Ana sayfa - Arşiv - Evlilikte Cinsel Problemlerle Başa Çıkabilmek / Cinsel Terapi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Başkanı ( CİTEB ) Uzm. Psk. Gökhan Göksu

Evlilikte Cinsel Problemlerle Başa Çıkabilmek / Cinsel Terapi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Başkanı ( CİTEB ) Uzm. Psk. Gökhan Göksu

Cinsel problemler birçok evlilikte görülmekle beraber bu durum bazen mutlu ve huzurlu bir birlikteliğin yanında ufak bir sorun olarak kalırken, bazen de ilişkide var olan daha büyük sorunların bir belirtisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa çiftlerin cinsel hayatlarına gereken özeni göstermeleri daha mutlu bir aile hayatını da beraberinde getirir.

Eşlerin evliliklerinde karşılaşabileceği birçok cinsel problem vardır:

1) Cinsel birlikteliğin istenildiği zaman diliminin kadın ve erkekte farklı olabilmesi: Erkekler cinsel birliktelik için sabah saatlerini daha çok tercih ederken, kadınlar akşam ya da gece saatlerinde birlikteliği tercih ediyor.

2) Çiftlerden birinde görülen cinsel isteksizlik: Bunlardan en yaygın olanı ise çiftlerden en az birisinin yeterli sıklıkta cinsel aktivitede bulunmak istemeyişidir. Bu durum eşlerin farklı duygulara kapılmalarına ve evliliklerinde problemler yaşamalarına sebep olabilmektedir. İşte tam da bu noktada önemli olan, çift olarak cinsel problemlerinizi nasıl paylaştığınız ve nasıl değerlendirdiğinizdir. Cinsellikten kaçınmak bir çözüm değil, tam tersine problemi derinleştiren karmaşık hale getiren bir davranış olacaktır. Çoğu kimse eşiyle cinsel problemlerini paylaşırken sıkıntı hissetse de iletişim kurmak problemin çözümünde anahtar bir rol oynamakta, çözüme giden yolda önemli bir adım olmaktadır.

3) Vajinismus: Tedavisi mümkünken, tedavi edilmeyen vajinismus durumu hem çift ilişkisini hem de evliliği olumsuz yönde etkilemeye devam edecektir.

4) Denetimsiz ve Kontrolsüz Boşalma: Erkeklerin birçoğunda görülen denetimsiz boşalma durumu, her iki tarafın da mutsuzluğuna sebep olmakta, çiftin bu konuda birlikte uzmanından yardım alması gerekmektedir.

5) Tutkusuzluk ve monotonluk: Çiftlerin birbirine tutkularının bitmesi ve monotonluk cinsel hayatın iki güçlü katilidir. Çiftler cinsel hayatlarını renklendirmek için neler yapmalı?

*Tutkuyu güçlendirmek için çiftler onu beslemeli ve özen göstermelidir. Çiftler birbirine özel zaman ayırmalıdır.

*Cinselliği sadece yatak odasına hapsetmektense evin farklı köşelerinin de kullanılması cinsel hayatı monotonluktan kurtaracaktır.

*Çiftler birbirleriyle cinselliği rahatça konuşabilmelidirler. Hoşlarına giden ve gitmeyenleri birbirlerine anlatmalıdırlar. Unutmayın, kimse kimsenin beynini okuyamaz!

*Çiftler birbirlerine darılmış, kırılmış, incinmiş olabilir. Eşler birbirini cinsel yasakla cezalandırmamalıdır.

*Eşler, annelik ve babalık rolleri dışında eşlik rollerini de unutmamalı ve başbaşa zaman geçirmelidir.

* Eşler, cinsel yaşama dair ön yargılardan birlikte kurtulup, kendi cinsel yaşamlarını nasıl renklendireceklerini keşfedebilir.

6) Duygusal çatışmaların etkisi: Eşler arasında oluşan, sevgi, saygı, güven, aidiyet gibi duyguların zamanla yıpranması sonucu yaşanan çatışmalar da cinsel yaşam üzerinde olumsuz etkiler bırakmaktadır. Duygusal olarak birbirlerine “uzaklaşmış” çiftlerin, cinsel birliktelikle ilgili istekleri de azalacaktır.

Cinsel Problemleri Konuşmak Ne Kadar Önemlidir?

Cinsel problemler hem toplumda hem de evliliklerde çok konuşulabilen konulardan değildir. Konuşulmayan bu sorunlar bazen odanızda bir fil varmış gibi hissettirir. Çiftlerden biri cinselliği yaşamaktan kaçınıyorsa her ikisi de bunun sebebini anlamaya çalışır fakat kavga etmekten korkarlar. Oysaki sorunun ortaya çıkmasıyla birlikte cinselliği karşılıklı olarak tartışmaya açmak ve anlamaya çalışmak sorunun çözümünde oldukça etkili olacaktır.

Cinsel problemlere çözüm üretmeyip zamanla geçeceğini düşünmek sorunu çözmekten öte daha karmaşık bir hale getirecektir. Cinsel problemler utanılacak, mahcubiyet hissedilecek konular değildir. Çoğu evlilik cinsel sorunların üstesinden başarıyla gelmiştir. Esas olan sorunlarla yüzleşmek ve eşinizle sorunlarınızı konuşmak noktasında istekli olmanızdır.

