El Bebek Tüp Bebek / Operatör Dr. Süleyman Akarsu

20131220_170133
Tüp bebek nedir? Tüp bebek uygulamaları hangi durumlarda gereklidir?
Tüp bebek dediğimiz olay, kadın doğum ve hastalıkları bölümünde son zamanlarda epey adından bahsettiren ve güncelliğini koruyan, ilerlemesini her gün ve her boyutta artıran bir yardımcı üreme tekniğidir. Laboratuvar ortamında insan hücrelerinden yapılan bir tedavi şeklidir. Kısırlığı olan bayan hastaların birtakım işlemlerden ve birtakım tedavilerden geçirilmesi, belli bir süre sonra onun yumurtalarının laboratuvar ortamında alınması ve yine eşinden de sperm hücrelerinin alınıp yine laboratuvar ortamında mikroskop altında suni döllenme yoluyla döllenmesi ve tekrar bunun ana rahmine yerleştirilmesi işlemidir. Tüp bebek tedavisi ya da tüp bebek yöntemi artık günümüzde bir hayli hastaya uygulanmakta, ülkemizde artık yılda 100.000’e yakın tedavi yapılabilmekte. Nüfusun artması, sanayileşme, yeni teknolojiler ve onun yaymış olduğu radyasyonlar, elektrik akımları ya da yenilen gıdaların üretim şekilleri her türlü kısırlığı, sonrasında çocuğun olmaması durumunu tetiklemekte. Bu kısırlık, zaten dünya ülkelerinde ve her yerde % 15 oranında sabit bir rakam olarak hemen hemen karşımıza çıkmakta. Bizim ülkemizin de nüfusunu ortalama 80 milyon aldığımızda 12 milyon civarında bir kısır hasta mevcut olup, çocuk isteğiyle bizim karşımıza gelmekte. Ülkemizde de 1990’ların başından beri bu tedavi başarılı bir şekilde uygulanmakta. Hatta öyle ki aldığımız sonuçlar, başarılar ve gebelik oranlarına baktığımızda birçok ülkeden de daha ileri düzeyde.

Tüp bebek tedavisini kimlere yapıyoruz?
Tüp bebek tedavisi, bir yıl kendi isteğiyle korunmamalarına rağmen çocuğu olmayan ailelere ilk başta öneriliyor. Tabi tüp bebek tedavisine geçmeden önce birtakım ilaç ve aşılama tedavileri var. Bunlardan sonuç alamadığımız vakalara tüp bebek tedavisi yapıyoruz. Tüp bebek tedavisinin sebepleri olarak kadına veya erkeğe bağlı faktörler olabilir. Eskiden kadına bağlı faktörler daha fazla iken, günümüzde artık erkeklere bağlı faktörler de ona yaklaşmış durumda. Hemen hemen yarı yarıya erkeğe ya da kadına bağlı sebeplerden tüp bebek tedavisine gitmekteyiz. Kadına bağlı nedenlerden en önemlisi ve birincisi yaş faktörü. Yani 35 yaşın üzerine çıktıktan sonra kadınlarda yumurtalık rezervinin azalmasıyla beraber çocuk sahibi olma olasılığı da düşmekte. İkincisi, kadınlarda tüplerin tıkalı olması. Bu daha önce geçirilmiş enfeksiyonlar ya da cerrahi ameliyatlardan sonra yapışıklıklar veya tıkanıklıklar olmakta. Bu gibi durumlarda da döllenmiş yumurta, tüpleri takip edip rahime yerleşemeyeceği için kısırlık problemi ortaya çıkabilmekte. Üçüncüsü, yumurtalıklarda oluşan herhangi bir problem, kistik, tümoral durumlar olabilir. Bunlar da yumurtalık rezervini azalttığı için yine tüp bebek tedavisi yapılabilmekte. Erkeğe bağlı faktörlerden birincisi ve en önemlisi; erkeğin sperm hücrelerinin testislerden cinsel ilişkiyle beraber dışarıya çıkan kısma gelene kadar olan bölgedeki tıkanıklıklar olabilir. İkincisi, genetik olabilir. Bu tür hastalar, kalıtsal birtakım hastalıklarda da erkeklerde sperm üretilemediği ve erkek hücresi olmadığı için gebe kalamamakta. Üçüncüsü, erkeğin çalışma koşulları. Yani boya, kimya, ağır endüstride çalışan erkeklerde bu tür tedavilere daha fazla ihtiyaç duymaktayız.

