Ana sayfa - Son Sayı - Çocuklarda Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Oluşur?/ Eğitimci Asuman Düzgün

Çocuklarda Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Oluşur?/ Eğitimci Asuman Düzgün

Cicero: “Akıl, bir tarla gibi ekilmeye ve bakılmaya ihtiyaç duyar.” der. Aklı besleyen ve zihni keskinleştiren en eski yöntemlerden birisi kuşkusuz okumadır. Kişiyi geliştirerek dönüştüren, bunun neticesinde ‘bilme’ ve ‘bulma’ konumlarından geçerek ‘olma’ makamına talip olan bir eylem. İnsan bilmekle yücelir. İnsanın hamurundaki bilmeye duyulan ihtiyacı ve bu bilmenin onu nasıl ulvileştirdiğini eşyanın isminin ona öğretilmesiyle başlayan yolculuğunda görüyoruz. Bu yolculuğun nitelikli bir şekilde gerçekleşmesi içinse, bu seyrin beşikten mezara kadar devam etmesi istenir.
İlk emri, ‘oku’ olan bir dinin mümessillerinin bilgi ve teknoloji çağı olarak adlandırılan bu yüzyılda, bilginin gücünü arkalarına alarak değişen dünyada söz sahibi olmaları için okuma alışkanlığını edinmeleri ve bunu evlatlarına da kazandırmaları elzem görünüyor. Bu durumun, kendini İlahî emre muhatap gören her insanın üzerinde ayrıca manevi bir sorumluluk olduğunu da söyleyebiliriz. Bu zamanda kitap okuma alışkanlığı kazanmanın, üniversiteyi kazanmaktan daha eftal olduğunu ifade edersek abartmış olmayız sanırım. Çünkü ‘bilme’ diplomadan ayrı duran bir şey.
Çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığını kazandırmak için niyet ettiğimizde, kendimize soracağımız ilk şey, bu alışkanlığı ‘nasıl’ kazanmalılardan önce ‘niçin’ kazanmalılar sorusu olmalı. Öncelikle bu ‘niçin’e bulduğumuz cevapları kendi içimizde içselleştirelim ki, sonrasında bunu çocuklarımıza aktarabilelim. Ancak o zaman hem okuyan hem de okumaya rehberlik eden bir ebeveyn olabiliriz. Bu ‘niçin’ sorusunun cevabı başka bir yazının konusu. Şimdi biz bu yazımızda ‘Çocuklarımıza nasıl kitap okuma alışkanlığı kazandırmalıyız?’ sorusuna cevap arayalım.
Okuma alışkanlığı, kişinin okuma işini bir ihtiyaç olarak görüp onu yaşam boyu keyif alarak devam ettirmesi hâli diyebiliriz. Alışkanlıkların büyük bir çoğunluğu çocukluk döneminde kazanılıyor. Bu dönemde çocuğun hayatında en çok etkin olan kişiler ise onun ebeveynleridir. Biz anne babalar, seyretmenin okumaktan çok daha fazla revaçta olduğu bu zaman diliminde çocuklarımızı erken yaşlardan itibaren kitaplarla tanıştıralım ki, onların geleceğin sağlam okurları olmalarının yolunu açabilelim.
Çocuklarda kitap okuma alışkanlığı, çocuğun okuma yazmayı öğrenmesinden önce anne-babasının kitapla olan ilişkisiyle başlıyor. Hatta bu ilişki çocuğun anne karnında sesleri duymaya başladığı andan itibaren şekilleniyor. Annenin hamilelik döneminde sesli bir şekilde yaptığı okumalar, çocuğun doğumdan sonra benzer seslere karşı ilgisini artırıyor. Burada şunu görüyoruz: Çocuğun okuma alışkanlığı edinme süreci ardışık bir süreçtir. Yani birbirini tamamlayan becerilerin kazanılması ile okuma alışkanlığı gelişiyor diyebiliriz. Okuma alışkanlığı için ilk kazanılması gereken beceri ise, dinleme alışkanlığıdır. Arkasından kalem tutma, okuma-yazma gibi diğer becerilerin gelişmesi ile birlikte okuma sevgisi oluşuyor. Sonrasında bu sevgi, okuma alışkanlığına dönüşüyor.
0-3 yaş aralığı çocukların bedensel, ruhsal ve zihinsel olarak hızla gelişim gösterdikleri aynı zamanda birtakım alışkanlıkların da temelinin atıldığı bir zaman dilimidir. Bu zamanda çocuk kâğıdın kokusu ile tanışarak ilgisini çeken masal kahramanlarının resimlerinin olduğu, şekil ve içerik olarak gelişimlerine hitap eden masalların sesli bir şekilde kendilerine okunması, onların dil gelişimlerine katkı sağlayacaktır. Yine içerikte bu yaş çocuğunun ihtiyaç duyduğu sevgi, güven ve başarı duygularının işlendiği kitaplar, onların ruhsal gelişimlerini destekleyecektir. Yine çocuğumuza masal okurken masalın bir yerinde durup, “Sence bundan sonra ne olmuştur?” sorusuyla hayal güçlerini devreye sokup masalı tamamlamalarını isteyebiliriz. Böylelikle masala kendinden bir şeyler kattığını gören çocuk, daha büyük bir şevkle ve zevkle masal dinleyecektir. Bu dönemde çocukların dinledikleri ya da baktıkları kitaplarda tanıdıkları nesne, hayvan ve insan figürlerinin olması onlara daha anlamlı gelecektir. Aşina oldukları bir dünyaya ait bir masal dinlemeleri, onların kitapla olan ilişkilerinden daha fazla doyum almalarını sağlayacaktır. Çocuğumuzun kalem tutma becerisi kazandığı andan itibaren ise boyama sayfalı masal kitapları ile onları masalın içine çekebiliriz. Yine okunan masalı, kukla oyunu ya da oyun hamuru gibi materyallerle destekleyerek çocuğun zevk alacağı bir oyun haline dönüştürülebiliriz.
