Bayramlık İstemeyen Çocuklar / M. Emin Karabacak

Ergenlik dönemi, çocukların anne babalarına fazlaca ihtiyaç duyduğu zor bir dönemdir. Bu dönemin en büyük özelliği çocuğun kendisinin sevilip sevilmediğini anlamaya çalışmasıdır.
Öğrenci görüşmelerimde en çok duyduğum cümlelerin başında; “Annem babam beni sevmiyor.” cümlesi gelir. Öğrenciye bu düşünceye nasıl ulaştığını sorduğumda: “Hocam, beni sevselerdi benimle ilgilenirlerdi. Beni insanların yanında eleştirmezlerdi. Bana bağırıp çağırmazlardı. Başkalarıyla beni kıyaslamazlardı. Eğer beni ben olarak sevselerdi bunları yapmazlardı.” şeklinde ifade ederlerdi.
Bazı anne babalar, çocuklarının kendilerinden sadece yiyecek, giyecek ve para istediğini zannederler. Onun için de velilerimiz: “Hocam yemedim yedirdim, giymedim giydirdim… başka daha ne yapabilirim!” derler.
Gerçekten de anne babalar kolay olanı değil de zor olanı yapmaya çalışmaktadır. Meslek hayatım boyunca binlerce öğrenciyle görüştüm; fakat hiçbir öğrenciden: “Öğretmenim ailem bana şunu almıyor, bunu almıyor, bana harçlık vermiyor; bal, baklava ve et yedirmiyor.” diye bir şikâyet duymadım. Ama ailem beni sevmiyor, diyen yüzlerce öğrenci ile görüştüm.
Görevlerinin sadece bankamatik olduğunu düşünen öğrenci velilerine, bir öğrencinin:
“Öğretmenim ben anne babamdan bayramlık istemiyorum. Et yemeği, bal baklava da istemiyorum. Beni sevdiklerini sözleriyle, davranışlarıyla bana göstermelerini istiyorum. Beni birileriyle kıyaslamamalarını istiyorum. Çünkü kıyaslanmak reddetmek olduğu için bu da beni sevmemek anlamına geliyor.
Ben onları sevdiğim için hiçbir zaman başkalarının anne ve babalarıyla onları kıyaslamadım. Sevdim, çünkü onların çocukları olmaktan mutluyum, dünyaya tekrar gelsem yine onların çocukları olarak gelmek isterim. Ben paralarını değil sevgilerini istiyorum. Acaba hocam, sizce ben çok şey mi istiyorum?” Gerçekten bu çocuklar çok şey mi istiyor? Cevabını ve yorumunu size bırakmak istiyorum.
Bizi hayata bağlayan tek varlık olan çocuklarımızı bizim çocuğumuz olduğu için sevelim. Sevgimizi kalbimizden çıkarıp sözlerimizle ve davranışlarımızla onlara gösterelim. Bunun yanında çocuklarımıza sevgimizi beden dilimizle (sarılarak) de gösterelim. Onlar zor bir dönemden geçmektedirler. Çocuklar için ergenlik dönemi ne kadar sağlıklı geçerse, bu durum onların ilerideki yaşam kalitesini o ölçüde olumlu etkileyecektir.
Araştırmalar gösteriyor ki; gençler, çeşitli suç örgütlerine ekonomik sıkıntı nedeniyle değil, kendilerine değer verilmediğini düşündükleri için daha da önemlisi kendilerine ilgi, şefkat ve sevgi gösterilmediği için katılmaktadır.
İnsanoğlu ölürken iki şeye pişman olurmuş. Birincisi günahlarına, ikincisi ailesi ve çocuklarına göstermediği sevgisine…
Anne babalar her zaman çocuklarının okulda ve toplumsal hayatta başarılı olmalarını isterler. Çünkü anne babalar üzerlerine düşen görevleri fazlasıyla yaptığını düşünürler. Onun için de; “Yemedim yedirdim, giymedim giydirdim…” gibi sözleri hiç dillerinden düşürmezler. Çocukların sadece karınlarını doyurmak, üstlerini giydirmek ve okul ihtiyaçlarını karşılamakla görevinin bittiğini sanırlar. Oysa çocukların fiziksel ihtiyaçlarının yanında duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarının da olduğu aklına dahi getirmek istemezler.
Çocukların başarılı olmaları, ailelerin tutumlarına bağlıdır.

Yorum bırakın