Tüp Bebek Başarı Olasılığı Yaş İlerledikçe Azalıyor
Tıbbi endikasyon ve yaş uygulama aralıklarından bahseder misiniz?
Yaş uygulama aralığı olarak, kadının yaşı 20 yaşından sonraysa daha çok tüp bebek tedavisine başlıyoruz. 43-44 yaşına kadar tedavi uygulayabilmekteyiz. 35 yaşından sonra artık yumurtalık rezervi azaldığı için, hele 40’lı yaşlardan sonra ciddi şekilde düştüğü için 40 yaşından sonra başarı olasılığı azalmakta. Yani bir 20’li yaşlarda başarı olasılığı ortalama % 40-50 iken, bu 40 yaşın üstünde %5-10’lara kadar inebilmekte.

Tüp bebek için başvuran insanların duygularından bahseder misiniz?
Başvuran insanlar ilk etapta derdine çare bulmak için geliyor. Birçok insan Ankara’da değil ama (ben daha önce Diyarbakır’da da çalıştım) orada aile ve çevre baskısından kurtulmak isteyip bir şekilde size kendilerini atıyorlar. Ellerinde, avuçlarında ne varsa sarf edebiliyor, bu yolda harcayabiliyorlar. Onların durumları, o çaresizlikleri çok hoş değil açıkçası. Bu takdirde tabi ki onlara yardım etmek istiyorsunuz. Tedavilerini yaptıktan sonra gebelik olması ise bizi kat be kat daha mutlu ediyor.

Tüp bebek için başvuranlarda başarı oranı nedir?
Tüp bebekte başarıyı artıran ya da etkileyen en önemli faktör kadın yaşıdır. Dediğim gibi 20’li yaşlarda en yüksek iken, bu 40’lı yaşlarda % 5-10’lara kadar düşebilmekte. Ama ortalama bir yıl içinde bize başvuran hastaları dikkate aldığımızda bunların yaş ya da sebep gibi hiçbir şeyi ortaya katmadan hesapladığımızda başarı ortalama % 40’larda. Bu gebe kalma şansı. Ama sadece gebe kalmak da önemli değil. Önemli olan o gebeliğin devamı ve 40 hafta sonra doğumu. Artık tüp bebek tedavilerinde gebe kalmak değil, eve bebek götürme oranı önem arz ediyor. Bu da ortalama en iyi merkezlerde yapılsa bile % 30’lar civarında. Yani her üç hastadan bir tanesi ancak evine bebek götürebiliyor. Diğer ikisi gebe kalsa bile düşükle sonuçlanabiliyor ya da bir problemle kaybedebiliyoruz bebeği.

Kısaca bu uygulamanın aşamalarından bahseder misiniz?
Tüp bebek tedavisinde ilk başta kadının yaşını tespit edip muayenesini yapıyoruz. Tüpler açık mı tıkalı mı diye rahim filmi çekiyoruz. Adetin ikinci günü kadınlık hormonlarına bakıyoruz. Burada yumurtalık rezervini tespit ediyoruz. Yine ikinci günü ultrasonla yumurtalığı değerlendiriyoruz. Bir kisti ya da herhangi bir durum varsa onları bertaraf ediyoruz. Erkekte de spermiyogram dediğimiz testle spermlerin sayısını, kalitesini, hareketini ve yapısının normal olup olmadığını değerlendiriyoruz. Bütün bu aşamalardan sonra eğer belli bir sebep bulabiliyorsak, öncelikle o sebebi tedavi etmeye ve bertaraf etmeye çalışıyoruz. Ancak bütün bu bahsettiğim kadına ve erkeğe ait tahliller normal olsa bile % 15 oranında hiçbir şekilde açıklanamayan, yani izah edilemeyen bir kısırlık durumu var. Bu durumda da yine tüp bebek tedavisi yapılıyor. Arkasından da yumurtalıkları büyütmek için ilaçlar var. Tabi bu kişiye ve hastalığın sebebine göre çeşitli protokoller uygulanabilmekle beraber genellikle adetin ikinci günü tedaviler başlıyor. 3 ya da 4 sefer hasta kontrole geliyor. 3-4 kez kontrole geldiğinde kan tahlili ve yine ultrasonla değerlendiriyoruz. Yaklaşık 10-12 gün sürüyor bu tedavi. Yumurtalar belli bir olgunluğa geldiği zaman onları çatlatmak için bir çatlatma iğnesi kullanıyoruz. Yaklaşık 36 saat sonra da anestezi altında bayandan bu yumurtaları cerrahi olarak dışarı alıyoruz. Aynı seansta da erkekten sperm hücresi -eğer varsa- alıyoruz. Bunlar alındıktan sonra belli aşamalardan, işlemlerden geçiriliyor. Tabi ki bundan sonraki aşama artık embriyoloji laboratuvarının işi. Onlar yumurtaları ve spermleri temizliyorlar. İyi ve kaliteli olan spermleri seçtikten sonra yine mikroskop altında suni dölleme işlemi yapılıyor. Her gün artık embriyo dediğimiz bu döllenmiş yumurta embriyolog tarafından inceleniyor. 3. gün ya da 5. günde kaliteli olan embriyolar annenin rahmine anestezi kullanmadan transfer ediliyor. İşlem yaklaşık 15-16 gün sürüyor toplam olarak. Bu transfer işleminden yaklaşık 12 gün sonra gebelik var mı yok mu diye kan testi yapıyoruz. Transferden sonra da tabi yine birtakım ilaçlar var hastanın kullanması gereken. Yine ilk üç gün özellikle bu hastalara istirahat öneriyoruz transferden sonra. Ama üç günün ardından, ağır bir yük kaldırmadıkları ve cinsel bir beraberlikleri olmadıktan sonra normal rutin işlerini yapabiliyor ya da işlerine geri dönebiliyorlar.

