Edebiyatçı Başkan / Bursa Yıldırım Belediye Başkanı Özge Keskin

gonul-19-edebiyatci-baskanBizler sizi siyasetçi kimliğinizin yanı sıra, sanatsal yönünüzle de tanıyoruz. Özgen Keskin denildiği anda ilk akla gelenler, iyi bir siyasetçi, güçlü bir kalem erbabı, saz ve söz ustası, onlarca kitaba imza atmış bir yazar, bunların yanı sıra ruhunu fırçalarla buluşturan bir ressam ve her şeyden önce vefalı bir eş ve iyi bir baba. Sizin gözünüzde Özgen Keskin kimdir?
Öncelikle ben sizlere bu röportaj için ve güzel sözleriniz için teşekkür ediyorum. Her zaman tevazu içinde olmayı kendime ilke edinmişimdir. Mütevazı bir yaşam tarzı benimsedik eşim de ben de. Bu mütevazı yaşamımda; Özgen Keskin eşinin kocası, çocuklarının babası, torunlarının dedesi, Yıldırımlıların da ağabeysi. Kısacası ailesine ve işine sıkıca tutunmuş bir hizmet adamıyım.

Sizi, güçlü bir kalem erbabı, saz ve söz ustası, onlarca kitaba imza atmış bir yazar ve ruhunu fırçalarla buluşturan bir ressam diye tanımladık. Bu çalışmalarınızdan ve yayınlanmış kitaplarınızdan, resimlerinizden bahseder misiniz?
Ben edebiyatçı-yazar kimliğiyle de tanınan bir belediye başkanıyım. Çok sayıda edebi ve araştırma romanına imza atmış bulunmaktayım. 19 adet eserim var. Ve bu eserlerimin birçoğu da ulusal ve uluslararası edebiyat arenasında ödül almış eserler. Tabi bu da beni fazlasıyla mutlu ediyor. Saz çalmak ve resim yapmak ise benim hobilerim. Boş vakit bulduğumda resim yapmayı seviyorum. Özellikle torunlarımla bir araya geldiğimde saz çalıyorum, onlar beni dinlemeyi çok seviyorlar. Onun dışında, dost meclislerinde dilimiz, sesimiz döndüğünce ısrar üzerine şarkı da söylüyoruz.

Bütün bu özelliklerinizin yanı sıra, sizin eğitimci yönünüzün olduğunu ve bu alanda da nice güzel eserlere imza attığınızı biliyoruz. Eğitimci bir Özgen Keskin’den, siyasetçi bir Özgen Keskin nasıl doğdu? Siyaset sizin için önceden düşünülmüş bir alan mıydı, yoksa tesadüfî gelişmeler sonucu mu oluştu?
İnanın insanın alnına ne yazılmışsa o oluyor. Ben uzun yıllar çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği ve okul idareciliği yaptım. Bir dönem Milli Eğitim Müdürlüğü, Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttüm. Ve anlayamadığım bir şekilde kendimi siyasi hayatın içinde buldum. 2004 yılındaki yerel seçimlerde Yıldırım Belediye Başkanı seçildim. 2009 yılındaki yerel seçimlerde yeniden aday gösterildim. Yıldırım’da ben ve ekibim güven tazeledik. Severek, Yıldırımlılara hizmete devam ediyoruz.

Kosova’da 12 ayrı ülkenin yerel belediye başkanlarını bir araya getiren Güney-Doğu Avrupa Yerel Yönetim Birlikleri Ağı’nın (NALAS) genel başkanlığına Yıldırım Belediye Başkanı olarak siz getirildiniz. NALAS ile ilgili olarak bizlerle paylaşmak istediğiniz görüşleriniz nelerdir? NALAS’ın çalışmaları ve faaliyetleri hakkında okurlarımızla neler paylaşmak istersiniz?
NALAS’ta iki yıl as başkanlık görevini yürüttükten sonra, bu yıl Nalas Başkanlığı’na seçildim. Elimizden geldiğince ülkemizi en güzel şekilde bu platformda temsil etmeye çalışıyoruz. NALAS, devletler arası diyaloğun kurulması ve şehirlerin lokomotiflik görevini yerine getirmesi açısından son derece önemli. Nalas ile devletler arası diyaloglar, şehirler aracılığı ile sağlanıyor. Nalas sayesinde, ülkelerarası ilişkileri kuvvetlendirerek, ortak proje ve sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştiriliyor.

