Ergenlik Dönemi ve Sorunları / Çocuk ve Genç Terapisti Uzman Psikolog Nilüfer Özkan Budak

Ergenlik dönemi dediğimizde ne anlamalıyız?

Kimilerine göre bu dönem kriz dönemi kimilerine göre hayatın en güzel yıllarıdır. Kim hangi yorumu yaparsa yapsın ergenlik dönemi; yaşanılanlar, hissedilenler ve değişimler itibariyle hayatın tüm dönemlerinden farklıdır ve bütün insan hayatını etkileyen önemli bir süreçtir. Ergenin sanki büyüdüğünü etrafa hissettirmek istercesine davranışları, duyguları ve düşünceleri değişmektedir.

“Ergenlik dönemi çocukluktan erişkinliğe geçişte bir köprü gibidir.”

Hayatın ilk 5 yılı oldukça önemlidir. Ancak insanın karakter ve kişilik gelişiminde ergenlik döneminin etkileri de bilinen bir gerçektir. Bu dönemde artık anne-babanın karşısında fiziksel ve ruhsal olarak değişmiş bir kişi durmaktadır. Daha dün altını değiştirdiğiniz küçük çocuğunuz büyümüş ve söylediğiniz pek çok şeyi kendi bakış açısı ile değerlendirmeye başlamıştır. Arkadaş çevresi onun için çok fazla önem kazanmıştır. Aileden bağımsız bireysel kararlar almaya ve kendi doğrularını uygulamaya başlamıştır. Aileler sık sık “Ne oldu bu çocuğa? “diye sormaya başlayabilirler. Anne-babalar bu hızlı değişimi bilirlerse çocuk üzerindeki kontrolün kaybolduğu duygusu daha az oluşacaktır ve davranış değişiklikleri karşısında şaşırmayacaklardır.

Ergenlik dönemindeki değişimler nelerdir? Bu değişimlerin özelliklerinden bahseder misiniz?

Değişim birçok alanda yaşanmakla birlikte genel olarak 3’ e ayırabiliriz:

Fiziksel değişim, psikolojik değişim, sosyokültürel ve psikolojik değişim.

Fiziksel ve psikolojik değişim gayri iradi olarak yaşanan değişimdir. Kısmen irade ile yönlendirilebilen ise sosyokültürel ve çevresel değişimdir.

Kızlarda genelde ergenlik 9-11 yaşları arasında erkeklerde ise 11-13 yaşlarında başlar. Bu dönemin tamamlanması ortalama olarak 16-18 yaşına kadar sürer. Ergenlikte en sıkıntılı dönem 13-14 yaşlarıdır.

Psikolojik değişimler; soyut düşüncede artış, kararsızlık, duygusal dalgalanma, hedef arayışı, kimlik arayışı, anne babadan ayrımlaşma eğilimi, arkadaş ilişkilerinde dalgalanma, bağımsızlık arayışı, bireysellikte ve gizlilikte artış, hayatı çevreyi sorgulama, ilk kez yaşanan deneyimler, fikri yoğunluk, ideolojik arayış vb.

Psikolojik değişme ve farklılaşma, genç bireyin artık çocukluktan kurtulduğunun ve erişkin bir birey olarak hayatı yorumlamaya çalıştığının bir göstergesidir.

Sosyo-kültürel ve çevresel değişim; Fiziksel ve psikolojik değişimin bir sonucudur. Çocukluktan uzaklaşan genç bireyin arkadaşlarının, ilgi alanlarının kısacası sosyo-kültürel özelliklerinin zamanla değiştiği görülecektir. Sağlam temeller üzerinde yetişen gençler bu çevresel etkilenmeden daha az zararla geçiş yapmaktadır.

Ergen bireyle ailelerin uyum sürecinden ve bu süreçte ortaya çıkan çatışmalardan bahsedebilir misiniz?

Hayatta yaşanan her yeni olayın ve meydana gelen her değişimin belli bir süre uyum dönemi yaşanır. Yeni bir eve taşındığınızda belli bir süre etrafa, komşulara alışamazsınız, ergenlikte uyum süreci de böyledir. Kimi ergen bu uyumu kısa sürede kimisi ise uzun sürede sağlar. Ergenlik dönemine giren genç birey fiziksel ve ruhsal değişimden dolayı uyum güçlüğü yaşamaktadır. Ailenin sınırlarını çok da zorlamadan isteklerine ulaşmak kolay değildir. Bunlar iç çatışma yaratabilir. Bu çatışmaların çözümü onun ruh sağlığı için önemlidir. Eğer psikiyatrik problemler varsa zamanında müdahale edilmelidir.

