Ana sayfa - Arşiv - Editörden Abdulbaki İlhan

Editörden Abdulbaki İlhan

Soru sormak ve cevap vermek… En kadim sorular en kaliteli sorulardır aslında. Aynı zamanda cevabı da en güzel şekilde verilmiş sorular… Peki, günümüz insanının soruları ve sorunları bize neler söylüyor, neleri sorguluyor? Bugün soru soranlarla kadim dönemde cevap verenler arasındaki ilim ve irfan uçurumu her geçen gün bugünkülerin aleyhine büyümekte, açılmakta… Çünkü şimdikiler kadim soruların kadim cevaplarını henüz yeterince anlayabilmiş değil…
Modern zamanlara gelindikçe öz ile söz arasındaki keyfiyet uçurumu da artmakta. Öz’ün cürümü ortada ama sözün özü temsil etme yeteneğine gölge düştü. Çünkü değerlerin içi değil ama değer diye ifade edilen şeylerin içi boşaltıldı. Eskiden söz sahibine söylenirdi ve sözün bir ağırlığı ve değerler açısından temsil ettiği bir keyfiyet vardı. Söz sahibine söylenirdi ve dinleyen söyleyeni gerçekten sayar ve dinlerdi. O nedenledir ki, bugün Üsküdar’ın sokaklarını gezen birisi bugün her mahallesinde bir Allah dostunun kabrini görür.
Peki, günümüz insanının sorunu nedir? İnsan olma noktasında bütün zaaflarla malûl olan insana neyin doğru neyin yanlış olduğunu söylemenin ötesinde zaten bilinen bu gerçekle insanı hakiki manada irtibatlandıracak eylem biçiminin sadece akletmek olduğunu bugün kim söyleyebilir? Bir adım ilerde tüm bilgileri insanın şahsında bir amele dönüştürecek gücü bugün insanoğlu niçin bulamıyor? Ahlaktan soyutlandığında sadece insana benzer bir canlının kaldığı türü, bugün yeniden Hz.İnsan olma şerefiyle şereflendirecek sırrın idrak edilmesinin önündeki engeller nelerdir? Niçin herkes birbirinden çok da farklı olmayan ve maneviyattan nasiplenememiş kitleler içinde kaliteli bir arayışın zevk, estetik, idrak ve ahlakı peşinde koşma itibarını elde etmeye çalışamıyor?
Bugün bu yetmezliğin nedeni ariflerin soluğunun yavaş yavaş aramızdan çekilmeye başlamış olmasıdır. Oysa Osmanlı “Biz iki göğüsten emzirildik.” derdi. Yani Mevlana Celaleddin Rumi, Muhyiddin-i Arabi gibi zatlar Osmanlı irfanının temelini oluşturur. Ariflerin soluğunu aramak… ariflerin kıymetini bilmek… Tüm bunlar kendi manevi açlığının farkına varmak, manen beslenmeyi arzu etmekle ilgili.
Bugün tüm bu güzelliklerden istifade etmenin önünde bazı engeller var. Bugünün arifleri, günümüz insanına bir irfan kapısı açmak istiyorsa, bu konular üzerinde tefekkür etmeli ve günümüz insanını iyi tahlil ederek, insanın, maneviyat neşesiyle buluşmasının önündeki maddi ve manevi engellerin ne olduğunu tefekkür etmelidir.
Tefekkürünüz bol olsun..

1 yorum

  1. Sayın Gönül Dergisinin editörü Abdulbaki İLHAN beyfendi 16.sayınız  mükemmel bir sayı olmuş yayın hayatınıza başladığınız ilk günden beri bütün çalışmalarınız emek verilerek hazırlanmış takdire şayan çalışmalar olmakla beraber. 16.sayınızda yer verdiğiniz Feyz dergisinin sahibi ve baş yazarı Ehlibeytin önderi Seyyid Şenel İlhan beyefendinin  sohbetlerinden derlenmiş olan Haddi Aşan “Uç” Günah İsteklerine Karşı Tepkimiz Nasıl Olmalı? baş makale ile gerçekten 16.sayınız kendine has özel bir sayı haline getirmiş. Çalışmalarınızın devamını dileyerek bu güzel müsbet faydalarından istifa etmeyi her zaman isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.