İki dönemdir Yıldırım Belediye Başkanı olarak görev yapmaktasınız. Gözlemlerimiz doğrultusunda halkla iç içe olmanız, halkın yanında olduğunuzu hissettirmeniz, düğün, ölüm vs. gibi onların her anlarında yanlarında olmanız dikkatlerimizden kaçmadı. Öyle ki sevilen bir belediye başkanı olarak, hizmetle dolu dolu onlarca projeyi Bursa Yıldırım ilçesine kazandırarak hayata geçirdiniz. Önem arz eden ve hayata geçirmeyi planladığınız projelerinizden bizlere bahseder misiniz?
Elimizden geldiğince ben de eşim de vatandaşlarımızın iyi gününde de kötü gününün de yanında olmaya çalışıyoruz. Benim göreve geldiğimden beri söylediğim bir söz var “Önce İnsan”. Tüm projelerimizde bu anlayıştan yola çıkarak önce vatandaşlarımızı düşünüp onların refah seviyelerini yükseltecek çalışmaları hayata geçiririz. Ben ve ekibim Yıldırımlılar için çalışır, onlar için proje üretiriz. Son olarak kamuoyuna da duyurduğum 50 bin konutluk 7 mahalleyi kapsayan dev bir kentsel dönüşüm projesi için kolları sıvadık. 39 bin konutun yıkılacağı bu kentsel dönüşümümüzde, depreme dayanıklı, konforlu 50 bin konutluk bir kentsel dönüşüm çalışmasına imzamızı atacağız inşallah. Ayrıca, son olarak “İş Arayanlar Aranıyor” diye bir projemizi Şabanözü Belediyesi ile başlattık. Yıldırım’da yaşayan iş sahibi olmayan vatandaşlarımız için büyük bir fırsat kapısı aralıyoruz. Yine Vişne Caddemizde otel ve ticaret merkezi yapmak için çalışmalarımızı başlattık. Vişne Caddesi bu sayede yeni kimliğini kazanarak dünyaya açılacak. Bu ve bunun gibi daha onlarca proje var aklımda, ancak takdir edersiniz ki her şey birden bire olmuyor. Her şey sırasıyla, hatasız olmalı diye düşünüyorum.

Siyasetçi kimliğinizin yanı sıra, sizi iyi bir sanatkâr ve sanatsever olarak da nitelendirmiştik röportajımızın başında. Her yıl düzenlediğiniz ve uluslararası boyutta coşkuyla kutladığımız Uluslararası Türkiye Âşıklar ve Şairler Şöleni gibi güzide bir programa ev sahipliği yapmaktasınız yıllardır. Böylesi bir organizasyona ev sahipliği yapmak, bu alanda hizmet etmek, sanatçı yaşamınız ve siyasi yaşamınız arasında sorun teşkil etti mi? Türk dünyasını aynı çatı altında toplayan bu görkemli programa ev sahipliği yapmak nereden aklınıza geldi?
Tabi ki bir sorun teşkil etmedi. Ben profesyonel olarak saz çalıp şarkı söylemiyorum. Bunlar benim hobim. Ben, edebiyatla müziği buluşturan Uluslararası Âşıklar ve Şairler Şöleni’ne ev sahipliği yapmaktan ötürü her zaman büyük mutluluk duymuşumdur. Her yıl daha da artan ülke ve kişi sayısı ile bu organizasyonumuzu dünyaya duyurmaya başladık.Konya’da Feyzi Halıcı bu geleneği 40 yıldır sürdürüyordu. Sonrasında kendisi bana bir mektup yazarak bu geleneği kendisinden devir almamı istediğini, bu organizasyonu bizlerin layıkıyla yerine getirebileceğini yazıyordu. Ben de hiç tereddüt etmeden bu organizasyonun startını verdim. Bizlerin ecdadına ait bu geleneği yaşatmak ve gelecek nesillerle aktarmak beni ziyadesi ile mutlu ediyor.

