Ana sayfa - Son Sayı - Dağınık Beyin Sendromu / Uzm. Psk. Kerem Gümüş

Dağınık Beyin Sendromu / Uzm. Psk. Kerem Gümüş

Düşüncelere daldığınız oluyor mu hiç, işinizin tam orta yerinde? Hiç kimseyle konuşmadan etrafı izleme isteğiniz? Tam yolda giderken; otobüsle ya da araba sürerken fark etmez, buraya nasıl geldim, dediğiniz oluyor mu? Yazı yazmak için daldığınızda, birisini dinlerken, birisiyle konuşurken… Kendinize geldiğinizde cümlenin başı sonu nerede, ben neredeyim, karşımdaki ne anlatıyor, bu konuya nasıl geldik, dediğiniz oluyor mu? Yürürken selam vermeden geçtikleriniz sizi selam vermekten acizmişsiniz gibi düşünürken sizin o yol/larda yürüme esnasında kendinizi bile unuttuğunuz…

Peki, ne düşünüyorsunuz o anlarda? Nerelere gidiyorsunuz? Kendinizi nerelerde düşünüyorsunuz? Hangi problemlerin, hangi sorunların ya da hangi anların içinde hayal ediyorsunuz? Hangi düşüncelerde boğuşuyorsunuz? Düşüncelerde mi boğuluyorsunuz? Kendinizi mi sorguluyorsunuz yoksa? Hesap mı veriyorsunuz birilerine içten içe… Suçlu hissettiğiniz durumlara mı sövüyorsunuz? Tüm talihsizlikleri bir kenara savurup bu “nasip dolu hayatı” hak etmediğinize mi dem vuruyorsunuz? İç çekiyorsunuzdur şimdi belki de… Yaşananlara, yaşanmışlara, yaşanması mümkün olan her şeye…

Bu dalgınlık esnasında bu kadar yoğun sorgulama işlemleri yaşıyorsanız, teşhisinizi koyuyorum size; siz: “Dağınık Beyin Sendromu” yaşıyorsunuz. Beyninizin aradığı duygusal anlamda bir şeyler var. Ya huzuru arıyor ya mutluluğun hayallerini kuruyor ya da eksik bıraktığınız bir şeyleri size hatırlatmaya çalışıyor. Kafanızı dolduran tüm soru işaretleri, tüm düşünceler ve olaylar saniyeler içinde deli gibi dolaşıp duruyor zihninizde. Ve tüm bu dolaşımlar sizlere birtakım duygular hissettiriyor. Bazen dağınıklığın getirdiği tedirginlik, korku sarıyor; bazen yalnız, tükenmiş, çaresiz hissettiriyor, bazen huzursuz hissediyorsunuz. Bazen de zihninizi kontrol edemediğiniz için öfkelere boğuluyorsunuz. Düşündükçe düşünüyor, sorguladıkça sorgular hale geliyorsunuz. Düşünce düşünceyi, konu konuyu, duygu duyguyu getiriyor bedeninize. Geçmişte, şimdide ve gelecekte olmak üzere zaman karmaşalarında gidip geliyorsunuz. Dağılıyor, dağıldıkça da kabuğunuza daha bir çekiliyorsunuz.

Dağınık Beyin Sendromu, yeni bir kavram olmakla birlikte özellikle birkaç işle aynı anda uğraşmaya çalışanlarda ortaya çıkıyor. Özellikle çağın getirdiği sıkıntılardan olan telefonda bildirimlerin susmaması, e-posta, sosyal medya, grup mesajları gibi mesajların sık gelmesi, beynin odağını dağınıklaştırıyor, stresi arttırıyor, beynin tam kapasiteyle çalışmasını engelliyor.

Bu dağınıklıktan şikâyetçiyseniz, beyninizin bir anda birkaç farklı işi aynı anda yapacak şekilde donanımlı olmadığını hatırlatmak isterim. Aynı anda birçok farklı işi yaptığımızı düşünsek de aslında böyle olmamakta birlikte beynimiz sürekli bu işler arasında gidip gelmektedir. Bu da ciddi bir kafa yorgunluğu/yoğunluğu, uyku sorunları, iştahsızlık ve hayat tatminliğinde düşüş ortaya çıkarmaktadır. Yani zihnimizi, dikkatimizi, odağımızın toparlanmasında zorluk ortaya çıkarır. Beynimizi dağıtır.

En az bir işe tamamen odaklanıp en az bir işi en iyi yapabilmek ümidiyle.

Allah, sağlığımızı korusun, işlerimizde kolaylık versin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.