Cinsel Problemlerinizi Eşinizle Nasıl Konuşmalısınız?

*Cinsel konuları gündeme getirmek, bunlar üzerine konuşmak zor olabilir. Önemli olan nokta zamanlamadır. Cinsel sorunlarınızı eşinize yakınlaştığınız zamanlarda veya yatağa girmeden evvel gündeme getirmeyin. Yakınlaştığınız zamanları seçmek yerine sessizce kalabildiğiniz anlarda biraz bekleyip, konuya zaman ayırarak bölmeden, bütünlük içinde sorununuzu konuşun.

*İlişkinizde yolunda giden konulardan bahsetmekte tereddüt etmeyin. Nelerden hoşlandığınızdan ve yardımcı olmak için düşüncelerinizden bahsedin. Olumsuz durumları ortaya koymadan evvel olumluları öne çıkartın. Cinsel hayatınız bazen tamamıyla yok oluyorsa daha önce hoşunuza giden şeylerden bahsedin. Daha güzel bir ilişki için istekleriniz hakkında açık olun. Farklılaştırabileceğiniz durumları konuşun.

*Eşinizin önerilerine açık olun. Onu dinleyin ve yapmak istediğiniz şeylerden bahsedin. “Ben” dilini kullanarak duygularınızı ifade edin. Örneğin: “Son zamanlarda maalesef birlikte çok fazla zaman geçiremiyoruz. Seni özlüyorum ve bu beni üzüyor.” gibi. Eşinizi suçlamaktan kaçının. Probleme “biz” olarak yaklaşın ve “sen” yerine “biz” deyin. Unutmamanız gereken en önemli şey, yaşanılan problemin ikinizin de ortak sorunu olduğu gerçeğidir.

*Eşinizin istemediği durumlar için de ısrarcı olmayın. Cinsel yaşam hem erkeğin hem kadının kendini güvende ve mutlu hissettiği bir yaşantı olmalıdır. Bir tarafın yapmayı istemediği şeylerin zorla yaptırılması, cinsel yaşamı kâbusa çevirebilir.

Temel Problemleri Ortaya Çıkarın

Çiftlerden birinde cinsel dürtü seviyesinde azalma oluyorsa soruna temel olabilecek muhtemel sebepler incelenmelidir. Bu ihtimaller her şey olabilir. Günlük hayatın yoğun stresi, çocukların bakımı, yoğun çalışma saatleri, üstlenilmiş olan tüm sorumluluklar. Tüm bunlar sizi yorar ve cinsel isteğinizle ilgili olan libidonuzdaki dürtü seviyeniz zamanla azalır. Libido seviyenizdeki azalma sizin için problem oluyorsa evliliğinizde eşinize olan yakınlığınıza öncelik verin.

Bazen hayat şartları dışında cinselliğinizi etkileyen başka temel sebepler de vardır. Fiziksel sağlığınızda oluşabilecek sorunlarda cinselliğinizi ve dürtülerinizi de etkilemektedir. Doktorunuzla bir araya gelip konuya ilişkin tetkikleri yaptırabilirsiniz. Mesela; hormonal dengesizlik libido seviyesinde azalmalar meydana getirmektedir.

Ayrıca bazı psikolojik rahatsızlıklar cinsel isteksizliğe sebep olabilmektedir. Depresyon ve anksiyete cinsel yaşamınızı etkileme potansiyeline sahiptir. Yine bir travma geçmişi de cinsel problemlere olumsuz etki edebilmektedir.

Cinsel problemlerinize sebep olabilecek başka bir faktör ise temel evlilik problemlerine dayanabilmektedir. Eşinize öfkeli ve kırgın olduğunuzda bu durum cinsel isteğinizi kırabilmekte ve eşinizle birlikte olmaktan kaçınmanıza sebep olabilmektedir. Etkili ve yeterli iletişim sorunu, yeterince duygusal yakınlık kuramama ve derinlerde kalmış kırgınlıklar cinsel isteğinizin yoksullaşmasına yol açabilmektedir.

Eşiniz sizi çok üzecek şeyler yaptıysa ve bu konuyu çözüme kavuşturmadıysanız onunla yaşadığınız sorunu konuşmalısınız. Bu konuşma, sorunun çözümü için atılacak önemli bir adım olacaktır. Belki de takıldığınız husus çok büyük bir öneme sahip olmayıp hatta yersiz ve gereksiz de olabilir. Hâlâ kapsamlı bir şekilde konuşamadığınız geçmişe dair sorunlar varsa cinsel hayatınızın yok olması aslında büyük bir problemin belirtisidir.

Profesyonel Yardım Alın

Eşinizle birlikte cinsel problemlerinizi çözmekte zorlanıyorsanız profesyonel yardım almayı deneyin. Zamanla derinleşmiş olan cinsel sorunlarınıza çift danışmanları ile çözümler üretebilirsiniz. Yabancı biriyle özel hayatınızı paylaşmak başlangıçta size garip gelebilir. Ancak uzmanlar günlük hayat temelinde sorunlarınızı sizinle çözüme kavuşturmak için çalışır. Cinsel hayatınızı tekrar canlandırmak için yardımcı olacak, sağlıklı bir evlilik geliştirirken duygusal yakınlık kurmanıza destek verecek bir cinsel terapiste başvurun.

Dostluk ve Sevgiyle kalınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.