Lise son sınıfta okuyan ergenler üzerinde yapılan bir araştırmada, ergenlerle yetişkinlerin en çok şu konularda çatışmaya girdikleri saptanmıştır:

• Anne-baba tarafından eleştirilmek,

• Evde temizlik konusunda titiz davranılması,

• Konuların çok uzatılması,

• Aşırı şekilde nasihat edilmesi,

• Üstlerine çok düşülmesi,

• Anlaşılamamak,

• Akşamları eve geç gelmeye izin verilmemesi,

• Azar işitmek,

• Anne-babanın her şeyi öğrenmek istemesi,

• Ergene dağınık olduğunun söylenmesi,

• Okuldaki başarısının tenkit edilmesi,

• Aile baskısı,

• Anne-babanın ergenin yanında tartışması.

Nitekim bir İrlanda atasözü şöyledir: “Gençler, yaşlılığın ne olduğunu bilmez; yaşlılar, gençliğin ne olduğunu unutur.”

Ergenlik döneminin genel özellikleri nelerdir?

Anlaşılmak

Birçok ergende kendilerinin anlaşılmadığı duygusu hâkimdir. Anlaşılamama duygusu sıklıkla anne babanın kendisini anlamadığı şeklinde karşımıza çıkar. Onu en iyi anlayanlar daha çok arkadaş çevresinden oluşmaktadır.

Duygusal dalgalanma

Ergenlik döneminin önemli özelliklerinden bir tanesi de duygusal dalgalanmalar ve yaşanan duygusal yoğunluktur. Duygusal dalgalanmalar davranış değişikliğine yol açabilir. Ergenin içinde bulunduğu duruma uygun olmayan davranışlar ve duygular konusunda dikkatli olmak gerekir. Örneğin çocuğunuz üzülmesi gereken yerde gülüyorsa ya da tam tersi. Engelleme karşısında aşırı sinirlenmesi ve öfkesini kontrol edemeyerek şiddete başvurması, kendisine ve çevresine zarar verecek davranışlara girmesi normal olmayan sınırları içerir. Bazı önemli problemlerin habercisi olabilir uzmandan destek almak gerekir.

Seni anlıyorum demek doğru mu?

Aslında değil. “Seni anlıyorum”, “Senin ne düşündüğünü biliyorum” gibi sözler söylememelisiniz. Bu durum tuhaf gelebilir ama onun duygularını belli bir kalıba sokmuş oluyorsunuz. Daha çok açık uçlu sorular sorulmalı. “Bu konuda ne hissediyorsun? Bu konuda ne düşünüyorsun? Sen bu durumda ne dersin?” gibi. Ama gerçekten çocuğunuzu anladığınız zamanda ve onun duygularından emin olduğunuz zamanlarda da “Seni anlıyorum, üzgünsün”, “Kırıldığını düşünüyorum” gibi sözler söyleyebilirsiniz.

Özellikle okulda ve arkadaş ortamında da yalnız zaman geçiren çocuklar gerçekten önemli bir sinyal vermektedir. Bu sinyal “beni anlayan kimse yok” şeklinde algılanabilir.

Ergenlik döneminin daha sakin ve durgun geçmesi için ebeveynler neler yapmalıdırlar?

1. Çocuğunuz hakkında ilgili ve sabırlı olun.

2. Çocuğunuzda olan bazı değişikliklerin normal bir gelişim süreci olduğunu anlamaya çalışın.

3. Bu dönemin hayatını etkileyecek bir dönem olduğunu unutmayarak sahipsiz hissettirmeyin.

4. Çocuğunuzla iletişiminizi artırmaya ondaki değişikler konusunda destek olmaya çalışın.

5. Çocuğunuzun davranışları konusunda aşırı tepkiden kaçının onu anlamaya ve yaptıklarının nedenini bulmaya çalışın.

6. Onun varlığına değer verdiğinizi söz ve davranışlarınızla hissettirin. Yaptığı olumlu şeyleri takdir edin.

7. Okul ve öğretmenleri ile iletişimi belli aralıklarla sağlayın.

8. Onu her zaman için hesaba kattığınızı fikirlerine saygı duyduğunuzu vurgulayın. Onun arkadaşlarını doğrudan eleştirmeyin. Dolaylı olarak takip edin.

Yorum bırakın