

İstanbul Bronşiti olan hastalarda, bakteri ve virüslerin neden olduğu diğer bronşitlerde olduğu gibi ateş, balgam, halsizlik, iştahsızlık gibi belirtilere de rastlanmaz.

İstanbul Bronşiti’nin sebebi biliniyor mu? Bu hastalık başka şehirlerde görülmez mi?

İstanbul Bronşiti’nin özelliği, bronşların aşırı duyarlı olması, yani bronş hiperaktivitesidir.

Bronşlardaki bu aşırı duyarlılığın sebebi kesin olarak belli değildir. Fakat büyük şehirlerimizdeki yoğun trafik ve şehirleşmeden kaynaklanan dış hava kirliliğinin ve ev, okul ve iş yerlerindeki iç ortam hava kirliliğinin ve katkı maddesi ihtiva hazır gıdaların tüketilmesinin önemli rolleri olduğunu düşünüyorum.

İstanbul Bronşiti’nin daha çok dış ve iç ortam hava kirliliklerinin daha yoğun olduğu kış aylarında ortaya çıkması, hastaların yazın ve İstanbul’dan uzaklaştıklarında şikâyetlerinin tümünün kısa sürede kaybolması bu görüşümü destekliyor.

İstanbul Bronşiti, Ankara, İzmir başta olmak üzere hava kirliliği, yaşama stili bakımından İstanbul’a benzeyen başka şehirlerde de görülebilir, ancak böyle bir hastalık tablosuna köylerde ve kırsal alanda rastlamak pek mümkün değildir.

Öksürük krizlerinin tekrarlamasında viral ve bazı bakteriyel enfeksiyonların da önemli etkisi vardır. Hastalık bu tür enfeksiyonların daha sık görüldüğü, havaların değişken olduğu sonbahar ve ilkbahar aylarında daha çok belirti vermektedir.

Hastalık, en çok çocuklarda görülmekle beraber her yaştan insanda rastlanabilir. Erişkin yaşta, kadınlarda daha sık, buna karşılık erkeklerde ise çok seyrektir. Çocuklarda görülen İstanbul Bronşiti genellikle 6-7 yaşlarından itibaren tamamen geçmektedir.

Sigara ve alerji ile ilgisi var mı bu hastalığın?

Hayır, hiç yok. Hatta İstanbul Bronşiti’nin sigara içmeyenlerde ve alerjik olanlarda daha az görüldüğünü bile söyleyebilirim, ama sigara dumanına maruz kalmanın öksürük krizlerini tetikleyen çok önemli bir faktör olduğunu unutmamak lazım.

İstanbul Bronşiti’nin teşhisi nasıl konur?

İstanbul Bronşiti’nin teşhisi aslında zor değildir. Çoğu zaman, hastanın şikâyetlerinin dikkatle dinlenmesi ve fizik muayene bile teşhis için yeterlidir. Önemli olan hekimler tarafından bu yeni hastalık tablosunun ve özelliklerinin iyi bilinmesidir.

Ancak, bu hastalara gittikleri her doktor tarafından, üst solunum yolları enfeksiyonu, sinüzit, farenjit, geniz eti, reflü, bronşit, astım, zatürree, hatta tüberküloz gibi çok değişik tanılar konup, envai çeşit öksürük şurubu, balgam söktürücü ve nefes açıcı ilaçlar, türlü türlü antibiyotikler veriliyor.

Hastalar ellerinde en az birkaç akciğer röntgeni, akciğer tomografisi, alerji testleri, çeşitli kan incelemeleri ile öksürüğü hiç düzelmemiş şekilde doktor doktor dolaşıyorlar. İçlerinde bronkoskopi yapılmış olanlar bile çıkabiliyor.

İstanbul Bronşiti kalıcı bir hastalık mıdır?

İstanbul Bronşiti astım gibi kalıcı bir hastalık değildir. Hastaların çoğu uygun tedavi ile kısa sürede şikâyetlerinden kurtulurlar.

İstanbul Bronşiti bazı kişilerde bir kerelik tedavi ile tamamen geçerken, bazı hastalarda ileriki aylar ya da yıllar içinde belirtiler tekrarlayabilir. Sprey şeklindeki kortizon tedavisinin yeterli süre kullanılmadığı durumda hastalığın tekrarlama ihtimali daha fazladır.

İstanbul Bronşiti, astım gibi kalıtsal bir hastalık değildir ve ailesel özelliği de yoktur.

İstanbul Bronşiti’nin tedavisi nasıldır?

İstanbul Bronşiti’nin temel tedavisi sprey şeklindeki kortizon ve ağız yoluyla alınan yeni kuşak antihistaminiklerdir. Bu ilaçlar, hastalık belirtileri tamamen geçmiş olsa bile en az 2-3 ay süreyle kullanılmalıdır.

Hastalık tanısının gecikmiş olduğu bazı hastalara kısa süreli kortizon hapları da vermek gerekebilir. Öksürük kesici şurup ve hapların ise hiçbir yararı yoktur.

Uygun tedavinin geç başlandığı durumlarda hastalık kronik bir seyir gösterir ve belirtiler çok uzun süre, bazen yıllarca devam edebilir.

İstanbul Bronşiti’nde antibiyotikler yararlı mıdır?

İstanbul Bronşiti’nde esas olarak antibiyotiklerin ve özellikle de penisilinin yeri yoktur. Bu hastaların çoğu zaten çok çeşitli ve geniş etkili antibiyotikleri kullanmış, ancak hiç bir yarar görmemiş hastalardır.

Bazı hastalarda makrolid grubu antibiyotikler özellikle de ülkemizde maalesef artık üretilmeyen erythromycin çok etkili olabilmektedir.

Yorum bırakın