Kitap okuma alışkanlığı sadece çocuk üzerinden gitmemelidir. Her türlü alışkanlık kazanmada çocuklar ebeveynleri ile özdeşim kurarak onları taklit ederler. En iyi öğrenme biçimi model almadır. Çocukların alıcıları son derece açıktır. Gördükleri, duydukları, okudukları, izledikleri pek çok şeyi hafızalarına depolarlar. Çocuk, hayatı kendince zihnine kaydederken elinde kitap olan, kitapla ilgili konuşan, paylaşım yapan anne babasını görmesi onun okumaya karşı meylini artıracaktır. Ailenin tutumu ile çocuğun gelişimi iç içe geçmiş bir şekilde ilerler. Çocuğun zihninde kitap okumanın güzel bir ortamla eşleşmesi adına, ona kitap okuma köşesi hazırlayabiliriz. Ailece kitap okuma saatleri oluşturarak, okumaya verdiğimiz önemi, eylem haline dönüştürebiliriz. Yine evimizde oluşturacağımız kitaplık ve çocuğumuzun seviyesine uygun yapacağımız süreli yayın takibi ile onun bu yönde zenginleşmesine katkı sağlayabiliriz. Aile içinde yapacağımız kitap hediyeleri, çocuğumuzla birlikte gidilecek kütüphane ve kitap fuarı gezileri yine ona model olurken yapabileceklerimizden bazılarıdır.
Çocuklarda kitap okuma alışkanlığı kazandırılırken dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, kitabın çocuğa göre olmasıdır. Çocuğa tercih etme imkânı sunularak onun ilgisine, ihtiyacına ve yaş seviyesine göre alınmış kitaplar çocuğumuzun okumaya karşı ilgi ve merakını artıracaktır. Temaları çocukların iç dünyasına hitap eden, pedagojik olarak yaş seviyesine uygun kitap içerikleri, kitap tercihinde dikkat edilmesi gereken hususlardandır. Çocuğun yaşının üzerinde soyut ifadeler, dil ve anlatım bozuklukları ya da çocuğu korkutan, kaygılandıran, zihnini kirletecek içeriklerin olmadığından emin olduğumuz kitapları almamız gerekir. Kitap tercihinde bulunurken her kitap çocuğa mutlaka bir şey öğretmeli şeklinde düşünülmeden, çocuğu düşündüren, eğlendiren ve ona dil zevki kazandıran kitapların da alınabileceğini göz önünde bulundurmalıyız. Çocuğun merak duygusunu köreltmeden, olumlu duygu ve düşüncelerle okumaya devam etmesi için, kitapta ruhunun aksini bulacağı ve onu beğeni ile okuyacağı kitaplar tercih edilmelidir. Çocuğun damak tadına hitap etmeyen kitapları okumaya zorlanması, onu kitaplardan soğutabilir. İyi bir kitap; okuyanın yüreğine, zihnine ona hiç hissettirmeden, onu yormadan, üzmeden akıveren kitaplardır. Çocuğun okuduğu kitaptaki kahramanlar iyiyi, doğruyu ve güzeli satır aralarında çocuğa hissettirerek onların dünyasında başrol oynarlar. Kitaplardaki kahramanların bizim kültürümüzü, medeniyetimizi yansıtması çocuklarımızın değer olgularına ve kişilik gelişimlerine olumlu katkı sağlayacaktır. Bunu yaparken Efendimiz’in: “Çocuklarınızla çocuklaşın.” buyruğunda olduğu gibi kitabın kahramanının çocuk dilini ustaca kullanıyor olması gerekir. Aksi takdirde çocuk kitaptan kopabilir.
Yeni kitap okumaya başlayan çocuğumuzun seviyesinin üzerinde, bitirmesi uzun zaman alacak kitaplar, onun için bıktırıcı olabilir. Çocuk her kitap bitirdiğinde başarma hissini yaşamalıdır. Bir işi tamamlamanın mutluluğunu tadan çocuk, kitap okumada istikrarlı ve istekli olacaktır. Bunun için yazı puntosu ve sayfa sayısı yaş gelişimine uygun kitaplarla okumaya başlaması gerekir. Yine çocuğumuzun okuduğu kitapların isimlerinin yazılacağı bir defter ayarlayarak okuduğu kitap listesini topluca görmesini sağlayabiliriz. Bu durum onun kitap okuma motivasyonunu artıracaktır.
Yolumuzu aydınlatan, hayatımıza değer katan kitaplar, yılların ortaya çıkarmış olduğu damıtılmış bilgileri bizlere ulaştırarak ömrümüzü bereketlendirirler. Bizler ve çocuklarımız, ilmin en kolay yolu olan okumayı bir hayat tarzı haline getirebilmeliyiz ki ‘oku’ emrinin muhatabı olarak ‘okudun mu?’ sorusuna hazırlıklı olalım. Eğer ki derdimiz evlatlarımızı hak ve hakikate uyandıracak bir yol olan okuma eylemini alışkanlık haline getirmeleriyse, önce kendimizin uyanması gerekiyor. Yoksa uyuyan, uyuyanı nasıl uyandırabilir ki? Uyanmak için de okumak gerekir. Hayatı; verimli, üretken ve kaliteli yaşayan ve gelecek için umut vaat eden bir neslin öncelikle kelimelerin büyülü dünyasına açılan kapıdan içeri girmesi gerekir. Kitaba sarılarak, kitaptan beslenerek değerlendirilebilen bir ömür duasıyla…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.