Ana sayfa - Son Sayı - Azerbaycan Milli Kahramanı Mübariz İbrahimov Şehitler Ölmez !

Azerbaycan Milli Kahramanı Mübariz İbrahimov Şehitler Ölmez !

7 Şubat 1988’de hayata gözlerini açan Mübariz İbrahimov, 2005 yılında Azerbaycan İçişleri Bakanlığına bağlı özel kuvvetler bölüğünde, her vatan evladı gibi askerlik hizmetini yaparak 2007 yılında terhis olur. 2 yıl sivil hayatta çalıştıktan sonra, Ağustos 2009’da uzman çavuş olarak orduya katılır. Üstelik kendi talebi üzerine Azerbaycan Karabağ cephesindeki sınır birliğine atanır.
19 Haziran 2010’da gece saat 23.30 civarında kimseye haber vermeden, sadece “Şehit olursam üzülmeyin, vatan sağolsun.” yazılı bir mektup bırakarak tek başına 1 km. mayın döşeli sınırı aşarak, Ermenistan silahlı kuvvetlerinin bulunduğu karakola baskın düzenler. Karakol, Ermenistan işgali altındaki Karabağ’ın Terter cephesindedir. 45 Ermeni asker ve subayını öldürür. Gelen Ermeni destek kuvvetleri ile 5 saat, karakolda ele geçirdiği Ermeni silah ve mühimmatını kullanarak çarpışır ve sabaha karşı cephanesi bittiğinde şehit düşer.
Mübariz’in mübarek bedenini, mücahid cesedini Ermeniler, iki ay sonra elleri bağlı olarak teslim ederler. Cesedine işkence edilmiştir.
Anası Şamama İbrahimova’dır. Ağakerim İbrahimov atasıdır. Mübariz İbrahimov Seyyiddir, evlad-ı Resuldür.
Oğlunun görev yeri olan karakolda olmadığı fark edilince Şehit Mübarizin babası aranır ve nerede olduğu sorulur. Mübariz’in babası o günün sabahını şöyle anlatır:
“O gün sabah erken saatlerde aradılar beni. Oğlumun evde olup olmadığını sordular. Silah ve cephane alarak birliğinden ayrıldığını bildirdiler. “Ben oğlumu bilirim; sınıra doğru gidin.” dedim. Daha sonra mektubunu bulmuşlar…” Oğlunu gayet iyi tanıyan, evlada layık bir baba, böyle bir babaya layık bir evlad… Nasıl şehit olunacağını bilen, bilerek şehadete koşan, şehitliğin ne olduğunu bilerek aşkla, korkusuzca giden… Ceddine, şanına, kanına layık olarak şehadete koşan… İman kalesi… Adam gibi adam…
Zamanın Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Mübariz İbrahimov’a “Azerbaycan Milli Kahramanı” unvanını vermiştir. Mübariz, bütün Azerilerin göğsünü kabartarak, bir millete ümit olarak, on binlerce Azeri’nin “Hepimiz Mübariziz!” nidaları altında Şehitler Mezarlığına defnedilir. Ruhun şad, makamın çok yüce, yolun aziz…
Kahramanlar, örnek alınması gereken rol modellerdir. Hayatın anlamı, onlarda gerçek değerini bulur. Onlar, herhangi bir hesap içine girmeden canı feda eden yiğitlerdir. Dünyada yaşadığı halde, soluğu ahirette alan yiğitlerdir onlar. Eğer öyle olmasaydılar, “Tekrar dünyaya gideyim de tekrar şehit olayım.” demezdiler…
Allah (c.c) Âl-i İmrân suresinde;
“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma! Bilâkis onlar diridirler; Allah’ın lütuf ve kereminden kendilerine verdikleriyle sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar. Arkalarından gelecek ve henüz kendilerine katılmamış olan şehit kardeşlerine de hiçbir keder ve korku bulunmadığı müjdesinin sevincini duymaktadırlar. Onlar Allah’tan gelen bir nimet, bir lütuf sebebiyle ve Allah’ın, müminlerin ecrini zayi etmeyeceği müjdesi ile de sevinç içerisindedirler.” (Âl-i İmrân, 3/169-171) buyuruyor.
Şehitlik hakkında en muhkem bilgi budur.
Bizler yine şehitliğin hükmünü en sahih kaynaklardan öğreniriz:
Hz. Peygamber (s.a.v.), Uhud’da hayatını kaybeden yetmiş şehitle ilgili olarak şunu bildirmiştir:
“Kardeşleriniz Uhud’da şehit olunca, Allah onların ruhlarını yeşil kuşların cevfine koydu. Cennetin nehirlerinden içerler, meyvelerinden yerler. Arşın gölgesinde asılı altından kandillerde yerleşirler. Yiyecek, içecek ve istirahatlerinin güzelliğini görünce “Keşke, derler cennette hayatta olup, rızıklandırıldığımızı biri dünyadaki kardeşlerimize haber verse. Ta ki, cihaddan geri kalmasınlar, savaş esnasında kaçmasınlar.” Cenab-ı Hakk, “Sizin bu halinizi onlara ulaştıracağım.” der. (Ebu Davud, Cihad, 25) ve Âl-i İmrân, 169-171 ayetlerini bildirir.
Şehadet, Allah’ın (c.c.) takdiri, lütfu, yüksek ruhlara nasip olan hikmet…
Mübariz İbrahimov’un Şehit Olmadan Önce Yazdığı Mektup
“Canım babam ve anam. Benim için üzülmeyin. İnşallah cennette buluşacağız. Benim için bol bol dua edin. Vatanımın zor günlerine artık kalbim dayanmıyor. Allah rızası için bunu yapmalıyım. En azından kalbim biraz sakinleşir. Şehit olana kadar bu şerefsizlerin üzerine gideceğim. Şehit olsam ağlamayın. Aksine sevinin o makama yükseldiğim için. Allah’a ibadetlerinizi tam olarak gerçekleştirin. Çok çok sadaka verin. Seyid torunu olarak bunu yapmalıyım. Allah büyük’tür. Vatan sağ olsun. Oğlunuz Mübariz. Hakkınızı helal edin.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.