Ana sayfa - Son Sayı - Dijital Dönüşüm, Mesleklerin Geleceği ve Geleceğin Meslekleri / Dr. Şebnem Özdemir – Doç. Dr. Deniz Kılınç

Dijital Dönüşüm, Mesleklerin Geleceği ve Geleceğin Meslekleri / Dr. Şebnem Özdemir – Doç. Dr. Deniz Kılınç

Endüstri 4.0, yapay zeka, dijitalleşme, robot teknolojilerinin önümüzdeki yıllarda çalışanları, meslekleri nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz, meslekleri azaltacak mı yoksa çeşitlendirecek mi?
Meslekleri azaltacağına inanmıyoruz. Bunun en önemli örneklerinden biri Osmanlı’nın son dönemlerinde var olan berberlerdir. O dönemde bu mesleğin temel işi sadece “saç, sakal kesmek” değildi. Sünnet eder, cilt hastalıklarına bakar, bazı cerrahi müdahalelerde bulunur ve hatta diş çekerdi. Yani berber dediğimiz kişi sünnetçi, cildiyeci, bir tür cerrah ve diş hekimi gibi meslek gruplarını kapsamaktaydı. Bilimin ilerlemesi, teknolojinin gelişmesi ve kültürün değişmesi ile berberlik bu kapsamdan daha dar kapsama kavuşmuş, yani bir nevi özünü bulmuştur. Bu anlamda bu değişim her mesleğin daha odaklı yapılmasına neden olacak yani bir meslekten yenileri ortaya çıkmış olacaktır. Ancak tablo sadece bununla da sınırlı değildir. Yani asla var olabileceğini düşünmediğimiz yeni nesil işlerle de karşılaşacağız. Kısacası meslekler azalmayacak, artacak hatta daha insanı insan yapan beceriler üzerinden ilerleyecek.
Hangi meslek dalları değişimden şiddetle etkilenecek? Popülerliğini kaybetmeyecek meslek dalları konusunda ne söylemek istersiniz?
Bu anlamda çeşitli raporlarda, şoförlük, kuryelik, çiftçilik gibi bazı meslekler gibi şiddetli etkileneceği ifade ediliyor. Ancak buradaki şiddetli kelimesini olumsuz anlamda değerlendirmemek gerekli. Çünkü bazı işlerde işin doğası gereği o kadar çok tekrarlanan eylemler/hareketler var ki insanın düşünmesine gerek kalmadan tıpkı bir makine/robot gibi hareket etmesi bekleniyor. Oysa insan sosyal ve duygusal bir varlık, bir robot değil. Günümüzün önemli hastalıkları arasında sayılan “tükenmişlik sendromu” nasıl ortaya çıkıyor? İnsanın gerçekten mutlu olduğu, kendini, kendi becerilerini ortaya koyabildiği bir işte tükendiğine şahit oldunuz mu? O zaman buradaki sorunun çözümü insanı tedavi etmenin ötesinde sorunun kaynağını ortadan kaldırmak. Yani insanın insanca işler yapmasını sağlamak. Popülerliğini kaybetmeyecek meslek dalları veri bilimi ve yapay zekâ ile ilişkilendirilebilecekler olacaktır. Çünkü günümüzde eğlence sektörü dâhil olmak üzere verinin işlenmediği, elde edilen sonuçlarla yatırımlar yapılmadığı, aksiyonlar alınmadığı neredeyse hiçbir alan yok. Teknoloji ilerledikçe ve kültür değiştikçe bu durum daha baskın hale gelecek.
Değişim ve dönüşümle beraber hangi yetenek ve becerilerin daha önemli hale geleceğini öngörüyorsunuz? Meslekler yerine beceriler mi daha ön planda olacak?
Bu konuda 2018 yılından beri çok rapor 4-5 yıl sonrası için en önemli becerileri tahmin etmeye çalışıyor. Tüm raporlarda, Silikon Vadisi’nin açıklamalarında ortak noktalar: Aktif öğrenme, değişime adapte olma, değişimi fayda sağlayacak şekilde şekillendirme ve veri okuryazarlığı. Geleceğin dünyasında az önce söylediğimiz gibi insan odaklı meslekler olacağından, mesleğin doğası gereği insan becerilerine odaklanmış olacak. Tabi ki burada insan makine olan etkileşimi de yeniden şekillenmiş olacak. Çünkü insan hep makineyi yöneten/kullanan rolünde idi. Oysa gelecekte makine kimi zaman yönlendiren kimi zaman da ekip üyesi olabilecek.
Gelecek vaat eden meslekler neler olacak, gelecekte hangi yeni meslek dalları ortaya çıkacak?
Gelecek vaat eden meslekler arasında veri bilimi, veri analizi, veri mühendisliği gibi salt veriden değer eldesine dayananlar olabilecektir. Benzer şekilde yapay zekâ çalışmaları ile bunların tekrarlı işlerde kullanılması da önemli olduğundan yapay zekâya hâkim olmak, geliştirmek, uyarlamak da önemli olacaktır. Gelecekte olabilecek mesleklere ilişkin tahminlerimizi Abaküs Yayınevi’nden çıkan Geleceğin Meslekleri kitabında paylaştık. Şimdilik 143 mesleği bekliyoruz. Bunların 27 tanesini detaylı bir biçimde açıklamaya özen gösterdik. Ancak içinde bulunduğumuz dünya inanılmaz bir hızla değişiyor. Biz de mesleklerimizi, beklentilerimizi, tahminlerimizi güncellemeye devam ediyoruz.