Tüp Bebek Tedavisi Maliyeti 5500 TL Civarında
Tüp bebek uygulamasını maliyet açısından değerlendirir misiniz?
Sağlık Bakanlığı ve SGK ilk iki uygulamayı karşılıyor. Tabi bunun bazı kriterleri var. Eğer onları hak ediyorsa devlet bunun iki tedavisini karşılıyor. Üniversite hastaneleri ya da eğitim araştırma hastanelerinin tüp bebek merkezlerinde çok cüzi, 400 ya da 500 TL kadar bir farkla bu tedavilerini yaptırabiliyorlar. Ama özel hastanelerde ya da özel tüp bebek merkezlerinde bu maliyet yaklaşık 4000 TL’yi bulmakta. 1000-1500 TL kadar da ilaç ücreti gitmekte. Ortalama 5500 TL’yi bulmakta.

Üreme Fizyolojisi Mucizevi Bir olay
Üreme fizyolojisinin mucizevi boyutları, yapılan işlemin orjinalitesini de ortaya koyuyor. Tüp bebek uygulamasında mikroskop altında inceleme yaparken bir bilim insanı olarak duygularınızdan bahseder misiniz?
Bu çok orijinal bir soru hakikaten, bunu cevaplamak da biraz zor. Bizim bildiklerimiz, bilmediklerimizin yanında gerçekten çok çok küçük. Sonuçta biz insan olarak belli bir yere kadar bu tedaviyi yapabiliyoruz. Bundan sonrası artık mucizevi bir şekilde Yaradan’ın işi açıkçası. Gerçekten o döllenmenin olmasını, orada gördüğümüz birtakım olayları bilimsel olarak ortaya koyabilsek bile açıkçası çok da bir şey açıklayamıyoruz. Her şeyi, bir yerden sonra artık Allah’ın işi deyip bırakıyoruz.

Tüp Bebek Merkezini Başarı Oranına Göre Tercih Edin
Tüp bebek merkezi seçiminde başvuran insanlar neye dikkat etmeli?
Şimdi Türkiye’de yaklaşık 140 tane tüp bebek merkezi var. Hemen hemen her ilimizde, Ankara gibi merkezde 23 tane, İstanbul’da 40’ın üzerinde tüp bebek merkezi bulunuyor. Artık kadın doğum uzmanı olarak tüp bebek sertifikası almak da daha kolay. Eskisi gibi değil. Aslında tüp bebek merkezini seçerken, tüp bebek merkezinin internetteki reklamlarına, gazete, görsel ve sosyal medya ya da forumlardaki konuşmalara bakarak değil, bence ciddi olarak kendisinin önce başvurup doktorla birebir görüşmesi gerekiyor. Bu tedaviyi uygulayan doktorun tıbbi geçmişi, bu konudaki deneyimi, yayınları vs. hepsine bakmalı. Daha önce tedavi olmuş olan hastalarla belki birebir irtibata geçerek onlardan bilgi alabilir. Doktora sorabilir, “Sizin başarı oranınız nedir?” diye. Oradaki hemşire, yardımcı sağlık personeli ya da embiroyologla tanışıp onlardan bir güven alıp almadığını değerlendirebilir. Fiyatı, ekonomik boyutları önemli tabi ki. En önemlisi laboratuvarının çok çok iyi olması ve hangi aletlerinin olduğu incelenebilir. Artık tüp bebek hastaları günümüzde teknolojinin gelişimi sayesinde çok rahat bir şekilde internetten her şeye ulaşabilmekte. Uluslararası, ulusal bütün makaleleri tarayıp her şeyi değerlendirdikten sonra karşımıza geliyor. Tabi ki tek bir merkeze bağlı kalmayıp birkaç merkezi gezdikten sonra kafasına hangisi uygun geliyorsa o merkezde tedavi olmasını öneriyorum.

Yorum bırakın