Bugüne kadar gerek siyasi anlamda, gerekse sanatsal alanda birçok kıymetli ödüllere değer görüldünüz. Son olarak dünyanın sayılı akademilerinden biri olan Berlin Aria Kunst Akademie’nin 35 ülkeden 105 sanatçının aday gösterildiği listede yer aldınız. Akademinin ödül konseyi tarafından yılda bir kişiye vermeyi ön gördüğü 2011 yılı Europa Literatur Große Award ödülünü, ilk kez Türkiye ve İngiltere olmak üzere 2 ülkeye verilmesi kararı ile ülkemize getirdiniz. Bu kadar aday arasından birinci gelmeyi başararak iyi bir belediye başkanı olduğunuz kadar, güçlü bir yazar olduğunuzu da bir kez daha tescillemiş oldunuz. Bu kadar başarılı olmanın sırrını bizlerle paylaşır mısınız?

Az uyuyup çok çalışmak. Ben gece yatağa yattığımda dahi ertesi günün işlerini kafamda programlar, yeni projeler üretirim. İnanın yemek yemeye vakit bulamadığım anlarım oluyor. Yıldırım, nüfusu ve yerleşim yapısı ile birçok ilden büyük bir ilçe. Böylesi büyük bir ilçede az çalışarak başarılı olmak mümkün değil. Ve benim her zaman söylediğim bir söz vardır. “Ben Yok Biz Varız” bu anlayışla, ben ve ekibim çok güzel işlere imza attık. Başarıyı bir tek kişiye addetmek doğru olmaz, bu başarı hepimizin başarısı. Tabi edebiyat alanında aldığımız başarılar da bizleri ayrıca gururlandırıyor.

Yaşamınız boyunca hep çalışarak ve zaman içinde yoğrularak elde ettiğiniz başarılarınızdan, tecrübe ve birikimlerinizden yola çıkarak, bugünümüzün gençlerine hayat yolunda başarılı adımlarla ilerleyebilmeleri adına neleri tavsiye edersiniz?
Ben gençlerimize “Başarı’nın Yolları” adlı eserimi okumalarını tavsiye ediyorum. O kitabı okuyan tüm gençlerimiz benim tavsiyelerimi orada bulabilirler. Ama kısaca söyleyecek olursam, başarının altın kuralı çok okumak ve öğrenmekten geçiyor. Bir de en önemli şey, dürüst olacaksın. Seni ne pahasına olursa olsun doğru bildiğin yoldan menfaatleri uğruna caydırmaya çalışanlara kulak asmayacaksın.

“Her başarılı erkeğin ardında bir kadın vardır.” sözünden yola çıkarak, en büyük destek ve yardımı gördüğünüz hayat arkadaşınız Melahat Keskin Hanımefendi her anınızda sizinle beraber yol alıyor. Sizin gözünüzle Melahat Keskin Hanımefendi’yi anlatmanızı istesek bizlerle neleri paylaşırdınız?
İnanın ben bu söze sonuna kadar katılıyorum. Gerçekten de eşim her zaman bana destek olmuş, benim yetişemediğim cenaze, düğün, yemek programlarına katılarak beni en güzel şekilde temsil etmiştir. Ayrıca Melahat Hanım çok özverili bir eş ve anne. Çocuklarımızı da çok güzel bir şekilde yetiştirdi. Aynı zamanda iyi de bir babaanne. Torunlarıyla da ilgilenmekten büyük keyif alır. Ama en önemlisi benim hayattaki yol arkadaşım, en büyük destekçim. Kendisi çok özverili ve çalışkandır. Sizler aracılığı ile bir kez daha eşime buradan teşekkür etmiş olayım.

Bu güzel sohbetiniz için teşekkür eder, başarılı hizmetlerinizin devamını dileriz.
Ben de Gönül Dergisi’ne şükranlarımı sunuyorum.

Yorum bırakın