Geleceğin mesleklerini göz önüne aldığımızda eğitimde ne gibi yenilikler yapılmalı? Kariyer yolunda gençlere ne gibi tavsiyeleriniz olur?
Eğitim daha aktif hale gelmek zorunda. Eğer daha küçük yaşlardaki eğitim sürecinden bahsediyorsak hayal gücü, gözlem yapabilme, örüntü tanıyabilme dikkat edilmesi gereken özelliklerdir. Hangi ders ya da hangi okul faaliyeti olursa olsun bunlar merkeze alınarak yapılabilecek düzenlemeler önemli gelişmeler sağlayacaktır. Bugün hayatımızın vazgeçilmez parçası olan akıllı telefonlar birisinin “hadi canım” dedirten bir hayaliydi. Ya da 90’larda telefonunuz gün gelecek fotoğraf makinenizin, kişisel ajandanızın ve walkman/radyo/televizyonunuzun yerini alabilecek güçte olacak denilseydi buna inanır mıydık? Bu anlamda gençlere en önemli tavsiyelerimiz asla ve asla öğrenmekten vazgeçmemeleri, kendilerini sürekli yenilemeleri ve içinde yaşadıkları toplumu/dünyayı meraklı gözlerle incelemeleri olacaktır. Çünkü çözülmeyi bekleyen her sorun önemli bir ürün potansiyeli barındırmakta ve bu ürünün toplumda yarattığı etkileşim de yeni bir mesleği doğuracak güçtedir. Günümüz dünyasının önemli veri ve iş kaynağı sosyal medyanın başlangıç noktasının bir üniversiteli gencin hayali olduğunu unutmayalım.
İnsan gücüyle yapılan işler gelecekte yerini robotlara mı bırakacak?
İnsan gücüyle tabiri çok doğru olmayabilir. Sıradanlaşan, kendini tekrar eden her iş yerini robotlara bırakacaktır, bırakmalıdır. Örneğin metrobüs, tren şoförlerini ele alalım. Aynı güzergâh üzerinde belli bir zaman diliminde sürekli olarak gidip gelmek, hep aynı ikazlarla süreci yürütmeye çalışmak üzerinden değerlendirirsek bu bir iş midir yoksa mahkûmiyet mi? Dünya üzerindeki en zeki canlı olarak nitelenen insanın böylesine bir mahkûmiyeti yaşaması ne kadar adildir? Ya da kaçımız İstanbul trafiğinden şikâyet eden şoförleri duyduk? Trafiğin günlük stresi insanı hasta etmeye yeterken birinin sürekli bu strese maruz kalmasının temel işi olması ne kadar adil? İşte tam bu noktada hedef insanı robotlaştıran işlerin gerçekten robotlara/makinelere devredilmesidir.
Yapay zekâ, doktorların yerini alabilir mi?
Her meslekte olduğu gibi doktorlukta da sıradanlaşan/tekrarlı hale gelen işler bulunmaktadır. Doktorun bu tekrarlı işlerin yükünü omuzlarından indirerek daha odaklı ilerlemesi gerekmektedir. Bu anlamda evet yapay zekâ tekrar eden tüm bu süreçleri devralarak mesleğin daha kolay icra edilmesini sağlayacaktır. 10 saati aşan ameliyatlardan bahsedildiğini duyuyoruz. 10 saat aralıksız araç kullanıp yine de aynı seviyede odaklanmaya sahip olabilir misiniz? Oysa bunu doktorlardan bekliyoruz. Temel hedef hayat kurtarma ise doktorun hata yapma lüksünün olmadığına inanıyoruz ama doktorun da insan olduğunu unutmamalıyız. Yapay zekâ tüm bu süreçlerde de kolaylık sağlayacağından doktorluk mesleğinin de daha organize olmuş bir zemine oturacağına inanıyoruz.
Kitabınızda bahsettiğiniz “Atık Veri Mühendisliği” ne iş yapacak, bilgi verir misiniz?
Şirketler değer elde edebilmek adına çok yüksek miktarlarda veriyi toplamaya çalışıyorlar. Gerek toplama süreci gerekse depolanması oldukça önemli maliyetlere sahip. Tüm bu maliyetlere katlanılmasına rağmen analiz sürecinde çoğu zaman verinin ancak bir kısmı kullanılabilir oluyor. Kullanılmayan kısmı çoğu zaman siliniyor/yok ediliyor yani atık veri olarak kabul ediliyor. Atık Veri Mühendisi bu kullanılmayan kısmın neden kullanılamadığını derinlemesine araştıran ve yeni senaryolarla şirketin veri toplama sürecini optimize eden kişidir. Ancak yapacakları bununla da sınırlı değil. Atık hale dönüşen veriden de şirket için ne türlü değerler elde edilebileceğini de araştıracak, verinin yok edilmeden önce son değerlemeleri için çalışacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.